T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/909 Esas
KARAR NO: 2024/1652 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2022
NUMARASI: 2019/1227 Esas - 2022/59 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... sıvılaştırılmış petrol gazları (LPG), sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve sıkıştırılmış doğal gaz (CNG) alanlarında faaliyet gösteren Türkiye'nin öncü enerji şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 12.05.2009 tarihinde davalının işleticisi/sahibi olduğu Antalya'da mukim oteline, .... tarafından sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) verilmesi ve LNG'nin kullanımı için gerekli olan ekipmanların kiralanması konusunda bir sözleşme imzalandığını, davalı kendi sorumluluğunda olan “dahili doğalgaz hattı"nın .... tarafından yapılmasını talep ettiğini, talebine karşılık ürün alım taahhüdünde bulunduğunu, taraflar arasında sözleşme ile aynı gün 12.05.2009'da bir protokol imzalandığını, davalı 5 yıl boyunca her yıl en az 180 ton LNG alacak taahhüdün yerine getirilmesi koşuluyla .... de 20.000 olan dahili doğalgaz hattının yapım işini kendisi üstlendiğini, .... işi, bedelini ödeyerek ... Mühendislik adlı firmaya yaptırdığını, protokole göre yılda en az 180.000 KG LNG almayı taahhüt eden, karşılığında ise dahili doğalgaz hattını ... Gaz' A.Ş.'ye yaptıran davalı, 2009'da 4.900 KG, 2010'da 30.500 KG, 2011'de 49.790 KG, 2012'de 61.050 KG, 2013'te 67.510 KG, 2014'te 127.170 KG, 2015'te 23.300 KG LNG alarak yıllık 180.000 KG taahhüdünün altında alımlar yaptığını, davalının bu hususta kendisine kesilen faturayı ödemediğini, davalı taahhüdünü ihlal ettiği için, .... tarafından yapımı ve masraf davalının ürün alım taahhüdüne uyması koşuluyla üstlenilen dahili doğalgaz hattı bedelini güncellenmiş tutarı üzerinden ....'ye ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili TTK. 5/A md. hükmü gereği davaya konu uyuşmazlık için arabuluculuk başvurusu yaptığını, yürütülen arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, dilekçe ekinde sunduğu delillerle davalının müvekkile borçlu olduğunu, 47.000 TL alacağının, ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletimesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sıvılaştırılmış doğalgaz kullanılabilmesi yönünde sözlü doğalgaz alım-satım sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafın 12.05.2009 tarihli bir sözleşme ibraz ettiğini, sözleşme altındaki imza müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olan yetkili tarafından atılmış olmadığını, şirkete ait ticaret sicil kayıtları şirket yönetim kurulu başkanı ...’nun şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, davacı tarafça ibraz edilen 12.05.2009 tarihli sözleşme ve sözleşmeye ek olarak yapıldığını bildirilen ek protokol altındaki imzalar müvekkiline ait olmadığını, sözleşme ve protokol hükümlerinin müvekkili şirketi bağlamadığını, müvekkili şirket davacı tarafla yapmış olduğu sözlü mutabakat uyarınca doğalgaz hattı yapımı bedelinin 20.000 TL’lik kısmını 5 yıl boyunca gaz alınması karşılığında davacı tarafça karşılanması konusunda anlaştığını, anlaşma kapsamında sıkılaştırılmış doğalgazın kullanılabilmesi amacıyla gerekli imalat ve ekipman müvekkili şirket tarafından oluşturularak sıkılaştırılmış doğalgaz kullanımı 2009 yılından itibaren başlatıldığını, 5 yıl müddetle tüketilen doğalgaz bedellerinin tamamı eksiksiz şekilde ve ödeme zamanına uygun olarak müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödenerek kapatıldığını, davacı tarafça tüketilen doğalgaz miktarının 180 tonun altında kaldığından herhangi bir ihtarda bulunmadığını ve tüketimlerin düzenli şekilde devam ettiğini, müvekkilinin her yıl 180 ton tüketim yapacağı yönünde herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, bölgeye ... tarafından doğalgaz hattının çekilmesiyle birlikte tarafların karşılıklı rızasıyla inşa edilen LNG tankı ve diğer tüm ekipmanların davacı tarafından iade alındığını ve 5 yıllık süre tamamlandığını, davacı tarafından tahakkuk ettirilen LNG bedelleri davacının tek taraflı gaz bedelini fahiş miktarda tahakkuk ettirdiğini, davacı tarafın durumu kötüye kullanarak fahiş bedeller üzerinden faturalar düzenlediğini, davacı tarafça dayanılan sözleşme incelendiğinde TBK 20. maddesi ve devam eden hükümlerine göre sözleşmenin Genel İşlem Koşulları uyarınca geçerli olmadığını, müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu bedel 20.000 TL ile sınırlı olduğunu, bu bedelden de müvekkili şirketin kullandığı LNG miktarı dikkate alınarak davacının katkı payından düşülmesi gerektiğini, davacının söz konusu katkı bedelini 47.000 TL üzerinden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/01/2022 tarih ve 2019/1227 Esas - 2022/59 Karar sayılı kararında; "...Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacının iddiasına göre taraflar arasında 12.05.2009 tarihinde doğal gaz verilmesi, verilen doğal gazın kullanılması için gerekli ekipmanların kiralanması ve yine verilecek doğal gaz için gerekli hattın yapılması için sözleşme imzalandığı, sözleşmeye göre kendi üzerine düşen edimleri yerine getirdiği ancak davalı tarafın sözleşmenin gereği olan edimlerini yerine getirmediği, bu sebeple fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 47.000,00-TL olan alacağının bulunduğunu talep etmiş olsa da davalı tarafın dosya kapsamında davacı tarafından sunulan yazılı sözleşmedeki imzanın şirketin yetkilisine ait olmadığının beyan edildiği, bunun üzerine tarafların talepleri doğrultusunda davalı şirketin imzaya yetkili şahsın kim olduğu, imzaya yetkili olarak sicil müdürlüğüne hangi şahsın bildirildiğinin sorulduğu gelen yazı cevabı doğrultusunda ilgili imzaya yetkili şahsın imza örneklerinin alınması için Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, imza örneklerinin talimat yoluyla alınmasından sonra her ne kadar davacı şirkete imza incelemesi yapılması için dava konusu sözleşmenin aslını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de sözleşmenin aslının mahkememize sunulmadığı, bunun üzerine dosyada mevcut duruma göre bilirkişi incelemesi yapıldığı , dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi incelemesine göre dosya kapsamında yer alan fotokopi sözleşmedeki imzanın davalı şirketin imzaya yetkili şahsın el ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının iddiasını ispata elverişli deliller ile ispatlayamadığı anlaşılmakla davacı tarafça davalı aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İşbu davada verilen red kararının son derece hatalı olduğunu, Mahkeme, 21.12.2021 tarihli grafalog bilirkişi raporundaki “dosya kapsamında yer alan fotokopi sözleşmedeki imzanın davalı şirketin imzaya yetkili şahsın el ürünü olmadığı...” tespitini karara dayanak olarak gösterdiğini, İş bu dosyada muhataplarının ... Hiz.ve İnş. Tic, A.Ş. olduğunu, onun yetkililerinin, kendi takdirleriyle, zaman zaman değişebileceğini, ama bu durumun tüzel kişiliğin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Sözleşmedeki imzanın ...'na ait olmadığı bir an için kabul edilse bile bu durumun davalı tüzel kişiliği sorumluluktan kurtarmadığını, davalının kaşesi altına, onu bağlayacak şekilde imza atanın kim olduğunun davalının iç meselesi olduğunu, Alım Satım Sözleşmesinin hukuken geçerli kabul ediliyorken sözleşme ile aynı gün imzalanmış olan Ek Protokol'deki imzanın inkarının dinlenebilir bir savunma olmadığını, Davalı tarafın, işbu davaya konu hizmeti almadığına dair bir iddiasının da olmadığını, Hizmet (doğalgaz hattı yapım işi) dosyada sunulu belgelerle sabit olduğunu, müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davalı tarafın, usuli haklarını suistimal edercesine sorumluluktan kaçmaya çalıştığını, mahkemenin de buna itibar ettiğini, İleri sürerek ; Yukarıda izah olunan ve re'sen ele alınacak nedenlerle;Usul ve yasaya aykırı Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, yerine kaim olmak üzere davanın kabulü yönünde karar tesis edilmesini bilvekale talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki prokokol uyarınca protokol kapsamında davalının ürün alım taahhüdüne uymaması iddiasına dayalı üstlenilen doğalgaz hattı bedelinin tahsili talebiyle açılan alacak davasıdır. Mahkemece, davanın reddine,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davalı taraf, davacı tarafından sunulan sözleşme ve eki prokokoldeki imzanın şirketin yetkilisine ait olmadığını belirtip imzaya itiraz ettiği halde davacı tarafça mahkemece verilen kesin süre içerisinde sözleşme aslı ve protokol aslı dosyaya ibraz edilmediği gibi davacı tarafça ibraz edilen fotokopiden ibaret davaya konu 12/05/2009 tarihli ek protokol de; ''..., müşteri dahili doğalgaz hattı yapımı bedelinin KDV dahil 20.000,00 TL. 'lik kısmını yıllık 180 ton tüketim taahhüdü ve 5 yıllık sözleşme karşılığında ödeyeceği,'' düzenlenmiş olup 5 yıllık süreçte davalının hiçbir zaman yıllık taahhüde uygun alım yapmadığı, davacı tarafça tüketilen doğalgaz miktarının 180 tonun altında kaldığından bahisle davalı tarafa herhangi bir ihtarda bulunmadığı gibi davacının eksik alıma rağmen bu duruma ses çıkarmayıp halen davalıya mal vermeye devam ettiği, davacı tarafça herhangi bir çekince, ihtirazi kayıt koymadan edimlerine devam ettiği gözetildiğinde, taraflarca sözleşmenin devam ettirildiği ve fiili durumun benimsendiğinin anlaşıldığı, protokol içeriğinde aksi yönde bir düzenlemenin de olmadığı, sözleşme ve protokol süresinin sona erdiği de gözetildiğinde, davacı tarafın protokoldeki eksik alıma dayalı olarak davalıdan doğalgaz hattı yapım bedelini talep edemeyeceği anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.