T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/906 Esas
KARAR NO:2024/1651Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/11/2021
NUMARASI:2021/438 Esas - 2021/1011 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sayılı takibe konu edilen senedin malen ahz olunduğunu, kaydı mevcut olduğunu ve müvekkilinin davalıya bu senedi mal almak için vermiş olduğunu ancak davalının müvekkiline mal taslim etmediğini bu nedenle takibe konu senedin bedelsiz olduğunu, davalının müvekkiline mal teslim etmediği için senetten dolayı müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, müvekkilinin karşı tarafa borçlu olmadığına dair menfi tespit davalarının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/376 esas sayılı dosyası ile kabul edildiğini, ilamların HMK gereğince kesin delil sayıldığını, davalının müvekkilinin borcu olmadığı halde davalının senedi 3. Kişiye ciro ettiğini ve üçüncü kişinin de müvekkili aleyhinde icra takibi başlattığını, üçüncü kişinin bu takibindeki borcun ödendiğini, ödenen paranın iadesinin gerektiğini, bu iade talebine yönelik icra takibi başlattıklarını ve karşı tarafın bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini belirterek davanın kabulünü, takibe itirazın iptalini, kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin borcun ödendiği halde istirdat davası açması yerine borcun menfi tespitini talep ettiğini, borcun ifa edilmiş olduğu halde menfi tespit davası açılmasında borç ödendiğinden hukuki yararın olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/376 esas sayılı dosyasının halen istinaf incelemesinde olduğunu, henüz işbu takibe konu ilamın henüz kesinleşmediğini ve ilamın eda hükmü içermediğini, senedin malen ahzolunmadığını davacı tarafın yazılı belge ile ispat edemediğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/11/2021 tarih ve 2021/438 Esas - 2021/1011 sayılı kararında;".......Kural olarak bir ilamın icra takibine konu edilmesi için kesinleşmesi şart değildir. Bununla birlikte istisnai bazı ilamların takibe konu edilebilmesi, ilamın kesinleşmiş olması şartına bağlanmıştır. Bu ilamlardan biri, İİK.nın 72.maddesinde yer verildiği üzere menfi tespit davalarına ilişkin ilamlardır. Bununla birlikte, Yargıtay BGK.nın 2017/2 E. 2017/3 K. Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında yer aldığı üzere, ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılması mümkün değildir. Dosyada, kesinleşmeyen menfi tespit kararına ilişkin ilamın, ilamsız icra takibine konu edildiği görülmekle, dava konusunun kesinleşmeden icra takibine konulan menfi tespit kararına ilişkin ilam olduğu, ayrıca ilama dayalı alacağın ilamsız takibe konu edildiği görüldüğünden, bu halde itirazın iptaline konu geçerli bir icra takibi mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmişse de, davacının, lehine verilen ilama dayanarak takipte bulunduğu, davacının kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delilin de dosyada mevcut olmaması nedeniyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir. "gerekçesi ile,''Davanın REDDİNE, KÖTÜ NİYET TAZMİNATI talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla) istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde, ... sayılı takibe konu edilen senetten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespiti için Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/376E. Sayılı dosyada iddialarının kabul edildiğini, davalı taraf müvekkilinin düzenlediği senedi ciro ettiği için sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle ödenen paranın iadesini talep ettiklerini, ancak yerel mahkeme olan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/376E. Sayılı menfi tespit davasının kesinleşmediğini, bu nedenle kesinleşmeyen menfi tespit davasına istinaden ödenen paranın iadesi istenemeyeceğinden bahisle davalarının reddine karar verildiğini, İşbu kararın hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, Yerel mahkemenin, her ne kadar menfi tespit davasına ilişkin davaların kesinleşmeden icra edilemeyeceğini belirtse de; somut olayda menfi tespit kararına istinaden açıldığını ve icrası istenen bir dava olmadığını, menfi tespit davasının kuvvetli delil olarak gösterildiği bir davanın söz konusu olduğunu, davalıya karşı açmış oldukları Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/376E. Sayılı menfi tespit dosyasında yerel mahkemenin kendiliğinden davayı istirdata çevirmediğini, müvekkilinin düzenlediği ve davalının lehtar olduğu (ve borçlu olmadığımız senet) davalı tarafından 3. kişiye ciro edildiğini ve 3. Kişi tarafından icra takibine konu edildiğini, 3. kişinin iyi niyetli olup olmadığını bilmediklerini, söz konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti için davalıya karşı dava açtıklarını, Kişinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olduğunu bilmedikleri için menfi tespit davalarını, işbu davanın da davalısı ...'a açtıklarını ve menfi tespit davalarının kabul edilerek söz konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespit edildiğini, dolayısıyla şahsi defilerini keşideci olarak lehtara ileri sürebileceklerini,Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 23.01.2014T, 2013/18205E., 2014/1789K.:"TTK'nun 687 uyarınca hamilin kötüniyetli olduğu kanıtlanmadıkça keşideciyle lehdar arasındaki şahsi def'ilerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülmesi mümkün değildir."Somut olayda dava konusu edilen vakıanın, menfi tespit davasına istinaden doğrudan davalıya ödenen para olmadığını, söz konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespit edildiği halde, davalı, dava dışı 3. Kişiye senedi ciro ederek mal veya nakit temin edildiğini, ödeme aracı olarak da müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edildiği senedin kullanıldığını, 3. kişinin de söz konusu senedi icraya vererek tahsil etme yoluna gittiğini, dolayısıyla, davalı tarafın senet karşılığında temin ettiği nakit veya malın karşılığının taraflarınca ödendiğini, davalı tarafın bir anlamda sebepsiz zenginleştiğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 22.02.2021 E.2020/3808 - K.2021/750"Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi hakimi bağlamaz. Hakim tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir."Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/1525E., 2014/6415K.:"Bilindiği üzere, HMK’nın 33. maddesi hükmüne göre davada dayanılan maddi olayların açıklanması taraflara, hukuki sebebin ve uygulanacak yasa maddesinin belirlenmesi de hakime aittir. Somut olayda davacının davalı faktoring şirketine karşı açmış olduğu davanın 818 sy. BK'nın 61. maddesi gereği sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir. Dosya kapsamından davalı faktoring şirketince davacı aleyhine yapılmış bir takip ve bu takip sebebiyle davacı tarafından yapılmış bir ödemenin bulunmadığı, çek bedelinin dava dışı çekin keşidecisi şirket tarafından yapıldığı sabittir. Hal böyle olunca davalı faktoring aleyhine açılan davanın İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen istirdat davası olarak kabulüne imkan yoktur. Açıklanan bu yönler üzerinde durularak yazılı şekilde davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir."Yerel mahkeme davanın konusunu yanlış anlayarak ya da nitelendirerek menfi tespit davasının neticelenmesi ile işbu davanın açıldığını, ancak menfi tespit davasının kesinleşmediği için işbu davanın da açılamayacağını belirttiğini, oysa bu davanın menfi tespit davasının devamı olmadığını, ödenen paranın doğrudan davalıdan tahsilinin istendiği, bir dava olduğunu, menfi tespit davasının, bu dava için kuvvetli delil mahiyetinde olduğunu, zira icra dosyasına ödenen paranın 3. kişiye yapılmışken, menfi tespit davasının davalıya karşı açıldığını, davalı ile senedi ciro ettiği 3. kişi arasındaki ilişkide müvekkilinin düzenlediği senet ödeme aracı olarak kullanıldığını ve davalının sebepsiz zenginleştiği için somut olayda kesinleşme şartı aranmaması gerektiğini, zira yukarıda değindikleri üzere davalının borçlu olmadıkları senedi ödeme aracı olarak kullandığını ve 3. kişi ile arasındaki anlaşma gereği ödenmesi gereken bedelin taraflarınca ödendiğini, Yerel mahkemenin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/376E. Sayılı dosyayı bekletici mesele yapması gerekirken doğrudan reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, menfi tespit davasının bu dava için kuvvetli delil oluşturduğundan yerel mahkemenin ancak bekletici mesele yapması gerektiğini, hatta bekletici mesele yapmasına bile gerek olmadığını, çünkü önceki davanın konusunun menfi tespit olduğunu, eldeki davanın konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat davası olduğunu, bu nedenle yerel mahkemece sebepsiz zenginleşmenin varlığını sundukları delillere göre değerlendirmesini ve işin esasına girmesi gerektiğini, oysa yerel mahkeme hataya düşerek menfi tespit davasının kesinleşmeden icraya konulamayacağını gerekçe göstererek davayı reddettiğini, yerel mahkemenin bu kararının hatalı olduğunu, Zira İİK'nın açık hükmü gereği yargılama devam ederken dosya borcu ödenirse, menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/376E. sayılı dosyada yargılama devam ederken borcun ödenmesi ve fakat dosyanın kendiliğinden istirdat davasına dönüşmemesinin sebebi, istirdatı istenen paranın ödendiği takipte alacaklı tarafın (3. kişi), menfi tespit davasındaki davalı ile farklı kişiler olmasından dolayı olduğunu,Yerel mahkemenin ret gerekçelerinden birinin de "ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılması mümkün değildir. Dosyada, kesinleşmeyen menfi tespit kararına ilişkin ilamın, ilamsız icra takibine konu edildiği görülmekle, dava konusunun kesinleşmeden icra takibine konulan menfi tespit kararına ilişkin ilam olduğu, ayrıca ilama dayalı alacağın ilamsız takibe konu edildiği görüldüğünden, bu halde itirazın iptaline konu geçerli bir icra takibi mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmiştir." şeklinde olduğunu, somut olayda icra takibine konu bir ilamın söz konusu olmadığını, söz konusu ilamın hüküm kısmında bir alacaktan bahsedilmediğini, sadece senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, delil olarak dayandıkları Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/376E. Sayılı ilamın da alacağın tahsiline dair bir ibare olmadığını, eğer öyle olsa söz konusu ilamdaki vekalet ücretini de işleme koyacaklarını, işbu dava, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davasının icrası için yapılan bir ilamsız takip olmadığını, menfi tespiti icraya koymadıklarını, davanın niteliği gereği de (borçlu olmadığının tespiti, ilama dayalı bir alacak değildir) söz konusu ilamın, işbu davada delil niteliğine haiz olduğunu,Yukarıda anlatılan tüm nedenlerle, yerel mahkemenin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/376E. Sayılı dosyayı bekletici mesele yapması gerekirken (hatta sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre işin esasına girmesi gerekirken); nitelendirmede hataya düşerek söz konusu dosyanın kesinleşmediğinden bahisle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini,İleri sürerek; Yukarıda arz ve izah ettikleri nedenlerle, yerel mahkeme kararının tehiri icra talepli olarak istinaf ettiklerine dair taraflarına derkenar verilmesini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ KATILMA YOLUYLA İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; işbu davanın tümden reddi ve davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddi ile huzurdaki davanın Kötü niyetle olarak açılması sebebiyle davalı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine İİK 67 Madde uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu ... hakkında takip dayanağı olarak 26/06/2020 tarihinde ... Sayılı icra dosyasına ödenen paranın Bakırköy 6 ATM.'nin 2020/376 Esas sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespitine karar verildiği için istirdadı talebiyle 49.801,60 TL. Asıl alacak + 3.155,92 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 52.957,52 TL. Alacağın tahsili talebiyle 10/03/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... tarafından, davalı ... hakkında Bakırköy 6 ATM.'nin 2020/376 Esas sayılı dosyası ile; ... sayılı icra takibine konu edilen 14/08/2017 keşide tarihli 13/10/2017 vade tarihli 30.000TL bedelli senedin malen ahz olunduğunu, bu senedi mal almak için davalıya verdiği halde davalının mal teslim etmediğini, bu nedenle takibe konu senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti talebiyle menfi tespit davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 17/02/2021 Tarih ve 2020/376 Esas - 2021/152 Karar Sayılı kararı ile; Davanın kabulüne, karar verildiği, verilen karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dairemizce uyap sisteminden yapılan incelemede istinaf başvurusunun İstanbul BAM 43 HD. Tarafından yapıldığı, İstanbul BAM 43 HD.'nin 04/07/2024 Tarih ve 2021/767 Esas - 2024/1000 Karar sayılı kararı ile;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, 3- Açılan menfi tespit davasının kabulü ile davacının Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyada takibe konu edilen 14/08/2017 keşide tarihli 13/10/2017 vade tarihli 30.000,00 TL. bedelli senede istinaden davalıya borcunun olmadığının tespitine, 4-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra dosyasına konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığı halde, davalı tarafça, dava dışı 3. Kişiye senedi ciro ederek mal veya nakit temin edildiğini, ödeme aracı olarak da borçlu olmadığının tespit edildiği senedin kullanıldığını, 3. kişinin de söz konusu senedi icraya vererek tahsil etme yoluna gittiğini, söz konusu senetten kaynaklı davalıya borcu olmadığının tespiti talebiyle açmış olduğu menfi tespit davasının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/376 E. 2021/152K. Sayılı dosyası ile kabul edildiğini, dolayısıyla davalı tarafın senet karşılığında temin ettiği nakit veya malın karşılığının taraflarınca ödendiğini, davalı tarafın ödenen miktar kadar sebepsiz zenginleştiğini belirterek sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak başlaşmış olduğu icra takibine davalı tarafın haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.İtirazın iptali davası, takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı olup yukarıdaki açıklamalar ve tespitler gözetildiğinde; Davacı tarafça davaya konu icra takibi ile, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/376 E. 2021/152K. Sayılı dosyasından verilen ilamın icraya konulmadığı, Büyükçekmece.... İcra Dairesinin ... E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili talebiyle davaya konu icra takibinin başlatıldığı, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağa dayanak olarak da Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/376 E. - 2021/152 K. Sayılı kararının delil olarak gösterildiği, bu durumda mahkemece, taraf delilleri toplanarak yapılacak yargılama sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusu incelenmemiştir.HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine,Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/11/2021 Tarih ve 2021/438 Esas - 2021/1011 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde taraflara iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.