T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/785 Esas
KARAR NO:2024/1674 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2017/1111 Esas - 2021/905
TARİH:17/11/2021
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı ile davalı ... arasında ... sayılı 24/05/2016 imza tarihli 29/11/2015 yürürlük tarihli anlaşma akdedilerek 2015-2016 Hac ve umre uçuş biletlerinin satışı ile ilgili hak ve yükümlülüklerin hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki anlaşma kapsamında satışı yapılan davacı şirket uçuşlarına ait biletler nedeniyle fatura ve cari hesaba dayalı olarak davacının alacağı doğduğunu, ancak davalı borçlu ... tarafından düzenli, tam ve eksiksiz olarak ödemeler yapılmadığını, Beyoğlu ....Noterliğinin 25/05/2016 tarihli borç ikrarıyla da söz konusu tarih itibari ile 2.046.549,90USD davacı alacağı bulunduğu hususunun davalı borçlu ...'in kabulü dahilinde olduğunu, davacının anlaşma kapsamındaki hak ve alacaklarını teminen, 12/02/2016 tarih ... yevmiye numaralı Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü ... pafta, ... parselde kayıtlı 57.300.00m2 ... Şti adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine 3.750.000,00TL bedelli, 10/06/2016 tarih ... yevmiye numaralı İstanbul ili Büyükçekmece ilçesi ... Köyü ... ada ... parselde kayıtlı 1219,61 m2 ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine davacı lehine 1.600.000,00TL bedelli, 02/08/2016 tarih ...yevmiye numara ile İstanbul ili Ataşehir ilçesi ... Mah ... pafta ... ada ... parsel 45/1000 arsa paylı 4.kat 8.numaralı bağımsız bölüm olarak ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine 800.000,00TL bedelli ipotekler tesis edildiğini, taraflar arasındaki anlaşma hükümleri uyarınca alacaklarının teminatı olarak davacı lehine ... Bankası AŞ tarafından her biri 250.000Avro bedelli ... ve ... referans numaralı iki adet banka teminat mektubu düzenlendiğini, anılan teminat mektuplarının davalı borçlu ...'in davacıya olan borcuna mahsup edilmek üzere 27/09/2016 tarihinde paraya çevrildiğini, ancak teminat mektubu tutarları borcu karşılamaya yetmediğinden keşide edilen ihtarname ile bakiye tutarların ödenmesi, aksi halde ipotekli taşınmazlar için ipoteğin paraya çevrilmesi oyul ile takip başlatılacağı hususunun davalı ...'e ihtar edildiğini, davalılar tarafından borç ödenmediğinden ... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, davacının alacağının muaccel olup, davalı borçluların mütemerrit olduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davalı ... Şti'nin ana hissedarının davalı ... olduğunu, davalının ana hissedarı olduğu şirketlerinin Hac ve umre organizasyonu şirketleri olup, tarafların 2013 yılının başında akdettikleri acentelik anlaşması ile işbirliğine başladıklarını, bu anlaşmaya göre davalılardan ...'in müşterilene yapmış olduğu Hac ve Umre organizasyonunda davacı ...'un biletlerini satmayı kabul ettiklerini, bunun karşılığında da davacının davalı şirketin satış komisyonları dışında davalı şirkete biletlenmiş ancak uçmamış bol koltukların vergi iadelerini yapmayı, ...'in ödemiş olduğu boş koltuk bedellerini belli koşullarda davalı ...'e ödemeyi kabul ettiklerini, takip eden dönemde ek olarak davacının zincir seferler teşvik primleri ve uçuşlardan kaynaklanan teşvik primlerini ve uçuşlardan kaynaklanan teşvik primlerini davalıya ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davacının kendisinden kaynaklanan nedenlerle 2013 yılının ortasında Suudi Arabustan'a uçuş izinlerinin iptal olduğunu, aynı dönemde davacının davalı ...'e noshow bedellerini ödemediğini ve Suudi Arabistan'da davacı adına davalı tarafından yapılan masrafları da davalıya ödemediğini, davacının gerek sözleşmeye aykırı hareketleriyle davalıya zarar vermesi gerekse davalıya ödemediği hak ediş ve masraflarla davalıyı finansal açıdan batma noktasına getirdiğini, bunun üzerine davacının davalıdan işbu davaya konu ipotekleri vermesini ve yine iş bu davaya konu noterde düzenlenmiş borç ikrar metnini imzalamasını istediğini, borçlarını kapatmak dışında başka çaresi kalmayan davalıların davacını bu talebini kabul etmek zorunda kaldıklarını, davalı ...'in ana faaliyet konusunun Hac ve Umre organizasyonu olduğunu, çok önceden parası alınmış olan seferlerin sözleşmenin sona ermesi nedeniyle iptal olma riskinin davalıyı bu piyasadan silme anlamına geldiğini, davaya konu icra takibinin ardından tarafların bir araya geldiklerini ve yapılan müzakere sonucunda davalının 549.827,14USD tutarındaki karşı alacaklarını davacının alacaklarından mahsup ettiklerini, buna rağmen davacının sanki mahsuplaşma yapılmamış gibi takip tutarı üzerinden dava ikame ettiğini, davacının anlaşma kapsamında farklı nedenlerle uçuşlarını aksattığını, bunun sonucunda davalı yolcuları için fazladan taşıma, yemek, konaklama, fark bedeli vb. masraflar yapmak zorunda kaldığını, ayrıca davalının davacının anlaşma kapsamındaki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle elde etmesi gereken kazançtan da mahrum kaldığını, davacının güveni kötüye kullanarak davalı şirketin teminat mektuplarını paraya çevirdiğini ve bu paraları aldığın beyanla, davalı ...'in belirtilen hak ve alacaklarının tespit edilerek davaya konu tutardan mahsup edilmesin, davalıya ait hak ve alacakların tespit edilerek belirtilen koşullarda davacının alacakları ile takas edilmesine, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalılara kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 17/11/2021 tarih 2017/1111 Esas - 2021/905 Karar sayılı kararında; "Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... sayılı dosyası, ... sayılı anlaşma, ihtarnameler ve tebliğ şerhi, ipotek resmi senetleri, taahütname, banka teminat mektubu sureti, cari hesap ekstreleri, dekontlar, e-arşiv faturaları, gazete kupürleri, harcama dökümleri, yazışmalar, ipotek akit tablosu, ... Hac/Umre Slotları listesi, Charter anlaşmaları, muavin defter dökümleri celp olunmuştur. ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... AŞ tarafından borçlu ... ... Şti aleyhine 2.831.702,56USD ve 159.393,41TL alacağın ipotekle teminat altına alınan 6.150.000,00TL ile sınırlı olmak üzere ipoteklerin paraya çevrilmesi ve diğer icrai yollarla tahsili talebi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya rapor tanzimi için bilirkişiye gönderilmiş, bilirkişi Mali Müşavir ..., Nitelikli Hesaplama Uzmanı Dr Öğr Üyesi ..., Sektör Uzmanı ... tarafından tanzim olunan 08/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan Anlaşma başlıklı belge incelendiğinde anlaşmanın davacı ... AŞ ile davalılardan ... Şti arasında olduğunun görüldüğünü, davacı nezdindeki davalı cari hesabının incelendiğinde, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 2.831.702,56USD, kur farklarının izlendiği hesaptan 159.393,37TTL, dava tarihi itibariyle ise 2.333.832,42USD, kur farklarının izlediği TL hesabından ise 159.393,37TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğunu, davalı nezdindeki davacı cari hesabının incelendiğinde ise davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle 2.831.702,06USD, dava tarihi itibariyle ise 2.281.874,92USD borçlu olduğu yönde bakiyesinin bulunduğunu, taraflar arasındaki yasal defterler arasında icra takip tarihi itibariyle 159.393,37TL, dava tarihi itibariyle 51.957,50USD, 159.393,37TL tutarında örtüşmeme farkı bulunduğunu, davalı tarafça davalıya kesilen 20/04/2017 tarih ve ... nolu 51.957USD bedelli iade muhteviyatlı faturanın davacının yasal defterlerinde yer almadığını, davalı tarafça düzenlenen söz konusu iade faturasının Ticari Fatura olarak düzenlendiğini davacı tarafça söz konusu faturanın kabul edildiğine dair davalı tarafça dosyaya herhangi bir kabul belgesi sunulduğuna dair bilgiye rastlanmadığını, bu aşamada davacının sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığını, davacının defter kayıtlarında görünen ve davacı tarafça icra takibinde talep edilen toplam 159.393,57TL tutarındaki bakiyenin davacı tarafça 2016 Eylül ayında davalı aleyhine kayıtlanan yansıtma bedellerinden oluştuğunu, davacı tarafça davalının yasal defter kayıtlarında yer almayan söz konusu bedellerin neye istinaden davalıya yansıtıldığı hususunda dosyaya ve incelemeye herhangi bir teslim/tebliğ belgesi sunulmadığını, bu aşamada söz konusu tutardan davalının sorumlu olamayacağını, davacının davalıdan alacaklı olarak göründüğü tutarların icra takip tarihi itibariyle 2.831.702,06USD, dava tarihi itibariyle 2.333.832,42USD olarak tespit edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin her iki tarafın da kabulünde olduğunu, bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, davalı tarafça belirtilen 549.827,14USD tutarı icra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce her iki tarafın da yasal defter kayıtlarında davacının alacağından mahsup edilmiş olup, dava tarihi itibariyle tespit edilen alacak tutarı içerisinde de bu tutarın mahsup edildiğini, tarafların yasal defter kayıtlarına göre, söz konusu davalı tarafça ödenen 426.170Euronun her iki tarafın da yasal defter kayıtlarında davacı alacağından mahsup edildiğinin görüldüğünü, davalı tarafça talep edilen ve davacı alacağının mahsubu istenen kalemlerle ilgili herhangi bir alacak tespiti yapılmadığından davalının bu yöndeki iddialarının ispata muhtaç kaldığını, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davalı tarafça davacıya 31/12/2016 tarihinde 7 adet olmak üzere toplam 497.870,14USD tutarında fatura kesilmiş olup, söz konusu faturaların da davacı tarafça kabul edilerek alacaktan mahsup edildiğini, davalı tarafından 31/12/2016 tarihinden dava tarihi olan 22/12/2017 tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, taraflarca incelemeye sunulan bilgi ve belgelerden dava tarihinden sonra ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, netice itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarlarının icra takip tarihi olan 20/10/2016 itibari ile 2.831.702,56USD (TL karşılığı 8.746.279,69TL), dava tarihi olan 22/12/2017 tarihi itibariyle ise 2.661.036,69USD (TL karşılığı 10.205.075,71TL) alacağın bulunduğunu, dava konusu icra takibinin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi olduğunu ve 6.150.000TL ile sınırlı olduğunu belirtmişlerdir Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, rapora karşı beyanlar ve itirazlar dosyaya ibraz edilmiş, itirazlar doğrultusunda tanzim olunan 08/07/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalının itirazlarının ayrı ayrı değerlendirildiğini, kök raporda bir değişiklik meydana gelmediğini belirterek kök rapordaki görüşlerini tekrar etmişler, bilirkişi ek raporuna yönelik itirazlarda da bulunulmuş ise de, mahkememizin 17/11/2021 tarihli oturumunda, ek rapora itirazların kök rapora yönelik itirazlarla aynı mahiyette olduğu, çoğunun ek raporda cevaplandırıldığı, cevaplandırılmayan hususların da mahkememizce değerlendirilebilecek nitelikte hukuki mahiyette olduğu anlaşıldığından yeniden rapor aldırılması taleplerinin reddine karar verilmiştir. Dava, davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazının iptali davasıdır.Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalıların savunmaları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ... arasında ... sayılı 24/05/2016 imza tarihli 29/11/2015 yürürlük tarihli anlaşma akdedilerek 2015-2016 Hac ve Umre uçuş biletlerinin satışı ile ilgili hak ve yükümlülüklerin hüküm altına alındığı, işbu anlaşmanın 29/11/2015 tarihi itibari ile yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, Beyoğlu ....Noterliğinin 25/05/2016 tarihli Borç İkrarı başlıklı belgeyle söz konusu tarih itibari ile 2.046.549,90USD davacı alacağı bulunduğu hususunun davalı ... tarafından imzalandığı, davacının anlaşma kapsamındaki alacaklarını teminen, 12/02/2016 tarih ... yevmiye numaralı Çanakkale ili Biga ilçesi ... köyü ... pafta, ... parselde kayıtlı 57.300.00m2 ... Şti adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine 3.750.000,00TL bedelli, 10/06/2016 tarih ... yevmiye numaralı İstanbul ili Büyükçekmece ilçesi ... Köyü ... ada ... parselde kayıtlı 1219,61 m2 ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine davacı lehine 1.600.000,00TL bedelli, 02/08/2016 tarih ... yevmiye numara ile İstanbul ili Ataşehir ilçesi ... Mah ... pafta ... ada ... parsel 45/1000 arsa paylı 4.kat 8.numaralı bağımsız bölüm olarak ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine 800.000,00TL bedelli ipotekler tesis edildiği, taraflar arasındaki anlaşma hükümleri uyarınca teminat olarak davacı lehine .... AŞ tarafından her biri 250.000Avro bedelli ... ve .. referans numaralı iki adet banka teminat mektubu düzenlendiği, anlaşma gereği davacı tarafından borcun ödenmediği belirtilerek davalılara Bakırköy ....Noterliği aracılığıyla 29/09/2016 tarihli ihtarname göndererek bakiye 2.831.702,56USD ve 159.393,41TL borcun ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalılar ... ve ... Şti'ne 31/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile davalı ... .Şti arasında bulunan ticari ilişki sebebiyle ve bu ticari ilişki kapsamında diğer davalılar tarafından verilen ipotekler uyarınca davacı şirketin oluştuğu iddia edilen alacağının tahsili amacı ile davalılar hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itiraz noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki ... sayılı Anlaşma başlıklı belgenin incelendiğinde, Anlaşmanın 5.Maddesinde : Zincir seferlerde %91 oranında doluluk oranı aranacağı, her bir zincir sefer için ödemenin Yetişkin ücreti ile en az %91 doluluğa göre yapılacağı, 162'den fazla yolcu olması halinde yolcu sayısı kadar o dönem geçerli olan ücret ile tahsilat yapılacağı, ilk ve son seferde tek bacak dolululuk (%91) olabileceği, ancak arada icra edilen seferlerde her iki yönde en az %91 doluluk şartı (324 yolcu) aranacağı, her bir zincirin ara seferde (ilk ve son sefer hariç) en az 324 yolcu için tahsilat yapılacağı, 2015 Kasım-2016 Ağustos dönemini kapsayan Umre dönemi içinde acentenin gerçekleşen seferlerde ödemiş olduğu No-Show tutarının hesaplanacağı, şayet ay veya dönem bazında en az %51 doluluk oranı sağlanmış ise iade edileceği, No-Show bedeli iade edilirken %50 doluluk oranının altına düşülmeyeceği şeklinde hesaplama yapılacağı düzenlenmiştir. Anlaşmanın 6.Maddesinde ise, acente kapsamında düzenlenecek Umre ve/veya Hac seferlerinden doğan ödeme yükümlülüklerinin teminat altına alınması amacıyla 500.000Euro tutarında kesin ve süresiz teminat mektubunu veya eşdeğerde nakit depozitoyu seferlerin başlamasından en geç 10 gün içinde ...'a etmekle yükümlü olduğu, aksi takdirde protokolün kendiliğinden hükümsüz kalacağı, ..'un acentenin işbu anlaşmadan doğan tüm yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olması kaydıyla, nakit teminat tutarı veya teminat mektubunu sözleşmenin sona ermesini müteakip acentenin talebi üzerine talep tarihinden itibaren 60 gün içinde acenteye iade edeceğinin düzenlendiği görülmüştür. Beyoğlu ....Noterliğinin ... yevmiye numaralı 25/05/2016 tarihli Tahhütname (Borç İkrarı)'nın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında 29 Kasım 2015 tarihinden itibaren düzenlenecek 2015-2016 tarihli Hac ve Umre tarifesiz (charter) yolcu biletlerinin satışına ilişkin 24 Mayıs 2016 tarihli anlaşma hükümleri çerçevesinde tarafların birbirinden olan karşılıklı cari hak ve alacaklarına ilişkin net bakiye üzerinde 25 Mayıs 2016 tarihi itibariyle mutabakat sağladıkları, bu mutabakat doğrultusunda anlaşmada yer alan mali hükümler ve bunların ifası ile bağlantılı olarak ...'in ...'a 2.046.549,90USD borç bakiyesi bulunduğunu ... adına kabul, beyan ve ikrar ettiği, Anlaşma'nın 5.maddesinde yer alan mali hükümler ve bunların ifası ile bağlantılı olarak 25 Mayıs 2016 tarihi sonrasında gerçekleştirilebilecek tarifesiz (charter) uçuluşlar ile bağlantılı olarak oluşabilecek (henüz doğmamış) karşılıklı hak ve alacakların mutabakat konusu tutara dahil olmadığı, anlaşmanın 5.maddesi uyarınca tarafların ayrıca mutabık kalmaları şartıyla ...'in hak kazanabileceği sefere katılmayan (no show) yolculara ilişkin iade tutarlarının ...'in borç bakiyesinden düşüleceği, ...'in anlaşmadan doğan muaccel borçlarının teminatı olarak üçüncü kişiler tarafından kendi taşınmazları üzerine ... lehine tesis edilen ipotek ile bağlantılı olarak ... tarafından ödenen toplam 52.948,98TL ve ileride tesis edilecek ipoteklere ilişkin doğabilecek benzeri masrafların ...'in borç bakiyesine ilave edileceği hususlarını içeren Borç ikrarının ... Şti yetkili olarak ... tarafından imzalandığı görülmüştür. Taraflar arasında akdedilen anlaşma her iki tarafın da kabulünde olup, bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 2.831.702,56USD, kur farklarının izlendiği hesaptan 159.393,37 TL, dava tarihi itibariyle ise 2.333.832,42USD, kur farklarının izlediği TL hesabından ise 159.393,37TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle 2.831.702,06USD, dava tarihi itibariyle ise 2.281.874,92USD borçlu olduğu, taraflar arasındaki yasal defterler arasında icra takip tarihi itibariyle 159.393,37TL, dava tarihi itibariyle 51.957,50USD, 159.393,37TL tutarında fark bulunduğu, davalı tarafça davacıya kesilen 20/04/2017 tarih ve ... nolu 51.957USD bedelli iade muhteviyatlı faturanın davacının yasal defterlerinde yer almadığı, davalı tarafça düzenlenen söz konusu iade faturasının Ticari Fatura olarak düzenlendiğinin davacı tarafça kabul edildiğine herhangi bir kabul belgesine rastlanmadığı, bu aşamada davacının bu faturadan sorumlu olmayacağı, davacının defter kayıtlarında görünen ve icra takibinde talep edilen toplam 159.393,57TL tutarındaki alacağın davacı tarafça 2016 Eylül ayında davalı aleyhine kayıtlanan yansıtma bedellerinden oluştuğu, davacı tarafça davalının yasal defter kayıtlarında yer almayan söz konusu bedellerin neye istinaden davalıya yansıtıldığı hususunda dosyaya ve incelemeye herhangi bir teslim/tebliğ belgesi sunulmadığı, bu aşamada söz konusu tutardan davalının sorumlu olamayacağı, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 2.831.702,06USD alacaklı olduğu, davalı tarafça 31/12/2016 tarihinde toplam 497.870,14 USD miktarında ödeme yapıldığı, bunun 40.194,44 USD'sinin işlemiş faize mahsup edildiği, 114.732,38 USD'lik kısmının ferilere karşılık yapıldığı, bakiye 342.943,32 USD tutarındaki kısmın davacının asıl alacağından tenzil edilmesi gerektiği, sonuç itibariyle davalı tarafça 31/12/2016 tarihinde yapılan ödemeden sonra davacının talep edebileceği bakiye asıl alacak tutarının 2.488.759,24 USD olduğu, icra takip tarihinden sonra yapılan bu kısmi ödemenin faiz, feriler ve ana paradan düşümü sonucunda bu tarihten dava tarihine kadar işletilecek faiz tutarının 172.277,45 USD olduğu, dolayısıyla dava tarihi itibariyle davacı alacağının 2.488.759,24 USD ve işlemiş faiz olarak 172.277,45 USD olmak üzere toplam dava tarihi itibariyle alacağının 2.661.036,69 USD olduğu, davalı tarafından icra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce her iki tarafın da yasal defter kayıtlarında davacının alacağından mahsup edilmiş olup, dava tarihi itibariyle tespit edilen alacak tutarı içerisinde de bu tutarın mahsup edildiği, 31/12/2016 tarihinde 7 adet olmak üzere toplam 497.870,14 USD tutarında fatura kesilerek söz konusu faturaların da davacı tarafça kabul edilerek alacaktan mahsup edildiği, davalı tarafından 31/12/2016 tarihinden sonra ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge ve bilginin sunulmadığı, davacının davalı ... Şti'den 2.488.759,24 USD asıl alacak, 172.277,45 USD icra takip tarihi ile dava tarihi arasında işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.661.036,69USD alacağı bulunduğu, gerek icra takip tarihi itibariyle, gerek son ödeme tarihi olan 31/12/2016 tarihi itibariyle mevcut alacak ve borçların her iki tarafın da ticari defterinde kayıtlı olduğu, davanın limit ipoteğine dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle başlatılan takibe itirazın iptaline yönelik olduğu, bu nedenle bu davalı borçlu yönünden ipotek toplamı olan 6.150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davanın kabulü gerektiği, yine davalı ... AŞ'nin ipotek bedeli olan 3.750.000,00TL ile ve Davalı ...'ın ipotek bedeli 2.400.000,00TL ile sınırlı olmak üzere borçtan sorumlu olduğu, davacının işbu alacağının tahsili için başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesine mahsus icra takibine davalıların itirazında haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabul kısmen reddine, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan İİKnun 67/2. Maddesi uyarınca ipotek bedelleri ile sınırlı olmak şartıyla davalılar aleyhine hükmedilen 6.150,000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 1.230.000,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davalı ... Şti hakkında açılan davanın KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile, bu davalı tarafından İ... sayılı dosyasına yapılan itirazın 2.488.759,24 USD asıl alacak, 172.277,45 USD icra takip tarihi ile dava tarihi arasında işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.661.036,69 USD üzerinden itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takibe dava tarihi olan 22/12/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uyguladığı en yüksek 1 yıllık vadeli mevduat faizinin uygulanmasına, (ipoteğin paraya çevrilmesine mahsus takip olması sebebiyle ipotek ile teminat altına alınan toplam 6.150.000,00 TL ile sınırlı olmak şartıyla)2-Davalı ... A.Ş yönünden açılan davada davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile, bu davalı yönünden ipotek bedeli olan 3.750.000,00 TL ile sınırlı olmak şartıyla itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, 3-Davalı ... yönünden açılan davada, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile, bu davalı yönünden ipotek bedeli olan 2.400.000,00 TL ile sınırlı olmak şartıyla itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, 4-İcra İflas Kanunun 67/2. Maddesi uyarınca ipotek bedelleri ile sınırlı olmak şartıyla davalılar aleyhine hükmedilen 6.150,000,00 TL'nin %20'si oranında olmak üzere 1.230.000,00 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, (davalı .... Şti tamamından, davalı ... A.Ş 750.000,00 TL'lik miktar ile sınırlı, davalı ... ise 480.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak şartıyla) davalılardan tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,5-Kalan kısımlar yönünden davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkilleri aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını ve 2.831.702,56-USD asıl alacak ve 159.393,41-TL asıl alacak üzerinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra takip masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte ipotekle teminat altına alınan 6.150.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere 5. Maddede yazılı ipoteklerin paraya çevrilmesi ve diğer icrai yollarla tahsili talebi ile B.K 100 uyarınca icra takibinde bulunulduğunu, davalılarca icra takibinde belirtilen asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını,Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacı tarafından 6.150.000,00-TL üzerinden harç yatırılıp, itirazın iptali davası açılmasına rağmen mahkemece hükmün 1. bendinde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve fakat taleple bağlılık ilkesine aykırı davranılarak, ana para + faiz olacak şekilde 2.661.036,69-USD üzerinden itirazın iptaline karar verildiğini, devamında icra takibinin ipoteğin paraya çevrilmesine özgü takip olması sebebiyle ipotekle teminat altına alınan asıl borçlu ... Şti'nin borcuna karşılık sınırlı miktarda ipotek veren diğer 2 davalı aleyhine toplam 6.150.000,00-TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, dosyada mevcut dava dilekçesi incelendiğinde davacının müşterek ve müteselsil olarak davalılardan ipotek miktarları ile sınırlı olmak üzere toplam 6.150.000,00-TL miktarda itirazın iptalini talep etmiş olmasına rağmen mahkemece alacağın, harcı alınmamış davacı tarafça da talep edilmemiş 2.661.036,69-USD olarak tespit edilmesinin ve bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesinin HMK ve ilgili yasalara aykırı olduğunu,Taraflar arasındaki mevcut temel alt ilişkinin, 2015-2016 hac ve umre biletlerinin satışı ile ilgili hak ve yükümlülükleri içerir sözleşme ile sağlandığını, mahkemece taraflar arasındaki bu ilişkiye dayalı olarak alacağın varlığının tespitinin sadece fatura ve ticari defterler dikkate alınarak sağlanmaya çalışıldığını, dosyaya sunulan cevap dilekçesi ve delilleri incelendiğinde davacı tarafın cari hesapta gözüken alacak-borç miktarı kadar hizmet vermediği ortada iken, mahkemenin itiraza uğrayan bu alacağın temel alt ilişkisine konu ifaların davacı tarafından yerine getirilip getirilmediğini irdelemeden alacağın tespiti yoluna gittiğini,hüküm kurulurken tarafların sadece ticari defterlerinin esas alındığını, davacı o yıllarda halka arz işlemlerini gerçekleştirdiğinden dolayı ileride vereceği hizmetlerin faturalarını önceden keşide ederek bilançosunu güçlendirmeye çalıştığını, bu hususta şifahi olarak müvekkillerine bildirim yapılarak, müvekkilinin onayının alındığını, müvekkilinin TMK madde 2 dürüstlük kuralı uyarınca bu hizmetleri alacağını, davacının güçlü kurumsal kimliğini de düşünerek ticari defterlerde gözüken alacağa sessiz kaldığını, ticari defterlerde gözüken cari hesaba göre müvekkilinin bu rakamın çok çok altında borcu olmasına rağmen davacı taraf ile sürekli irtibat halinde olduğunu, davacının, müvekkili şirkete alacaklı olduğu hizmetlerin tastamam sağlanacağını ifade etmesine rağmen uçuş iptalleri, sağlanamayan uçuşlar, söz verilen kişi sayısı tutulmasına rağmen birçok uçuşun iptal edilmesi v.s gibi problemler karşısında (tüm deliller dosyadadır.) müvekkilinin iade faturası keşide etmeyi düşündüğü sırada davacının huzurdaki davayı ikame ederek hakkını kötüye kullandığını,Ticari defterlere kayıtlı olup, davacı tarafından keşide edilmiş faturalar her ne kadar mahkemece alacak tespitine dayanak yapılmış ise de yüksek Yargıtayın yüzlerce kararında da belirtildiği üzere "ticari defterlerde kayıtlı tek taraflı olarak düzenlenen fatura belgelerinin alacağı tek başına ispatlayan belgelerden olmadığını" alacağın tespiti hususunu sadece ticari defter ve belgelerin ortaya koymadığını, temel alt ilişkinin ancak birbirini izleyen teselsül yazılı belgelerle somutlaştırılarak ispatlanması gerektiğini, buna göre sayın mahkemenin davacı şirketin caride geçen alacağının çok çok altında hizmetler verdiği yönündeki iddiaları ile bu iddialara bağlı delil listesinde sunduğu delilleri hiçbir şekilde değerlendirmeye almayıp sadece bilirkişi heyetinin fatura ve bu faturaların kayıtlı olduğu ticari defterlerdeki kayıtlar ile sunmuş olduğu raporları dayanak yapıp hüküm kurmasının faturaların temel alt ilişkisini yok saydığını gösterdiğini, usul yönünden dava aşamasında huzurdaki davaya bakan görevli mahkeme genel yetkili mahkeme olduğundan; taraflarınca, davacının keşide ettiği faturalara konu alt ilişkiye bağlı ifasının eksik veya tamamen ifa edilmediği yönünde itirazı mevcut olduğundan mahekemenin huzurdaki davayı bir menfi tespit davası/yargılaması olarak görmek zorunda olduğunu, örneğin bir tasarrufun iptali davasında davalı taraf alacağın varlığına itiraz ettiği anda davanın temel alt ilişkisi sorgulanarak devam edeceğini, bu hususun Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, "tek taraflı düzenlenmiş ve ticari defterlere kaydedilmiş olmasına rağmen" fatura ve ticari defterler tek başına alacağı tespite kaynak olmayacağını, önceden henüz hizmet verilmeksizin fatura tanzimine bir engel bulunmadığını, bu durumun özel hukuk alanında karz ilişkisini doğurduğunu, alacağın temel alt ilişkisi itiraza uğradığı anda bu hususun adil yargılanma ile hak ihlalinin olmaması açısından yargılama mercii tarafından temel alt ilişkisinin sorgulanması, yani davacı tarafın edimini tam ve eksiksiz yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan cevap ve devamı dilekçeler ile temel ilişkiye konu hizmetin davacı tarafından çok çok eksik yerine getirildiğine dair süresinde sunulmuş tüm delillerin (celp edilenler de dahil) hiçbir şekilde bilirkişi heyeti tarafından incelenmediğini, mahkemece de değerlendirme ve hüküm dışı bırakıldığını, dosyanın tüm hali ile ilgili bilirkişiler heyeti oluşturularak davacının sözleşme gereği ifa edeceği hizmetten çok önce keşide ettiği faturalara konu ve sözleşmeden doğan edimini ifa edip etmediği hususunun tartışılması, bu değerlendirme ışığında alacağın tespit edilmesi gerekirken davacı tarafın mahkemece verilen hüküm ile sebepsiz zenginleştiğini,Davaya konu alacağın tespiti aynı zamanda borcun ipotek miktarını aşıp aşmadığı, böyle bir borcun olup olmadığı, müvekkilinin davacı tarafa yapmış olduğu birden fazla ödemenin hesabı ve mahsubunun yapılıp yapılmadığı yargılamaya muhtaç olduğundan ve aynı zamanda cevap ve devamı dilekçelerindeki iddialar ve buna bağlı yazılı delilleri ile davacının alacak iddiası yargılamaya muhtaç olduğundan alacağın likit bir alacak olmadığını, alacağın tespiti ancak yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağından ilk derece mahkemesi tarafından müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
İleri sürerek; yukarıda arz ve izah edilen ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; tehiri icra talepli istinaf başvurumlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden ortadan kaldırılarak bozulmasına, davanın reddine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı ile davalı ... firması arasındaki ... sayılı ve 29/11/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 24/05/2016 tarihinde imzalanmış sözleşmeden doğan bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla, bu sözleşmeden doğacak borçları teminat altına alan ve diğer davalılar tarafından davacı lehine tesis edilmiş ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise ipotek limitleri ile sınırlı olmak üzere davanın tam kabulüne, davalıların her birinin hüküm altına alınan tutarın yüzde yirmisi oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacı tarafından dava değeri ipotek takibine konu edilen ipoteklerin toplam limiti olan 6.150.000,00-TL olarak gösterilmesine ve bu tutar üzerinden harç yatırılmasına rağmen, mahkemece talep aşılarak davalı ... aleyhine 2.661.036,69 USD üzerinden hüküm kurulduğu, faturaların defterlerde kayıtlı olmasının alacağın doğduğunu ispata yeterli olmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimlerini eksik ifa ettiğine ve takip tutarı kadar alacağı bulunmadığına yönelik savunma ve delillerinin mahkemece değerlendirilmediği, yalnızca ticari defterlerdeki kayıtlar esas alınarak hüküm kurulamayacağı, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı yönündedir.Dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip dosyası kapsamından; davacının davalılar aleyhine 20/10/2016 tarihinde 2.831.702,56 USD ve 159.393,41-TL asıl alacağın fiili ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra takip masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte ipotekle teminat altına alınan 6.150.000,00 TL ile sınırlı olmak takipte belirtilen üç ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi yolu ile tahsilinin, yapılacak ödemelerin B.K 100 uyarınca önce faiz ve masraflara mahsup edilmesinin talep edildiği, davalılardan ... tarafından davacı lehine, davacı ile davalı ... arasındaki ticari ilişkiden iptek tarihi itibariyle doğmuş ve sonrasında doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere 1.600.000,00-TL ve 800.000,00-TL limitli iki ayrı üst sınır ipoteği tesis edildiği, yine davalı ... şirketi tarafından davacı lehine, davacı ile davalı ... arasındaki ticari ilişkiden ipotek tarihi itibariyle doğmuş ve sonrasında doğacak alacakların teminatını teşkil etmek üzere 3.750.000,00-TL limitli bir üst sınır ipoteği tesis edildiği, takibin 24/05/2016 tarihli sözleşmeye, ipotek resmi senetlerine, 25/05/2016 tarihli 9641 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde borç ikrarı belgesine, cari hesap ekstresine ve 29/09/2016 tarihli ihtarnameye dayandırıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece taraf delilleri eksiksiz toplanmış, bir mali müşavir, bir hukukçu ve bir sektör bilirkişisi marifetiyle tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve davalı itirazları üzerine, tüm itirazların değerlendirilip karşılandığı ek rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek istinafa konu karar verilmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; taraflar arasında hac ve umre organizasyonlarına katılacak yolcuların uçuş biletlerinin davalı ... Şirketi tarafından davacı adına satışı ile diğer yükümlülüklerin belirlenmesine yönelik 29/11/2015 tarihinden itibaren geçerli olacağı kararlaştırılan 24/05/2016 tarihli sözleşme yapıldığı, bu sözleşme kapsamındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde yürütüldüğü, öte yandan Beyoğlu ... Noterliği'nin 25/05/2016 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde borç ikrarı belgesi ile, 2015-2016 hac umre organizasyonları için 24/05/2016 tarihli anlaşma çerçevesinde tarafların cari hak ve alacaklarına ilişkin net bakiye üzerinde mutabakat sağladıkları ve davalı ... Şirketi'nin 25/05/2016 tarihi itibariyle davacıya 2.046.549,90-USD borçlu olduğu, bu tarihten sonra sözleşmenin ifası kapsamında doğacak karşılıklı hak ve alacaklar ile yine sözleşme uyarınca ve tarafların mutabık kalmaları şartıyla sefere katılmayan yolcular nedeniyle davalı ...'in hak kazanabileceği iade tutarlarının ve davacı ... tarafından tesis edilen ipotekler için ödenmiş 52.948,98-TL'nin bu mutabakat tutarına dahil olmadığı hususlarında davalı ... Şirketi'nin taahhütte bulunduğu, bu tarihten sonra da taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde her hem davacı hem de davalı ...'in ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalı ...'in davacıya 2.831.702,06-USD borçlu göründüğü, dava tarihi itibariyle davacı defterlerine göre borç tutarının 2.333.832,42-USD, davalı defterlerine göre ise borç tutarının ise 2.281.874,92-USD olduğu, takip ve dava tarihi arasında davalı ... tarafından davacıya toplam 549.827,14-USD tutarında fatura kesilerek gönderildiği, bu faturalardan sonuncusu olan 20/04/2017 tarihli 51.957,00-USD tutarlı iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bunun haricinde davacının davalı tarafından takip tarihinden sonra gönderilen ve tamamı 31/12/2016 tarihli olan toplam 497.870,14-USD tutarındaki faturaları davalı borcundan mahsup ettiği ve dava tarihi itibariyle 2.333.832,42-USD alacaklı göründüğü, davalının 51.957,00-USD tutarındaki iade faturasının dayanağını ve haklılığını ispatlar delil sunmadığı, mahkemece takibin, takip tarihinden sonra yapılacak ödemelerin önce faiz ve masraflardan mahsup edilmesi talebiyle açıldığı gözetilerek bilirkişi heyetinden takip ve dava tarihi arasında davalı tarafından tanzim edilip davacı defterlerine kaydedilen fatura bedelleri için BK 100'e göre hesaplama yapılmasının talep edildiği, bilirkişiler tarafından takip tarihinden ödeme/mahsup tarihine dek faiz ve fer'iler hesap edilerek yapılan ödemeler faiz ve masraflardan düşüldükten kalan kısmın asıl alacaktan düşüldüğü, kalan asıl alacağa dava tarihine dek faiz işletildiği ve davacının dava tarihi itibariyle 2.488.759,24-USD asıl alacak 172.277,45-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.661.036,69-USD alacağı olduğunun tespit edildiği, davacının dava dilekçesinde dava tarihi itibariyle bakiye açık hesap tutarının ne olduğu hususunda açık bir beyanda bulunmayıp, takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği, harca esas değeri de takip dayanağı ipoteklerin toplam limiti olan 6.150.000,00-TL olarak gösterdiği, mahkemece davalı ... yönünden alacak tespit edildikten ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine ve takibin bu davalı yönünden de 6.150.000,00-TL ipotek limiti ile sınırlı olarak devamına karar verilmesi karşısında davalılar vekilinin, davalı ... yönünden talep aşılarak karar verildiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davalılar vekilince ileri sürülen istinaf sebebinin aksine davacı tarafından düzenlenen açık hesaba konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmasının, bu faturalara konu hizmetin verildiğine karine teşkil ettiği, aksini ispat yükünün davalılar üzerinde olduğu, davalıların karinenin aksini ispat amacıyla ileri sürdükleri tüm savunma ve delillerin hem kök raporda, hem de itirazlar üzerine alınan ek raporda ayrıntılı şekilde değerlendirildiği, mahkemece gerek takip gerekse dava tarihi itibariyle hesaplanan alacağın bu tarihlerdeki TCMB kuruna göre ipoteklerin toplam limitinin üzerinde kalması nedeniyle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hesaplanan alacak likit nitelikte olduğundan ve davalılar itirazlarında haksız olduklarından, mahkemece davalı ... yönünden 6.150.000,00-TL, davalı ... yönünden 2.400.000,00-TL, davalı ... yönünden ise 3.750.000,00-TL üzerinden hesaplanan inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalıların aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 420.106,50-TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 105.070,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 315.036,50-TL bakiye karar harcının (Davalı ... Şti tamamından, davalı ... AŞ harcın 192.109,29-TL'lik kısmından, davalı ... 122.927,24-TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla tahsilde tekerrür olmamak şartı ile) davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.