T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/794 Esas
KARAR NO:2024/1696 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2019/895 Esas- 2022/145 Karar
TARİH:11/02/2022
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ:31/10/2024
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka nezdinde "Genel Kredi Sözleşmesi" imzalayan davalı müşterinin, sözleşme uyarınca kullandığı kredinin vadesi geldiğinde ödeme yapmamış olduğunu, bunun üzerine davacı banka tarafından davalı müşteriye birikmiş borçlarını ödemesi, aksi halde yasal takip işlemlerinin başlatılacağı uyarılı ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle davalı müşteri hakkında ilamsız takipler yapıldığını, davalı müşterinin, tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı itiraz ettiğini ve takiplerin durduğunu, davalının borca itirazlarında, takip ve dayanak işlemlerine yönelik esaslı bir itiraz nedeni bildirmemiş olduğunu, bu yönüyle itirazlar haksız olduğu gibi, borç likit olduğundan icra tazminatı talep etmek gerektiğini, dosya borçlusunun itirazlarının kendi taraflarına tebliğ edilmemiş olduğu dosya incelemesi sırasında görüldüğünden, yasal bir yıllık sürede itirazın iptalini istediklerini, yine itirazın borcun tamamına yönelik olmakla dava harç değerinin takip miktarı kadar olduğunu, yukarıda anılan nedenlerle takiplere haksız itirazın iptali, takiplerin devamı, alacaklarının tahsili yanında icra tazminatı ve masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmek gerektiğini" belirterek, "Davalı yanın ...sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalı yandan tahsiline, davalı yanın %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine, alacaklarını teminen borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/02/2022 tarih ve 2019/895 Esas- 2022/145 Karar sayılı kararında;"Dava, davacının, kredi sözleşmesinden kaynaklı hesap alacağının tahsili için davalılar aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Davalılar icra dosyasına yapmış olduğu itirazında alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak kredi sözleşmesinden kaynaklı 16.860,00 TL asıl alacak, 17.720,00 TL asıl alacak, kredi kartından kaynaklı 20.321,47 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için kredi sözleşmesi ve kredi kartına dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi 22/04/2020 havale tarihli raporunda; Davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... ŞİRKETİ arasında 10.11.2016 tarihinde 500.000,00 TL kredi limiti olan Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı/kefil ...'nın da 6250.000,00 TL kefalet limiti ile, mütesesil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davacı banka tarafından davalılara ihtarname gönderilmiş olduğu, asıl borçlu davalı ... ŞİRKETİ'nin ve müteselsil kefil davalı ...'nın kredi ve kefalet sözleşmeleri dolayısıyla 04.11.2018 tarihinde temerrüte düşürülmüş olduğu, dava dosyasında mübrez belgelerde ve Kredi Sözleşmeleri'nde kredilere uygulanacak faiz oranının belirtilmemiş olması sebebiyle, TBK 88 ve TBK 120. Maddelerde belirtilen faiz oranları üzerinden hesaplama yapıldığı, asıl borçlu davalı ... ŞİRKETİ'nin ve müteselsil kefil davalı ...'nın da kefalet sözleşmelerindeki limitler kapsamında 04.11.2018 temerrüt tarihi itibariyle 54.915,68 TL borçlu olduğu, asıl borçlu davalı ... ŞİRKETİ'nin ve müteselsil kefil davalı ...'nın da kefalet sözleşmelerindeki limitler kapsamında 29.03.2019 takip tarihi itibariyle 59.381,32 TL borçlu olduğu hesaplanmış, ancak davacı banka ise takip talebinde 58.420,08 TL alacak talep etmiştir. Bu durumda taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağı görüşünü bildirmiştir.Bilirkişi 16/07/2020 havale tarihli ek raporunda; Davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... ŞİRKETİ arasında 10.11.2016 tarihinde 500,000,00 TL kredi limiti olan Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefil ...'nın da 625.000,00 TL kefalet limiti ile, mütesesil kefil) sıfatıyla imzalamış olduğu, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süreç içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, davacı banka ile davalı asıl kredi borçlusu/kredi lehtarı ... ŞİRKETİ arasında 09.05.2017 tarihinde çek Hesabı Açılış Sözleşmesi akdedildiği, ancak söz konusu sözleşmede davalı ...'nın herhangi bir kefalet bilgisinin bulunmadığı, davacı banka tarafından 18 adet iade edilmemiş/karşılıksız çek sebebiyle toplam 28.800,00 TL'nin nakden depo edilmesinin istendiği, davacı banka tarafından davalılara ihtarname gönderilmiş olduğu, asıl borçlu davalı ... ŞİRKETİ'nin ve müteselsil kefil davalı ....'nın kredi ve kefalet sözleşmeleri dolayısıyla 04.11.2018 tarihinde temerrüte düşürülmüş olduğu, asıl borçlu davalı.... ŞİRKETİ'nin 29.03.2019 takip tarihi itibariyle nakdi ve gayri nakdi krediler sebebiyle 55,917,32 TL borçlu olduğunun hesaplandığı, müteselsil kefil davalı ...'nın 29.03.2019 takip tarihi itibariyle nakdi krediler sehebiyle 23.132,90 TL borçlu olduğu görüşü bildirilmiştir.17/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı banka ile davalı kredi lehtarı ....ŞTİ. arasında “Genel Kredi Sözleşmesi ” imzalandığı, işbu sözleşmeyi davalı kefileerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından kredi lehtar adına kredi hesapları açıldığı ve bu hesaplar üzerinden nakit ve gayrinakdi kredilerin kullandırılmış olduğu, işbu kredi borçlarının öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 625.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 54.901.447 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı kredi lehtarı şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı sorumlu oldukları nazara alınarak, borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebilineceği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanarı alacakları; ... no.lu ticari kredi yönünden; Takip tarihinden başlamak üzere 34.580,00 TL (16.860417.720) asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebilineceği,...no.lu şirket kredi kartı yönünden; 143,95 TL'nın (23.222 23-23.078.28=) reddi durumunda, takip tarihinden başlamak üzere 20.321,47 TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebilineceği, görüşü bildirilmiştir.17/05/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı banka ile davalı kredi lehtarı ....ŞTİ. arasında “Genel Kredi Sözleşmesi ” imzalandığı, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından Kredi lehtarı adına kredi hesapları açıldığı ve bu hesaplar üzerinden nakit ve gayrinakdi kredilerin kullandırılmış olduğu, işbu kredi borçlarının öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 625.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 54.901,47 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de davalı kredi lehtarı şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı sorumlu oldukları nazara alınarak, borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebilineceği, davacı bankanın takip tarihi itibariyle hesaplanan alacakları; Nakdi kredi alacakları yönünden; ... no.lu ticari kredi yönünden; Fazlaya ilişkin 15.984,82 TL'nın (35.197,85- 19.213,03=) reddi durumunda takip tarihinden başlamak üzere 16.860,00 TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebilineceği, ... no.lu şirket kredi kartı yönünden; Fazlaya ilişkin 143,95 TL'nın (23.222,23-23.078,28=) reddi durumunda, takip tarihinden başlamak üzere 20.321,47 TL asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebilineceği, Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedelinin Depo Talebi Yönünden; Dosya içeriğinde bulunan hesap kat ihtarına göre, davacı bankaya halen ibraz ya da iade edilmeyen ya da karşılıksız çıkıp da hamilleri tarafından garanti tutarı talep edilmeyen (10) adet çek yaprağından dolayı toplam 16.705,00 TL faiz getirmeyen bir hesapta davalı kredi lehtarı şirketin depo etmeleri gerektiği kanısına ulaşıldığı, ancak, sözleşmesel olarak davalı/kefilden depo talebinin yerinde olmadığı görüşü bildirilmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporları içeriğine göre; davalı borçlu şirket ile şirketin kullandığı ticari kredi ve kredi kartı borcuna kefil olarak borçlu olan davalı... hakkında ... sayılı dosyası ile yapılan genel haciz yoluyla ilamsız takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı bankanın, kefil davalı ...' nın kefalet imzalarının bulunduğu 10/11/2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden davalı kredi lehtarı şirkete kullandırılan nakdi ve gayrinakdi kredi nedeniyle takip tarihi itibariyle ... numaralı ticari kredi yönünden asıl alacak 19.213,03 TL ve bu miktar üzerinden yıllık %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile kredi kartı bakımından ise asıl alacak 23.078,28 TL ve bu miktar üzerinden yıllık %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile alacağı talep hakkına sahip olduğu anlaşılmakla bu talepler yönüyle davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş olup davalıların dava konusu takipte bu tutardaki alacağa itirazlarının haksız olduğu anlaşılmış ve itirazın iptali ile bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne ve ancak gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi talebinin ise, davanın itirazın iptali davası olup takibe sıkı sıkıya bağlı olunduğu hususu göz önüne alındığında bu alacağın takibe konu edilmemesi sebebiyle reddine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... numaralı ticari kredi yönünden asıl alacak 19.213,03 TL yönüyle iptali ile takibin kabul edilen miktar üzerinden yıllık %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile devamına, kredi kartı bakımından ise takibin asıl alacak 23.078,28 TL yönüyle iptali ile takibin kabul edilen miktar üzerinden yıllık %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 8.458,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemede yapılan yargılama üzerine alınan bilirkişi raporunun genel anlamda haklılıklarını ispat ettiğini ve müvekkili kurum tarafından talep edilen alacağın haklı ve hukuka uygun olduğunu ispatlamakta olup yerel mahkeme tarafından da ilgili rapor doğrultusunda karar verildiğini, ancak icra takibinde talep edilen ve "... Nolu Diğer Alacaktan Kaynaklanan" alacaklar başlıklı kısmın altına eklenen 16.860,00-TLlik alacak olan alacak gayri nakdi çek yaprak bedeli alacağı yönünden hüküm tesis edilmediğini, işbu nedenle yerel mahkeme kararını istinaf etme zarureti hasıl olduğunu, Gayri nakdi çek yaprak bedeli olan 16.860,00-TLlik tutarın icra takibinde harca dahil edilmediğini ve ilgili alacak nedeni ile sadece asıl borçlunun sorumlu olduğu kefilin sadece kefile yüklenen kısımlar yönünden sorumlu olduğunun belirtildiğini,Dava açılırken ise dava açılış tutarı gayri nakdi çek yaprak bedeli olan 16.860,00-TL tutar dahil edilerek toplamda 58.420,08-TL üzerinden açıldığını, ancak yerel mahkeme tarafından sanki gayrinakdi çek yaprak bedeli olan 16.860,00-TL hiç talep edilmemiş gibi bu miktar üzerinden hüküm tesis edilmediğini,Yukarıda belirtilen gayri nakdi çek yaprak bedelinin dava değerine dahil edildiğini harcın ödendiğini, ancak ödeme emrinde gayri nakdi çek yaprak bedeli olan 16.860,00-TL'lik alacağın "...Nolu Diğer Alacaktan Kaynaklanan" alacaklar başlıklı kısmın altına yazılmış olmasının ilgili tutarın mahkemenin gözünden kaçmasına sebebiyet verdiğini, işbu tutar için dava dilekçesinde dava değerine dahil edilip harç ödense de dilekçede ayrıca bir açıklama yapılmamış özel olarak belirtilmemiş olması nedeni ile sonrasında ıslah dilekçesi de sunulduğunu, ancak yerel mahkemenin bu halde dahi ilgili tutar yönünden karar tesis etmediğini beyanla, yerel mahkeme hükmünün izah edilen nedenlerle aleyhe olan hususlar yönünden kaldırılmasına ve yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen ve diğer davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, icra takip dosyasında 16.860,00 TL asıl alacak olarak gösterilen, icra takip dosyasında ve davada harcı yatırılan, ayrıca ıslah dilekçesi ile de hüküm altına alınması talep edilen gayri nakdi çek taahhüt bedelinin Mahkemece hüküm altına alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu icra takip dosyasında davacı tarafından takibe konu ...nolu diğer alacaklardan kaynaklanan başlığı ile asıl alacak içerisinde 16.860,00 TL ve 17.720,00 TL nin ve ferilerinin gösterildiği, kredi kartından kaynaklanan asıl alacak miktarının 20.321,47 TL nin ve ferilerinin gösterildiği, icra takip talebi ve ödeme emrinde bu bedellerin gayri nakdi alacak olarak gösterilmediği ve depo edilmesi talebinde bulunulmadığı, davacı vekili tarafından sunulan 09/12/2019 tarihli dilekçede ".... nolu kredi kartı nedeniyle müvekkil banka alacaklı olup dava dilekçemiz ekinde sözleşme sureti mahkemenizle paylaşılmıştır. ... nolu çek hesabı nedeniyle müvekkil banka alacaklı olup dava dilekçemiz ekinde sözleşme sureti mahkemenizle paylaşılmıştır. İşbu çek hesabı nedeniyle banka hesabından ödenen, iade edilmemiş ve karşılıksız çıkmış çek yaprak bedelleri nedeniyle müvekkil bankanın davalılardan alacağı mevcuttur. Çek yaprak bedellerine ilişkin ayrıntılı bilgi için ise gerek görülmesi halinde müvekkil bankaya müzekkere yazılarak, "banka mükellefiyetinden ödenen çek sayısı, kullanılmamış çek sayısı, karşılıksız çıkan çek sayısı, takasta karşılıksız çıkan çek sayısı olmak üzere toplamda banka alacağına konu çek yaprak sayısının" istenmesi talebimizdir......" şeklinde beyanda ve talepte bulunulduğu, Mahkemece söz konusu talepler hakkında olumlu ve olumsuz bir karar verilmediği ve eksik belgelerin celbedilmediği, ilk bilirkişi tarafından davacı vekilinin icra takip talebinde ... nolu diğer alacaklardan kaynaklanan alacak adı altında gösterdiği alacakların gayri nakdi kredi alacağı olarak tespit edildiği ve hesaplamanın buna göre yapıldığı, davacı vekili tarafından Mahkemece ilk bilirkişiden alınan bilirkişi raporuna karşı sunulan 23/07/2020 tarihli itiraz dilekçesinde ise "..... Ancak bilirkişi raporunda çek yaprak bedeli konusunda maddi hata yapılmış olup, tüm yaprak bedeli gayri nakdi alacak olarak değerlendirilmişse de işbu tarih itibariyle nakdi çek yaprak bedeli 18.460,00-TL'dir. Takip açıldığı tarihte nakdi çek yaprak bedeli ise 16.860,00-TL'dir. İşbu hususa binaen bilirkişi raporunda gayri nakdi çek yaprak bedeli ile nakdi çek yaprak bedeli hesabında maddi bir hata yapıldığı görülmektedir. Şöyle ki talep edilen tüm çek yaprak bedeli gayri nakdi çek yaprak bedeli olarak değerlendirilmiştir.Yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere hesaplamada yapılan maddi hata nedeniyle kefilin sorumlu olduğu miktarda yanlış hesaplanmıştır. Kefilin sorumlu olduğu tutar olarak hesaplanan 23.132,90-TL bedele nakdi çek yaprak bedelinin eklenmesi gerekmektedir....." şeklinde itirazda bulunduğu, davacı vekili tarafından 05/02/2021 tarihli duruşmada 16.860,00 TL ve 17.720,00 TL bedellerin nakdi alacağa ilişkin olduğunun, gayri nakdi alacağın harca tabi olmadığı gerekçesi ile alt kısımda parantez içinde yazıldığının beyan edildiği ve ıslah dilekçesi ile gayri nakdi alacağında hesaplanmasının talep edildiği, davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesinde icra takibinde takip tarihi itibariyle 17.720,00 TL olan gayri nakdi alacaklarının mevcut olduğu, güncel tarih itibariyle bu miktarın 16.705,00 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından 12/02/2021 tarihli duruşmada bu kez icra takibinde belirtilen 17.720,00 TL asıl alacak olarak belirtilen miktarın gayri nakdi çek alacağı olarak belirtildiğinin beyan edildiği, Mahkemece farklı bir bilirkişiden alınan raporda ... nolu krediden kaynaklanan alacakları nakit kredi alacağı olarak hesapladığı, davacı vekilinin itiraz ve ıslah dilekçesi vermesi üzerine bu kez ek raporda 16.860,00 TL asıl alacağı ve ferilerini nakit kredi alacağı olarak hesapladığı ve davacı vekilinin beyanı doğrultusunda 17.720,00 TL alacağı gayri nakdi kredi alacağı olarak değerlendirdiği, Mahkemece bu son ek rapor dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulduğu, davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde ise gayri nakdi alacak miktarının 16.860,00 TL olarak icra takip dosyasında belirtildiğinin ve bu miktarın harca dahil edildiğinin beyan edilerek bu miktar üzerinden gayri nakdi alacağın hüküm altına alınmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Ancak Mahkemece davacı vekilinin çelişkili beyanları ve çelişkili bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkiler giderilmeden, davacı vekilinin talep etmesine ve bilirkişi raporlarında eksik olduğu belirtilmesine rağmen gayri nakit kredi alacağına ilişkin tüm evraklar celbedilerek ve gerektiğinde bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle, icra takip dosyasında talep edilen alacakların tam olarak nakit kredi alacağı mı yoksa gayri nakdi kredi alacağından mı kaynaklı olduğu, gayri nakdi kredi alacağından kaynaklı olduğunun tespit edilmesi halinde talep edilen miktarların nakdi çek yaprak bedeli mi gayri nakdi çek yaprak bedeli mi olduğu ve miktarları ile davalıların sorumlu olduğu miktarlar tespit edilmeden yukarıda belirtildiği şekilde eksik araştırma, inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.Ayrıca nakdi kredi alacağı yönünden de davacının talebini aşar şekilde karar verilmesi yerinde olmamış ise de aleyhe istinaf bulunmadığından bu husus ayrıca kaldırma sebebi yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmak ve sonucuna göre kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2022 tarih ve 2019/895 Esas- 2022/145 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.