T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1873 Esas
KARAR NO : 2026/996 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2022/176 Esas- 2023/414 Karar
TARİH: 27/04/2023
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirkete ... no’lu Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Bulgaria-EAD isimli firma tarafından ... A.Ş. isimli firmaya satılan clear float glass emtiasının ... fiili kara yolu taşıması işinin ... Loj. .. Ltd. Şti. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, emtianın karşı tarafça ... plakalı tır vasıtası ile taşınması esnasında ... numaralı paletlerdeki emtiaların hasar gördüğünün tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, hasarın, ...Limanı'nda sigortalı emtiaların yüklü bulunduğu ... plakalı araç dorsesi altının kantara çarpması neticesinde meydana geldiğini, hasarın gerçekleştiği gün, liman vardiya amiri, araç şoförü ve şişecam yetkilisi tarafından imzalanan tutanakta açıklanan paletlerde bulunan emtiaların hasar gördüğünün tespit edildiğini, gelen hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen incelemeler neticesinde poliçe kapsamında ve 22.03.2021 tarihinde sigortalıya 7.237,60 EUR sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin ödemiş olduğu tazminatın TTK 1472 hükümleri gereği karşı taraftan tazmini için iş arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, dosyada uzlaşma sağlanamadığını ve iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 7.237,60 EUR sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 30.03.2020 tarihinden itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait araçlarla ... A.Ş. isimli firmaya satılan clear float glass emtiasının ... fiili kara yolu taşınması sırasında 19.08.2020 tarihli kaza gerçekleşmiş ve taşınan camların bir kısmının hasar görmüş olduğunu, kabul anlamına gelmemek şartıyla ... plakalı tır vasıtası ile taşınması esnasında ... numaralı paletlerdeki emtiaların hasar gördüğünün tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını ancak bu hasarın davacının beyanlarında ve taleplerinde belirtmiş olduğu miktarları kapsamadığını, söz konusu kaza ile ilgili olarak müvekkili şirketin de taşıma poliçesi kapsamında ... Şirketine başvuru yaptığını, 752071 dosya numarası ile hasar dosyası açıldığını ve tutulan tutanakların iletildiğini, buna göre bir rapor hazırlandığını, kaza sonrasında tutulan tutanaklar incelendiğinde, kaza yapan araç ile ilgili olarak 90 plaka camın hasar gördüğü, bunun da toplam ağırlığının, 16.675,29 kg olarak tespit edildiğini, bu sebeple söz konusu davayı kabul etmediklerini, kaza ile ilgili yeniden hasar değerlendirilmesi yapılması gerektiği kanaatinde olduklarını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili 03/03/2023 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, emtianın tesliminden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, davalı sigorta şirketinin poliçesinde yer alan düzenleme gereğince 1.000 Euro muafiyetin indirilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği bedelin gerçek hasar miktarından fazla olduğunu, emtia poliçesindeki %10'luk ilave bedelin taşıyıcıya yüklenemeyeceğini, ancak davadan itibaren faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulundukları, ... ve TTK çerçevesinde nakliyat sorumluluk için 1 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve dava tarihi itibariyle bu sürenin geçtiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, davacının sigortalısına ait emtianın, davalı taşıyıcı tarafından Bulgaristan- Türkiye arasında taşınması sırasında hasara uğradığından bahisle davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, taşımanın güzergahı nedeniyle, olaya ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında TTK hükümlerinin esas alınacağı, taşıma sırasında bir kısım emtianın zarara uğramasının, bilerek kötü hareket olarak kabulü mümkün olmadığından ... Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, yine teslimde kısmi hasar iddiası olduğundan zamanaşımının teslim tarihinden itibaren başlayacağı, 18/08/2020 tarihinde başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi 18/08/2021 tarihinde dolacak olup, davacı yanca ödemenin 22/03/2021 tarihinde yapıldığı, davanın ise 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 10/03/2022 tarihinde açıldığı, zamanışımı kişisel defi olup esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, dilekçeler aşamasından sonra sunulan zamanaşımı definin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, davalı ... A.Ş.'nin cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, diğer davalı ... Lojistik Şirketinin cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmadığı, davalı ... Lojistik Şirketinin ıslah dilekçesi olarak belirtilen dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmasının mümkün olmadığı, davalı ... A.Ş.'nin zamanaşımına yönelik itirazının yerinde görüldüğü, diğer davalı ... Lojistik Şirketinin zamanaşımına yönelik itirazının süresinde yapılmadığından yerinde olmadığı, taşıyıcının mesuliyetinin, ... Konvansiyonu'nun 17 vd. maddelerinde düzenlendiği, alınan bilirkişi raporunda; liman içerisinde yapılan taşıma sırasında dahili nakliye aracının kantara çıkış yaptığı sırada dorsenin alt kısmının liman kantar bariyerine çarpması neticesinde fotoğraflardan ve tutanak içeriğinden 3 palet camın kırılmasına ilişkin hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, zararın taşıyıcının sorumluluk sürecinde meydana geldiği, davacı, 4 palet camın zarara uğradığından bahisle yaptığı ödemeyi talep ediyor ise de fotoğraflardan 3 paket camın zarar gördüğünün tespit edildiği, davalı taşıyıcının 5.012,82 Euro, davalı sigorta şirketinin muafiyet indirimiyle 4.012,82 Euro olarak sorumlu olduklarının tespit edildiği, davacının taraf olduğu poliçede 250 Euroyu aşan hasarlarda 125 Euro tenzilli muafiyet uygulanacağının belirtilmiş olması kapsamında davalı taşıyıcının sorumluğunun 4.887,82 Euro olduğu sonucuna varıldığı, davacının faiz talebi ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağından ve davalı ... ... Limited Şirketi'ne yazılı talebini gönderdiğine ilişkin belge ibraz edilmediğinden davacının faiz talebinin dava tarihinden itibaren başlayacağı gerekçesi ile davanın davalı ... ... Limited Şirketi yönünden kısmen kabulüne, davalı ... Şirketi yönünden ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;sigortacının tazminat talebinin halefiyet ilkesine dayandığı ve halefiyet ödeme ile gerçekleştiğinden faizi de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiği, haksız fiilde faiz başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olduğu, Mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalıların zamanaşımı def'inin reddi gerektiği, davada KTK madde 109 gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı ve bu sürenin dava tarihinde geçmediği, yine ... Konvansiyonu kapsamında madde 39'un değerlendirilmesi gerektiği ve davanın ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılması sebebiyle zamanaşımı def'inin reddinin gerektiği, Mahkemenin 3 palet emtianın hasara uğradığına dair kabulünün hatalı olduğu, 4 palet emtianın hasara uğradığına dair tutulan tutanak bulunduğu, bu tutanağın hemen kaza sonrasında tutulduğu ve davalının imzasını taşıdığı, davalı tarafça sonradan düzenlenen tutanağı kabul etmedikleri, hasar miktarının ekspertiz raporu ve diğer deliller ile ispat edildiği, gerekli ise Mahkemece ... A.Ş.'ye bu konuda müzekkere yazılması ile durumun netleştirilebileceği, eksik araştırma yapıldığı, vekalet ücretine karar tarihindeki kur üzerinden hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
DAVALILAR VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Islah ile zamanaşımı savunmasının ileri sürülebileceği, Mahkemece cevap dilekçesi ıslah edilmek suretiyle davalı ... .. Şirketi yönünden ileri sürülen zamanaşımı def'inin nazara alınmasının Yargıtay HGK kararlarına aykırı olduğu, bu davalı yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen reddolunan miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediği, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise dava zamanaşımı nedeniyle reddedildiğinden karar tarihindeki kura göre belirlenecek miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, davacının sigortalısına ait olan ve uluslararası olarak taşınan emtianın, taşıma sırasında hasara uğradığından bahisle nakliyat emtea sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar tazminatının, taşıyıcı ve taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olan davalılardan rücuan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın, davalı ... A.Ş. yönünden zamanaşımından reddine, davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Dava konusu emtia, Bulgaristan'dan Türkiye'ye taşındığı ve uluslararası taşıma söz konusu olduğundan uyuşmazlığın çözümünde ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. ... Konvansiyonu'nun 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımının başlangıcı ise; kısmi hasar halinde teslim tarihidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca; yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde, zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Dosyada mevcut zamanaşımına ilişkin uyuşmazlık hakkında ... Konvansiyonu'nun 39. maddesi ile KTK'nın 109. maddesinin uygulanması mümkün olmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili tarafından 15/03/2022 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunulmuş, davalı ... .. Şirketi vekili ise 01/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamış ancak her iki davalının vekili tarafından sunulan 03/03/2023 tarihli ve cevap dilekçesinin ıslahına ilişkin dilekçede, her iki davalı yönünden zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Her ne kadar Mahkemece, davalı ... ..Şirketi yönünden cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulmadığı ve cevap süresi geçtikten sonra sunulan dilekçe ile zamanaşımı def'inin ileri sürülemeyeceği kabul edilmiş ise de; HMK'nın "İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi" başlıklı 141. maddesinin ikinci fıkrası ile, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra iddia ve savunmanın değiştirilip genişletilmesi konusunda ıslah hükümlerinin saklı olduğu kabul edilmiş olup, aynı Kanun'un 176. maddesi ile tarafların yapmış oldukları usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilecekleri ve Kanun'un 177. maddesi ile de ıslahın, tahkikatın sonuna kadar yapılabileceği kabul edilmiş olduğundan, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmuş olan davalının, cevap dilekçesini tamamen ıslah etmek ve yeni bir cevap dilekçesi sunmak suretiyle zamanaşımı def'inde bulunması mümkündür. Bu itibarla Mahkemenin davalı ... ..Şirketi'nin zamanaşımı def'ini ileri süremeyeceğine dair kabulü isabetsiz olmuştur.
Davacı taraf iş bu davayı, dava dışı sigortalısına ödeme yapmak suretiyle TTK' nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet hükümleri uyarınca açmıştır. Buna göre dava dışı sigortalıya uygulanacak hükümler aynı şekilde davacı sigorta şirketine de uygulanacaktır. Sigortalıya ait emtianın taşıma sırasında ancak kazaen hasara uğradığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Buna göre davacının sigortalısının ve dolayısıyla davacının, hasar nedeniyle oluşan zararını ... Konvansiyonu'nun açıklanan maddesi uyarınca emtianın teslim tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde talep etmesi gerekmekte olup, dava konusu emtia dava dışı sigortalıya 18/08/2020 tarihinde teslim edilmiş ve dava 10/03/2022 tarihinde açılmıştır. Davacı tarafından Konvansiyonun 32/2. maddesi kapsamında, davalı taşıyıcıya ödeme konusunda yazılı bir başvuruda bulunulduğu ve davalı taşıyıcının da talebi reddettiğine dair bir delil sunulmadığından, 1 yıllık zamanaşımı süresini durduran bir sebep olmamıştır. Bu itibarla Mahkemece, davalı ... A.Ş. yönünden davanın zamanaşımından reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik olmayıp, diğer davalı ... .. Şirketi yönünden de aynı gerekçeler ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmemesi ise hatalı olmuş, davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Öte yandan, dava maddi tazminat talebine ilişkin olduğundan Mahkemece, karar tarihindeki AAÜT'nin 13/4. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olup, davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi ve yine verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin sair istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıların istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarihli, 2022/176 Esas ve 2023/414 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.019,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.287,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
9-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendilerine iadesine,
10-Davalılar tarafından istinaf aşamasında sarf edilen istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 984,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
11-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 635,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 96,14 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
12-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.