T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2071 Esas
KARAR NO : 2026/1020 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2016/987 Esas- 2023/225 Karar
TARİH: 16/03/2023
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından Kredi borçlusu davalı ....Ltd.Şti hakkında davalı ...'nun kefaletiyle temin edilmiş bulunan genel kredi sözleşmelerine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabı 12.01.2016 tarihinde kat edildiğini, borçlulara gönderilen hesap kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine bu defa İstanbul 36. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından borçlular aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla Genel Kredi Sözleşmesine dayalı icra takibine geçilmiş, davalı borçlular borcun tamamına itiraz ettiğinden işbu itirazın iptali davası açıldığını, neticeten; haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, borçluların haksız olarak takibe itiraz etmiş olmaları nedeniyle yasa gereği %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların davacı bankaya herhangi bir borcu ya da taahhüdü bulunmamasına rağmen, aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı, takip aşamasında sunmadığı birtakım sözleşmelerden bahsettiğini, ancak müvekkillerine tebliğ edilmiş hiçbir sözleşme ya da fatura bulunmadığını, Davacı takip aşamasındayken dava dilekçesinde bahsettiği sözleşmeleri takip dosyasına sunmadığını, takipte talep edilen faiz oranı fahiş olup, faiz oranını da kabul etmediklerini, Davacı tarafın, takip talebi için sunduğu hesap kat'i ihtarnamesi usulüne uygun olarak ve süresi içinde keşide edilmediğini, likit alacağın varlığı dahi şüpheliyken, davacı tarafın icra inkar tazminatı talep etmesi de hukuk olduğunu, davanın reddine, davacı yanın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına
karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 16/03/2023 tarih ve 2016/987 Esas- 2023/225 Karar sayılı kararında; davanın genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerin kat'ı sonrası açılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, 24.08.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve 047564 nolu genel hizmet sözleşmesi ile ... şirketinin kullandığı krediye diğer davalının toplamda 1.000.000 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil olduğu, kefile atfen atılan imzanın kefile ait olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve kefalet sözleşmesinin TBK.’nun 582. 583. ve 584 maddelerinde öngörülen şartları taşıdığı, TBK'nun 598/3. maddesindeki 10 yıllık sürenin henüz dolmadığı, asıl borçlu şirkete kat ihtarnamesinin tebliğ edildiği ve ihtarnamede belirlenen süre sonunda temerrüte düştüğü, kefilin ise ihtarnamenin tebliğ edilememesi sebebiyle icra takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, GKS'nin 2.7.1. Maddesinde "bankanın TCMB'na bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli CARİ kredi faizlerinden en yüksek olanın % 50 fazlası " hükmünün düzenlendiği, GKS'de her ne kadar TCMB'na bildirilen en yüksek faiz temerrüt faizinin belirlenmesinde ölçü olarak alınmış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı ilamındaki "Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup, sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmediğinden davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir. " şeklindeki gerekçesinin kabul edildiği ve temerrüt faizinin belirlendiği ve buna göre yapılan hesaplamanın kabul edildiği, davalı/kefillerin, genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumluluğunu düzenleyen çek kredisi ile ilgili depo yükümlülüğüne ilişkin açık bir düzenlemenin bulunması nedeni ile davalılardan kefillerin de depo sorumluluğunun bulunduğu, yetki itirazında bulunulmuş ise de GKS'de yetki şartının bulunduğu, yetki şartının gerçek kişi kefiller açısından da TTK 7. Maddedeki teselsül karinesi gereğince geçerli olduğu, buna göre yetki itirazının yerinde olmadığına karar verildiği, iharname masrafına ilişkin belge, icra dosyasında dava dilekçesinde ve delil dilekçesi ekinde bulunmadığından bu talebin reddine karar verildiği, icra takibinden sonra davadan önce yapılan kısmi ödemelerin, hukuki yarara etkisinin bulunduğu, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu, reddedilen kısma ilişkin davacının takibe girişmekte kötü niyetli olduğu sabit görülmediğinden, davalının kötü niyet tazminatı talebi reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle,
''1-Davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 36. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasındaki yetki, imza itirazlarının ve
6.076,28 TL Kredili Mevduat Hesabı asıl alacak,
58,50 TL işlemiş temerrüt faizi;
163.677,27 TL Rotatif Kredi asıl alacak,
1.618,31 TL işlemiş temerrüt faizi
59.465,69 TL İskonto Kredisi asıl alacak,
6.105 TL işlemiş temerrüt faizi
305 TL BSMV olmak üzere
toplamda 237.390,28 TL üzerinden itirazın iptaline, İşleyecek faiz oranına itirazın ise Kredili Mevduat Hesabı kredisi için yıllık % 30,24; rotatif kredi için yıllık % 27,38; iskonto kredi için yıllık % 27,38 "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile Takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına,102.630,84 TL açısından takip tarihi ile dava tarihinde ödeme yapılmış olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddine,4.955,91 TL açısından esastan reddine,
Gayri nakdi kredilerin deposu talebine davalıların itirazlarının 30.000 TL'nin bir hesapta davalılar tarafından depo edilmesi şeklinde iptaline
2-237.390,28 TL'nin %20'si olan 47.478,05 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Kötü niyet ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Genel Kredi Sözleşmesi'nin 2.7 maddesi temmerrüt faizine ilişkin olduğunu, madde içeriği; ''2.7. Temerrüt Faizi 2.7.1.Müşteri’nin kredi borcunun (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birinin) ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; alacağın muaccel hale geldiği tarihten Müşteri’ye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin sonuna kadar geçecek süreye kadar, Banka’nın faiz, komisyon ve varsa bunların vergileri ve diğer resim ve harçları ile birlikte ve diğer masraflarını, muacceliyet anında geçerli olan oran ve koşullarla işletmeye devam edeceğini kabul eder. Ancak Müşteri, Banka’ca uygulanan akdi faiz oranının muacceliyet tarihi itibarıyla, aynı tür krediler ve hesaplar için Banka’nin T.C Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olan oranın gecikme faiz oranını gecikme faizi olarak uygulanmasını kabul eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür Türk Lirası krediler ve hesaplar için Banka’nin T.C.Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul eder.'' hükmü uyarınca temlik eden banka tarafından, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında temerrüt faizi tespit edilebilmesi için Merkez Bankasına bildirdiği fiilen uyguladığı azami faiz oranlarını gösteren belgenin dosyaya ibraz edildiğini, dosyada mübrez faiz oranlarını gösterir belge ile de dava dilekçesinde talep edilmiş olan %60 faiz oranının uygunlanabilir olduğunu,bankanın temerrüt tarihi itibariyle merkez bankasına bildiridiği en yüksek TL faiz oranı %40 olduğundan takipte istenen %60 faiz oranının usul ve yasaya uygun olduğunu, bu kapsamda bilirkişiler tarafından, temerrüt faiz oranının Merkez Bankasının faiz oranını baz alarak en düşük faiz oranları üzerinden hesaplama yapmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi raporunda yer alan Yargıtay Kararları ilgili finans kuruluşuna ilişkin genel kredi sözleşmesine atıf yapılarak verildiğini, bu kararların tarafları bağlayan sözleşmeye ilişkin verilmiş olan kararlar olduğunu, Temlik Eden Banka Genel Kredi Sözleşmesinde bu hususun açık bir şekilde düzenlendiğini, bilirkişiler, temlik eden bankaya ait olan genel kredi sözleşmesini baz alarak bir inceleme yapmadığını, Mahkemece alınan ilk bilirkişi kök ve ek raporundaki hesaplamanın sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, ancak Mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi 28.05.2020 tarihli kök raporunda kendi insiyatifi ile sadece TCMB ye bildirilen tabela faiz oranı (benzeri kredilere uygulanan fiilen faiz oranı) %27,38 faiz oranı üzerinden hesaplama yaptığını, bilirkişi tarafından yapılan iş bu hesaplamanın hatalı olduğunu, rapor içeriğinde ispat edilemeyen masraf kaydı adında talep tutarda borçlulara tebliğ edilen ihtarname masrafı olmasına rağmen bilirkişi tarafından iş bu hususun dahi değerlendirilemediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; temlik eden banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen, diğer davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi oranını belirleyen 2.7.1 maddesinin "...... Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür Türk Lirası krediler ve hesaplar için Banka’nin T.C.Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul eder." hükmünü içerdiği, bu hüküm ile temerrüt faizi oranın ne şekilde belirleneceğinin düzenlendiği, açıkça temerrüt faiz oranının belirtilmediği, Yargıtayın yerleşik ve istikrarlı içtihatlarına göre Merkez Bankası'na bildirilen ancak krediye fiilen uygulanmayan temerrüt faizi oranlarının esas alınarak hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, buna göre Mahkemece, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde gerekirse yerinde inceleme yetkisi tanınarak davacı Bankanın takibe konu aynı tür kredi/krediler için temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranı/oranları tespit ettirilip fiilen uygulanan ya da TCMB'ye bildirilen faiz oranı veya oranlarından hangisi daha düşük ise temerrüt faiz oranına ilişkin düşük olan orana göre uygulanması ile talep edilebilecek temerrüt faiz oranı belirlenip buna göre hesaplama yaptırılması gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2025 tarih, 2025/5486 esas ve 2025/6221 karar sayılı ilamı), Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da Mahkemece verilen yetki uyarınca bankadan temin edilen kredi hesap ekstrelerine göre temerrüt tarihinde fiilen uygulanan cari faiz oranlarının ortalaması dikkate alınarak temerrüt faiz oranının belirlendiği ve iskonto ve rotatif kredilere bu oran uygulanmak suretiyle hesaplama yapıldığı, kredili mevduat hesabına ilişkin ise; 25 Mayıs 2013 tarihli 28657 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2013/8 Sayılı Tebliğ ile 2006/1 sayılı Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2/4/2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı:2006/1)'in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez." hükmü gereği ticari nitelikteki kredili mevduat hesabında 5464 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereği kredi kartları için 3 ayda bir belirlenen azami akdi ve gecikme faiz oranları üzerinde temerrüd faizi oranının uygulanamayacağı, bilirkişi tarafından dava konusu kredi dönemi için geçerli olan TCMB tarafından dönemler itibariyle yayımlanmış faiz oranlarının dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın 5464 sayılı Kanuna ve TCMB tebliğ ve duyurularına uygun olduğu, ihtarname masrafına ilişkin makbuzun davacı vekili tarafından dosyaya sunulmadığı da anlaşıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.