T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2160 Esas
KARAR NO : 2026/967 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/243 Esas - 2023/619 Karar
TARİHİ: 04/07/2023
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 05.11.2021 tarihinde 2. El olarak davalıdan satın alınmış olan ... plaka sayılı 2015 model K2 tipi ...marka model aracın İstanbul Kadıköy 22. Noterliğinin ... yevmiye no.lu satış sözleşmesi ile satın alınmış olduğu,söz konusu araca yönelik satış öncesi hiçbir hasarının olmadığının tramer sorgulamasından öğrenilmiş olduğu için ekspertiz yapılmadan satın alınması sonrasında aracın ön kısımlarından ses gelmesi nedeni ile bakıma götürüldüğünde aracın ön kısımlarında çarpmaya bağlı motor korumasının hasarlı olduğu, radar sensörünün çalışmadığı, buna bağlı bazı parçalarda hasar oluştuğu, ayrıca telefon şarj modülünün çalışmadığının görüldüğü, bu nedenle davalı şirkete onarım ve hasar bedellerinin tahsili için ihtarname gönderilmiş olduğunu, bu kapsamda onarım için davalı şirketin müvekkilini ... servisine yönlendirilmiş olduğunu ancak hiçbir işlem yapılmamış olduğunu, müvekkiline ... uygulamasından gönderilmiş olan 01.09.2021 tarihli Eksper Raporunda aracın Motor Alt Muhafaza ve alt bakalitlerinin kırık olduğu, direksiyon yağ borusunda kaçak olduğu, ön tampon traversinin sökülüp takılmış olduğu yönünde tespitin bulunduğu, bu kapsamda davalı şirkete ihtarname gönderilmiş olduğunu ancak sonuç alınmadığını, bu kapsamda müvekkili tarafından 26.199,54 TL ve 293.820,01 TL ödeme yapılmış olduğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla parça değişimi, tamir ve işçilik bedeline yönelik şimdilik 1.000,00 TL ödemenin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı definde bulunduklarını, söz konusu zararın tamamen davacının kusurundan kaynaklanmış olduğunu, her ne kadar ihtarname ile durum müvekkiline bildirilmiş olsa da bahsi geçen açık ayıplardan davacının haberinin olduğunu, ayrıca motor aksamında sorun olduğu belirtilmesine rağmen araç kullanılmaya devam edilmiş olduğunu, ayrıca satış aşamasında müvekkili tarafından 01.09.2021 tarihli ekspertizin yaptırılarak davacı ile paylaşılmış olduğunu, söz konusu araca yönelik yapılan görüşmelerde aracın 170-180 km hız ile seyir halinde iken otomatik vitesten manuele geçiş aşamasında meydana gelmiş olduğunun öğrenilmiş olduğunu, hasarı ve ayıbı kabul etmemekle birlikte onarım bedelinin çok fahiş olduğunu, hasarın bu kadar büyümesinde davacının kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 04/07/2023 tarih ve 2022/243 Esas - 2023/619 Karar sayılı kararında;
".......Dava konusu ... plaka sayılı 2015 model K2 tipi ...marka model 2. el aracın Kadıköy 22. Noterliğinin 05.11.2021 tarih ve ... yevmiye no.lu Araç Satış Sözleşmesi ile 1.870,000,00 TL bedel ile davalı tarafından davacıya satılmış olduğu, davacının aracın ayıplı satış iddiasına dayalı olarak yaptığı masrafların tahsili talep ettiği, denetlenebilir bilirkişi raporuna göre araçta ortaya çıkan arızaların davacının kullanımında iken kullanıcı hatasından kaynaklı olmasının mümkün olmadığı bu kapsamda dava konusu aracın Gizli Ayıplı Mal olarak değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu araçta bu kapsamda davacı tarafından bakım ve onarıma yönelik 2 (iki) adet fatura ile KDV ve işçilik dahil 26.199,54 TL + 293.820,01 TL = 320.019,55 TL hasar / arıza/ bakım / onarım / işçilik bedelinin aracın lüks segment araç olması ve parçalarının döviz bazında temin ve tedarik edildiği dikkate alındığında uygun olduğu ayıplı araç satışından satıcıların dolayısıyla davalının sorumlu olduğu davacının aracı satan davalıdan 320.019,55 TL bedelin tahsilini talep edebileceği,değerlendirilmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,
''Davanın KABULÜNE
1-320.019,55 TL'nin 1.000,00 TL'sine 25/03/2022 tarihinden, 319.019,55 TL'sinin ıslah tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ve davalı tarafın tacir oldukları ve davaya konu aracın müvekkil şirkette şirket yetkilileri tarafından şirket işlerinde ve şirketin temsili kullanım amacı ile alınmış olduğunu, yerel mahkeme tarafından asıl alacağa yasal faiz işletilmesi kararının açıkça yasaya ve teamüllere aykırı olduğunu, TTK 3 ve 19. maddelerine istinaden bir işletmeyi ilgilendiren tüm işlemler ve tüm fiillerin ticari iş sayılmakta olduğunu, şirket adına alınan ve şirket işlerinde kullanılan araç söz konusu olduğuna göre araç satış işleminin ticari iş olduğunun sabit olduğunu, mahkemece asıl alacağa işletilecek yasal faiz kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, kararın bu yönü ile kaldırılması ve işleyecek ticari faizi ile hüküm kurulması gerektiğini, söz konusu dava açılmadan önce davalı şirkete 15.11.20201 tarihli ihtar ile davalı şirkete aracın tamir ettirilmesi, aksi takdirde taraflarınca yapılan hasar onarım ve değişim bedellerinin tamamının davalı şirketten isteneceği tüm yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini, daha sonra 01.12.2021 tarihli ihtarname ile fatura bedellerinin ödenmesinin davalı tarafa ihtar edildiğini, davalı tarafından ödenmeyen fatura bedellerinin müvekkil tarafından 15.11.2021 tarihinde 26.199,54 TL ve 31.12.2021 tarihinde ise 293.820,01 TL olarak ödendiğini, ihtarname ile davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmesinin ihtar edilmiş olduğunu, faiz başlangıcının müvekkil tarafından davalının temerrüde dava öncesi düşürüldüğü gözetilerek yapılan ödeme tarihlerinden başlatılması gerektiğini, dava öncesinde davalı tarafa ihtarname çekilerek davalı temerrüde düşürüldüğünden 26.199,54 TL alacak yönünden 15.11.2021 tarihinden itibaren kalan 293.820,01 TL için ise 31.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiğini, belirtilen nedenle yerel mahkemece kurulan kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddiasının gerçeklikle bağdaşmadığını, hangi hasarın gizli ayıp olduğunun açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında motor aksamında ortaya çıkan hasarın nedeninin tam ve açık olarak izah edilmediğini, dosyaya sunulan raporların bu hali ile denetlenebilir olmadığını, yerel mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden usul ve yasaya aykırı olacak şekilde hüküm kurulduğunu, iddia edilen hasarın çok büyük kısmı olan motor aksamındaki arızanın sebeplerinin araştırılmadan, neden motorun değiştirilme gereği duyulduğunun tespiti yapılmadan müvekkil aleyhine bir tespitte bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ilk servis kontrollerinde motor arızasının tespit edilememesinin servisin ayıplı hizmeti olarak nitelendirildiğini, ancak ilk kontrolde motor hasarının olmadığı, iki kontrol arasında bu arızanın doğmuş olabilme ve bu nedenle ikinci kontrolde tespit edilmiş olma ihtimalinin göz ardı edildiğini, motor arızasının sebebinin de ortaya konulmadığı dikkate alındığında farazi olarak müvekkile kusur yüklenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer yandan sadece otomatik-manuel vites geçişleri yapıldığında bu ayıba sebebiyet veremeyeceği yönündeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca bilirkişinin her iki raporunda da aracın diğer aksamlarındaki değişmelerin sebebinin müvekkilin aracı hor kullanması olduğunu iddia ettiğini, bu ifadenin objektiflikten çok uzak olduğunu, müvekkilin aracı kullanmadan galerisinde satışa sunduğunu, bu nedenle müvekkilin aracı hor kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, teknik bilgisi olduğu için tespitlerine ihtiyaç duyulan bilirkişinin teknik bilgiden çok subjektif iddialara yer vermesi ve yerel mahkemece raporun bu hali ile hükme elverişli olduğu yönündeki tespitin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Hasar ve ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte; belirlenen onarım bedeli ve faturaların fahiş olduğunu, araçta sorun olduğunu anlamasına rağmen tamamen bozulana kadar kullanarak hasarın büyümesine neden olan davacının açıkça kusurlu ve sorumlu olduğunu, bu konuda da ayrıntılı rapor alınmadığını ve yüzeysel tespitler ile geçiştirildiğini, sonuç olarak ortaya çıkan zarar ile müvekkil şirket arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığını, zarara davacının kötü kullanımı ve dikkatsizliğinin neden olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, davacının 2.el olarak davalıdan satın aldığı araçta gizli ayıp bulunduğu iddiası ile hasar onarım giderlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu ... plaka sayılı, 2015 Model ... marka model aracın, Kadıköy 22. Noterliğinden düzenlenen 05.11.2021 tarih ve ... yevmiye no.lu Araç Satış Sözleşmesi ile 1.870,000,00 TL bedel ile davalı tarafından davacıya satılmış olduğu, sözleşmede;'' tarafların ekspertiz raporunun bulunmadığını, satışın yapılmasını, bu nedenle Noteri sorumlu tutmayacaklarını, taraflar aracın 51000 km'de olduğunu, ''beyan ve kabul ettikleri düzenlenmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen ... servisi ile ... Limited Şirketi unvanlı servisden dava konusu araca ilişkin tüm servis kayıtlarının gönderilmesi için müzekkere yazıldığı, müzekkerelere cevap verilmediği, davacı tarafça ibraz edilen ... servis kayıtlarına göre dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı,kök rapordan sonra dava dilekçesinde belirtilen davalı tarafça satış tarihinden önce aldırılan 01.09.2021 tarihli ekspertiz raporunun davalı tarafça dosyaya ibraz edildiği, davalı tarafın kök rapora itiraz etmesi üzerine bilirkişiden ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmasıdır. Satıcı, bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi sorumludur. 222. maddesi uyarınca satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı alıcının yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmiş ise sorumludur. Kanunun 227. maddesinde, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini seçebileceği ve alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu genel açıklamalardan sonra yeniden somut olaya dönüldüğünde; bilirkişi raporunda motor aksamında ortaya çıkan hasarın nedeninin tam ve açık olarak izah edilmediği, kök rapordan sonra dosyaya sunulan 01.09.2021 tarihli ekspertiz raporunda değerlendirilmediği, davalı vekilinin kök rapora karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazların karşılanmadığı, bu hali ile bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, aracın tamirinin yapıldığı ilgili servisten araca ait tüm servis kayıtları, tutanakları ile davaya konu araca ait satıştan önceki döneme ait varsa servis kayıtlarının getirtilip dosya içerisindeki araca ait fotoğraflar ve davalı tarafça dosyaya ibraz edilen exper raporu da inceletilmek ve gerektiğinde davaya konu araç üzerinde de inceleme yaptırılarak söz konusu hasarın, satıştan önce düzenlenen exper raporunda tespit edilip edilmediği, hasarın exper incelemesi ile tespit edilemeyen / edilmesi mümkün olmayan imalattan kaynaklı gizli bir ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, söz konusu hasarın aracın kullanımından mı kaynaklandığı yoksa imalattan kaynaklı gizli ayıptan mı olduğu, bu ayıbın giderilmesi için motorun tamamen değiştirilmesinin gerekip gerekmediği,exper raporundaki tesbitlerde gözetilerek hasarın belirtilen ayıplarla uyumlu olup olmadığı ve servis tarafından düzenlenen faturalarda yer alan kalemlerin gizli ayıptan kaynaklı hasar ile ilgili parça ve işçilik kalemleri olup olmadığı hususunda özellikle motor konusunda uzman makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetten davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçelerindeki itirazlarda değerlendirilerek denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerde değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında,
Davacı vekili dava dilekçesi ile, dava tarihinden önce davalı tarafa Ankara 40 Noterliğinden gönderilen ihtarlar ile tamir masraflarının talep edildiği belirtilerek temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tamir masraflarının tahsiline karar verilmesini talep ettiği halde mahkemece dava dilekçesinde belirtilen noter ihtarlarının tebliğ şerhli suretinin dosyaya ibrazı sağlanarak TBK. 117 madde uyarınca usulüne uygun temerrüt ihtarı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile dava tarihinden başlatılması yerinde görülmemiştir.
Dava, tacirler arası araç satışından kaynaklandığı ve nispi ticari dava olduğu, davacı dava dilekçesi ile ticari faiz talep ettiğini belirttiği halde mahkemece gerekçesi açıklanmaksızın yasal faize hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalının istinaf başvurularının KABULÜ ile;
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/07/2023 Tarih ve 2022/243 Esas - 2023/619 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.