T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2112 Esas
KARAR NO : 2026/948 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/376 Esas - 2023/915 Karar
TARİH: 26/09/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında yürütülen ticari faaliyetler neticesinde davalı/borçlu şirketten 14/02/2019 tarih, 1.242,00-TL bedelli, 05/04/2019 tarih, 3.217,32-TL bedelli, 07/01/2019 tarih, 1.900,00-TL bedelli, 19/01/2019 tarih, 7.999,56-TL bedelli fatura, 30/04/2020 tarih, 3.240,00-TL bedelli fatura, 20/03/2019 tarih, 13.041,00-TL bedelli, 20/07/2020 tarih, 4.536,00-TL bedelli, 25/08/2020 tarih, 4.147,20-TL bedelli, 26/02/2019 tarih, 3.048,65-TL bedelli, 26/02/2019 tarih, 350,78-TL bedelli, 11/05/2019 tarih 200,88-TL bedelli, 07/08/2019 tarih, 1.501,20-TL bedelli, 31/10/2019 tarih, 4.158,00-TL bedelli, 08/11/2019 tarih 7.800,41-TL bedelli, 03/12/2019 tarih, 7.996,32-TL bedelli faturaların tahsil edilemediğini, davalı ile davacı şirket arasında mantı alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 64.380,12-TL bedelli borçların tahsili amacıyla Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan takipte ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı şirketin takibe itirazı sonucu takibin durduğunu, ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun davalı tarafça bugüne kadar ödenmediğini, davalının itirazına dayanak herhangi bir ödeme belgesini takip dosyasına sunmadığını, kredi kartı ile ödendiği iddia edilen borcun takibe konu borçlarla herhangi bir ilgisi olmadığını belirterek, Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin takip konusu faturalardan kaynaklı borcunun bulunmadığını, fatura bedellerinin kredi kartı üzerinden ödendiğini, takibe konu edilen fatura bedellerinin icra takibi ikamesinden önce ödendiğini, davacının fatura bedellerinin ödenmiş olması nedeniyle takip başlatmasının kötü niyetli tutum olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı lehine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih ve 2022/376 Esas - 2023/915 Karar sayılı kararında; davacının takibe konu ettiği faturaları tek tek belirttiği, davalının cevap dilekçesinde takibe konu tüm faturaları ödediğini iddia ederek ispat yükünü üzerine aldığı hususları ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu ... nolu fatura , ... nolu fatura ve ... nolu faturanın davacının defter ve belgelerinde yer almadığı ve işbu faturaların ödendiği dair iddianın davalı tarafından ispata muhtaç olduğu, davalının faturaların ödendiği iddiasını ispat edemediği, delilleri arasında yemin delilinin de bulunmadığı görülmekle, davanın bu faturalar yönüyle kabulüne karar vermek gerektiği, gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile ... nolu fatura bedeli 13.041,00 TL, ... nolu fatura bedeli 4.536,00TL ve ... nolu fatura bedeli 4.147,20 TL olamk üzere toplam 21.724,20-TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu oluşturan faturaların; 14/02/2019 tarihli 1.242,00 TL bedelli, 05/04/2019 tarihli 3.217,32 TL bedelli, 07/01/2019 tarihli 1.900,00 TL bedelli, 19/01/2019 tarihli 7.999,56 TL bedelli, 30/04/2020 tarihli 3.240,00 TL bedelli, 20/03/2019 tarihli 13.041,00 TL bedelli, 20/07/2020 tarihli 4.536,00 TL bedelli, 25/08/2020 tarihli 4.147,20 TL bedelli, 26/02/2019 tarihli 3.048,65 TL bedelli, 26/02/2019 tarihli 350,78 TL bedelli, 11/05/2019 tarihli 200,88 TL bedelli, 07/08/2019 tarihli 1.501,20 TL bedelli, 31/10/2019 tarihli 4.158,00 TL bedelli, 08/11/2019 tarihli 7.800,41 TL bedelli, 03/12/2019 tarihli 7.996,32 TL bedelli faturalar olduklarını,
Dosyaya mübrez 12/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun değerlendirme bölümünün 15. sayfasında belirtilen, davacının davalıdan alacağının olmadığına dair tespitin haksız olduğunu, davacı tarafından ilgili faturalar üzerinde kredi kartı ibaresinin sehven düşürüldüğünü, herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu faturaların davalı tarafından teslim alındığının ikrar ile sabit olduğunu, e-fatura zorunlu olmayan dönemde düzenlenen eski defter faturalarının malın teslimi ile beraber davalı şirkete teslim edildiğini; ticari defterlere bu faturaların işlenmemesinin sorumluluğunun davalı şirkete ait olduğunu; davalının cevap dilekçesindeki ödeme savunması ile de davalı tarafça faturaların teslim alındığının anlaşıldığını, ödeme yaptığını iddia eden davalının ispat yükü altında olduğunu, ancak ödeme yaptığını ispat edemediğini, hiç bir delil sunamadığını, davalının faturaların kredi kartı ile pos cihazı üzerinden ödeneceğini beyan etmesi nedeniyle, davacının faturaları düzenlediği dönemde faturalara kredi kartı ibaresini düşürdüğünü, ancak pos cihazı ile ödeme alınmak istendiğinde, davalının sunduğu kredi kartındaki bakiyenin yetersiz olduğunu, bu nedenle ödeme yapılamadığını, davalı şirket yetkilisine olan güven duygusundan dolayı faturaların değiştirilmediğini; davalının iddiasını asla kabul etmemek ile birlikte ödeme yaptığı bir an olsun düşünüldüğünde dahi, ödemeyi neden delillendiremediğinin anlaşılamadığını, nitekim bilirkişi raporunda davalı tarafın ödeme yaptığını iddia ettiği kredi kartları hesap ekstrelerinde, davacı şirkete yapılan hiç bir ödeme olmadığının tespit edildiğini, davalının cevap dilekçesinde takip konusu fatura bedellerinin ...'e ait ... Bankası'nın ... numaralı, ...'ın ... numaralı, ... Bankası'nın ... numaralı ve ... ...'ın ... numaralı kredi kartları ile takipten önce ödendiğini iddia ettiğini, bu kartların ekstrelerinde ise herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığını, bilirkişinin raporda bu durumu tespit etmesine rağmen, davalının davacıya borcu bulunmadığı sonucuna ulaşmasının çelişki olduğunu, mahkemece çelişkili rapor dayalı hüküm kurulduğunu,
İleri sürerek, izah edilen ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle; ilk derece mahkemesinin kısmen red kararının, davalı lehine kısmen reddedilen kısım üzerinden belirlenen vekalet ücreti kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde detaylıca belirtildiği üzere davacı tarafça icra takibine konu edilen fatura bedellerinin, müvekkili şirket tarafından icra takibi ikamesinden önce ödendiğini; bilirkişi raporunda, davacı tarafından sunulan görüntülerde dahi ... no.lu fatura bedeli 13.041,00.-TL, ... no.lu fatura bedeli 4.536,00.-TL ve ... no.lu fatura bedeli 4.147,20.-TL dışındaki diğer tüm faturaların kredi kartıyla ödenmiş kapalı faturalar olduğunun görüldüğünün, vurgulandığını, bilirkişi raporunda yine, ... no.lu 13.041,00.-TL bedelli, ... no.lu 4.536,00.-TL bedelli ve ... no.lu 4.147,20.-TL bedelli faturaların davalı şirkete gönderildiğine dair hiçbir belge yer almaması itibariyle cari hesaptan çıkarılması gerektiğinin ve buna göre davalı şirketin davalı şirkete borcu bulunmadığının belirtildiğini, mahkemece gerekçeli kararda, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapor doğrultusunda karar verildiği belirtilmesine rağmen, rapordaki ... no.lu 13.041,00.-TL bedelli, ... no.lu 4.536,00.-TL bedelli ve ... no.lu 4.147,20.-TL bedelli faturaların davalı şirkete gönderilmediği ve cari hesaptan çıkarılması gerektiği yönündeki değerlendirmenin görmezden gelinmesinin açık çelişki olduğunu,
Ayrıca 20.03.2019 tarihli ve ... no.lu faturanın davalı ... Limited Şirketi’ne değil dava dışı ... Limited Şirketi’ne kesilmiş bir fatura olduğunu, davalı şirketin vergi numarasının ... olduğunu; ancak 20.03.2019 tarihli ve ... no.lu faturada da görüldüğü üzere faturanın tanzim olunduğu şirketin vergi numarasının ... olduğunu; farklı tüzel kişiliğe sahip bir sermaye şirketine kesilmiş faturanın ödeme yükümlülüğünün davalı şirkete yüklenemeyeceğini,
Geriye kalan ... no.lu 4.536,00.-TL ve ... no.lu 4.147,20.-TL tutarlı faturalar her ne kadar davalı şirkete iletilmemiş ve bu itibarla cari tablodan çıkarılması gereken faturalar olsalar da bu faturaların bedellerinin de daha önce davacı şirketin ... Bankası'na ait kredi kartlarından peşin ödendiğini ve kapalı fatura olarak göründüklerini, şirket adına olan kredi kart hesap dökümünün ... Bankası'ndan istendiğinde ödemenin gerçekleştiğinin görüleceğini,
İleri sürerek, izah olunan nedenlerle, tehiri icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine, yargılama masraf ve giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim olduğu belirtilen 15 adet satış faturasına dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece, dava konusu faturaların tanzim tarihlerine göre taraf şirketlerin 2019 ve 2020 yılına ait ba-bs formları, takip dosyası, takip dayanağı faturalar, cevap dilekçesinde bildirilen kredi kartı hesap ekstreleri dosya arasına alınmış, taraf şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve istinafa konu karar verilmiştir.
Dosya içeriği belgelere göre; takip dayanağı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadıkları; bu faturalardan ... numaralı ve 13.041,00-TL (KDV hariç 12.075,00-TL) bedelli açık faturanın davalı şirket adına değil, dava dışı ... Limited Şirketi adına kesildiği, anılan şirketin vergi kimlik numarasının farklı olduğu, nitekim davacının anılan faturayı 2019 yılı BA formu ile dava dışı ... Şirketi'ne alım olarak beyan ettiği, ... numaralı 3.217,32-TL bedelli faturanın da dava dışı dava dışı ... Limited Şirketi adına kesilmiş olduğu, anılan faturanın davacı defterlerindeki davalı açık hesabında da kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Davalı adına tanzim edilmemiş bu iki fatura dan doğduğu iddia olunan alacak davalıdan talep edilemez. Davalının bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Yine takip dayanağı faturalardan ... numaralı 30/04/2020 tarihli 3.240,00 TL bedelli faturanın davacının kendi defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, fatura muhtevasının davalıya teslim edildiğinin de ispatlanamadığı anlaşıldığından, bu fatura bedelinden de davalı sorumlu tutulamaz. Takip dayanağı faturalardan davacı defterlerinde kayıtlı olan ... numaralı, 20/07/2020 tarihli 4.356,00-TL bedelli ve ... numaralı, 25/08/2020 tarihli 4.147,20-TL bedelli açık faturalar oldukları, anılan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadıkları, ancak davalının bu faturalara konu ürünlerin teslim alındığını kabul ederek bedelinin ödendiğini savunduğu, bu durumda bu iki fatura bedelinin ödendiğini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu; ancak ispata elverişli delil sunulamadığı anlaşılmıştır. Davalının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İçeriği açıklanan bu beş fatura haricinde takibe konu edilen diğer on faturanın tamamının alt kısmında "..." ibaresi ve imza bulunduğu görülmüştür. Davacı bu kayıtların varlığına itiraz etmemiş olup, davalı ile kredi kartıya ödeme hususunda anlaşıldığını, ancak davalının kredi kartlarından bakiye yetersizliği nedeniyle çekim yapılamadığını, davalıya olan güven nedeniyle faturaların değiştirilmediğini beyan etmiştir. Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2017/5197 esas, 2018/5724 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; faturanın alt kısmında imza bulunması, kaşe bulunmasa dahi faturanın kapalılık özelliğini etkilemez. Kapalı fatura, fatura bedellerinin ödenmiş olduğuna karine teşkil eder ve karinenin aksini yazılı delil ile ispat yükü fatura nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden tarafa aittir. Somut olayda da, davacı takip konusu faturalardan kapalı fatura niteliğini haiz 10 adedinin bedellerinin ödenmediğini yazılı delille ispat yükü altında olup, karinenin aksini ispata elverişli delil sunamamıştır. Davacının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece davanın ... numaralı, 4.356,00-TL bedelli ve ... numaralı 4.147,20-TL bedelli faturaların toplam tutarı olan 8.503,20-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalı adına düzenlenmemiş ... numaralı 13.041,00-TL bedelli fatura tutarı yönünden de talebin kabulü isabetsiz olmuştur. Ne varki toplanacak başkaca delil ve yapılacak tahkikat işlemi bulunmaması karşısında, bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir.
Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulü ile davalının Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibine vaki itirazının 8.503,20-TL asıl alacak yönünden iptaline, davalının hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih ve 2022/376 Esas 2023/915 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibine vaki itirazının 8.503,20-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin bu tutar yönünden takipteki diğer koşullarla devamına, fazla istemin reddine,
4-Davalının hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında 1.700,64-TL inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak yatırılan 708,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,35-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 708,65-TL peşin harç, 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 789,35-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 2.152,50-TL yargılama giderinden kabul oranına (%13) göre hesaplanan 279,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Arabulucuk Bürosunun sarf kararı ile arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL yargılama giderinden kabul oranına (%13) göre hesaplanan 171,60-TL'nin davalıdan alınarak, red oranına (%87) göre hesaplanan 1.148,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 8.503,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
13-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
14-Davalı tarafından yatırılan karar harçlarının talep halinde davalıya iadesine,
15-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
16-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma ve 179,00-TL istinafa gidiş-dönüş masrafı toplamı olan 917,00-TL harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
17-Bakiye gider avansı olduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
18-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/05/2026 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.