T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2001 Esas
KARAR NO : 2026/1016 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2021/716 Esas- 2023/728 Karar
TARİH: 20/06/2023
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan Sigortalı .... A.Ş. ‘ye ait Muhtelif ... cinsi emtiaların, borçluların sorumluluğunda Karayolu ile Krotoszyn/Polonya’dan, İzmir/Türkiye’ye nakliyesi esnasında emtiaların hasara uğradığını, nakliye işleminin davalılar tarafından gerçekleştirildiğini, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak 61.802,41 TL sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri ile ibraname ve 17.12.2019 Tarihli Banka ödeme dekontu halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK ve ilgili konvansiyon hükümleri ile davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalılara müracaatta bulunulduğunu, ancak sonuç alınamadığını, emtiaların, 2 No'lu davalıya ait ...Plakalı TIR ile Polonya'dan İzmir'e nakliyesi esnasında araç içerisinde taşıma sırasında paletlerin kayarak emtianın hasara uğradığı tespit edildiğini, emtiaların İzmir'de alıcı firmaya vardığını, tahliye öncesi yapılan kontrollerde emtiada hasar oluştuğunun görüldüğünü ve hasara ilişin olarak 26.06.2019 tarihinde ekli ... üzerine hasar notu düşüldüğünü, hasarın taşıma esnasında emtianın davalının sorumluluğunda nakliye esnasında meydana geldiği eksperlerce tespit edildiğini, dava konusu icra takibi T.C. Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile 16.06.2020 tarihinde başlatılmış olup alacağının tazminini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Hizm. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Sigortalısı şirket ....A.Ş.ne ait ... cinsi emtianın, müvekkili şirket ... Ticaret A.Ş.'nin asıl taşıyan, .... Ltd. Şti. ise fiili taşıyan olduğu bir uluslararası kara yolu taşıması organizasyonu ile Polonya'dan Türkiye’ye nakliyesi ve bu nakliye sonucunda meydana gelen hasar sonucu açılan dava, hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacı tarafça iddia edildiği üzere, taşıma esnasında hasarlandığından bahisle ikame edilen işbu dava kapsamında, yükü ambalajlayan, yükü konteyner içerisine bilfiil yükleyen, istifleyen ve kapatarak mühürlü bir şekilde taşıyıcıya teslim eden, yükleyici, gönderen şirket olduğunu, malların hasara uğramasının nedeninin yanlış istifleme ve ambalajlama hatası olduğu ekspertiz raporu ile sabit olup ... Konvansiyonunun anılan 17. Maddesi 4-b ve 4-c bendi uyarınca söz konusu zarardan müvekkili şirket'in sorumlu olduğu iddiasının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sınırlı sorumluluk prensibi gereği, davacı talebi her halükarda fahiş ve haksız olup, bu prensip dahilinde yapılacak değerlendirme ve hesaplama dışında kalan davacı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. Vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu uyuşmazlığın, müvekkili ... Limited Şirketi'nin üst nakliyeci... A.Ş. aracılığı ile yaptığı taşıma işi sırasında taşıma konusu malların uğradığı hasara ilişkin olduğunu, her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından söz konusu taşınan malların hasarı nedeniyle sigortalısı .... A.ş'ye ödenen poliçe tutarından müvekkili Şirket'in sorumluluğu bulunduğu iddiası ile huzurdaki dava ikame olunmuş ise de, müvekkili şirket'in dava konusu zarardan hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, taşıma konusu malların kendi niteliğine uygun olarak zıya ve hasardan korunacak şekilde ambalajlanması ve istiflenmesi, ... Konvansiyonu'nun 10. Madde hükmü ve Türk Ticaret Kanunu'nun 862. Madde hükmü uyarınca gönderici'nin sorumluluğunda olduğunu, söz konusu hasarların meydana gelmesi, dava konusu malların yetersiz ambalajlanması, yanlış istiflenmesi ve yol koşullarına göre hazırlanmamış olmasından kaynaklanmakta ve bu nedenle dava konusu zararların meydana gelmesinde asli kusurlunun gönderici firma olan .... firması olduğunu, işbu sebeple davacı tarafça müvekkili Şirket'e herhangi bir rücu talebinde bulunulması olanaksız olup huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 20/06/2023 tarih ve 2021/716 Esas- 2023/728 Karar sayılı kararında;
".....İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları içeriğine göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... ...A.Ş. 'nin, Muhtelif ... cinsi emtialarının davalıların sorumluluğunda Karayolu ile Krotoszyn/Polonya’dan, İzmir/Türkiye’ye nakliyesi esnasında emtiaların hasara uğraması ve nakliye işleminin davalılar tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalılardan rücuen tazmini kapsamında, sözleşmenin tarafı olan akdi taşıyıcı davalı ... Ticaret A.Ş. İle fiili taşıyıcı ... Ltd.Şti. tarafından yapıldığı anlaşılmış olup, davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, ürünlerde yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği bu doğrultuda ... Konvensiyonu 17/1 gereği sorumlu oldukları, dava dışı sigortalının da ürünlerin araca yüklenmesi sırasında istifleme hatası yapılması ve ürünlerin sabitlenmeden yüklenmesi istifleme sebebiyle müterafik kusurlu olduğu, hasar ihbarının ... Konvensiyonuna göre süresinde yapıldığı, davacının, kusur oranları kapsamında davalılara ödediği bedeli rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 17/12/2019 tarihinde hesap edilen 61.802,41 TL nin ödendiği, Dosyadaki mevcut ekspertiz raporları ve diğer delillerin değerlendirilmesinde hasarın meydana gelmesinde ambalaj yetersizliği, yükleme, istifleme ve sabitleme kusurlarının etkili olduğundan bahisle dava dışı sigortalıların %70 ve davalıların %30 kusurlu olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmakla, oluşan zarardan davalıların kusurları oranında sorumlu olduğu ve davalıların müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla, 18.540,72 TL bakımından itirazın iptali takibin devamı ile açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,
''1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın, 18.540,72 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,
2-Alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yükleme, istifleme ve sabitleme tamamen davalıların sorumluluğunda kaldığını ve davalıların bunu hatalı yaparak emtianın zayi olmasına sebep olduklarını, bu hususlar göz önünde tutulmaksızın sigortalıya kusur izafe edilmesinin hukuka uyar nitelikte olmadığını, üstelik %70 olarak belirlenen kusur oranının hiçbir gerekçesi ve izahı olmadığını, bilirkişi raporunda da bu doğrultuda; emtiada meydana gelen hasarın paketleme ve paketlemesinde teknik sorun görünmediği, hasarın oluşmasında paletlerin hatalı yüklenmesi, istiflemenin yanlış yapılması, dorse içine paletlerin sabitlemesinin yapılmaması nedeniyle (diğer bir deyişle, araç içi emniyete almada eksiklik), oluşan hasarın dorse/konteyner içindeki yüklerin birbirine sürtünmesinden kaynaklandığı, ambalajda sorun olmamasına rağmen hiçbir gerekçe olmaksızın bu sebeple de sigortalıya kusur izafe edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda: "Emtiada meydana gelen hasarın paketleme ve paletlemesinde teknik sorun görünmediği" şeklinde kanaat belirtildiğini ve ambalajda bir sorun olmadığının tespit edildiğini, buna rağmen yerel mahkeme gerekçesinde, ambalaj eksikliği ve yükleme hatası gibi sebeplerle sigortalıya %70 kusur izafe ettiğini, ambalaj eksikliği olmamasına rağmen böyle bir gerekçe kurulurken hangi veriye dayanılarak karara çıkıldığının da belirsiz olduğunu, bu hususun, mahkemenin eksik inceleme yaparak hüküm kurduğunun bir göstergesi olduğunu, yine aynı bilirkişi raporunda, hasarın hatalı yükleme istif nedeniyle meydana geldiği belirtildiğini; ancak bu sabitlemeyi yapan, yapması gereken tarafın taşıyıcı olduğunu nedense belirtmediğini, bilirkişi raporunun bu noktada objektifliğini yitirdiğini, yerel mahkeme de hiçbir ek araştırmaya girmeksizin, şoförün yükleme yaptığı yönündeki açık beyanını dikkate almaksızın sigortalıya kusur izafe ettiğini, yerel mahkemenin bu raporu esas alırken çok önemli bir konuyu incelemediğini, taşımadaki taşıma ve yükleme sorumluluğunun kimde olduğu, bu konudaki itirazlarına rağmen hiç araştırılmadığını, taşıyıcı tarafın bu olayda tam kusurlu olduğunu, böyle bir durumda sorumluluğun tamamen davalılarda olması gerekirken, hiçbir standart, hukuki saptama olmaksızın sorumluluğun %30 davalı tarafa verilmesi, %70 sigortalıya vermesinin usulsüz bir saptama olduğunu, (Y. 11. HD. E. 2012/17577 K. 2013/18544 T. 23.10.2013 ), Y. 11. HD. E. 2012/17577 K. 2013/18544 T. 23.10.2013; kararında, yüklemenin sigortalı tarafından yapıldığı halde dahi taşıyıcının aracın ve yükün güvenli taşınması için gereken tüm önlemleri almamasının somut olay bakımından tam kusur oluşturacağının belirtildiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişilerce değerlendirilen müterafik kusur uygulama alanı bulamayacağını, bilirkişilerce yapılan müterafik kusur tespitinin tarafınca kabul edilemez nitelikte olduğunu, hasarın davalıların sorumluluğunda gerçekleştiği tespit edildiğini ve hasarın nakliye esnasındaki yükleme istifleme nedeniyle olduğu bilirkişilerce ifade edildiğini, bu durumda sorumluluğun davalıların üzerinde olduğunu, davalıların hem nezaret yükümlülüğü, hem ... belgesine bu konuda bir çekince koymamaları hem de yük hususunda herhangi bir uyarı yapılmaması ve hasarın oluşumu göz önüne alındığında kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, taşınan emtia doğal niteliğine uygun olarak, gereği gibi ambalajlandığını, bu husus uzman eksperlerce düzenlenen raporda da tespit edildiğini, ilgili madde gereği taşıyıcının yükün ambalajı istifi veya taşıma senedinde yer alan kayıtları hususunda ilişkin bir çekincesi var ise bunu yazılı olarak belirtmesi gerektiği açıkça hüküm altına alındığını, dosyada ise davalı taşıyıcının yüke, ambalaja veya başkaca bir hususa ilişkin çekincesinin yer aldığı hiçbir yazılı belge veya beyan olmadığını, bu hususun da ... madde 9 gereği davalı taşıyıcı firmanın yükü eksiksiz ve sağlam durumda aldığına karine teşkil ettiğini, davalı, malları sağlam ve eksiksiz bir vaziyette teslim aldığını, emtiaların araca yüklendikten sonra bütün sorumluluğun taşıyıcı tarafa ait olduğunu, taşıyıcının yüke özen borcu bulunmadığını, malların istifi, kontrolü ve taşınması ve araç içi emniyete alınması davalının sorumluluğunda olduğunu, davalı tarafın taşma işi ile uğraşan bir ticari işletme olduğunu, ticari hayata ilişkin kuralları düzenleyen Türk Ticaret Kanununun 18. maddesine göre her tacir ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, basiretli bir taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlamasının yeterli olmadığını, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekeceğini, aksi halde hasardan sorumlu olacağını, bir an için müterafik kusur olması kabul edilse dahi, böyle bir durumda kusur oranı eşit olarak belirlenmesi gerekirken %30 ve %70 şeklinde belirlenmesinin eksik incelemenin bir sonucu olduğunu, (Y. 11. HD. E. 2015/7457 K. 2016/2437 T. 7.3.2016), icra inkar tazminatı yönünden gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu, Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin hükümde reddine karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşıma konusu emtiaların hasara uğramasının müvekkilin sorumluluğunda olmayan hatalardan kaynaklandığını, bu hususun bilirkişi raporu ile "......taşınan dava konusu emtia malzemedeki hasarın taşıma sırasında, ancak dorse/konteyner içine yükleme-istifleme-sabitleme`den kaynaklandığı........." tespit edildiğini, taşıma konusu malların kendi niteliğine uygun olarak zıya ve hasardan korunacak şekilde ambalajlanması ve istiflenmesi, ... Konvansiyonu'nun 10. Madde hükmü ve Türk Ticaret Kanunu'nun 862. Madde hükmü uyarınca göndericinin sorumluluğunda olduğunu, bununla beraber ... Konvansiyonu'nun 17. Maddesi'nin 4-b bendi uyarınca "Ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması" ve 4-c bendi uyarınca "Yükleme, istifleme ve boşaltmanın gönderen/gönderilen veya bunlar adına hareket eden kişilerce yapılması" halinde bunlardan kaynaklı olarak meydana gelen hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmadığının hükme bağlandığını, dava konusu olayda da malların hasara uğramasının nedeninin yanlış istifleme ve ambalajlama hatası olduğu bilirkişi raporu ile sabit olup ... Konvansiyonunun anılan 17. Maddesi 4-b ve 4-c bendi uyarınca söz konusu zarardan müvekkil şirketin sorumlu olduğu iddiasının yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu nedenle davacı şirketin sigortalısına ödemiş olduğu tutar nedeniyle taşıyıcı konumunda olan müvekkil şirkete rücu etmesine olanak bulunmadığını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, T. 11.06.2012, E. 2011/3310 , K. 2012/10244,Yargıtay 11 HD. T. 19.01.2004, E. 2003/5444, K. 2004/399 ), ... Konvansiyonu 10. Maddesi uyarınca göndericinin ambalajlama sorumluluğunun istisnası olarak taşıyıcının gözetim yükümlülüğü ve ambalajı kontrol etme yükümlülüğü bulunsa da, davacı tarafın iddiasının aksine müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiğini, ... 17/4 maddesinin uygulanmasına bir engel bulunmadığını, Taşıma konusu olan "..." cinsi malların ambalajlanma ve paketlemesinin eşyaların niteliğine uygun olup olmadığının tamamen imalata ilişkin teknik bilgi gerektiren bir husus olduğunu, eğer ki taşıma konusu mallar korunması teknik bilgi gerektirmeyen ve herkesçe ambalajlanabilecek ürünler olsa idi (örn: meyve/sebze) paketlemenin malın niteliğine uygun olup olmadığının tespiti müvekkil şirketin kanaatine bırakılabilecek olsa da, söz konusu pistonların hangi şekilde ambalajlanması gerektiği bilgisi tamamen gönderici ve alıcı şirketin uzmanlık alanına giren bir bilgi olduğunu, söz konusu pistonların taşıma sonrası dahi kullanılamayacak durumda olduğu üçüncü bir göz tarafından anlaşılamamakta, zira gözle görünmeyen mikro çiziklerden kaynaklandığını, bu nedenle söz konusu ambalajlamanın malın niteliğine uygun olup olmadığının kontrolü ancak ve ancak gönderici ve alıcı şirket tarafından tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle söz konusu ambalajlama hatasından kaynaklanan hasarlar salt gönderici firmanın kusurunu oluşturmakta olan taşıyıcı konumunda bulunan müvekkil şirketin ne bütün ne de kısmi bir sorumluluğunu doğurabileceğini, bu savunmasının yerleşik içtihatlar ve doktrindeki hakim görüş tarafından da kabul edilldiğini, ambalajlama ve istif hatasının yalnızca ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolayca fark edilebilecek nitelikte olması durumunda taşıyıcının sorumluluğunun ortaya çıkacağı konusunda görüş birliği bulunduğunu; "Taşıyıcıdan hiçbir zaman bir uzman, eksper gibi eşyanın niteliği ve ambalajlanmanın gerekliliği ile şekli ve kapsamını değerlendirmesi beklenemez." (Prof. Dr. Arslan Kaya, Taşıyıcının Karayolu ile Eşya Taşımasına İlişkin Uluslararası Sözleşme'de Öngörülen Sorumluluğun Esasları (II) İÜHFM 1998, s.247) ;"Yükleme ve istif hatasının ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolayca fark edilebilecek olması durumunda taşıyıcının müterafik kusuru söz konusu olabilir." (Yargıtay 11.HD, T. 26.02.2008, E. 2007/902 E., K. 2008/2230) izah edildiği üzere dava konusu hasarlar, müvekkil şirketin sorumluluğu kapsamının dışında kaldığını, söz konusu hasarları meydana gelmesi, dava konusu malların yetersiz ambalajlanması, yanlış istiflenmesi ve yol koşullarına göre hazırlanmamış olmasından kaynaklandığını ve bu nedenle dava konusu zararların meydana gelmesinde asli kusurlunun gönderici firma olan .... firması olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Hizm. vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile açıkça "......Taşınan dava konusu emtia malzemedeki hasarın taşıma sırasında, ancak dorse/konteyner içine yükleme-istifleme-sabitleme`den kaynaklandığı........." tespit edildiğini, cevap dilekçesinde detaylıca açıklamaya çalıştığı üzere, yükü ambalajlayan, yükü konteyner içerisine bilfiil yükleyen, istifleyen ve kapatarak mühürlü bir şekilde taşıyıcıya teslim eden, yükleyicinin, gönderen şirket olduğunu, taşıma konusu malların kendi niteliğine uygun olarak zıya ve hasardan korunacak şekilde ambalajlanması ve istiflenmesi, ... Konvansiyonu'nun 10. Madde hükmü ve Türk Ticaret Kanunu'nun 862. Madde hükmü uyarınca göndericinin sorumluluğunda olduğunu, bu nedenlerle istifin taşıtan veya yükleten tarafından yapıldığı hallerde taşıyan istif kusurundan sorumlu olmayacağı gibi, istife nezaret borcunun ihlalinden doğan bir sorumluluğunun da söz konusu olmayacağını, doktrinde, yükleten tarafından istif edilip taşıyana tevdi edilmesi halinde, taşıyanın istif kusurundan sorumlu olmayacağının belirtildiğini, gerekçe olarak da, taşıyanın bu durumda istifin hatalı yapılmış olup olmadığını kontrol etme imkanının bulunmadığına işaret ettiğine zaten istifin yükleten tarafından yapılması halinde istifte kullanılan kişilerin, yükletene bağlı olduğunu, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere taşıma konusu olan "..." cinsi emtianın niteliği gereği ambalajlanma , paketleme ve istifleme işlemleri tamamen teknik bilgi gerektiren bir husus olduğunu, söz konusu pistonların hangi şekilde ambalajlanması gerektiği bilgisi tamamen gönderici ve alıcı şirketin uzmanlık alanına giren bir bilgi olduğunu, söz konusu pistonların taşıma sonrası dahi kullanılamayacak durumda olduğu üçüncü bir göz tarafından anlaşılamamakta, gözle görünmeyen mikro çiziklerden kaynaklandığını, huzurdaki somut olayda da malların hasara uğramasının nedeninin yanlış istifleme ve ambalajlama hatası olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu ... Konvansiyonunun anılan 17. Maddesi 4-b ve 4-c bendi uyarınca söz konusu zarardan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağı açık olmasına rağmen müvekkkiline kusur izafe edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davacı nezdinde Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı şirket tarafından ithal edilen emtianın davalılar tarafından uluslararası kara yolu ile taşınması sırasında hasara uğradığı iddiasıyla sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Taşımaya konu ... cinsi emtianın 1 numaralı akdi taşıyıcı ve 2 numaralı fiili taşıyıcı nezdinde Krotoszyn/Polanya'dan İzmir/Türkiye'ye taşınması sırasında hasarlandığı iddiasıyla iş bu davanın açılması ve her iki ülkenin ... Konvansiyonuna taraf olması sebebiyle iş bu uyuşmazlığa ... hükümleri uygulanmak suretiyle sonuca gidilecektir.
... nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. ...'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. ...’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. ...'nin 17/2 maddesinde, Yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmekle birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğu bulunmaktadır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve ...'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekir. Fark edebileceği durumlarda, hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan iki ekspertiz raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere taşımaya konu emtianın ... cinsi hassas bir emtia olduğu, ambalajlama/yükleme/istifleme/sabitlemenin dava dışı gönderici tarafından yapıldığı, söz konusu emtianın taşınmasında gönderici tarafından frigorik dorsenin tercih edildiği, bu dorsede sabitleme ve bağlama yapılmasının teknik olarak zor olduğu, ancak dorsede var ise spanzet veya stranga demirlerinin kullanılabileceği, emtianın ambalajlanmasında herhangi bir kusurun ve yetersizliğin bulunmadığı, emtianın palet üzerine konulduğu, paletlerin araç içerisinde ve iç kasaya bağlı olmadığı, paletlerin tek kat olarak kimi yerde iki sıra kimi yerde bir sıra halinde istiflendiği, paletler arasında araç içi boşluklar olduğu, bu boşlukların hava yastığı ile doldurulmadığı ve paletlerin desteklenmediği, paletlerin altına kaydırmaz slikon konulmadığı, ambalajların da palet üzerine sabitlenmediği ve bunun sonucu olarak taşıma sırasında paletlerin bir kısmının devrildiği, palet üzerinde bulunan emtiaların yerleştirildiği sepetatörlerin kayarak düştüğü ve hasarlandığı, yani hasarın yükleme/istifleme/sabitlemenin hatalı yapılmasından kaynaklandığı ve kusurun dava dışı gönderene ait olduğu açıktır. Bununla birlikte taşıyanın frigorik dorsede sabitleme ve bağlamanın teknik olarak mümkün olmadığını bildiği gözetilerek ve basit bir muayene ile fark edilecek olan paletler arasındaki boşlukların doldurulması, emtianın paletlere sabitlenmesi ve paletler altına kaydırmaz slikon konulması hususunda göndericiyi uyarması ve taşıma senedine çekince koyması gerekirken bu hususlara riayet etmediği ve nezaret yükümlülüğüne aykırı davrandığından müterafik kusuru bulunmaktadır. Bu sebeplerle davalılara kusur yüklenmesi ve hasarın meydana gelmesinde tarafların sorumlulukları ve oluş şekline göre taraflara yüklenen kusur oranları yerindedir. Dava konusu alacak miktarı ve tarafların kusur oranları yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Mahkemece gerekçeli kararda aksinin kabul edilmesi, gerekçedeki kabulün aksine hükümde icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması, yine emtianın niteliğine göre ambalajlanmasında herhangi bir yetersizlik bulunmamasına rağmen aksinin kabulü, 1 numaralı davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebi hakkında olumlu/olumsuz karar verilmemesi isabetli olmamış, kararın gerekçesi Dairemizce düzeltilmiştir.
Sonuç olarak, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ve 2021/716 Esas-2023/728 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra takip dosyasındaki takibe yaptıkları itirazların kısmen iptali ile takibin 18.540,72 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte kaldığı yerden takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
-1 numaralı davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmaması sebebiyle reddine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
4-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 1.266,52 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 746,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 520,00 TL' nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 746,43 TL peşin harç ve 59,30 TL başvuru harcı toplamı olan 805,73 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 2.915,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 874,20 TL'sının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalılar tarafının yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davanın kabul/ ret oranına göre 395,86-TL'sinin davalılardan tahsili ile, 924,14-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 18.540,72 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen miktar ve tarifenin 13/3 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 18.540,72 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
11-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
13- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
14-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.266,52 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 316,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 949,89 TL'nin davalı ... Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
15-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.266,52 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 316,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 949,89 TL'nin davalı ... Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
16-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 380,00 TL posta/tebligat gideri olmak üzere; toplam 1.118,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
17-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
18-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.