T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2081 Esas
KARAR NO : 2026/1022 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
NUMARASI : 2021/486 Esas- 2023/373 Karar
TARİH: 10/10/2023
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 01.07.2021 tarihli borca itiraz dilekçesinde borçlunun ikametgahının Esenyurt / İstanbul olmasından bahisle yetki itirazında bulunduğunu, bununla birlikte 6098 sayılı TBK'nun 89. Maddesi gereği para borcu görülecek borçlardan olduğunu, İstanbul 12. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe ilişkin borçlu tarafından yapılan yetki itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibe konu faturaya itiraz edilmiş olması hiçbir surette borçlunun herhangi bir borcunun bulunmadığı anlamına gelmediğini, davaya konu taşıma sözleşmesi ifa edilirken boşaltma limanında gönderilen tarafından yükün geç teslim alınması sebebiyle fiili taşıyanın ... alacağı meydana geldiğini, oluşan ... tutarı akdi taşıyan sıfatı ile davacı tarafından ödendiğini, akdi taşıyan sıfatı ile fiili taşıyana ödenen ... bedelinden yükün satıcısı ve aynı zamanda taşıtan sıfatını haiz davalı sorumlu olduğundan davacının davalı/borçluya rücu imkanı bulunduğunu, davacının fiili taşıyana yapılan ödeme dolayısıyla zarara uğradığı ise sabit olduğunu, davacı tarafından davalıya kesilen ... numaralı faturaya konu 3.148,50 GBP bedelin taşıtan tarafından ödenmesi gerektiğini, ... tarifesi fiili taşıyan tarifesine uygun olarak belirlendiğinden ve davacının ödemesine dayanak da işbu tarife olduğundan ... tarifesinin fiili taşıyan ... şirketinden celbini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile, İstanbul 12. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine Davalı yanca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ... tarifesi ve varış ihbarının fiili taşıyan ... ... ....'e izafeten acentesi ... A.Ş. İstanbul Şubesinden müzekkere edilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, itirazlı faturaya dayalı başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrine de yetki ve borç ile ferilerine itirazda bulunulduğunu, dava konusu takibe dayanak yapılan fatura konusu işleme ve borca davalı tarafından itiraz edildiğini, somut olayda bir alacak borç ilişkisinden bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının öncelikle alacağını ispat etmesi gerektiğini, yetkinin söz konusu olduğu somut olayda yetki itirazlarını yinelediklerini, dava konusu icra takibinde yetkili icra müdürlüğünün Büyükçekmece İcra Müdürlükleri ve itirazın iptali davasında Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmek suretiyle yetkili yargı birimlerine gönderilmesini talep ettiklerini, davalı tarafından gönderilen yüklerin alıcı tarafından teslim alınmaması üzerine davalının yüklerin geri çekilmesi talebinde bulunduğunu, davacı tarafça davalının yükleri geri çekme talebinin bir süre oyalandığını ve yerine getirilmediğini, alıcının malı çekmemesi üzerine davacının davalının malının geri çekilmesi talimatına aykırı olarak alıcı tarafla iletişime geçtiğini, malın teslimini gerçekleştirdiğini, teslim esnasında alıcı taraf ile ... bedelinde uzlaşma sağlandığını, davacının ... bedelini alıcı tarafın ödenmesinden sonra malları alıcı tarafa teslim ettiğini, ... bedelinin alıcı firma tarafından ödendiğini, icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 10/10/2023 tarih ve 2021/486 Esas- 2023/373 Karar sayılı kararında;"......Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir. Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur. Dosya kapsamında ise ... numaralı konteynerin alıcısı tarafından teslim alındığı hatta bir kısım ... bedellerinin de alıcı tarafından ödendiği sabittir. Davacı vekilinden, mahkememizin 17/03/2022 tarihli celse 8 numaralı ara kararı uyarınca davaya konu edilen bakiye bedelin alıcı tarafından neden ödenmediği hususunda açıklaması istenmiş olup, davacı vekili tarafından alıcı tarafından bir kısım ... bedelinin ödenmesi hususunun davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına dair beyanları sunulmuştur. Ancak 1203 ve TTK 1205 maddeleri dava konusu uyuşmazlığa uygulandığında, alıcısı tarafından teslim alındığı sabit olan ... numaralı konteyner ile ilgili olarak davalı taşıtanın sorumluluğu kalmadığı mahkemece kabul edilmiştir. TTK 205 maddesinin istisnası, bu hususta taşıtanın sorumluluğunun devam ettiğinin taraflar arasındaki taşıma sözlemesinde açıkça düzenlenmiş olmasıdır, davacı vekili tarafından da her ne kadar ... numaralı konşimentonun 14.8 maddesi gereği oluşan masrafların tacir tarafından ödeneceği düzenlemesi gereği davalının sorumluluğu bulunduğu belirtilmişse de; anılan madde incelendiğinde tacirin sorumluluğundan bahsedilmekte olup konşimento kayıtlarında tacir tanımının yapıldığı Tanımlar başlıklı bölümde tacir " göndereni, alıcıyı, işbu konşimentoya sahip olan eşyanın sahibini, malların alıcısını ve bu malların mülkiyetine sahip olan, sahip olma hak ve yetkisi verilmiş veya malların mülkiyeti üzerinde hak iddia eden herhangi bir kişiyi veya onun adına hareket eden herhangi bir kişi içerir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamda TTK 1205 maddesinin açık hükmüne karşılık davalının ... bedeli bakımından sorumluluğunun konşimento kayıtları gereği devam ettiğinden bahsedebilmek için, bu hususun açıkça konşimentoya derc edilmesi gerektiği, aksi halde tanımda belirtilen herhangi bir kişinin sorumlu olduğuna ilişkin kaydın kanunun açık hükmünü ortadan kaldırmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Konteyner demurajı TTK hükümleri arasında ayrıca düzenlenmemiş olup ... faturasının da verilen net bir hizmete ilişkin olarak düzenlendiğinden bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle dava konusu faturanın salt davalı tarafa ait ticari defterlerde kayıtlı olması nedeni ile davacının alacak hakkının sabit olduğundan bahsetmek de mümkün değildir. Dava konusu istem rücuen tahsil istemine ilişkin olup davalının rücu talebinde bulunması için hukuken ödenmesi lazım gelen bir bedeli davalı adına ödediğini ortaya koyması gerekmektedir. Ancak açıklandığı hali ile, davacı tarafından dava dışı ... firmasına yapılan ... ödemesi bakımından esasen TTK 1203 ve 1205 maddeleri gereği davalının sorumluluğu bulunmamaktadır..."gerekçesi ile,
''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının; sürastarya parasının alacaklısını ve borçlusunu sarih şekilde
tayin eden TTK 1171 lafzı ve uygulaması uyarınca, davalı tarafın davacı şirkete ... bedelini ödemesi gereğinin doğduğundan
isabetsiz olduğunu, gerek TTK’nın ilgili hükümleri, gerekse taşıma faaliyetinin tahtında gerçekleştirildiği navlun sözleşmesinin hükümleri
gereği müvekkil şirketin dava dışı fiili taşıyana ödediği bakiye ... bedelinin borçlusu davalı taraf olduğunu, ilgili taşıma faaliyeti ifa edilirken konteyner sahibi fiili taşıyanın ... alacağı, konteynerin gönderilen tarafından geç tesellüm edilmesinden kaynaklı ve geçerli olarak doğduğunu, taşıma faaliyetinin tahtında gerçekleştiği konişmento ve fiili taşıyanın konişmentolara uygulanacak ... tarifesine ilişkin atıfları ve serbest süreyi havi genel işlem şartları konişmentonun arkasında ekli olması suretiyle davalı tarafın bilgisi dahilinde olduğu gibi, ...Şirketi’nin internet sitesinde de mevcut olduğunu, taşıma faaliyetinin tahtında gerçekleştiği ... numaralı konişmento uyarınca; yükün boşaltma limanında indirilmesinin akabinde, 7 günlük bir serbest sürenin öngörüldüğünü, ilgili serbest sürenin geçmesinden sonra; konteyner sahibi tarafından tarifesi belirlenen ve konteyner sahibinin konteyneri tekrardan uluslararası ticaret dolaşımına sokamaması gerekçesiyle tahakkuk edecek “konteyner demurajı” işlemeye başlayacağını, huzurdaki istinaf incelemesinin konusu ... bedeli yükü havi konteynerin boşaltma limanındaki 7 günlük serbest süresinden sonra tahakkuk ettiğini, bu hususun dava dilekçesi kapsamında dosya muhtevasına sunulmuş varış ihbarnamesi, konişmento ve çevirileri ile taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde açıkça Anlaşılacağını, Mahkemece atıf yapılan TTK'nın 1203 ve 1205 maddesi hükümlerinin emredici nitelikte olmadığı, davalı tarafın taşıtanı; davalı şirketin akdi taşıyanı olduğu taşıma sözleşmesinin 14.8. maddesi uyarınca Tacir sıfatını haiz taraf; serbest zamanın sona ermesinden sonra konteynerin hala çekilmemiş olmasından kaynaklı olarak bekliyor bulunması neticesinde tahakkuk edecek ... bedelinden sorumlu tutulduğunu, her ne kadar yerel mahkeme tarafından ... bedelinden davalı tarafın sorumlu tutulduğunun açıkça belirtilmediğine ilişkin bir tespitte bulunulmuşsa da; bahse konu tespitin isabetsiz olduğunu, taşıma sözleşmesinin; navlun tanımı atfıyla 16.3. maddesi; Taşıtan ve dolayısıyla tacir sıfatını haiz davalının demurajdan sorumluluğunun açıkça belirtildiğini, taşıma sözleşmesinin tanımlar kısmında; navlun atfının demurajı da içerdiğinin açıkça belirtildiğini, ek olarak bahse konu 16.3. Madde; “Tacir olarak tanımlanan herkes, bütün navlunların ve ücretlerin Taşıyan’a ödenmesinden ve işbu belge hükümleri kapsamında bunların her birisi ile ilgili yükümlülüklerini yerie getirmesinden müştereken ve müteselsilen sorumludur.” hükmüne haiz olduğunu, yerel mahkemece verilen karar; ilgili taşıma sözleşmesi hükümlerinin TTK 1205 hükmüne istisna getirir nitelikte olmadığı bahsine yer vermişse de; yerel mahkemece değerlendirmede yalnızca 14.8. maddeye atıf yapıldığını, gönderilen ya da taşıtan olup olmadığı fark etmeksizin tacir sıfatını haiz tarafların tümünün taşıyana karşı ... bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna ilişkin istisnai hükme riayet edilmeksizin hüküm kurulduğunu, ... bedelinden sürastarya parasının borçlusunun taşıtan olduğuna ilişkin açıklamalarının saklı kalmak kaydıyla ve bunlara ek olarak taşıtanın, yük gönderilen tarafından teslim alınmış olsa da, müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı doktrin ve kanun uyarınca da kabul edildiğini, TTK 1205 lafzı uyarınca konteynerin teslimine kadar taşıtanın demurajdan sorumluluğu devam edeceği gibi; ilgili hükmün ikinci cümlesi uyarınca taşıtan, taşıyan aleyhine zenginleştiği noktada taşıyanın taşıtana rücu hakkının da doğduğunu, öncelikle müvekkil şirketin davalı taraf adına konteyner sahibi dava dışı fiili taşıyana ödeme yaptığı an; konteynerin alıcısı tarafından henüz tesellüm edilmemiş olması gerekçesiyle, gönderici ve taşıtan niteliğini haiz davalı ... bedelinden tarafın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı tarafın müvekkil şirkete olan fatura borcunu; müvekkil şirket ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi de ortaya koyduğunu, dosya kapsamına sunulan 14.07.2023 tarihli, uyuşmazlığa taraf şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesinin konu olduğu bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiğini; davalı tarafın müvekkil şirkete ilgili ... bedelinden kaynaklanan borcun halihazırda defterlere işlendiğini ve resmi geçerlilik kazandığını, davalı tarafça faturaya itiraz edildiği yerel mahkemede görülen yargılamanın dilekçeler teatisinde belirtilmişse de tarafınca daha önce de izah edildiği üzere, faturaya itiraz borcun varlığına halel getirmediğini, davalı tarafın ticari defterlerinde de davaya konu faturaya ilişkin borcun kayıtlı olduğu bilirkişi incelemesi ile sübut bulduğunu, davalı tarafın defter kayıtlarını müvekkil şirkete olan borcunun şirket ortaklarınca ödenmiş olduğu yönünde gerçeğe aykırı olarak düzenlemiş olsa da “borcun” ödendiğine ilişkin herhangi bir evrakın davalı tarafça dosya muhtevasına sunulamamış olduğunun bilirkişi incelemesi ile sabit olduğunu, davalı şirket ortaklarınca bir borç ödemesi mevzu bahis ise, bunu ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; ... ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta, davalının gönderici/taşıtan, davacının akdi taşıyıcı, dava dışı ... ... ...' nin fiili taşıyıcı olduğu emtia Ambarlı/İstanbul Limanı'ndan .../Birleşik Krallık Limanı'na uluslararası deniz yoluyla taşındığı, taşıma konusu konteynerin FOB teslim şekli prensibiyle, Ambarlı yükleme limanından ... tahliye limanına buradan da gönderilen Londra adresine (Kapıya Teslim) teslim edilecek şekilde organize edildiği ve konşimentonun bu şekilde düzenlendiği, yükün varış limanına 29/11/2020 tarihinde ulaştığı, fiili taşıyan tarafından dava dışı alıcı firmaya varış ihbarının yapılmasına rağmen yükün limandan serbest süreden sonra geç çekilmesi sebebiyle 06/12/2020-25/05/2021 tarihleri arasında konteyner demurajı ve masrafların oluştuğu, ... ücretinin bir kısmına ve masraflara ilişkin alıcı tarafından 8.000,00 GBP+vergilerin fiili taşıyana ödeme yapıldığı, alıcı tarafından bu miktarın üzerinde kalan ... ücretinin ödenmemesi sebebiyle indirimler sonrası kalan 3.148,50 GBP ... ücretinin fiili taşıyan tarafından akdi taşıyan olan davacıya yansıtıldığı ve davacı tarafından ödendiği, söz konusu ödemenin davacı tarafından düzenlenen 27/05/2021 tarihli fatura ile davalıya yansıtıldığı ve davalı tarafından ticari defterlerine davacı lehine alacak kaydının yapıldığı, sonrasında bu bedelin ortaklara borçlar hesabına virmanlandığı, ancak ortaklar tarafından bu bedelin ödendiğine dair dosyaya delil sunulmadığı, davalı tarafından da aksinin iddia edilmediği anlaşılmıştır.
TTK'nın 1203/1 maddesi "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmünü, yine 1205/1 maddesi "Eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203. maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir." hükmünü, 1237/2 maddesi "Taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır." hükmünü içermektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca, konteyner demurajı ücretinin kaynağı genelde konişmento veya taşıma sözleşmesidir. ... ücreti ödemekle yükümlü olanın sorumluluğunun öncelikle sözleşme veya konişmentoya göre belirlenmesi gerekir. Sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde ise piyasa rayiçlerine göre ... ücretlerinin tespiti gerekir (Yargıtay 11. HD'nin 2008/10839 Esas - 2010/2527 Karar, 08.03.2010 tarihli kararı; aynı Dairenin 2015/1669 Esas - 2016/481 Karar, 19.01.2016 tarihli kararı ve aynı Dairenin 2015/2967 Esas - 2015/8406 Karar sayılı kararı). Söz konusu hükümler ve içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu masraflardan emtiayı teslim alan alıcının sorumlu olabilmesi için TTK'nın 1203/1 maddesine göre ödemekle yetkili kılındığı ve yükümlü olduğu alacaklar ve masraflar olması gerekmektedir. Yani alıcının dava konusu masraflardan sorumlu olabilmesi için emtiayı teslim alması ve bu masraflardan sorumlu olduğuna dair şartın konşimentoda hüküm altına alınması gerekmektedir. Dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonın 14.8 maddesi "14.8. Taşyan, Konteynerlerin ve diğer ekipmanların Tarife uyarınca ve yerel ... acentesi tarafından Yükleme ve Boşaltma Limanlarında önerildiği şekilde kullanımı için bir serbest zaman süresi sağlar. Boş zaman, Konteyner ve diğer ekipmanların Tacir tarafından toplandığı veya Gemiden boşaltıldığı veya Teslim Yeri'ne olması gerektiği gibi teslim edildiği günden itibaren başlar. Yüklenici, Boşaltma Limanı veya Teslim Yeri'nde izin verilen serbest zamanın öncesinde veya sonunda Taşyan Konteyner ve diğer ekipman tarafından tayin edilen bir yere geri dönme yükümlülüğüne sahiptir. Surastarya, gündelik ve gözaltı ücretleri, daha sonra Tarife uyarınca tarh edilecek ve Tacir tarafından ödenecektir." hükmünü, yine 16.3 maddesi "Madde 1'de "Tacir" olarak tanımlanan herkes, bütün navlunların ve ücretlerin Taşıyana ödenmesinden ve işbu belge hükümleri kapsamında bunların her birisi ile ilgili yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü içermektedir. Konşimentonun 1. maddesinde Tacir: "göndereni, alıcıyı, işbu konşimentoya sahip olan eşyanın sahibini, malların alıcısını ve bu malların mülkiyetine sahip olan, sahip olma hak ve yetkisi verilmiş veya malların mülkiyeti üzerinde hak iddia eden herhangi bir kişiyi onun adına hareket eden herhangi bir kişiyi içerir." şeklinde tanımlanmıştır. Taraflar arasındaki navlun sözleşmesi mail üzerinden kurulmuş olup, mail yazışmalarında ... ücretinden davalı taşıtanın sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoda da açıkça gönderilenin ve gönderenin tek başına dava konusu ... ücretinden sorumlu olacaklarına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, müteselsilen sorumlu olacaklarının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. Bu hüküm uyarınca fiili taşıyan ile alıcı arasında yapılan anlaşmaya göre alıcı tarafından fiili taşıyana ... ücreti ve masraflara ilişkin 8.000 GBP+vergiler ödenmiştir. Alıcı bu ödeme ile ... ücretinden ve masraflardan kendisinin sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Fiili taşıyan da çekince koymadan alıcının ödediği bedeli kabul ederek konteynerini iade almıştır. Bundan sonra artık fiili taşıyanın daha fazla ... ücreti alacağı olduğundan bahisle akdi taşıyana rücu etmesi, akdi taşıyanında yaptığı hatır ödemesini taşıtana rücu etmesi yasal olarak mümkün değildir. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaya kep üzerinden itiraz edildiği, buna ilişkin belgenin dosyaya sunulduğu, davacı tarafından bu savunmaya ve belgeye itiraz edilmediği anlaşılmakla süresinde faturaya itiraz edilmesi sebebiyle söz konusu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olması tek başına alacak hakkı doğurmamaktadır. TTK'nın 1171 maddesinde düzenlenen sürastarya parası, taşıyanın gemiyi yükleme veya boşaltma limanında bir süre daha bekletmesinin karşılığı olan bir ücret olup, somut uyuşmazlıkta konteynerin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle oluşan konteyner demurajından farklı olduğundan bu maddenin somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.