T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1983 Esas
KARAR NO : 2026/1004 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2022/341 Esas- 2023/503 Karar
TARİH: 11/07/2023
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin verdiği lojistik, taşımacılık ve nakliye hizmetlerinden kaynaklanan 43.630,20 TL alacağını davalıdan tahsil edemediğini, alacağın tahsili amacı ile davalı aleyhine İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ancak takip tutarının gerçeğe uymadığını, cari hesap dökümünün alacağı kanıtlamaya yeterli olmadığını ve taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin olmadığını, yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesi mevcut olmadığından davacının cari hesap ekstresine dayanmasının mümkün bulunmadığını, faturaların da neye ilişkin olduğunun anlaşılmadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın hukuki niteliği itibariyle, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibaret olduğu, davalı tarafından defter inceleme gününde ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, davacı tarafın defterlerinin incelendiği, davacı defterlerine göre davacının davalıdan 43.630,20 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından uyuşmazlık konusu olan faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve iade faturası kesilmediği, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının faturaya konu hizmeti sunduğu, davalı tarafın fatura bedellerini ödemediği, davacının davalıdan 43.630,20 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı ve alacağın likit, itirazın haksız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Yerel mahkemece şirket defterlerinin ibraz edilmesi için kendisine değil doğrudan müvekkili şirkete muhtıra çıkartılması gerektiği, ticari defterlerin avukatların elinde olmasının mümkün olmadığı, anılan delilin ibraz edilmesinin güç olması karşısında mahkemece makul bir süre verilmesi gerektiği ancak verilmediği dolayısıyla eksik inceleme ile karar verildiği, davalı tarafın kendi inisiyatifi ile düzenlendiği faturalara dayanılarak hüküm kurulamayacağı, davacının fatura konusu hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiği, davacının müvekkili adına teslim etmediği malın nakliye bedelini de müvekkiline yansıtmaya çalıştığı, müvekkilinin takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği, Mahkemece takibe kadar işlemiş faize hükmedilmesinin de hatalı olduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, fatura ve bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre; davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde davalı adına düzenlenmiş toplam 25 adet ve 50.604,20 TL tutarında faturanın kayıtlı olduğu ve davalının yapmış olduğu 6.974 TL ödemenin mahsubu ile davacının kendi kayıtlarına göre takip tarihinde davalıdan 43.630,20 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, Mahkemece usulüne uygun şekilde yapılan ihtara rağmen, belirlenen inceleme gününde ticari defterlerini mazeretsiz olarak incelemeye ibraz etmediği, davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği, bu sebeple Mahkemece duruşma ara kararının vekile tefhim edildiği, ayrıca davalıya ticari defterlerini ibraz etmesi için tebligat yapılmasına gerek olmadığı, yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı mazeretsiz olarak ticari defterlerini ibraz etmediğinden davacının, HMK madde 222'de sayılan şartları sağlayan ticari defter ve kayıtları ile alacağını ispat ettiği ve davalı tarafından ticari defterlerde yer alan kayıtların aksini ispata yarar herhangi bir kesin delilin sunulmadığı, ayrıca her iki tarafın bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz ettikleri BA-BS formlarında 5.400 TL bedelli faturayı karşılıklı olarak bildirdikleri, yine 18 adet toplam 32.700 TL bedelli faturaların davacı tarafından e fatura olarak düzenlenerek sistem üzerinden davalıya gönderildiği, davalının ise sistem üzerinden faturalara itiraz ettiğine dair bir delil sunmadığı, bu şekilde Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafça takipte işlemiş faiz talep edilmediği ve Mahkemece de bu şekilde bir alacağa hükmedilmediğinden, davalı vekilinin takip öncesi işlemiş faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna dair istinaf sebebi dahil olmak üzere istinaf başvurusunun tümü ile haksız olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.980,37 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 741,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.238,65 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.