T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1954 Esas
KARAR NO : 2026/1012 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2021/431 Esas- 2023/447 Karar
TARİH: 13/06/2023
DAVA: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin devralındığı sırada uets adresi teslim edilmediğinden ödeme emrine itiraz süresinin kaçırıldığını, şirket devir işlemleri sırasında yeni şirket yönetim kuruluna devredilmesi gereken KEP adresinin devredildiğini ancak KEP uygulamasının içinde yer alan UETS uygulamasının devredilmediğini, bu nedenle davaya takibin konu ödeme emrine itiraz süresi kaçırdıklarını, davalı şirket ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, muhtemelen davanın ihbar edildiği tedarikçileri ile bir ticari ilişkişi bulunduğunu, davalı şirket ile herhangi bir eser veya alım, satım ilişkilerinin bulunmadığını, davalı şirketin, davacı şirkete karşı 25.08.2020 tarihli mesnetsiz ve ticari dayanağı olmayan bir temel fatura düzenlediğini, söz konusu fatura temel fatura olarak düzenlenmesinden ötürü e-fatura sisteminden iade edilemediğini, ancak davacı şirket söz konusu faturayı kayıtlarına da almadığını, davalı "konkordato" sürecinin sonunda olup; iddia ettiği alacağın tahsili halinde istirdatının mümkün olmadığını, davalı şirkete davaya konu İstanbul 24. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasından ve ... numaralı faturasından ötürü borçlu olmadıklarının tespitine, Mahkeme tarafından uygun görülecek bir teminat karşılığında icra veznesine yatırılacak olan bedelin alacaklıya ödenmemesi ve dosya bedelinin tamamının yatırılması karşılığında mevcut hacizlerin kaldırılması yönünde tedbir kararı verilmesine, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davanın .... .... Tic.Ltd.Şti. İhbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Denizli ve çevre illerde bir takım silajlık mısır üretimi yapan üçüncü şahısların mısırlarını anlaşarak bu sılajlık mısırları aldığını, davacı şirketin ... ki tesisinin müdürü davalı şirket ile irtibata geçmiş kendi tedarikçi firmalarının yeterli gelmediğini, bu firmanın işlere yetişemediğini söyleyerek davalı şirketten bazı tarlalarda ki silajlık mısırların hasat edilmesini ve ... ki tesise kadar bu ürünlerin getirilmesi için davalı şirketten hizmet almak istediklerini ilettiğini, tüm bu hususlar hem tanık anlatımları ile hem de mail yazışmaları ile sabit olduğunu, bahsi geçen tedarikçi firma .... .... Tic.Ltd.Şti ile davalının herhangi bir anlaşması veya sözleşmesi, yazışması bulunmadığını, davalı şirket mezkur işin yapılması konusunda direkt olarak davacı şirket ile görüştüğünü ve anlaştığını, davalı şirket davacı şirketin satın aldığı mısırların biçimi, sevkıyatı gibi işler için tedarikçi firma ile sözleşme veya anlaşma yapmamış bu işlerin yapılmasın için asıl davacı şirket ile bizzat anlaşma yaptığını, davacı şirket dava konusu faturanın bedelini davalı şirkete ödemeyince davalı şirket alacağını tahsil etmek için İstanbul 24. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinde icra takibi başlattığını, İş bu icra dosyasının kesinleştiğini, bu icra dosyasının Mahkemenizin 28.06.2021 tarihli kararı ile durdurulması ve hacizlerin kaldırılması ara kararını itiraz ve kabul etmediklerini, davalı şirket, davacı şirketin işini yaptığını fakat karşılığını alamadığını, ayrıca davacı taraf zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan huzurda ki davayı ikame ettiğini bu nedenle huzurda ki davanın öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın açmış olduğu davanın ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, davanın zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan açılmış olması nedeniyle usulden reddine, davalının alacağını geciktiren davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilerek bu tazminatın davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/06/2023 tarih ve 2021/431 Esas- 2023/447 Karar
sayılı kararında;"...Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen 11/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre ;Davacı taraf ticari defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinde, davacı tarafın davalı taraftan 88.320,35 TL bedelli e-fatura senaryo tipi Temel faturayı ticari defterlerine borç olarak işlediği, daha sonra davalı taraf adına 88.320,35 TL. bedelli iade faturası düzenlediği ve davalıya olan borç kaydından düştüğü, davacı tarafın 02.04.2021 takip tarihi itibari ile davalı tarafa borç- alacak bakiyesinin olmadığı, davalı tarafından davacı tarafa teslim edildiği bildirilen plaka ve kg' lara ait ürünlerin, davacı taraf ile dava dışı .... .... .... Ltd. Şti. Arasında düzenlenen 04.08.2020 tarihli Hakediş Raporunda da yer aldığı, dava dışı .... .... .... Ltd. Şti. tarafından hakediş raporuna ilişkin toplam 1.941.088,79 TL. bedelli fatura düzenlendiği ve davacı taraf ticari defterlerine borç olarak işlendiği belirtilmiştir.
Yapılan yargılama toplanan deliller, davacı tarafın 02.04.2021 takip tarihi itibari ile davalı tarafa borç- alacak bakiyesinin olmadığı, davalı tarafından davacı tarafa teslim edildiği bildirilen plaka ve kg' lara ait ürünlerin, davacı taraf ile dava dışı .... .... .... Ltd. Şti. Arasında düzenlenen 04.08.2020 tarihli Hakediş Raporunda da yer alması, 11/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının kabulüne, şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile,
''Davacının davasının KABULÜNE;
1-Davacının İstanbul 24. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına dayanak 25/08/2020 tarihli 88.320,35 TL bedelli faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı iddialarının ve mahkemece verilen kararın kabul edilmediğini, dava konusu faturaya konu ürünlere ilişkin anlaşmanın davacı ile davalı arasında yapıldığını, dava konusu ürünlere ilişkin davalı ile ihbar olunan arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, tarafların dava konusu mısır silajının biçilmesi ve nakliyesi hususunda anlaştıklarını, davalı tarafından mısır silajlarının biçilerek anlaşılan nakliyeciler ile bizzat davacının Başmakçı/Afyon adresine teslim edildiğini, bu hususun mail kayıtları, kantar fişleri, tanık beyanları ve nakliye faturaları ile sabit olduğunu, davalının mail kayıtları ve nakliye faturalarında herhangi bir oynama ve değişiklik yapmadığını, davalı ile ihbar olunan arasındaki çeke dayalı alacağın bu dosya kapsamındaki alacak ile ilgisinin bulunmadığını, ihbar olunan tarafından çeke dayalı alacağa ilişkin başlatılan icra takibi kapsamında davalı tarafından çek bedelinin ödendiğini, aksi halde ihbar olunanın davalının alacağını kendi alacağından takas mahsup edeceğini ve çekleri iade edeceğini, iddia edildiği üzere davacı şirketin tüm anlaşmasını ve tedariğini ...unvanlı şirket ile yapmış ise bu durumda nakliye araçlarının da ...tarafından temin edilmesi ve nakliye faturalarının ihbar edilen şirket adına düzenlenmesi gerekirken tam aksine slajlık mısırın davalı müvekkil tarafından hasat edilerek yine davalı davalı tarafından temin edilen nakliyeciler vasıtasıyla davacı tarafın işyerine teslim edilmesinin aslında davacı şirket ile davalı şirket arasında iş sahibi ve asıl yüklenici ilişkisinin mevcutluğunu kanıtladığını, davacının davalıya gönderdiği slaj tonajlarına ilişkin e-postada ... ... firma olarak tek başına belirttiğini, bu ayrıntının bile davacı şirket slaj makinasına sahip olan ... ile de davalı şirket ile anlaştığı gibi doğrudan anlaştığının kanıtı olduğunu, dava dışı ...şirketi, her ne kadar davalının kendisine borcu olduğunu borcuna istinaden takas mahsup hakkını kullandığını beyan etmişse de davalı şirketin ...şirketine herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibi dayanağı faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalı tarafından davacı adına düzenlenen dava ve icra takibi dayanağı 25/08/2020 tarihli 88.320,35 TL bedelli silaj müteahhitlik bedeli açıklamalı faturaya ilişkin taraflar arasında doğrudan bir sözleşme olmadığını, kendilerinin silajlık mısırı ihbar olunan .....Ltd.Şti.'nden tedarik ettiklerini ileri sürerek söz konusu faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığını ileri sürmüş, davalı ise bu faturaya ilişkin sözleşmenin doğrudan davacı ile yapıldığını, alacağın ödenmediğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında dava konusu fatura dışında öncesinde ve sonrasında bir ticari ilişkinin bulunmadığı, davacı tarafından faturanın ticari defterlerine kaydediltikten sonra iade faturası düzenlendiği ve davalıya borçlu olmadığı, davalının ticari defterlerine göre bu faturadan kaynaklı olarak davacıdan alacaklı olduğu görülmüştür. Davacının ticari defterlerinde ihbar olunan ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğu, davalının fatura dayanağı olarak sunduğu kantar fişlerinin davacı tarafından ihbar olunan lehine düzenlediği 04/08/2020 tarihli hak ediş raporunda yer aldığı, bu rapora istinaden ihbar olunan tarafından davacı adına fatura düzenlendiği ve faturaların davacının ticari defterlerinde borç olarak işlendiği tespit edilmiştir. Davalı tarafından ticari ilişkinin doğrudan davacı ile kurulduğunun ispatı için mail kayıtlarına dayanılmış ise de, söz konusu maillerde anlaşmanın kurulduğuna ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 27/08/2020 tarihli mailde kendileri tarafından davacıya silaj biçim ve nakliye hizmeti verildiğinin ve fatura kesilmesi için fatura bilgilerinin talep edildiği, ancak davacı tarafından bu maile cevap verilmediği ve fatura bilgilerinin gönderilmediği, davacı tarafından davalı ile paylaşılan silaj tonajlarına ilişkin listede de biçen firma kısmında .... ve ... isimlerinin yazdığı, davalı tarafından .... kısmının ...olarak değiştirilip tekrar davacıya gönderildiği, bu hususun davalı vekilinin de kabulünde olduğu, davacı tarafından bu maile cevap verilmediği, maile cevap verilmemesinin bu hususun kabul edildiği anlamına gelmediği, aksine inkar anlamına geldiği, mail kayıtlarının taraflar arasında faturaya konu ürünün biçilmesi ve nakliyesi hususunda anlaşıldığını ispatlar nitelikte olmadığı, davalının biçme ve nakliye işini üstlenmesi ve ürünlerin davacıya ait alana tesliminin de tek başına taraflar arasındaki ticari ilişkinin doğrudan kurulduğunu ispatlamadığı, pekala ihbar olunan ile anlaşmasının bu şekilde olmasına engel bir durumun bulunmadığı, yine ihbar olunanın davalıdan alacaklı olması, davalının alacağını kendi alacağından mahsup etmemesi, davacının dava dışı başka kişilerden doğrudan silaj temin etmesinin ve silaj tonajlarının davalı ile paylaşılmasının da davalı ile doğrudan sözleşme akdedildiğini göstermediği, miktar itibariyle davalı savunmasının tanık ile ispatı yasal olarak mümkün olmadığı gibi dinlenen tanıkların beyanlarının taraflar arasında sözleşme kurulduğuna ilişkin bir bilgi vermediği, beyanlarının ürünlerin teslimine ilişkin olduğu, zaten bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ve davalı savunmalarının yazılı deliller ile ispat edilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.033,16 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.508,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.524,87 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.