T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1908 Esas
KARAR NO : 2026/1000 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2021/222 Esas- 2023/371 Karar
TARİH: 10/05/2023
BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/247 ESAS
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... arasında 26.02.2020 gün, 124/2020 ve 125/2020 referans nolu, 27.02.2020 gün 132/2020, 133/2020 ve 134/2020 referans nolu beş ayrı "Tedarikçi Taşıma Anlaşması" yapıldığını, davalının bu anlaşmalar ile cam yünü emteasının Rusya-İran taşımasını üstlendiğini ancak söz konusu taşımaları yapan araçların, Rusya'dan yola çıktıktan sonra İran sınırlarının COVİD-19 salgını nedeniyle kapatılmasından dolayı İran topraklarına geçiş yapamadıklarını, taşımaya konu emteaların alıcıya teslim edilemediğini ve Azerbaycan-İran sınırındaki ... Gümrüğüne indirildiğini, İran Devleti'nin sınır kapılarını 19.06.2020 tarihinde açmasından sonra müvekkili şirket tarafından davalıya 23.06.2020 tarih ... barkod numaralı telgrafın keşide edildiğini, söz konusu ihtarnamede özetle; "Sınır kapılarının açıldığı ve Rusya-İran arası ...'un taşımasını üstlenmiş olduğu emteaların ... Gümrüğünden alınarak ... kentine yapılması, aksi takdirde taşımaların başka şirketçe yapılacağı ve navlun ücretlerinin ...'a yansıtılacağı"nın bildirildiğini, davalının sınırların açılmasını müteakip ...-İran arasındaki taşımayı ifa etmediğini, davacının ise bu taşımaları 3.şirketlere yaptırdığını ve bu 5 taşıma için 3.şirketlere 6.000,00 USD navlun ücreti ödediğini, davalının, davacı aleyhinde İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ....E nolu dosyası ile 12.350,00 USD üzerinden ilamsız takip başlattığını, davalının bu takibinde borcun sebebini faturalar ve ... alacağı olarak açıkladığını, ödeme emrinin, davacı şirketin merkezini nakletme aşamasında doğan boşlukta taşındığı eski merkeze 35.maddeye göre tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, tebligatın geçersiz olduğu gerekçesi ile yapılan başvurunun İstanbul Anadolu 17.İHM'nin 2020/564.E nolu dosyasında reddedildiğini, davacının haciz baskısı altında icra dosya borcunu ödediğini beyanla İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına ödenen bedelin 5.200 USD'ye denk gelen kısmı ile bu kısma denk gelen icra harç ve masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, 5.200,00 USD için ...'nin 27. maddesine göre yıllık %5 faiz oranı üzerinden, feriler için ise TCMB avans faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, 26.02.2020 ve 27.02.2020 tarihli toplam 5 ayrı Tedarikçi Taşıma Anlaşması kapsamında, davacıya karşı Rusya`dan İran`a sevk edilen cam yünü emtiasının taşınması işini üstlendiğini ancak taşımaları yapan araçlar Rusya'dan yola çıktıktan sonra İran sınırlarının Covid-19 salgını nedeniyle kapanmasından dolayı İran'a geçiş yapamadığını, araçlardaki yükün Azerbaycan-İran sınırındaki ... Gümrüğüne indirildiğini, alıcılarına teslim edilemediğini, İran sınır kapılarının 19.06.2020'de açılmasından sonra davacının 23.06.2020`de davalıya telgrafla ihtarname keşide ettiğini, emtianın ... Gümrüğünden alınarak ...`a taşınması gerektiğini, taşınmaması halinde taşıma işinin başka nakliyecilere yaptırılacağını ve navlun ücretinin davalıya yansıtılacağını bildirildiğini, ancak davalı ...'dan sonra taşımayı ifa etmediğinden davacının üçüncü şirketlere 5 taşıma işi için toplam 6.000 USD navlun ücreti ödediğini ve taraflar arasında münakit taşıma sözleşmesinde taşımaların yapılmaması halinde piyasadan temin edilecek araçlar ile taşımaların yaptırılacağının ve zararın rücu edileceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle de davacının 3. kişi şirketlere ödediği 6.000 USD navlun ücretinin tahsilini teminen davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin 6.000 USD asıl alacak yönünden kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20`sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin hukuka uygun olduğunu, talep konusu faiz türü ve faiz oranının somut olayla uyuşmadığını, davacının USD olarak ödemediği bedeli USD olarak talep edemeyeceğini, huzurdaki davanın haksız yere açıldığını, hacze çıkılmamış olmasının, icra tehdidi altında ödeme iddiasını çürüttüğünü, müvekkili tarafından davacıya yansıtılan ödemelerin ilgililerine yapıldığını, davacının faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğini, bu şekilde alacağı kabul ettiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere karşı taraf aleyhine tazminata, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhine başlatılan icra takibi ile itirazın iptali davasının birbiriyle uyuşmadığını, takipte fatura alacağına dayanan alacaklının itirazın iptali davasında sözleşme, tazminat ve/veya başka bir ilişkiye dayanarak alacak iddiasında bulunamayacağını, davalı tarafa gönderilen ödeme emrindeki alacak kaleminin, “25.06.2020 vade tarihli 6000 USD bedelli fatura alacağı” olarak gösterildiği halde davacının ödeme emrine konu ettiği alacağı için herhangi bir fatura ibraz etmediğini, davacının davalı aleyhine ikame ettiği itirazın iptali davasında taraflar arasında imzalandığını iddia ettiği sözleşmedeki edimini ihlalden kaynaklanan zararını talep ettiğini, bu durumun taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacının davalı adına 21.07.2020 ve 22.07.2020`de düzenlediği 4.750 USD ve 2.570 USD bedelli 2 faturanın davalı tarafından davacıya iade edildiğini, davacının davalıya takibe konu ettiği miktar üzerinden düzenlediği her hangi bir faturanın ise olmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20`sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; asıl davanın haksız olarak icra dosyasına ödenen bedelden borçlu olmadığının tespiti ve istirdat talebine, birleşen davanın ise İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının, taraflar arasında imzalanan tedarikçi taşıma anlaşmasına istinaden davalı tarafından ek ücret, araç ceza bedeli ve bekletme ücretinden kaynaklanan faturalara dayalı takip başlatıldığını, takibe itiraz süresini kaçırdıklarını ve bu sebeple borcu ödediklerini, bu nedenle takibe konu faturalardan sorumlu olmadığını ve ödenen paranın istirdadını talep ettiği, birleşen davada ise taraflar arasında imzalanan 5 ayrı tedarikçi taşıma anlaşması kapsamında davalı tarafından taşınma işinin üstlenildiği ancak davalı tarafından yerine getirilmeyen taşıma işinin dava dışı şirkete yaptırıldığının, bu nedenle dava dışı şirkete ödenen nakliye bedelinin tazmini amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığının iddia edildiği, davalı yanca cevap dilekçelerinde icra takibinde haksız tahsilatın söz konusu olmadığını ayrıca davacının faturalara itiraz etmeyerek kendi rızası ile kapak hesabı yaparak borcu ödediğini, birleşen dava yönünden ise faturaların davacıya iade edildiğini ve takibe konu miktar üzerinden davacının davalıya düzenlediği herhangi bir faturanın olmadığını beyan ettiği, somut olayda taraflar arasında 5 ayrı tedarikçi taşıma anlaşması yapıldığı, davalı tarafından Rusya'dan İran'a sevk edilen cam yünü emtiasının taşınması işinin üstlenildiği, ancak Covid-19 salgını nedeniyle İran sınırlarının kapanması sebebiyle emtiaların ... Gümrüğüne indirildiği ve alıcılara teslim edilmediği, daha sonra İran sınır kapısının açılması ile emtiaların ...'dan alınarak ...'a taşınması ve taşınmaması halinde ise taşıma işini 3. kişiye yaptırılacağı ve navlun ücretinin davalıya yansıtılacağı hususunun davalıya ihtar edildiği, alacağın doğumu fatura kesilmesine bağlı olmayıp, fatura kesilmiş olmasının sadece ispat yönünden kesen lehine bir delil olduğu, ancak somut olayda araya Gümrük girerek yapılan taşımanın söz konusu olduğu, gümrükten emtiaları çıkarıp taşımaya devam edip alıcıya ulaştırmanın taşıyıcı davalıya ait bir yükümlülük olduğu, davalının emtiayı alıcıya ulaştırmak üzere teslim almış ancak gümrükte bırakmış olduğu, dava konusu emtiaların dava dışı 3. kişiye taşıtıldığı, taşıma bedelinin de kadri maruf olduğu, bu itibarla birleşen davanın haklı olduğu, asıl dava yönünden ise, takip konusu yapılan davalının davacı adına araç plakalarını belirtmek suretiyle düzenlediği 27.06.2020 tarih ve 1200 USD ek ücret araç ceza bedeli faturası ile ... araç bekleme ücreti adı altında düzenlediği 24.07.2020 tarih ve 4000 USD bedelli 2 adet faturanın, tarafların ticari defter ve kayıtlarında karşılıklı olarak kaydedildiği, dava konusu taşıma işine ait olan araç cezası ve bekletme ücretini taşıtma işini yapanın ödeyeceği, bu nedenle davacının sadece bu ücretlerin yerinde olmadığına dair savunmasına bakılacağı fakat davacı bu faturaları ticari defterlerine kaydettiği için miktar yönünden araştırma yapılamayacağı, istirdatı isteyen davacının talebinin yerinde olmayacağı gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve asıl davada verilen karara karşı davacı vekili, birleşen davada verilen karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; hizmete ilişkin düzenlenen faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmemiş olmasının o hizmetin verildiği anlamına gelmeyeceği, sadece faturadaki birim bedeli üzerindeki uyuşmazlığı kaldıracağı, Mahkemece sadece faturaların deftere kaydedilmesi nedeniyle verilen kararın hatalı olduğu, davalının dava konusu taşıma nedeniyle araç ceza bedelini ödediğine dair belge sunmadığı, yine var ise böyle bir cezanın müvekkilinden kaynaklandığına dair bir belgenin de sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca, yükleme ve boşaltmalarda 96 saati aşan beklemeler için günlük 100 USD bekleme ücreti ödeneceğinin kabul edildiği, davalı tarafın iddia ettiği gibi bir bekleme ücreti oluşmuş ise, bunun yükleme boşaltmadan değil Covid 19'dan kaynaklandığı, ... Konvansiyonu uyarınca davalının, müvekkilinden Covid 19 nedeniyle oluşan imkansızlık halinde herhangi bir talimat istemediği ve beklemeyi bildirmediği, bu nedenle herhangi bir ücret talep edemeyeceği, mücbir sebepten kaynaklanan bekleme nedeniyle ücret talep edilemeyeceği, aksi halde ise bekleme yaptığı iddia edilen araçların davalıya değil dava dışı ...'e ait olduğu, bu yönde ancak ... tarafından ücret talep edilebileceği ve davalının ...'e ödeme yaptığına dair bir belge de sunmadığı, davalının hangi araç için, ne kadar süre ile bekleme ücreti ödediğini de ortaya koyamadığı, bu sebeplerle asıl davada verilen kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; asıl dava açısından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu ancak kötü niyetli davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının sözleşme gereği ödemesi gereken bedelleri ödemeyerek müvekkilinin icra takibi başlatmasına sebep olduğu, bunun da ötesinde cebri icra ile ödediği borcunun istirdadı için dava açtığı, Mahkemece kötü niyet tazminatının reddedilme gerekçesinin açıklanmadığı, birleşen dava yönünden, derdestlik itirazının dikkate alınmadığı ve asıl davada verilen kararın hükümsüz hale getirildiği, her iki davanın aynı sözleşmeye dayandığı, asıl davada davacının müvekkilinden alacaklı olmadığına karar verilmişken birleşen davada alacaklı olduğuna karar verildiği, iki kararın birbiri ile çeliştiği, birleşen davada takip dayanağı faturanın bulunmadığı, davacının müvekkilinden 6.000 USD bedelli faturaya dayanarak alacak talep ettiği, bu faturaya dayalı alacağını ispat etmesi gerektiği, davacının, taraflar arasındaki sözleşme gereği başkasına ödediği bedel için yansıtma faturası düzenlemesi gerektiği, davacının müvekkiline bu şekilde bir fatura kesmediği, buna rağmen Mahkemece alacağa hükmedildiği ve takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin ihlal edildiği, davacının, Mahkemece davanın kısmen kabul edilmesine rağmen tam kabulüne denildiği, hükmedilen faiz oranının hatalı olduğu, Mahkemece takipten önceki faiz reddedilmiş ve alacak yargılamaya muhtaç olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Asıl dava, icra baskısı altında ödendiği ve borçlu olunmadığı iddia edilen bedelin istirdadı, birleşen dava faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanmış olan 5 ayrı taşıma sözleşmesi ile davalının, Rusya-İran/... arası emtia taşıma işini üstlendiği, taşınan emtiaların covid 19 pandemisi nedeniyle İran'ın sınır kapılarını kapatması üzerine İran-Azarbeycan sınırındaki ... Gümrüğü'nde kaldığı ve davalının emtiaları ...'daki alıcılarına teslim ettiğine dair bir delil sunmadığı, bu sebeple davacı tarafından emtiaların ... Gümrüğü'nden ...'a taşınması işinin üçüncü kişilere yaptırıldığı ve bu taşımalar için 6.000 USD bedel ödendiği, taraflar arasındaki sözleşmelerde, taahhüt edilen şartlarda ve sürede araç tahsis edilmemesi halinde davacı tarafından piyasadan araç temin edileceği ve aradaki navlun farkı ile kayıpların davalı adına fatura edileceğinin kabul edildiği, birleşen davaya konu icra takibinde davacının, davalının eksik ifa ettiği taşımanın tamamlanması için üçüncü kişilere ödediği 6.000 USD'nin rücuan tahsilini talep ettiği ve takip talebi ile ödeme emrinde alacağın dayanağı olarak, eksik kalan taşıma için adına düzenlenen 6.000 USD tutarlı faturanın değil, taraflar arasındaki sözleşmeler gereği ... Gümrüğü ile İran/... arası taşımalardan kaynaklanan tazminat alacağının gösterildiği, davalının taşıma işini eksik ifa etmesi üzerine davacı tarafından üçüncü kişilere taşıma işleminin tamamlattırılması ve bedel ödenmesi ile davalıdan rücu alacağının doğduğu, davalı adına fatura düzenlenmemiş olmasının alacağın varlığına etki etmediği, Mahkemece, takipte talep edilen alacaktan başka bir alacağa hükmedilmediği, asıl davadaki talebin davalının haksız olarak düzenlediği iddia edilen faturalar nedeniyle yapılan ödemenin istirdadı, birleşen davadaki talebin ise, üçüncü kişilere yapılan ödemelerin davalıdan rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali olduğu, her iki davada talep edilen alacağın salt aynı sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle derdestliğin oluşmayacağı, talep edilen alacakların farklı alacaklar olduğu, birleşen davada talep edilen alacak USD cinsinden olduğundan Mahkemece USD alacağa hükmedildiği ve talep edildiği şekilde 6.000 USD yönünden tam kabul kararı verildiği ancak icra inkar tazminatına, alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hükmedileceği, bu itibarla kurulan hükümde hata olmadığı, dava konusu taşıma uluslararası karayolu ile yapıldığından ... Konvansiyonu'na tabi olduğu ve Konvansiyonun 27. maddesi uyarınca davacının alacağına %5 oranında faiz işletilmesini talep edebileceği, birleşen davada takip konusu alacak her iki taraf için de muayyen olduğundan Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik olmadığı, bu sebeplerle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun haksız olduğu, asıl davada ise; davalı tarafından davacı adına, navlun faturaları yanında bir adet bekleme ücreti ve bir adet ceza bedeli faturasının düzenlendiği, davacının bu iki fatura nedeniyle icra dosyasına ödediği bedelin iadesini talep ettiği, tek başına faturanın alacağın varlığını ispat etmeyeceği, davalı tarafça faturaların dayanağına ilişkin olarak, faturada belirtilen araçların hangi tarihlerde, nerede beklediği için ücret talep edildiği ve cezanın neye ilişkin olarak ödendiğine dair karar, ödeme belgesi vs somut bir delil sunulmadığı, her ne kadar Mahkemece, davacı tarafından bu faturaların ticari defterlerine işlenmiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının daha yüksek tutarda iade faturası düzenlediği, buna göre Mahkemece dayanağı ispat edilemeyen faturadan kaynaklanan ve haksız olarak ödenen bedelin istirdadına karar verilmesi gerekirken asıl davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusu haklı, istirdat davasında reddolunan kısım yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden davalı vekilinin, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğine dair istinaf başvurusu ise haksız bulunmuştur.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, birleşen davada davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl davada davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl davada davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davada davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl davada davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarihli, 2021/222 Esas ve 2023/371 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
A-) Asıl davanın KABULÜ ile davalı tarafından icra dosyasına ödenmiş olan 5.200 USD'nin ödeme tarihi olan 18/12/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile ( talep edileb %5 faizi geçmemek üzere) ile davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
B-) Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/247 Esas, 2021/242 Karar sayılı dosyasında davanın KABULÜ İLE, davalının Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 6.000,00 USD asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek takip talebindeki faizi ile devamına,
4-İİK'nın 67/2.maddesi gereğince 44.400,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
Asıl Dava Yönünden;
5-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı olan 2.967,23 TL harçtan peşin alınan 741,81 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.225,42 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 741,81 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 801,11 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 2.317,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 43.437,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Birleşen Dava Yönünden;
11-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı olan 3.352,11 TL harçtan peşin alınan 610,98 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.741,12TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Davacı tarafından yatırılan 610,98 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 670,28 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacı tarafından yapılan 33,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
14-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
15-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
16-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
Asıl Dava Yönünden;
17-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
18-İstinaf harcı olarak hesaplanan 2.967,23 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.787,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
19-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL dosya masrafı olmak üzere toplam 788,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen Dava Yönünden;
20-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
21-İstinaf harcı olarak hesaplanan 3.352,11 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 839,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.513,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
22-Artan gider avanslarının talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.