T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1914 Esas
KARAR NO : 2026/1011 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2020/604 Esas- 2023/522 Karar
TARİH: 08/06/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik bölgesi direkt satış sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir ilişkinin olduğu, İş bu Gazlı ve Gazsız Ürün Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi hükümleri uyarınca davalıların müvekkil şirketin dağıtımını yaptığı ve ileride dağıtımını yapabileceği “Gazlı/Gazsız Ürünler” ve kullanım amaçları bakımından eş ürünleri şirketten satın almak suretiyle işlettiği satış noktasında müşterilerine yeniden satacağı bu ürünlerin tanıtımına ilişkin reklam ve sair malzemeyi satış noktasında bulunduracağı ve bu ürünlerin tanıtımını yapacağı yönünde taahhütte bulunduğu, davalı şirket, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak müvekkil şirkete hiçbir bildirimde bulunmadan satış noktasındaki faaliyetine son verdiği, sözleşmenin genel hükümler başlıklı 7. Maddesinde, “Yazılı onay alınmadan hak ve/veya yükümlülüklerini başkasına devir ve temlik etmemeyi, sözleşmenin devam ettirilmesine etki edecek hiçbir değişiklik yapmamayı ” kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında münasip sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkil şirketten satın alacağı müvekkil şirkete ait gazlı gazsız ürünlerin satışını, “...Plajı Fethiye/Muğla” adresinde gerçekleştirilen delil tespiti ile yapılan tespit sonucunda belirtilen adreste davalı şirketin herhangi bir ticaret faaliyetinin bulunmadığı, söz konusu adreste başka bir dükkan olduğu, belirtilen adreste davalının faaliyetlerine son verdiği, Davalı tarafların sözleşmeye aykırı olarak müvekkil şirkete bildirimde bulunmaksızın satış noktasındaki faaliyetlerine son verdiği ve bahse konu satış noktasına faaliyet göstermediği ve/veya başkasına devrettiği, yapılan tespit akabinde müvekkil şirketin ihtarname ile davalılar ile akdettiği Miktarlı-Gazlı ve Gazsız Ürün Bayilik Bölgesi Direkt Satış Sözleşmesi'ni eklerindeki yükümlülüklerine uymaması nedeniyle derhal fethettiği ve sözleşmenin özel hükümler başlıklı gereği pazar faaliyetlerine katılım bedeli alacağının kıstelyevm hesabı ile belirlenen ve fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin imzalanmasını ve süreceğine duyulan güven neticesinde muhataba verilen bedelsiz ürünlerin bakiye kısmı alacağının ödenmesi gerektiği hususunun fesih ihtarnamesi ile davalı taraflara bildirildiği, şifahi ve yazılı ihtarlara rağmen davalı tarafça sözleşmenin erken sona ermesi nedeniyle doğan alacak kalemlerini müvekkil şirkete ödemediği ve başlatılan icra takibini haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle durdurulduğu, Davalı şirket ve müvekkil şirket arasında akdedilen bayilik bölgesi direkt satış noktası sözleşmelerinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olup ...'nın işbu sözleşmeden kaynaklı borçlara kefil olduğu, müvekkil şirket tarafından davalıya ödenen toplam (Kdv Hariç) 50.847,00-7L tutarlı Pazar Faaliyetlerine Katılım Bedeli alacağının kistelyevm hesabı ile belirlenen 58.371,47-TL tutarındaki kısmının, ek olarak sözleşmenin süreceğine duyulan güven neticesinde davalıya verilen bedelsiz ürünlerin bakiye kısmı olan (Kdv Dahil) 2.193,93-TL tutarındaki kısmının toplamı 60.565,40-TL bedelden müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı, Davanın kabulü ile davalı/borçlunun takibin yetkisine ilişkin yetki itirazının iptali ile İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 60.565,40-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu bedel üzerinden işlemiş, işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte devamına, Davalı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli yapılmış olan itiraza karşılık davalı aleyhine hükmolunan meblağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğu, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 08/06/2023 tarih ve 2020/604 Esas- 2023/522 Karar sayılı kararında;
".....Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamıyla birlikte yapılan değerlendirmede, davacı taraf ile davacı şirket arasında gazlı ve gazsız ürün bayilik bölgesi direkt satış noktası sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'nın sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı,diğer davalının da bizzat taraf olduğu gazlı ve gazsız ürün bayilik bölgesi direkt satış sözleşmesi uyarınca davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak sonlandırması sebebiyle davacı tarafın Pazar faaliyetlerine katılım bedeli alacağının kıstelyevm hesabı ile belirledikleri bedel ile sürece duyulan güven neticesinde davalılara verilen ürünlerin bakiye kısım alacağından kaynaklı icra takibine davalı tarafça yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığı, her ne kadar mahkememizce davacının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 11.10.2021 tarihli kök ve 26.08.2022 tarihli ek rapor hazırlanmış ise de, işbu raporların denetime elverişsiz olması sebebiyle mahkememizde yeniden taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmaya karar verildiği ancak davacı tarafça ticari defterlere ilişkin sunulan CD'nin boş olduğu,defterlerin usulüne uygun ibraz edilemediği, verilen kesin süre içerisinde usulüne uygun olarak ticari defterlerin sunulduğu ispat yükünün davacı tarafta olduğu, mevcut delillerle ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile,
''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece davalı şirkete Yargıtay içtihatları gereği usule uygun bir şekilde kesin süre verilmediğini, yerel mahkemece yapılan yargılama esnasında 7. celsede 2 nolu ara karar ile davalı şirkete ticari defterlerini 17.02.2023 günü saat 10:30'da mahkeme kaleminde hazır etmesi için ara karar kurulduğunu, ara kararla davalı şirkete Yargıtay İçtihatları ve HMK doğrultusunda usule uygun bir şekilde kesin süre verilmediğini, HMK'nın 94. maddesinde "Hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hakim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının, hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder..." şeklinde düzenlendiğini, Yargıtay'ın da bu konuda görüşleri çok açık olduğunu, kesin sürenin ne şekilde verilmesi gerektiğinin net sınırlarla belirlendiğini, hakim tarafından belirlenen sürenin kesin süre olarak nitelendirilebilmesi için birtakım unsurların bir arada yer alması gerektiğini, (Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 20.01.2022 TARİH 2021/6095 Esas, 2022/666 Karar sayılı ilamı, kabul anlamına gelmemekle birlikte, yerel mahkemece usule uygun bir şekilde kesin süre verildiği olsa dahi, verilen bu sürenin içerisinde delillerin tarafınca sunulamamasının mahkeme kaleminde yaşanan teknik hatadan kaynaklandığını, yerel mahkemenin belirtilen esas sayısı ile görülmekte olan dava dosyasının 19.01.2023 tarihli celsesinde verilen 2 nolu ara kararla; "2-Davacı vekiline, davacının HMK'nın 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereği 6102 sayılı T.T.K.'nun 64. maddesinde sayılan ve tacir tarafından tutulmak zorunda olan 2018 yılına ilişkin ticari defterlerini, elektronik deftere tabi ise vergi dairesinden ilgili döneme ilişkin aldıkları GİB onaylı beratlarla birlikte, harici bellek, CD vb. elektronik cihaz içinde "..." formatında (e-defterlerin GİB'e yüklendiği format olan) envanter defteri elektronik olarak tutulamadığından fiziki olarak, bizzat mahkeme kaleminde incelenmesi için 17/02/2023 günün saat :10:30'da hazır etmesi için kesin süre verilmesine.." karar verildiğini, duruşmanın akabinde 25.01.2023 tarihli dilekçe ile müvekkil ticari defter ve kayıtlarının tamamının büyük hacimli olması ve fiziken mahkemeye getirilmesinin mümkün olmaması sebebiyle bilirkişilerce yapılacak incelemenin müvekkil şirketin merkezinde yerinde incelenmesini talep ettilerse de, 26.01.2023 tarihli ara karar ile bu talebinin reddedildiğini, bu sebeple, elektronik defterler beratlarla birlikte “...” formatında CD'ye yüklenerek 17.02.2023 tarihinde mahkeme kaleminde incelenmek ve bilirkişiye teslim edilmek üzere hazır edildiğini, inceleme günü CD'nin içerisinin boş bulunduğu tespit edilerek bu hususta tutanak tanzim edildiğini, CD'nin içerisinin boş olmasının mümkün olmadığını inceleme gününden önce tarafınca kontrol edildiğini, inceleme gününde CD'nin mahkeme kalemi tarafından mahkeme salonunda bulunan bilgisayara takılarak açıldığını, CD'nin açılma aşamasında bilgisayarda çıkan ileti kutucuğunda "CD'nin biçimlendirilmesi" seçeneği çıkınca mahkeme kalemi tarafından bu kutucukta bulunan seçeneğin onaylandığını, bunun akabinde CD'nin içinin boş çıktığını, CD'nin içinin boş çıkmasının teknik bir problemden kaynaklandığını, bu sebeple, tarafınca inceleme gününde sunulamayan müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının hemen akabinde USB ile sunulduğunu, yerel mahkemeye sunulmuş olan ticari defter ve kayıtların bilirkişiye tevdiine karar verilerek dosyada rapor tanzim edilmesine karar verilmesini talep etmişlerse de; talebinin dikkate alınmadığını, davacının yargılamayı uzatma amacının bulunmadığını, işbu dosyada ilk kez bilirkişi incelemesi yapılmadığını, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde daha önce de inceleme yapıldığını, 11.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkil ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, daha sonra dosyanın tekrar ek rapora gittiğini, 26.08.2022 tarihli ek raporda da ticari defter ve kayıtlar incelendiğini, müvekkil şirketin alacaklı olduğu rakama ilişkin hesaplamaların yapıldığını, yapılan hesaplamada esas alınan KDV oranı konusunda %18 esas alınması gerekli iken %8 üzerinden hesaplama yapılmasından kaynaklı olarak eksik rakam tespit edildiğini, onun dışında alacağının varlığının ispatlandığını, mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden raporun yetersiz olduğu kanaatiyle re'sen yeniden bilirkişi incelemesi kararı verildiğini; tarafınca gider avansı süresinde yatırıldığını, süresinde yerinde inceleme talebi sunulduğunu, ancak mahkemece talebinin reddedildiğini, akabinde tarafınca gerekli hazırlıklar yapılarak belgeler CD'ye yüklenerek adliyede hazır olunduğunu, incelemeye davalının katılmadığını, CD'nin bilgisayara takılması sırasında oluşan teknik hatadan kaynaklı CD'nin içi boş gözükmesi üzerine tarafınca hızlıca sunulacağı bildirilmesine rağmen kolay yol seçilerek tutanak tutulduğunu, akabinde davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın hukuka aykırı olduğu müvekkilin anayasal haklarının ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen, diğer davalının müteselsil kefil olduğu "Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi"nin davalının süresinden önce sona ermesine sebebiyet verdiği iddiasıyla ödenen pazar faaliyetleri katılım bedeli alacağının ve bedelsiz verilen ürünlerin bakiye kısmına ilişkin bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının ticari defterlerini süresinde sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Mahkemece 02/03/2021 tarihli ön inceleme duruşmasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının belirlenen inceleme gününde incelenmesine karar verildiği, davacı tarafından ticari defterlerin sunulduğu, davalı tarafından ise ticari defterlerin sunulmadığı, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrasında 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporunun düzenlendiği, davacının bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine bu kez dosyanın davacının itirazları hususunda ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 26/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun düzenlendiği, Mahkemece 19/01/2023 tarihli duruşma ara kararı ile bilirkişi kök ve ek raporunun denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir ve sektör bilirkişi marifetiyle yeniden inceleme yapılmasına karar verildiği ve inceleme günü belirlendiği, ara kararın "HMK'nın 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereği 6102 sayılı T.T.K.'nun 64. maddesinde sayılan ve tacir tarafından tutulmak zorunda olan 2018 yılına ilişkin ticari defterlerini, elektronik deftere tabi ise vergi dairesinden ilgili döneme ilişkin aldıkları GİB onaylı beratlarla birlikte, harici bellek, CD vb. elektronik cihaz içinde "..." formatında (e-defterlerin GİB'e yüklendiği format olan) envanter defteri elektronik olarak tutulamadığından fiziki olarak, bizzat mahkeme kaleminde incelenmesi için 17/02/2023 günü saat: 10:30'da hazır etmesi için kesin süre verilmesine, bilirkişi incelemesi için hazır edilmesine, tarafların ticari defterlerini ibraz etmezse, ticari defterlere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının, ayrıca tarafların ticari defterlerini ibraz etmeyip karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi halinde halinde; HMK 222/3.maddesi uyarınca karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabul edileceğinin ihtarına" şeklinde kurulduğu, davalı tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı vekili tarafından yerinde inceleme talep edildiği, Mahkemece yerinde inceleme talebinin 26/01/2023 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı vekili tarafından CD ortamında ticari defterlerin belirlenen günde ibraz edildiği, ancak 17/02/2023 tarihli inceleme tutanağı ile CD'nin boş çıktığının tutanak altına alındığı, 09/03/2023 tarihinde Uyap'a taranan ve davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi ile 17/02/2023 tarihli inceleme tutanağına itiraz edildiği ve itiraz dilekçesi ekinde defterlerin flash bellek ortamında tekrar sunulduğu ve inceleme talebinde bulunulduğu, ancak Mahkemece defterler kesin süre içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle talebin ve davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece davacı tarafın ticari defterlerini kesin süre içerisinde sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemece daha önce incelenen ve inceleme sonrası rapor hazırlanan ticari defterlerin yeniden incelenmesine ilişkin somut bir gerekçe belirtilmediği, ancak Mahkemece kurulan ara karar uyarınca davacı tarafından inceleme gününden önce ticari defterlerin kapsamlı olması ve fiziken getirilmesi mümkün olmadığından yerinde incelenmesi talebinde bulunulduğu, HMK'nın 218 maddesi uyarınca ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmesi mümkünken Mahkemece 26/01/2023 tarihli ara karar ile "Yüksek hacimli defter tutan mükelleflerin elektronik deftere tabi olduğu elektronik defterlerin beratlarla birlikte flash disk ve benzeri materyaller içinde zahmetsizce inceleme gününde dosyaya sunulmasının mümkün olduğu mahkeme kaleminde mahkeme hakimi zabıt katibi ve taraf vekilleri eşliğinde inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde inceleme talebinin reddine" karar verildiği, elbetteki e-defterlerin CD veya flash bellek ortamında ibrazının istenmesinin ve sunulmasının mümkün olduğu, ancak bu durumun yerinde inceleme talep edilmesine ve yerinde inceleme yapılmasına engel olmadığı, bu ara karar üzerine davacı vekili tarafından belirlenen inceleme gününe gelindiği ve CD'nin sunulduğu, inceleme gününe gelen tarafın CD'nin boş olduğunu bilerek getirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve teknik aksaklık sebebiyle CD'nin boş olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacı vekilinin defterleri kesin süre içerisinde sunmadığının söylenemeyeceği, sonrasında ise davacı vekili tarafından inceleme gününden kısa bir süre sonra ve duruşma gününden çok önce ticari defterleri flash bellek ortamında sunduğu gözetildiğinde davacı vekilinin kendisi tarafından açılan davayı uzatma amacının bulunmadığının açık olduğu, davacı vekilinin ticari defterleri kesin süre içerisinde sunmaması halinde dahi sadece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, bu durumda Mahkemece mevcut delil durumuna göre tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği, ancak Mahkemece dava dilekçesindeki iddialar, davacı tarafından sunulan deliller ve bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitlere ilişkin herhangi bir olumlu/olumsuz değerlendirme yapılmadığı, bunlara itibar edilmeme sebeplerinin açıklanmadığı ve eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği anlaşılmış olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Sonuç itibariyle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle kabulü ile; ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına dosyanın yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2020/604 Esas- 2023/522 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.