T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2089 Esas
KARAR NO : 2026/965 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/315 Esas - 2023/276 Karar
TARİHİ: 21/03/2023
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 07/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette ... numaralı Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış bulunan sigortalıları ... İnş. A.Ş.'ye ait çatı ve cephe paneli cinsi emtiaların Özbekistan'da yerleşik ...Firması'na satılmış olup, 16/09/2021 ve 24/09/2021 tarihlerinde Türkiye'den Özbekistan'a ihraç edilmek üzere sevk edildiğini, 02/10/2021 tarihinde emtialar fabrikaya teslim edildiğinde kontrol sırasında 30 tırdan 7sinde bulunan emtialarda "muhtemelen an fren, sert manevra ve/veya araçların emtianın yapısına, istifine ve yol şartlarına uygun sevk ve idare edilmemesi" sonucu hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, hasar tespit edilen 7 araçtaki emtia için sürücünün imzalı tutanak düzenlediğini, sevkiyatın 30 tırla yapılmış olup sadece 7sindeki emtiada hasarın meydana geldiğini, olayda nakliyeci firmanın ... firması olup, meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı nakliyat firmasının ... A.Ş. nezdinde sorumluluk sigortası bulunmakta olup, oluşan zarardan sigorta şirketinin de sigortalısı ile birlikte poliçe teminat şartları ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, emtialarda oluşan hasar sebebiyle sigortalıya 26/01/2022 tarihinde 27.142,36 USD ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ve alınan tazminat makbuzu ve ibraname ve temlik hükümlerine göre müvekkili sigorta şirketinin TTK m.1472 gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıların TTK ve TBK ilgili maddeleri gereği zarardan sorumlu olduklarını, ... konvansiyon şartları gereği taşıyıcının azami sorumluluğunun taşıdığı yükün brüt ağırlığı x 8,33 ... ile sınırlı olduğunu, hasarlı emtianın ... limitinin dava dilekçesinde hesaplandığını, tüm araçlar için ... limitinin fatura bedeli üzerinde çıktığını, dolayısıyla davalı nakliyeci firmanın; müvekkili şirketin ödediği tüm tutardan sorumluluğunun bulunduğunu belirterek 27.142,36 USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası USD Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen, sigorta şirketinin teminat tutarı ile sınırlı olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... ....... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tazminat taleplerinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava dışı ... ... .... Ltd. Şti. tarafından .... A.Ş.'den yüklenerek Taşkent/Özbekistan'da dava dışı ... firmasına teslim edilmek üzere taşınan emtiaların gerekli tüm dikkat ve özen gösterilerek yapıldığını, söz konusu taşımada emtiaların en yüksek özenle taşındığını, güzergah boyunca nakliye aracının hiçbir kazaya karışmadığını, söz konusu emtiaların yükleme, ambalaj ve paketlenmesinin taşıyıcının sorumluluğunda olmadığını, bu nedenlerle meydana gelen zarardan müvekkili tarafın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dilekçe ekindeki ... taşıma belgesinden de anlaşılacağı üzere, söz konusu taşımanın ... Konvansiyonunda yer alan esaslara uygun olarak yapıldığını, söz konusu emtiaların ambalajlanmasının taşıyıcı müvekkilinin sorumluluğunun dışında olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin eklerinde mevcut bir kısım evrakların yabancı dilde yazılan evraklar olduğunun görüldüğünü, hasarın tazmini için davalı müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde hem müvekkili şirketin hem de eksper tarafından yapılan incelemeler sonucunda hasarın tam olarak neyden kaynaklandığının somut verilerle ortaya konamadığını, dava konusu taşımanın muhteviyatına bakıldığında davacının dava dışı sigortalısı ile asıl taşıyıcı ... arasında "çatı ve cephe paneli" emtiasının Türkiye'den Özbekistan'a taşınması için navlun faturalarının düzenlenmiş olduğunu, işbu taşıma işinin ise başkaca bir fiili taşıyıcı tarafından gerçekleşmiş olduğunu, tarafça yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde hasarın oluş şekli itibari ile ambalajlama hatasından kaynaklı oluşmuş olduğu hususunun görülmekle, konu hasarın tam olarak ne sebeple meydana gelmiş olduğunun eksper incelemesinde de tespit edilememiş olduğunu, söz konusu taşımanın CIP teslim şekline göre yapılmış olduğunu, konu malların teslimi ile birlikte alıcı tarafından tüm bedelin satıcı firmaya ödenmiş olması gerektiğini, 13/01/2022 tarihli ekspertiz raporunda hasarın muhteviyatı ve miktarı konusunda tespitlerin yapıldığını, meydana gelen hasarların "muhtemelen ani fren, sert manevra ve/veya araçların emtianın yapısına, istifine ve yol şartlarına uygun sevk ve idare edilmemesi sonucu hasarın meydana gelmiş olduğunun eksper tarafından ifade edildiğini, davacı şirketin hatır ödemesi yapmış olabileceği hususu da açık olmakla, gerçek zararın ve poliçe şartlarının incelenmesi gerektiğini, ... m.30 hükmü uyarınca dava dışı sigortalı tarafından süresinde bir ihbar beyanının yapılmamış olduğunu, davalı taşıyıcı şirketin konu taşımada bir kusurunun mevcut olduğunun ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ... m.23 uyarınca ... kuru dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerekeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 21/03/2023 tarih ve 2022/315 Esas - 2023/276 Karar sayılı kararında;
".........Davacı şirket nezdinde sigortalı bulunan, dava dışı ... A.Ş'ye ait çatı ve cephe paneli cinsi emtiaların Özbekistan'da yerleşik ...firmasına satıldığı, 16.09.2021-24.09.2021 tarihlerinde Türkiye'den Özbekistan'a sevk edilmek üzere davalı nakliyeci firma... ...Ltd. Şti tarafından sevkiyatı gerçekleştirildiği, davalı... ...Ltd Şti'nin diğer davalı ... A.Ş nezdinde ... sayılı poliçe ile Nakliye Aracısı Yasal Sorumluluk Sigortası mevcut bulunduğu, davalı taşıyıcının taşıma işinde alt taşıyıcılar ile çalıştığı, davacının sigortalısının müşterisi tarafından taşıma konusu ürünlerin hasarlanması sebebiyle davacının sigortalısına yaptığı ödemeye sorumlu olduğu iddiasıyla davalı taşıyıcı ile taşıyıcının sigortacısına karşı eldeki davanın açıldığı, hasar ile ilgili yapılan incelemede; dosyadaki fotoğraflar irdelendiğinde, dış ambalajlarda yırtıklar olduğu ve yırtılan yerlerde hasarların oluştuğu, dış ambalaj olan streçleme işleminin içerisinde çarpmalarda oluşabilecek hasarları önlemek amacı ile konduğu düşünülen köpüklerin yerleştirildiği, sonrasında streçleme işlemi yapılıp, en son kayışlar yardımı ile sabitleme yapıldığı, dış streçin bu derecede yırtık olarak yüklemenin başlamış olmasının mümkün olmayacağı, zira bu durumda taşıyıcının yükü teslim almaması gerektiği veya ... Belgesine şerh koyarak alması gerektiği ... Konvansiyonunca belirlendiği, taşımacının yükü teslim alırken kontrol etmesi gereken hususlardan biri olan ambalajın görünürdeki durumunun kontrol sorumluluğu ... Konvansiyonu Md. 8/1-b uyarınca taşımacının sorumluluğunda olduğu, bu sebeple de gönderen tarafından yapılan ambalajın yetersiz olduğu kanaati taşıyıcıda oluştuysa ... Md.8/2 "Aynı şekilde yükün ve ambalajların görünürdeki durumu ile ilgili yazacağı çekincenin gerekçelerini de belirtecektir." uyarınca taşıma başlamadan bu çekinceleri taşıma belgesi üzerine belirtmesi gerektiği, toplam 30 TIR ile yapılmış bir sevkiyatta sadece 7 TIR içerisinde bulunan malzemelerin hasar görmesi de ambalaj hatasından ziyade taşıma esnasında hasarın oluştuğunu işaret etmekte olduğu, zira ambalaj eksikliği hasarında diğer taşıma araçlarındaki eşyaların da aynı yol şartları ile aynı hasarları alması olağan gözüktüğü, fotoğraflar üzerinden incelenen bu yırtılmaların uzun süreli sürtünmeler veya ani hareket /durma ile oluşabileceği kanaati de ağır bastığı şeklindeki bilirkişi tespitlerine Mahkememizce iştirak olunduğu, bu hali ile davalının taşıma sırasında oluşan zarardan kaynaklı sınırlı sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varıldığı, davacı tarafından sigortalısına 26/01/2022 tarihinde yapılan 27.142,36 USD nin TTK 1472. Madde kapsamında davalılardan rücuen tahsili talebinin yerinde olduğu, ... Konvansiyonu 27'nci maddesi; " Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir. Yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten baslar. Böyle bir istekte bulunulmamış ise, tahakkuk dava açıldığı tarihten itibaren yapılır. Tazminatın hesaplanmasında asıl olan unsurlar ödemenin istendiği ülke ve parası ile ifade edilmediği zaman, söz konusu tazminatın o ülke parasına çevrilmesi, ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre saptanır." şeklinde olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde rücuen tutarı belli tazminat talebini davalıya 09/02/2022 tarihinde bildirdiğine dair mail yazışmalarının bulunduğu, bu nedenle tazminat alacağı yabancı para cinsinden olduğu için ... Konvansiyonu gereği 09/02/2022 tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir." gerekçesi ile,
''1-Davanın KABULÜ İLE, 27.142,36 USD'nin rücu talep yazısının davalı tarafa ulaşma tarihi 09/02/2022 tarihinden itibaren ... 27. madde uyarınca işleyecek yıllık %5 faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... A.Ş., davalı ... Şirketi ve ihbar olunan ... ... Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın CIP teslim şekline göre yapılmış olduğu anlaşılmakla, Incoterms'te yer alan kurallar gereği işbu taşıma şekline göre satıcı firma malları hazırlamakla, sigorta primi ve navlun masraflarını karşılayarak malı alıcı firmaya göndermekle mükellefken; alıcı firmanın malları teslim anından itibaren navlun ve sigorta primi haricindeki tüm masraflardan sorumlu olduğunu, bu kapsamda konu malların teslimi ile birlikte alıcı tarafından tüm bedelin satıcı firmaya ödenmiş olması gerektiğini, bu durumda söz konusu bedelin satıcı firmaya ödenip ödenmediği, akabinde ödenmiş olması durumunda hasara uğramış olduğu beyan edilen ürünler için satıcı firma tarafından alıcı firmaya ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının incelenmesi gerektiğini, sigortalı satıcı firmanın ancak alıcının uhdesinde olan hasarlı malların bedelini ödemiş olması halinde konu hasarlı mallar için poliçesinden talepte bulunabileceğini, aksi durumda davacı sigorta şirketinin, sigortalısının mülkiyeti kendisine ait olmayan hasarlı ürünler için yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olacağını ve bu kapsamda davalı müvekkil şirketten bir talepte bulunamayacağını, ancak söz konusu kararda bu hususlara yönelik bir inceleme yapılmadığını ve bir değerlendirmede bulunulmadığını, ... belgelerinde hasara ilişkin şerh bulunmadığı belirtilmekle, bu hususta her bir tırın kontrol edilip sağlamsa boşaltma işleminin başlatılması, hasarlı ise gerekli tutanakların tutularak ve ... Belgesi üzerine şerh düşülerek boşaltmanın yapılması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda ... belgelerinde hasara ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığının açıkça beyan ve tespit edildiğini, ... belgelerinde herhangi bir şerh olmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacının taşımaya konu emtianın hasarına ilişkin olarak, müvekkil şirketten herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin tamamen varsayıma dayalı olduğunu, somut hiçbir delile dayanmadığını, hasar tutanakların da konu hasarı ispatlamaya yarar bir belge vasfında bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın taşıma sırasında mı yoksa emtiayı teslim alanlarca boşaltma sırasında mı meydana getirildiğine ilişkin somut bir veri bulunmadığını, ispat edilememiş söz konusu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Yükleme ve istiflemenin üstlenilmediği sürece taşıyıcının görevi kapsamında olmayacağını, bu durumda 30 tır emtianın yükleme istifleme ve sabitlemesini tır sürücülerinin tek başına yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, söz konusu emtianın yükleme istifleme ve sabitlemesinin gönderen tarafından yapıldığının açık olduğunu, meydana gelen hasar dolayısıyla taşıyıcı ve sigortacı konumunda bulunan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde söz konusu olayda müterafik kusur yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiğini, Hasarın oluş şekli itibari ile ambalajlama hatasından kaynaklandığını, emtianın türünü ve nasıl ambalajlanması gerektiği yönünde teknik bilgi ve donanıma sahip olmayan taşıyıcıya böyle bir külfet yüklenebilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda asıl hasarın yan kısımlarda olduğunun belirtildiğini, yan kısımlarda streç dışında hiçbir koruma önleminin alınmamış olduğunun açıkça görüldüğünü, konu emtiaların gereği gibi ambalajlanmadığını, tüm sorumluluğun taşıyıcıya yüklenmesinin kabulünün mümkün olmadığını,
Netice itibariyle konu hasarların nasıl meydana gelmiş olduğuna ilişkin dosyada somut bir verinin ve tespitin mevcut olmadığını, bu kapsamda hasarın ne sebeple meydana gelmiş olduğunun, hasarın taşıyıcının sorumluk sahasında mı meydana gelmiş olduğunun kesin olarak ispatlanması gerektiğini, yerel mahkemece itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor dahi aldırılmadığını ve savunmaları üzerinde durulmadığını, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ... m.30 hükmü uyarınca dava dışı sigortalı tarafından süresinde bir ihbar beyanının yapılmadığını, ilgili hüküm nazara alındığında dava dışı alıcı firmanın, hasarın mevcudiyeti halinde teslim anında açıkça görülen hasar hallerinde taşıyıcıya işbu durumu derhal bildirmekle mükellef olduğunu, süresinde yapılmayan söz konusu ihbar sebebi ile almış olduğu emtianın sevk mektubundaki mevcut hali ile aldığını kabul etmiş bulunduğunu, bu sebeple konu ihbarın 04.11.2021 tarihinde yapılmış olmasından bahisle ve ihbar yükümlülüğüne aykırı davranılmış olması sebebi ile dava konusu hasar tutarının müvekkil şirketten talep ediliyor olmasının hukuka aykırı olduğunu, işbu istemin reddinin gerektiğini, ... belgesinde de konu hasara yönelik bir ihtirazi kayıtın mevcut olmadığını, sürücüler tarafından imzalanmış olduğu beyan edilen hasar tutanaklarının ne zaman imzalandığının anlaşılamadığını, hasar tutanaklarının dikkate alınabilmesinin mümkün olmadığını, Her ne kadar davalı sigortalının söz konusu taşıma sebebi ile bir kusurunun mevcut olmadığı açık olsa da, davalı sigortalının akdi taşıyıcı olarak yer aldığı, söz konusu olayda taşımayı gerçekleştiren dava dışı alt taşıyıcının asıl sorumlu olduğunu, tüm rücu istemlerinin işbu taşıyıcı şirkete yönlendirilmesi gerektiğini, ayrıca yapılan hesaplamada muafiyet tenzilinin uygulanması gerekmekle birlikte %10 ilave bedelin düşülüp düşülmediğinin de tespit edilmesi gerektiğini, maddi tazminat talepleri bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... ŞİRKETİ VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... belgelerinde hasara ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkil şirketin hasardan sorumlu olduğu yönündeki kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacının taşımaya konu emtianın hasarına ilişkin olarak, müvekkil şirketten herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, Dava konusu hasarın ambalajlama hatasından kaynaklandığını, müvekkil şirket ve alt taşıyıcı tarafından gerekli tüm dikkat ve özen gösterilmesine rağmen meydana gelen bu hasardan müvekkilin bir sorumluluğu bulunmadığını, nitekim ... kuralları gereği ambalajlama iş ve işlemlerini yapmanın göndericinin sorumluluğunda olduğunu, müvekkil şirkete herhangi bir kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, ... belgelerine şerh düşülmemiş olmasının da bu hususu ispatlar mahiyette olduğunu, müvekkil şirkete yasal süresi içerisinde ihbarda bulunulmadığını, davacı yanın her türlü dava ve talep haklarına ilişkin hak düşürücü sürelerin geçtiğini, eşyanın tesliminden itibaren aralıksız hesaplanacak 3 gün içerisinde hasar ihbarının yapılması gerektiğini, bu uyuşmazlık kapsamında ise davacı şirketin kanunda belirtilen süre sınırını aşarak aylar sonrasında hasar ihbarında bulunduğunu ve usulüne uygun bir hasar ihbarında bulunmadığını, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarın 02.10.2021 tarihinde tespit edildiğinin açıkça belirtildiğini, davacı yan tarafından sunulan beyan dilekçesinde ise müvekkil şirkete 09.02.2022 tarihinde bildirim yapıldığının açıkça ifade edildiğini, kanunda belirtilen süreden 4 aydan fazla süre geçirildiğini, TTK 1185. madde uyarınca usulüne uygun olarak yapılan bir hasar ihbarı bulunmadığı hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddinin gerektiğini,
Yerel mahkeme kararında hükmedilen faiz başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, rücu talep yazısının müvekkil şirkete ulaşma tarihi olduğu belirtilen 09.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile alınarak, davacı yana verilmesine hükmedilmesinin son derece hatalı olduğunu, müvekkil şirketten ancak dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabileceğini, davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İHBAR OLUNAN ... ... ŞİRKETİ VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; dava konusu taşıma olayında müvekkilin alt taşıyıcı konumunda olduğunu, olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru ve ihmali bulunmadığını, söz konusu emtialarda meydana gelen hasarın paketleme ve ambalajlamadan kaynaklandığını, müvekkil şirket tarafından gerekli tüm dikkat ve özen gösterilmesine rağmen meydana gelen bu hasardan müvekkilin bir sorumluluğu bulunmadığını, nitekim ... kuralları gereği ambalajlama iş ve işlemlerini yapmanın göndericinin sorumluluğunda olduğunu, ambalajlama hatasına ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki ... belgelerine şerh düşülmemiş olmasının da bu hususu ispatlar mahiyette olduğunu, davacı yanın gerekli tüm kontroller tamamlandıktan sonra ürünleri teslim alması gerektiğini, ... belgelerinde herhangi bir şerh olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının taşımaya konu emtianın hasarına ilişkin olarak, müvekkil şirketten herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda ... belgelerinde hasara ait herhangi bir şerh bulunmadığının açıkça ifade edildiğini, buna rağmen taşıyıcının bu hasardan sorumlu olduğu değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu raporun kendi içerisinde çelişki barındırdığını, davacı şirketin kanunda belirtilen süre sınırına riayet etmeden hasar ihbarında bulunduğunu, usulüne uygun bir hasar ihbarında bulunmadığını, dolayısıyla da söz konusu hasardan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, TTK 1185. madde uyarınca usulüne uygun olarak yapılan bir hasar ihbarı bulunmadığı hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacağın davalı takdi aşıyıcıdan ve davalı ... Sigorta şirketinden rücuen tahsili talepli tazminat davasıdır.
Mahkemece, Davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı ... A.Ş., davalı ... Şirketi ve ihbar olunan ... ... Şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut olayda; davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat sigortası ile sigortalanmış olan dava dışı sigortalı ... A.Ş.’ye ait çatı ve cephe paneli cinsi emtialar Özbekistan'da yerleşik ...Firması'na satış ve teslim şekli CIP olarak satılmış olup; Türkiye'den-Özbekistan'a taşınması işinin davalı ... Şirketi tarafından akdi taşıyıcı olarak üstlenildiği, davalı sigorta şirketininde .... Sigortacısı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça alınan exper raporunda davaya konu emtianın satış şeklinin CIP satış olarak belirtildiği, dosyaya ibraz edilen dava dışı sigortalı ... A.Ş. Tarafından Özbekistan'da yerleşik ...Firması adına düzenlenen satış faturasında da teslim şeklinin CIP olarak belirtildiği, satışa konu emtialar 16.09.2021 ve 24.09.2021 tarihlerinde Türkiye’den Özbekistan’a ihraç edilmek üzere sevk edilmiş, 02.10.2021 tarihinde emtialar fabrikaya teslim edildiğinde kontrol sırasında 30 tırdan 7’sinde bulunan emtialarda hasar meydana geldiği tespit edilmiş, hasar tespit edilen 7 araçtaki emtia için sürücü imzalı tutanak düzenlendiği belirtilmiş, emtialarda oluşan hasar sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından 26.01.2022 tarihinde sigortalısına 27.142,36 USD ödeme yapılmış, yapılan ödeme ve alınan Tazminat Makbuzu ve İbraname uyarınca akdi ve kanuni halefiyete dayalı olarak akdi taşıyıcı ve ... sigortacısına karşı rücuen tazmin talepli istinafa konu dava açılmıştır.
Davaya konu taşıma Türkiye-Özbekistan arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır.
Dosyaya ibraz edilen davacının sigortalısı satıcı tarafından alıcı adına düzenlen satış faturalarında satış türü “CIP Satış” suretiyle satıldığı belirtilmiştir. CIP satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir. Buna göre, taşıma sözleşmesi satıcı-gönderici tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir. CIP satışta hasarın alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. Somut olayda, davaya dayanak poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olup böyle bir durumda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 'nin 23.05.2019 tarih ve 2017/3866 E- 2019/4119 K.) Bu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketinin bu husustaki itirazları da nazara alınarak, ihracaat belgeleri ile banka kayıtlarının getirtilip incelenmesi, gerekirse dava dışı sigortalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle taşımaya konu mal bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Mahkemenin kabulüne yönelik inceleme yapıldığında ise;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda;''... Belgelerinde hasara ait bir şerh bulunamamış olsa da, toplam 30 TIR yüklemesi göz önüne alındığında yüklemeler tamamlandığında hasar tespiti yapılmadan ... belgelerinin imzalandığı sonrasında boşaltma işleminin tamamlandığı kanaatine varıldığını, teoride olması gereken her bir Tır'ın kontrol edilip sağlamsa boşalma işleminin başlatılması hasarlı ise gerekli tutanakların tutularak ve ... Belgesi üzerine şerh düşülerek boşaltmanın yapılması olsa da pratikte davaya konu olan taşımalarda olduğu gibi depoların ve indirme işleminin yoğunluğu ile evrak imzalama işlemlerinin boşaltma işleminden önce yapıldığının görüldüğünü, bu sebeple de hasarın yükler indirildikten sonra tespit edilmesi pratikte sıklıkla karşılaşılan bir durum olarak ortaya çıktığını, ... AŞ tarafından tutulan tutanaklar incelendiği, tutanak altındaki imzaların kime ait olduğu belli olmayıp, Türkçe tutanak altında yabancı dilde yazılı olan metinlerin ise ne anlama geldiğinin anlaşılamadığını, evrakların Türkçe çevirileri dosyada bulunsa da fatura, çeki listesi, ... ve Tır Karnelerinin üzerinde belgelerin çevirisinin ... Ltd. Şti. Tarafından gerçekleştirildiği belgelerin üzerinde yazdığı tespit edilmiş olup, ... AŞ tarafından Hasarlı Malzeme Tespiti Konulu tutulan tutanakların çevirisinin yapıldığına dair bir bulguya rastlanmadığı, dolayısyla tutanaklardaki yabancı dilde ve elle yazılmış olan bölümlerin kim tarafından yazıldığı ve ne yazdığı eksik kaldığı belirtilmiş, bilirkişi raporuna davalılar tarafından itiraz edildiği, mahkemece itirazlar konusunda ek rapor alınmadığı gibi mahkemece verilen hüküm gerekçesinde tartışılıp değerlendirilmediği ve istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
HMK' nın 297/2 maddesine göre mahkemenin tarafların taleplerinin her biri hakkında karar vereceği düzenlenmiş olup, yine 297/1-c. fıkrasına göre gerekçe yazılması zorunlu bulunmaktadır. HMK' nın 297. maddesine uygun olarak verilmeyen kararın istinaf aşamasında denetlenmesine imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı vekiline ibraz ettiği yabancı dildeki ... belgeleri, tutanaklar ve tüm belgelerin Türkçe tercümelerini ibraz etmesi ve tutanak düzenleyenlerin kim olduklarına ilişkin belge ibrazı için süre verilip dosyaya ibrazının sağlanması ve davaya konu emtiaya ait ihracat belgelerininde getirtilerek davalıların bilirkişi raporuna karşı verdikleri beyan dilekçelerindeki itirazlarda değerlendirilerek dava konusu hasarın şekline göre hasarın taşıma sırasında mı yoksa emtiayı teslim alanlarca boşaltma sırasında mı meydana geldiği yönünde denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
İhbar olunan ... ... Şirketi, istinaf dilekçesi vermiş ise de ihbar olunan davaya feri müdahil olarak katılmamıştır. İlk derece mahkemesince verilen gerekçeli karar başlığında da "İhbar olunan" olarak yazılıdır. İhbar olunan davaya feri müdahil olmadığından ihbar olunanın karara karşı istinaf başvurusunda bulunmasına olanak bulunmadığından istinaf talebi usulden reddedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; ihbar olunan ......Şirket Vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 341, 352 Maddeleri uyarınca usulden reddine, istinaf eden davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 297, 353(1)a-6 maddeleri uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhbar olunan ... ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davalılar ... A.Ş. ve........Şirketinin istinaf başvurularının KABULÜ ile;
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2023 Tarih ve 2022/315 Esas - 2023/276 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler; ihbar olunan ... ..., davalı ... A.Ş. ve davalı.......Şirketi tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden ihbar olunan ... ... tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin ihbar olunan ... ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf talep eden davalılar ... A.Ş. ve........Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatırana iadesine,
6-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
7-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.