(5941 S. K. m. 5)
ŞİKAYET:
Müşteki vekili 10/02/2017 havale tarihli şikayet dilekçesinde özetle, sanıkların müvekkil şirket emrine çek keşide ettiğini, çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğunun anlaşıldığı, sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER:
-Şikayet Dilekçesi,
-Çek Sureti,
-Tüm dosya kapsamı
İLK DERECE MAHKEMESİNİN DELİLLERİ DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇESİ:
''Müşteki vekili şikayet dilekçesi ile şüphelinin müvekkil şirket emrine çek keşide ettiğini, çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğunun anlaşıldığı, çekin karşılıksız çıktığının anlaşılması halinde icra takibin başlattıklarını, şüphelinin karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce yapılan incelemede; yetkili hamilin ..... Tekstil Ürünler Tic.ve San. A.Ş, şikayetçinin ..... Giyim San ve Tic. Ltd. Şti olduğu ve anılan kişinin şikayet hakkının bulunmadığı, 5941 Sayılı Çek Kanunun 5. maddesine göre şikayetin yetkili hamil tarafından yapılması gerektiği, müştekinin şikayet dilekçesinde yetkili hamil olduğuna dair delil sunmamış olması, mahkemenin de kendiliğinden hamili araştırma yükümü bulunmadığından, kovuşturma şartı gerçekleşmeyen davanın düşmesine karar verilmiş olup'' denilerek hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Müşteki vekili tarafından sanık hakkında verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DAİREMİZCE YENİDEN DURUŞMA AÇILARAK YAPILAN YARGILAMADA:
Sanık .....'nun talimat ile alınan savunmasında: Ben ..... Tekstil Konfeksiyon İnş. Turizm Gıda San. Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisiydim, ancak 22/09/2016 yılında diğer şirket yetkilisi eşim H. .....'nun tutuklanması nedeni ile şirkete kayyum atanması oldu, bu tarihten itibaren ne benim nede eşimin şirket adına imza yetkisi kalmamıştır, ayrıca şirkete kayyum atanana kadar ne benim ne de eşimin piyasada bir çeki bulunmamaktadır, bu nedenle atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini talep ederim.
Sanık .....'nun savunmasının alınabilmesi için Çarşamba İcra Ceza Mahkemesine talimat yazılmış, sanığa tebligat yapıldığı halde duruşmaya katılmadığından savunması alınmamıştır.
Müşteki vekili duruşmaya gelerek sanık hakkındaki şikayetlerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Yerel mahkeme kararının sanık hakkında verdiği kararın CMK 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, çekin keşide tarihi olan 07/12/2016 tarihinden 2 ay kadar önce şirkete kayyım atandığı, dolayısıyla ödeme tarihinde sanıkların herhangi bir sorumluluklarının olmadığı anlaşılmakla atılı suçun unsurları oluşmadığından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇ:
Suça konu çek ..... Bankası Samsun Çiftlik şubesine ati, 07.12.2016 keşide tarihli, ..... Tekstil Konf. İnş. Turizm Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti. ne ait 62.000 TL bedelli çek olup ödenmek üzere aynı tarihte bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız bulunduğu tespit edilmiştir.Müştekisi ..... Giyim San.Ve Tic. Ltd. Şti olup çek fotokopisi incelendiğinde ciranta konumunda olduğu görülmüştür.
İstanbul 11. İcra Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada çek hamilinin ..... Tekstil şirketi olup müşteki şirketin şikayet hakkının bulunmadığından bahisle davanın düşmesine karar verilmiştir.
5941 sayılı yasanın 5/1 maddesinde ibraz edilen çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemine sebebiyet veren kişi hakkında hamilin şikayeti üzerine yapılan yargılamada, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 347 ve devamındaki maddelerde belirtilen yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacaktır. Devredilebilen kıymetli evrakın, senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşılmadıkça ciro edilmesi ve zilliyetliğin geçmesi ile cirantanın hakları ciro edilene devrolunabilecektir. Bu nedenle müştekinin şikayet hakkının bulunduğunun kabulü gerektiğinden mahkememizce müşteki vekilinin istinaf talebi yerinde görülerek duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Ancak dosyada mevcut Samsun Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazılarından şirketin halen faal olup, şirkete 17.10.2016 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı ve buna ilişkin kararın Ticaret Sicili gazetesinde yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Suça konu çekin düzenlendiği 07.12.2016 tarihinden öncesine ait bir tarihte borçlu şirkete kayyum atanmıştır. Her ne kadar müşteki vekili tarafından suça konu çekin ileri vadeli tarih olarak keşide edildiği iddia olunmuş ise de çeklerde ibraz tarihi dikkate alınmakta olup ibraz tarihi itibariyle sanıklar üzerine atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla aşağıdaki hüküm tesisi uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık hakkındaki karşılıksız çek keşide etmek suçundan verilen düşme hükmü nedeniyle müşteki vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede; CMK 280/2 maddesi gereğince İstanbul 11. İcra Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarih 2017/134 esas ve 2017/327 karar sayılı düşme hükmünün kaldırılarak;
Sanıklar ..... ve .....'nun ..... Bankası Çiftlik/Samsun şubesine ait 0056534 çek numaralı 07/12/2016 keşide tarihli çeki yönünden atılı suçun unsurları oluşmadığından 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı BERAATLERİNE,
Sanık ..... kendisini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte olan AÜT 600.00 TL vekalet ücretinin müştekiden alınarak sanık .....'ya verilmesine,
İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin müşteki üzerinde bırakılmasına, İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Karardan bir örneğinin bilgi amaçlı sanık ..... müdafine tebliğine,
Dair, Müşteki vekilinin yüzüne karşı, sanıklar ve sanık ..... müdafiinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı huzuru ile isteme uygun olarak CMK 286/2-e maddesi uyarınca oybirliği ile verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2019 (¤¤)