T.C.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/66
KARAR NO: 2018/49
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/02/2017
NUMARASI: 2017/25 2017/25
İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN
DAVANIN KONUSU: İHTİYATİ HACZE İTİRAZ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Tuzla'da denizcilik alanında gemilerin bakım ve onarımlarına ilişkin bir şirket olduğunu, Aralık 2014 'te oluşan makine arızaları sebebiyle müvekkili şirketten bakım ve onarım işlerinin istendiğini ve geminin yapılan makine işlerinde tüm işlemlerin geminin işletmecisi ve aynı zamanda enspektörü olan ... tarafından kabul edildiğini, makinelerin teslim edildiğini, yapılan hizmetlere dair faturanın düzenlendiğini ve 48.950,00 USD hizmet bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ...ın geminin işletmecisi ve ticari yönetimcisi olmasıyla birlikte geminin maliki olan ve yurtdışında off-shore şeklinde faaliyette bulunan ... isimli firmanın bedelini ödeyeceğini bildirdiğini, geminin ... şirketi olan firma sahibi ...'la birlikte ilgili şahısların Türkiye'yi terk ettiğini, söz konusu ... isimli geminin müvekilinin tamir işlerini bitirmesinin ardından Türkiye'yi terkettiğini ve bir daha hiç gelmediğini, geminin şuan Türk Karasularına girmiş olduğunu ve demir atmış bulunduğunu öğrendiklerini, geminin satılacağının haberinin alındığını, karşısındaki off-shore şirketinin fason bir şirket olduğunu, yurtdışında da bir kaydının bulunmadığını, müvekkili şirketin uzun süredir mağdur olduğunu belirterek işbu geminin teminatlı veya teminatsız ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ; ihtiyati haciz talep eden tarafça sunulan deliller incelemesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafça sunulan belgeler gereğince talebe konu gemi onarımının sabit olduğu 18/09/2014 tarihli sözleşmeden anlaşılmış, alacağın TTK 1352. maddede sayılan bir deniz alacağı olmasının ihtiyati haciz sebebi olduğuna dair TTK 1353/4. fıkra hükmü ve alacaklının alacağının TTK 1352. maddesinde yer alan listeye girdiği ve parasal değeri hususunda mahkemeye kanaat uyandıracak delil göstermesinin yeterli olduğuna dair TTK 1362. maddesi hükümlerinin gerekçesi ile birlikte değerlendirilmesi sonucu güvence altına alınması talep olunan tersane alacağının TTK nun 1352/1. fıkra (m) bendi kapsamında deniz alacağı niteliğinde olması sebebi ile ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak 48.950,00 USD alacak ile sınırlı olmak üzere ... isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
Bu karara borçlularca itirazda bulunulmuştur.
Borçlular vekili itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze itirazın 20/02/2017 ve 24/02/2017 tarihli dilekçeler ile yapılmış olup, karar tarihi 16/02/2017 tarihi olmakla, İİK nun 265.maddesinde belirtilen 7 günlük itiraz süresi içerisinde yapıldığı, ihtiyati haciz talep eden tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, geminin teknik işleteni müvekkili ...in husumet ehliyetinin bulunmadığını ve delillerin yetersiz olduğunu belirtmiştir.
İlk derece mahkemesi itiraz üzerine verdiği kararda ; ihtiyati hacze itirazın 20/02/2017 ve 24/02/2017 tarihli dilekçeler ile yapılmış olup, karar tarihi 16/02/2017 tarihi olmakla, İİK nun 265.maddesinde belirtilen 7 günlük itiraz süresi içerisinde yapıldığı, ihtiyati hacze itiraz eden şirket tarafından ihtiyati haciz eden tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığı, geminin teknik işleteni müvekkili ...in husumet ehliyetinin bulunmadığı ve delillerin yetersiz olduğu belirtilmiş ise de, mahkememizce TTK nun 1352/1.fıkra (m) bendi kapsamında talebin deniz alacağı niteliğinde olması sebebiyle ihtiyati haciz kararının verildiği ve İİK nun 265.maddesinde ihtiyati hacze itirazın haczin dayandığı sebeplere mahkemenin yetkisine ve teminata yönelik hususlarda yapılabileceğinin belirtilip, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu ve ihtiyati hacze itiraz eden tarafın itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı, yasaya uygun görülmeyip, yatırılan teminatın da ihtiyati hacze konu talep miktarı değerlendirildiğinde yeterli olduğu ve itiraz eden tarafından belirtilen sebeplerin mahkememizce bu aşamada değerlendirilmesi mümkün olmadığı nedenle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı itiraz edenler vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İtiraz edenler vekili istinaf başvuru dilekçesinde; talebin TTK'nın 1326.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, TTK'nın 1362. maddesi gereğince deniz alacağının varlığının kanıtlanması açısından sunulan delillerin yetersiz olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, faturanın hangi şirketin dikkatine düzenlendiğinin bile belli olmadığını, faturanın müvekkili donatana tebliğ olunmadığını, 3 ay sonra ticaret unvanı bile yazılmayan bir şirket muhatap alınarak düzenlendiğini, servis raporunda yazılan onarım bedeli olan 48.950 USD nin de piyasa rayiçlerinden çok yüksek olduğunu, ifade ederek, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, TTK 1358 ve İK 265 vd. kapsamında, ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İtiraza konu, İhtiyati haciz kararı ise geminin tamir işlerinden kaynaklanan onarım bedelinden (deniz alacağından) kaynaklanmaktadır.
Alacaklı şirket, Tuzla'da denizcilik alanında gemilerin bakım ve onarımı işini yaptığını, Aralık 2014 'te oluşan makine arızaları sebebiyle müvekkili şirketten bakım ve onarım işlerinin istendiğini ve geminin yapılan makine işlerinde tüm işlemlerin geminin işletmecisi ve aynı zamanda enspektörü olan ... tarafından kabul edildiğini, makinelerin teslim edildiğini, yapılan hizmetlere dair faturanın düzenlendiğini ve 48.950,00 USD hizmet bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ... 'ın geminin işletmecisi ve ticari yönetimcisi olmasıyla birlikte geminin maliki olan ve yurtdışında off-shore şeklinde faaliyette bulunan ...isimli firmanın bedelini ödeyeceğini bildirdiğini, geminin ... şirketi olan firma sahibi ...'la birlikte ilgili şahısların Türkiye'yi terk ettiğini, söz konusu ... isimli geminin müvekilinin tamir işlerini bitirmesinin ardından Türkiye'yi terkettiğini ve bir daha hiç gelmediğini, geminin şuan Türk Karasularına girmiş olduğunu ve demir atmış bulunduğunu öğrendiklerini, geminin satılacağının haberinin alındığını, karşısındaki off-shore şirketinin fason bir şirket olduğunu, yurtdışında da bir kaydının bulunmadığını, müvekkili şirketin uzun süredir mağdur olduğunu belirterek işbu geminin teminatlı veya teminatsız ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi itiraz üzerine verdiği kararda ; TTK nun 1352/1.fıkra (m) bendi kapsamında talebin deniz alacağı niteliğinde olması sebebiyle ihtiyati haciz kararı verildiği ve İİK nun 265.maddesinde ihtiyati hacze itirazın, haczin dayandığı sebeplere mahkemenin yetkisine ve teminata yönelik hususlarda yapılabileceğinden, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu ve ihtiyati hacze itiraz eden tarafın itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermiştir.
TTK 1362 madde, "(1) Alacaklının, alacağının 1352 nci maddede sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesi yeterlidir " şeklindedir. İddia edilen alacak TTK 1352/1.l. maddesi kapsamında olup talep eden bu iddiasını TTK 1362. maddesi gereğince ispat etmesi gerekir. Alacaklı tarafından, talebe konu fatura ve servis raporu dosyaya ibraz edilmiş, yasal olarak zorunlu teminat miktarı da yatırılmıştır.
Dosya kapsamına göre, sunulan fatura ve servis belgesi ile geminin servis onarım ücreti alacağının muaccel olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca itiraz edenin itirazları, İİK 265. maddede tahdidi olarak sayılan itiraz nedenlerinden olmadığından, ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 353/b.1.maddesi uyarınca, itiraz edenler vekilinin, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İtiraz eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,
3-İtiraz eden istinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU :HMK 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.