T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/4
KARAR NO : 2018/40
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/08/2017
NUMARASI: 2017/3852- 2017/3852 E.K
TALEP KONUSU: İhtiyati Hacze İtiraz
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi hakkında kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinin borçlu şirketten 1.850.000 TL bedelli bonodan kaynaklı alacağının bulunduğunu, bonoya dayalı olarak 1.850.000 TL alacağı baki kalmak koşuluyla şimdilik 400.000 TL miktar üzerinden borçlu hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, talep uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İtiraz eden borçlu şirket vekili, talebe konu bononun sahte olup, bonoda müvekkili şirket yetkilisinin imzasının taklit edildiğini, alacaklı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu paranın verildiğine dair banka dekontunun sunulmadığını, alacağın tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer almadığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLER
1-Talebe konu bononun, keşidecisinin ...., aval vereni ....., lehtarı ... olup, 09.02.2007 tanzim ve vade tarihli nakden ibareli 1.850.000 TL'dir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlunun ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan bonoda avalist şirket adına atılı imzanın şirket yetkilisi ....a ait olmadığına yönelik itirazının; ileride açılabilecek menfi tespit davasında incelenebileceği, bu nedenle, ihtiyati hacze itiraz edenin bu hususa yönelik talebinin ihtiyati haciz nedenleri arasında bulunmadığından ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden/borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Borçlu vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; bonodaki müvekkil şirket adına atılı imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmadığını, bonodaki bedelin verildiğine dair banka dekontunun sunulmadığı gibi bu alacağın tarafların ticari defterlerinde kaydının bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak istenilen ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir. Borçlu şirket tarafından ihtiyati hacze itiraz edilmesi üzerine usulüne uygun olarak duruşma açılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
İtirazda bulunan borçlu vekilinin dilekçesindeki itiraz nedenlerinin işin esasına yönelik olup, menfi tespit davasının konusunu teşkil edebileceği ve dava aşamasında dinlenebileceği, İİK. 265. maddesinde sayılan itiraz nedenlerinden olmadığı, ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilemeyeceği istikrarlı yargıtay kararlarında vurgulanmıştır. (Yargıtay 11. HD 19/09/2016 tarih, 2016/8376-7358 E.K sayılı ilamı)
Açıklanan bu gerekçeler doğrultusunda, HMK 353/b.1.maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İtiraz edenin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İtiraz eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,
3-İtiraz eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflar vekillerine tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK.353.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18/01/2018
KANUN YOLU: HMK 362/1.f ve İİK 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.