T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2028
KARAR NO: 2023/2071
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2020
NUMARASI: 2017/561 E. - 2020/527 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ve arkadaşı ile beraber, davalı ...AŞ'ye inşaat malzemeleri satın almak üzere gittiğini, müvekkilinin işyerinde siparişleri verirken dükkan sahibi olarak ... isimli kişi ile muhatap olduğunu, onunla pazarlık yaptığını, müvekkili ve eşinin o tarihte yaptırmakta oldukları Zekeriyaköy'deki villalarına inşaat malzemesi almak üzere orada bulunduğunu, işyerinde karşılaştıkları sıcak aile ortamına güven tesis edilerek 49.255,00 TL değerinde inşaat malzemesi sipariş ettiklerini, karşılığında ..., Yenibosna Çarşı Şubesine ait 15.05.2017 keşide tarihli, ... çek seri nolu, 49.250,00 TL bedelli çeki vermiş olduklarını, ancak vade konusunda anlaşılamayınca tarih kısmının müvekkili tarafından düzeltilerek paraf atıldığını, sipariş edilen inşaat malzemeleri gelmeyince tekrar işyerine giden davacı ...'un ... babası ile kavga ederek ayrıldığını, bu nedenle çeki imalatçıya veremediğini söyleyerek yeni bir çek istemiş olduğunu öğrendiğini, önceki oluşan güven nedeniyle durumdan şüphelenmeyen müvekkilinin bu kez sahibi olduğu ... Ltd. Şti.'ne ait olan aynı miktarlı ikinci bir çeki faturada sorun olacağı söylendiği için ön yüzüne ''Avalimdir'' yazıp imzalayarak ... vermiş olduğunu, satış sözleşmesine konu olan malların bu güne kadar müvekkiline teslim edilmediği gibi çeklerin ikisinin de müvekkiline iade edilmemiş olduğunu, üstelik .. Bankası, Bakırköy Şubesine ait 15.05.2017 keşide tarihli, ... çek seri nolu 49.250,00 TL bedelli çekin Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine dayanak yapılmış olduğunu, diğer çekin ise tarih kısmının bu kez tekrar değiştirildiğini öğrendiğini, her iki çekin arka yüzünde de görüleceği üzere her iki çeki yazdıran kişinin ... olduğunu, müvekkilinin icra tebligatını aldığı günün akabinde ... tarafından aranmış olduğunu, 20.000,00 TL nakit getirmesi durumunda icra takibinin durdurulacağı izlenimi verilerek içinde bulunduğu sıkıntılı durumun bir kez daha istismar edilmek istenmiş olduğunu, müvekkilinin icra takibine konu edilen çeki namına keşide ettiği ... Tic. AŞ şirketine ne de alacaklı olduğunu iddia eden diğer davalı ...'e borçlu olmadığını, malların teslim edilmediği gibi iki çekin de müvekkillerine iade edilmediğini ileri sürerek, davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davacı tarafın açmış olduğu davanın İİK’nın 69.maddesinde yer alan borçtan kurtulma davası mı, yoksa yine aynı Yasanın 72.maddede yer alan menfi tespit davası olarak mı açılmış olduğunu açıklaması gerektiğini, davacı tarafın icra takibine konu edilen kambiyo senedine ilişkin ne imzaya ne de çekin asli unsurlarına karşı herhangi bir itirazı olmadığını, müvekkilinin iddia edilmeye çalışıldığı şekilde, diğer davalılarla hiçbir hukuki ve fiili ilişkisi olmadığını, müvekkilinin kendisine ait iş yerinin olduğunu, galericilik adı altında araba alım satım işi ile iştigal ettiğini, bu iştigali nedeniyle müvekkiline ait olan ... plakalı aracın müvekkili tarafından davalılardan ... İnş.Elek.İç ve Dış.Tic.AŞ'ye satılmış ve satış bedelinin bakiye kısmına ilişkin olarak da takip konusu edilen çekin alınmış olduğunu, çekin tahsilinde satışa konu edilen aracın trafikten devrinin yapılacağı kararlaştırıldığından çek bedelinin tahsil edilememiş olmasından dolayı da aracın mülkiyet devrinin gerçekleştirilememiş olduğunu, dava dilekçesinde iki adet çekten bahsedildiğini, takibe konu edilmeyen diğer çekin tahrifat bulunduğu gerekçesi ile tahsil edilemediğinden, ciro yolu ile teslim eden ...’ya iade edilmiş olduğunu, müvekkilinin anılan çekle bir bağlantısı kalmadığını, ...’dan ciro yolu ile müvekkiline geçen çekin, ...’dan alacağına karşılık olarak alınmış olduğunu, ancak ibraz sırasında, ödeme yapılmayınca, doğrudan ...’a iade edilmiş olduğunu, iade edilen çek ile takip konusu çek arasında hiçbir hukuki ve fiili ilişki bulunmadığını, müvekkili tarafından takip konusu edilmeyen ve yetkili hamil olarak çeki de elinde bulundurmayan müvekkilinin her iki çek yönünden davalı olarak gösterilmiş olmasının hukuken mümkün olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinde de müvekkili aleyhine sonuç doğuracağını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, TTK'nın 687.maddesi uyarınca davacıların taleplerinin müvekkiline yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı ... AŞ'ye usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak bu davalı tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, kambiyo senedinden kaynaklı Menfi Tespit davasıdır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize fiziki olarak gönderilmiş olup; davalı takip alacaklısı tarafından davacılar ve diğer davalı ...A.Ş. aleyhine 49.250,00 TL asıl alacak, 213,42 TL geçmiş gün faizi, 147,75 TL komisyon, 4.925,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 54.536,17 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşıldı. Çanakkale Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı, Halkalı Vergi Dairesi cevabi yazısı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı, ... Bankası Genel Müdürlüğü cevabi yazısı, Ankara Emniyet Müdürlüğü cevabi yazısı, ... Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü cevabi yazısı ve delil niteliğindeki tüm bilgi ve belgeler dosyamız içerisine aldırılmıştır. 11/11/2019 tarihli celsede davacı tanığı ... hazır: Usulen yemini yaptırıldı. Soruldu. Tanık beyanında: ben dava konusu çeklerin verildiği ... ile beraber iş yapanlardan biriyim. Dava konusu garanti baknasına ait ilk çek ... tarafından inşaat malzemeleri karşılığı ... verilmiştir. ..., resmiyette olmamakla birlilkte harici olarak ... Şirketinin yetkilisidir. Bizden de ...bir takım çekler aldı. Ancak bu çeklerin karşılığı olan malları vermedi. Kendileri bu malları bizden aldılkarı parayla dava dışı Zonguldak Kozlu İlçeisndeki ... ismindeki site yapımında kullandı. ..., ... tarafından veirlen ilk çekten sonra ikinci bir çek daha verildi. Iunb çek de yine ... güvenilerel verildi. Ben de yanlarındaydım. Bu çelkjer nasıl ciro edildi gökhana geçti bilgim yoktur. ...'ın yetkilisi isim olarak ... diye birisidir. Ancak aslında bu işlerin görünürdeki işi yapan kişi ise .... ... isimli şahsı da tanıyorum. ... da bu tğür işlerle ilgilidir, kötü niyetlidir. Onunla paravan şirket olarak yaptıpğı işler vardır. Çekleri başkalarından alırlar kendi şirketinde kullanırlar. dedi. Beyanı okunarak imzası alındı. 11/11/2019 tarihli celsede davacı tanığı ... hazır: Usulen yemini yaptırıldı. Soruldu. Tanık beyanında: ben, davacı ...'un inşaatda yardımcı elemnmanı olarak çalışırım. Ben inşaat malzemeleri satın almak için bi rliste hazırladım. Bu inşlaat malzemleriin tehri için ... Bey, Davalı ... ile görüşme yaptı. Bu görüşme sponunda mallar teslim edeilcekti. Davacı tarafça Çek verildi ancak ... inşaat malzemelerini göndermedi. İkinci çek ile ilgili bir bilgim yoktur benb listedeki malzemeler yönünden kontrol yaptım. ...nin yerine gittik malzemeleri gördük ancak bu malzemeler bize teslim edilmedi. ...i tanımıyorum. dedi.Beyanı okunarak imzası alındı. 10/03/2020 tarihli celsede davalı ... yemin eda etmek üzere hazır. Davalı asilden soruldu : dava konusu olan iki çek ile ilgili de bilgim vardır. 15/05/2017 tarihli, ... nolu çek ... çekidir ve ... tarafından bir ticari ilişlki nedeniyle bana ciro edilerek verilmiştir. Bu çek kaşrılıksız çıkınca bu çeki ... iade ettim. ...'yi de tanırım. Dava oknusıu çeklkerin ...'ye verilip veirlmediiği konusunda bir bilgim yoktrur. Ben bu çeki ... aldım. 2. Çek olan garanti bankası çeki 15/05/2017 tarihli olup, ... nolu çektir. Bu çeki de ... şirketinden araç karşılığında aldım. Bana araç karşılığında bu çeki ciro ettiler. Ancak çek, imza tutmadığından bana tahsili yapılamamıştır. Bıu çek yönünden de takip başlattım. Bu çek noktasında da bu çekin ... ... ve ... ile ilgisinin olup olmadığını bilmiyorum. ...'ye verilip verilmediği konusunda bilgim yoktur. Ayrıca paravan şirket iddiası ile ilgili de bilgim yoktur bu çek nedeniyle taraflar bana borçludur. Çeki iyi nietli aldım. bu çekler bana mal karşılığı teslim edilmiştir. diğer davalılar arasındaki ilişki ile ilgili bir bilgim yoktur bu çek bana mal karşılığı verilmişgtir bu konuda yemin ederim dedi. Davalı asile beyanı okundu. Soruldu Davalı asil: beyanlarımı tekrar ediyorum. Beyanlarım doğrudur. Dedi. Davalı asile HMK'nın 238. Maddesi uyarınca beyanında ısrar edip etmediği soruldu. Davalı asil : beyanlarımda ısrar ediyorum. dedi. Beyanı okunarak imzası alındı. Davacı iddia ve delilleri, davalı savunma ve delilleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının talebinin aleyhine başlatılan icra takibinin konu çek ile ... Bankası Bakırköy Şubesi, ... no.lu hesaba tanımlı, ... seri nolu çekler nedeni ile davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, çeklerin iptaline ilişkin olduğu, dava konusu çekleri yazdıran kişinin davalı ... olduğu, davalı ... vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde "... plakalı aracın müvekkili tarafından diğer davalılardan ....Tic.A.Ş ‘ye satılmış ve satış bedelinin bakiye kısmına ilişkin olarak da takip konusu edilen çekin alınmış olduğunu, çekin tahsilinde satışa konu edilen aracın trafikten devrinin yapılacağı kararlaştırıldığından çek bedelinin tahsil edilememiş olmasından dolayı da aracın mülkiyet devrinin gerçekleştirilememiş olduğunu, dava dilekçesinde iki adet çekten bahsedildiğini, takibe konu edilmeyen diğer çekin, tahrifat bulunduğu gerekçesi ile tahsil edilemediğinden" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş, ise de KTK m.20/1-d gereği harici araç satış ve devirlerinin geçersiz olduğu ve iş bu dosyada delil olarak ileri sürüleyeceği, bu nedenle verilen çekler nedeni ile menfi tespit talebinin kabulü gerekeceği,Davalı ... hakkında açılan dava yönünden; ... hakkında açılan davanın mahkememiz iş bu dosyasında tefrik edilerek açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu nedenle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı kanaati ile aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davalılar ... ve ... Tic. AŞ hakkında açılan dava yönünden davanın kabulü ile davacının ... Yenibosna/Çarşı şubesi, ... no.lu hesaba tanımlı ... seri no.lu ve ... Bankası Bakırköy Şubesi, ... no.lu hesaba tanımlı, ... seri nolu çekler ve icra dosyası nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı ... hakkında açılan dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ettiği her iki çek yönünden müvekkili hakkında karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, dosya kapsamı ile de sabit olduğu üzere, müvekkilin alacaklısı olduğu icra dosyası dayanağı çekin, davacının dava konusu ettiği çeklerden olan ... Bankası çeki olduğunu, dava konusu olan diğer çek olan ... çekinin icra takibine konu olmadığı gibi, müvekkili uhdesinde de olmadığını, anılan çekin, ... cirosu ile müvekkiline intikal ettiğini, ancak çek üzerinde tahrifat bulunması nedeniyle ...'ya iade edildiğini, müvekkil uhdesinde olmayan iade edilen çek ile müvekkilinin hukuki ve fiili bir bağı olmamasına ve de dosyada aksi kanıtlanamamış olmasına rağmen bu çek yönünden de hiç bir gerekçe gösterilmeden hüküm kurulduğunu, davanın en başından itibaren diğer çekin hiç dikkate alınmaması gerektiği ve iki çek yönünden davanın tefrik edilmesi gerektiği ifade edilmişse de tefrik kararı verilmediğini, kararın gerekçesinin açıklayıcı ve yeterli olmadığını, davacının bedelsizlik iddiasının lehtar olan diğer davalı ... firmasına karşı ileri sürülmüş bir iddia olduğunu, iyi niyetli hamil olan müvekkili ile davacı arasında bir ilişki bulunmadığından, davacının müvekkiline karşı bedelsizlik iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, davacının davasında, lehtar ile ciranta arasındaki ilişkinin geçerli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı halde, mahkemece keşideci ile lehtar arasındaki ilişki bırakılıp lehtar ile ciranta arasındaki ilişkinin geçerlilik koşullarının irdelendiğini, keşidecinin bedelsizlik defiinin lehdar ile olan ilişkisine dair olduğunu, hamil ile keşidecinin direkt ilişkisi bulunmadığını, ciro silsilesinde yer alan kişiler arasındaki ilişkiye dair itirazlar da, ancak taraflarınca ileri sürülebilecek olmasına rağmen, Mahkeme tarafından davacı ile ilgisi olmayan davacı iddiası da olmayan durumun karar gerekçesi yapıldığını, Yargıtay 19.H.D. 11.11.2010 tarih 2563E., 12928K. Sayılı kararı, “... hamilin kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, senet metninden anlaşılamayan hususlar iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemez.” şeklindeki ve yerleşik içtihatlarda da yer alan temel hukuk kaidesi davada ve de hükmün kuruluşunda dikkate alınmadığını, müvekkilinin ciro yoluyla gelen çekin, müvekkiline ne şekilde geldiğini davacıların bilebilecek bir durumu olmadığı gibi, keşideci ile lehtar ... firması arasındaki ilişkinin de ne olduğunun müvekkil tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, iyiniyetli hamil olan müvekkile karşı davacı tarafından dahi ileri sürülemeyecek, davanın konusu olmayan, olamayacak olan durumun karara gerekçe yapıldığını, mahkeme, davacı iddiası doğrultusunda keşideci ve lehtar arasındaki temel ilişki hakkında değerlendirme yapmak yerine, lehtar tarafından ileri sürülebilecek, ancak ileri sürülmemiş olan ve dava konusu ve gerekçesi olmayan hususu hükme karar gerekçesi yaptığını, deliller yeterince değerlendirilmeden dosya kapsamına aykırı şekilde kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin alacağının çeke dayalı bir alacak olduğunu, kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak olduğunda doğumlarına neden olan hukuki işlemle bağlı durumda bulunmayan senetler olduğunu, bu nedenle, senedin doğumuna neden olan hukuki işlemdeki sakatlığın kambiyo senedine yansımayacağını, senedin devrinde hamilin, cirantanın esas borç ilişkisinden kaynaklanan haklarını değil senette yazılı olan hakları devraldığını, son hamilin iyiniyetli olduğu karinesi gereği hamilin bilerek borçlu zararına hareket ettiğini ispat yükünün, davacı borçluya ait olduğunu, dava dosyasında, müvekkilin hamilin, bilerek borçlu zararına hareket ettiğinin ispatlanmış olmadığını, tanık dinlenme olanağı olmayan bir davada tanık dinlemek suretiyle tanıklarının beyanlarının dikkate alındığını, muvafakatlerinin bulunmadığını, dosyaya hiçbir somut delil sunamamış olan davacının, artık son çare olarak yemin teklifinde bulunduğunu, davacı tarafın hazırlamış oldukları yemin metnine 20.01.2020 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, hakimin davalı müvekkiline kendisinin yemin ettirdiğini, müvekkilinin de iyi niyetli olarak çeki iktisap ettiğine ve icra takibine konu edilmeyen çeki iade ettiğine dair yemin ettiğini, kendisine yemin teklif edilen tarafın yemin etmesi ile birlikte, yemin teklif eden tarafın iddiasını ispatlayamamış olacağının hukukun temel ilkelerinden olduğunu, ancak mahkemece kesin delil niteliği taşıyan yemin gözetilmeksizin, yemine aykırı şekilde karar verildiğini, davacı iddialarını destekler yeterli kanıt bulunmaması nedeniyle, davacı tarafça yemin deliline dayanılmasına ve yemin yerine getirilmiş olmasına rağmen mahkemece, delillerin değerlendirmesinde hataya düşülerek kesin delilin yok sayıldığını, mahkemenin kararını kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de hatalı olduğunu, müvekkilinin alacaklısı olduğu icra dosyası dayanağı çekin tek çek olduğunu, diğer çek ile müvekkilinin bir ilgisi ve talebi bulunmadığını, verilen tedbir kararında da tek çek bedeli esas alınarak teminat bedeli belirlendiğini, hal böyle iken, her iki çek bedeli üzerinden vekalet ücreti hesaplaması yapılarak davalı müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinini istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, icra takibine konu olan çek ile takip konusu olmayan diğer çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı taraf, takip konusu çek ve takip konusu olmayan bir diğer çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığını, çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek davalılara borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı şirket tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmamış olup, istinaf incelemesi davalı ... yönünden verilen karara ilişkin olarak ve bu davalının istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. Dava konusu edilen çeklerden ... Bankası AŞ Bakırköy/İstanbul Şubesinden verilme, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı ve 49.250,00 TL bedelli çekin davalı ... tarafından Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konularak çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, söz konusu çekin keşidecisinin davacı şirket, lehtarının davalı ... Ltd. Şti. olduğu, davacı ...'un çeki aval veren olarak imzaladığı, çekin lehtar tarafından davalı ...'e cirolanarak verildiği, çekin davalı ... tarafından ibraz edildiği, karşılıksız olarak işlem gördüğü, dava konusu diğer çekin ise ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davacı ... olduğu ve hamiline olarak düzenlediği, çekin önce ...'ya, ondan davalı ...'e ciro edildiği, çekin davalı ... tarafından 18.05.2017 tarihinde bankaya ibraz edildiği, tahrifat nedeniyle işlemsiz şekilde iade edildiği anlaşılmaktadır. Dava ve takip konusu olan, davacı şirketin keşideci, davacı ...'un da aval veren olarak yer aldığı çek yönünden yapılan incelemede; Davacı şirket, dava ve takip konusu ... Bankası AŞ Bakırköy/İstanbul Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı ve 49.250,00 TL bedelli çeki keşide ederek davalı lehtar ... Ltd. Şti.'ne vermiş, bu davalı ise çeki davalı ...'e cirolamış, davalı ... bu çeki ciro suretiyle devralmış olup davalı ... çekte hamil, davacı şirket ise keşideci konumundadır. Dava konusu ... Bankası'na ait çekin lehtar ... Ltd. Şti. tarafından davalı ...'e ciro yoluyla verildiği, çekin davalı ... tarafından ibraz edildiği, karşılıksız olarak işlem gördüğü dosya içerisindeki çek arka yüzü suretinden görülmektedir. Kambiyo senetlerinde kural olarak bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Çek, sebepten mücerret kıymetli evrak olup davalı ciranta temel borç ilişkisinin tarafı olmadığından, TTK'nın 818/1.e maddesi atfıyla, aynı kanunun 687. maddesi uyarınca, temel ilişkideki def'iler hamile karşı ileri sürülemez. Meğer ki hamil, senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Bu durumda hamilin, yani somut olayda davalı ...'in kötü niyetini ispat yükü, davacıya aittir. Ancak somut olayda dosya kapsamında, mahkemece ispat yükü konusunda hataya düşülerek ispat yükü davalı ...'deymiş gibi gerekçe oluşturulduğu, bu davalının çeki iktisap sebebi olarak ileri sürdüğü harici araç satışının resmi yolla yapılmadığı gerekçesiyle davanın bu davalı yönünden kabulüne karar verildiği görülmektedir. Bu bilgilere göre somut olayda takip konusu çek yönünden, davacı şirketin, hamil konumunda olan davalının, çeki devralırken çekin karşılıksız- bedelsiz olduğunu bildiği ve bu hususu bile bile kendisi (borçlu davacı) zararına olarak devraldığını ispat edemediği görülmektedir. Kaldı ki mahkemece davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davacılarca davalı ...'e yemin teklif edildiği, bu davalının da çekin kendisine alacağına karşılık verildiği konusunda yemin ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı keşideci şirketin takip konusu ... Bankası AŞ çeki yönünden iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde yazılı gerekçeyle karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacı ..., takip konusu bu çekte aval veren konumundadır. TTK'nın 700 -702. maddelerinde düzenlenen aval, poliçe nedeniyle sorumluluk taşıyan kişi lehine verilen bir tür kefalet olup hamile, haklarını elde edememesi ihtimaline karşı ek bir teminat sağlar. Aval veren kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur. Avalistin sorumluluğu senetten doğan soyut bir sorumluluktur. Aval verilen kişi ile avalistin sorumluluklarının derecesi ile şartları aynıdır fakat içerikleri aynı değildir. Şöyle ki lehine aval verilen kişiye müracaat etme imkanı ne zaman doğarsa avaliste de o zaman başvurulabilir. Ancak avalist, o kişinin haiz olduğu kişisel defileri ileri süremez; kendisinin, müracaat edenin şahsına karşı sahip olduğu defileri ileri sürebilir. Aval veren, TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir. Bu durumda, dava ve takip konusu çekin avalisti olan davacı ..., çekin keşidecisi ve lehtarı arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklı kişisel defilere yönelik olarak, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süremeyecektir. Somut olayda, davacı ... aval veren olarak imzalamış olduğu çekin bedelsiz olduğunu, mal tesliminin yapılmadığını ileri sürmektedir. Davacı ... yani aval veren tarafından çekin zorunlu şekil şartlarına ilişkin bir eksiklik ileri sürülmemiş, sadece bedelsiz olduğundan bahisle geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Oysa ki TTK'nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü aynen keşideci gibi geçerlidir. Dolayısı ile ... Bankası AŞ çekine ilişkin olarak bu davacı yönünden de davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olmuştur. Bu nedenlerle, davalı ... vekilinin dava ve takip konusu ... Bankası AŞ Bakırköy/İstanbul Şubesinden verilme, 15.05.2017 tarihli, 8003914 sayılı ve 49.250,00 TL bedelli çekine ilişkin olarak ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce, dava konusu bu çeke ilişkin olarak yeniden hüküm verilmesine ve sonuçta davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konu olan ancak takip konusu olmayan, davacı ...'un keşideci olduğu çek yönünden;Bu çekin, ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesinden verilme, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davacı ... olduğu ve hamiline olarak düzenlediği, çekin önce ...'ya, ondan davalı ...'e ciro edildiği, çekin davalı ... tarafından 18.05.2017 tarihinde bankaya ibraz edildiği, tahrifat nedeniyle işlemsiz şekilde iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu çek hamiline olarak düzenlenmiştir. Çekler, bono ve poliçenin aksine, hamiline olarak düzenlenebilirler. Zira çeklerde lehtarın adının bulunması zorunlu unsur değildir. Bir senedin hamiline yazılı sayılabilmesi için herhangi bir gerçek veya tüzel kişi adına düzenlenmemiş olması gereklidir. Bu senetlerin devri için senedin zilyetliğinin geçirilmesi yeterlidir. Senedin borçlusu, senedi ibraz edene ödeme yapmak zorundadır. Somut olayda, hamiline düzenlenen bu çekin ...'ya, ondan da davalı ...'e ciro yoluyla geçtiği görülmektedir. TTK'nın 684/2-c hükmü uyarınca, ciro beyaz ciro ise hamil, beyaz ciroyu doldurmaksızın ve poliçeyi tekrar ciro etmeksizin poliçeyi başka bir kişiye verebilir. Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu, diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Anılan hükümler uyarınca, ... tarafından ...'e ciro edildiği görülen bu çekin davalı ... tarafından beyaz ciro ile iktisap etdildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... vekili gerek cevap dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde, bu çekin müvekkili tarafından ...'dan alacağına karşılık alındığını ancak çekte tahrifat bulunduğundan ödenmemesi üzerine tekrar ...'ya iade edildiğini, müvekkilinin bu çekle ilgisinin kalmadığını, buna rağmen bu çek bakımından da müvekkiline karşı dava açılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş, yine davalı ... 10.03.2020 tarihli yemin beyanında, bu çeki ...'dan alacağına karşılık aldığını, ancak çekin tahrifat nedeniyle ödenmemesi üzerine ... iade ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda davalı ... söz konusu ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesinden verilme, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek yönünden kendisine yöneltilen menfi tespit talebine karşı alacaklı olduğu iddiasında bulunmamış, davacının borçlu olmadığına dair talebini esasen kabul etmiştir. Kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olup somut olayda da davalı ...'in kabulü nedeniyle ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek yönünden davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olmuştur. Ancak mahkemece bu gerekçeyle ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek için davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü gerekirken, farklı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesi gerekmiştir. Dairemizce ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek için davalı ...'e açılan davanın kabulüne karar verilirken, davalı ...'in davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve ilk celseden önce zımni kabul beyanında bulunduğu anlaşıldığından, HMK'nın 312/2.maddesi uyarınca aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Eldeki dava dosyasında verilen tefrik kararı ile hakkındaki dava tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilen ve o esas dosyada hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilen ..., eldeki davada davalı olarak yer almadığından, ilk derece mahkemesince ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmasına gerek olmamasına rağmen bu şekilde hüküm kurulması usule aykırı olduğundan, Dairemizce yeniden hüküm kurulurken bu husus resen nazara alınarak, ... hakkında herhangi değerlendirmeye yer verilmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, neticede davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer hususlarda davalı şirket yönünden ilk derece mahkemesi hükmü aynen tekrar edilerek, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda;1-Dava ve takip konusu ... Bankası AŞ Bakırköy/İstanbul Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı ve 49.250,00 TL bedelli çek yönünden: a-Davalı ... yönünden bu çekle ilgili davanın reddine, b-Bu çekle ilgili olarak davalılar ... İnş. Elek. İç ve Dış Tic. AŞ aleyhindeki davanın kabulü ile davacıların ... Bankası AŞ Bakırköy/İstanbul Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı ve 49.250,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı ... İnş. Elek. İç ve Dış Tic. AŞ'ne borçlu olmadığının tespitine, 2-Dava konusu ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek yönünden davanın her iki davalı yönünden yukarıdaki gerekçeyle kabulü ile davacıların, ... AŞ Yenibosna Çarşı Şubesine ait, 15.05.2017 tarihli, ... sayılı, 49.250,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, 3-Davalı ...'in ... AŞ çeki yönünden davanın açılmasına sebebiyet vermemesi, diğer çek yönünden de açılan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle, bu davalının yargılama giderlerinden ve bu kapsamda avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.089,63 TL nispi karar harcının peşin alınan 1.772,41 TL harçtan mahsubu ile eksik 5.317,22 TL harcın davalı ... İnş. Elek. İç ve Dış Tic. AŞ'den alınarak Hazineye irad kaydına, 5-Dava harç gideri olan toplam 1.803,81 TL harcın davalı ... İnş. Elek. İç ve Dış Tic. AŞ'den alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacılar tarafından yargılama esnasında yapılan toplam 414,80 TL yargılama giderinin davalı ... İnş. Elek. İç ve Dış Tic. AŞ'den alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım (bir adet çek bedeli 49.250,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, 8-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Elek. İç ve Dış Tic. AŞ'den alınarak davacılara verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avanslarının, karar kesinleştiğinde, yatıran taraflara taraflara iadesine, 10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 1.772,40 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, davalı ...'e iadesine, b-Davalı ... tarafından harcanan 148,60 TL başvuru harcı gideri ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 48,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 197,10 TL kanun yolu giderinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, 11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 20.12.2023