T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1771
KARAR NO: 2023/1829
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17.12.2019
NUMARASI: 2018/979 E. - 2019/1154 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki asıl ve karşı davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı- karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı- karşı davalı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan .... A.Ş. Firmasının yetkilendirdiği, diğer davalı ... plaka nolu 2018 model ... 3.20 dizel marka ikinci el 2.000 km deki aracı 263.000 TL bedel karşılğında satın alma konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin davalı ... vakalette yer alan araç satış ve para tahsil yetkisine istinaden 02/07/2018 tarihinde 200.000 TL ve 20.000 TL olarak, 03/07/2018 tarihinde ise 43.000 TL olarak ödeme yaptığını, satış sonrası ... aracın davalı ... firmasına ait olup rotatif kredi kullanıldığını ve banka rehni olduğunu, 3 ay süreyle araç satışının yapılamayacağını, yasal sürenin dolmasına 3 hafta kaldığını beyan ettiğini, bu şartlarda aracın müvekkilince teslim alınarak satışın fiilen gerçekleştirildiğini, sürenin dolmasına rağmen araç teslimi konusunda müvekkilinin oyalandığını beyanla anılı araç üzerine satılamaz yönünde ihtiyati tedbir kararı konulmasını, dava konusu aracın müvekkili adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde ise ödediği bedel olan 263.000 TL maddi zararın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı- karşı davacı ... A.Ş. vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında yapılmış olduğu iddia edilen işlemler sırasında müvekkilinin bu işlemlerinin hiçbirinden haberdar olmadığını, müvekkili ile davacı şirketin araç alım satımına ilişkin bir ticaretinin söz konusu olmadığını, bu amaçla da ... yetkilendirilmediğini, davalı ... müvekkili tarafından başka bir amaçla kendisine verilmiş olan vekaletnameyi 3. kişilerle işbirliği içine girerek kötüye kullandığını beyanla, davacının müvekkili ile davaya konu araç ile ilgili hiç bir resmi satış işlemi olmadan, diğer davalı ile sözlü olarak anlaştığını iddia ederek, araç maliki olmayan bir kişiye 263.000 TL ödediğini, bu durumu müvekkilinin kabul etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödemelerin müvekkil şirkete yapılmadığını, müvekkilinin aracı kredi çekerek aldığını ve çeşitli masraflar yaptığını, davacı şirketin müvekkiline ait aracı haksız şekilde diğer davalıdan teslim alarak, davalı müvekkili tarafından yapılan tüm bu zorunlu masraflardan yararlandığını, davacının aracı 02/07/2018 tarihinden beri fiziki olarak kullandığını beyanla asıl davanın reddini ve açmış olduğu karşı davanın kabulü ile, dava konusu aracın müvekkiline iadesini, yapılan zorunlu masrafların davalıdan alınarak müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir. Davacı- karşı davalı vekili, karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı ... verilen vekaletin ahzu kabza yetkisini içerdiğini, davalı karşı davacı ...A.Ş.'nin aralarında ticari ilişki olmadığı yönündeki beyanın gerçeği yansıtmadığını, söz konusu ticaretin bizzat davacı karşı davalı şirketin vekili ile hem de davacı karşı davalının bilgisi doğrultusunda yaptıklarını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, aracı piyasa değerinde aldıklarını, araç bedelinin vekaletname ile yetkilendirilen diğer davalı ...'e verildiğini beyanla asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini talep ve dava etmiştir. Davalı- karşı davacı vekili, karşı davaya cevap dilekçesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı ... vekaletname verilmesinin sebebinin, araç satışı için tüm işlemlerin yapılmasına yönelik olduğunu, ancak satış aşamasında araçlarda banka rehnin bulunmasının müvekkili şirket açısından emniyet kilidi oluşturduğunu, ... müvekkili şirketin güvenini kazandığı ilk satışlarda vekalet görevini kötüye kullanmadığını, ancak akabinde ... araçları satmayıp ancak 3. kişilerin parasını alarak kişileri mağdur etmeye yahut bu 3. kişilerle birlikte hareket ederek müvekkili ve başkalarını mağdur etmeye başladığını, ... tamamen kendi haksız fiilleri neticesinde zarar verdiğini, asıl davada davacının taraf ehliyetinin olmadığını, ... ödemeyi yapan kişinin ... firması değil, şirket yetkilisi olan ... olduğunu beyanla karşı davanın kabulü ile asıl davanın reddini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...2918 sayılı KTK'nun 20/d maddesi uyarınca tescilli araçların noter dışındaki satış ve devirleri geçersizdir. Geçersiz satışlarda herkes aldığını aynen iade etmekle yükümlüdür. Somut olay bakımından noter dışındaki araç satışı geçersiz olduğuna göre davacı karşı davalı ödediği bedelleri geri isteyebilir. Davalı karşı davacı ise aracını geri isteyebilir. Bir taraf malı kullanırken diğer taraf da parayı kullanmış ve semerelerinden istifade etmiştir. Bu nedenle tarafların bu hususlar dışındaki istemlerinin hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle açıklanan gerekçelerle; asıl davada davalı ...’ye karşı açılan davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği nedeniyle tescil kararı verilmesi mümkün olmadığından, 263.000 TL araç bedelinin, aracın davacı karşı davalı tarafça davalı karşı davacıya fiilen iade edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalıya ödenmesine; karşı davada davanın kısmen kabulü ile, ... plakalı aracın davacı karşı davalı şirketten alınarak davalı karşı davacı şirkete iadesine, davalı karşı davacının diğer taleplerinin ( alacak ve tazminat) REDDİNE, TBK'nun 97. Maddesi hükmü gereği edimlerin aynı anda ifasına, dair karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, asıl davada; davalı şirkete karşı açılan davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği nedeniyle tescil kararı verilmesi mümkün olmadığından, 263.000 TL araç bedelinin, aracın davacı karşı davalı tarafça davalı karşı davacıya fiilen iade edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı- karşı davacıdan tahsili ile davacı- karşı davalıya verilmesine, davalı ...'e yönelik davanın pasif husumet dava şartı yokluğundan usulden reddine; karşı davada, davanın kısmen kabulü ile ... plakalı aracın davacı- karşı davalı şirketten alınarak davalı- karşı davacı şirkete iadesine, davalı- karşı davacının diğer taleplerinin (alacak ve tazminat taleplerinin) reddine, TBK'nun 97. maddesi hükmü gereği edimlerin birlikte ifasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı- karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı- karşı davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından davalı karşı davacının dava konusu araç için yapmış olduğu masraf talebini ve kiralama yapamamasından kaynaklanan zarara ilişkin talebini reddettiğini, ancak aracın karşı davacıya iadesini kabul ettiğini, müvekkilinin mahkum olduğu vekalet ücretiyle ödenmesine hükmedilen bakiye harcın hukuki dayanak ve temelinini davalı karşı davacının dava konusu aracın kendilerine iadesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bunun kabulüne karar verilmesinin oluşturduğunu, oysa dava konusu aracın zaten davalı şirkete ait olup bu husus dosyadaki trafik kayıtları ile belgeli olduğunu, yargılama süresince mahkemenin belli bir teminat karşılığında vermiş olduğu tedbir kararına istinaden fiilen müvekkilinin uhtesinde olduğunu, mahkemenin aracın tescili müvekkilindeymiş gibi ve aracın tescilini davalıya vermiş gibi hüküm kurmuşçasına haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilini 21.730,00 TL ücreti vekalet ve 17.835,53 TL bakiye harç ödemeye mahkum ettiğini, dava konusu araç bedeli olan 263.000,00 TL üzerinden vekalet ücreti ve bakiye harç ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda tek bir açıklamanın mevcut olmadığını, bir an için haksız olunduğu kabul edilse dahi davalı karşı davacı tarafça iadesi istenen araca ilişkin karşı davasında herhangi bir harç ödemesinde de bulunulmadığını, Harçlar Kanunu 6.maddeye göre karşı davanın müstakil davalar gibi harca tabi olduğunu, başvuru harcını yatırmak zorunda olduğunu, ortada davalı karşı davacı tarafça usulüne uygun açılmış bir davanın bulunmadığını, mahkemenin görev sınırlarını aşarak karşı dava yönünden harç yatırılmış gibi karar verildiğini, müvekkilinin vekalet ücreti ile cezalandırıldığını, diğer davalı ... açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ödemeyi ilk olarak ...'e yaptığını, söz konusu kişinin ödemenin bir kısmını diğer davalıya aktardığını, davalı ...'e noter aracılığıyla ile genel özel vekaletnameler verildiği, şirket adına vekil tayin edildiği, azil işleminin dava konusu işlemden çok sonra yapıldığı hususlarının göz önünde bulundurulması halinde müvekkilinin diğer davalıya dava açma hakkının bulunduğunu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu kılınmasına karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, davalı karşı davacının davasının kısmen kabulü yönünden hükmedilen harç ile vekalet ücreti kararın kaldırılmasını ve davanın reddine, davalı ... açısından davanın kabul edilerek diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, araç satışı nedeniyle satım konusu aracın tescili, olmadığı takdirde ödenen bedelin tahsili; karşı dava ise aracın iadesi ile araç için yapılan masrafın ve aracın kiralanamamasından kaynaklanan zararın tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın davalı şirket bakımından kabulüne, gerçek kişi davalı hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddine; karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davacı- karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı karşı davacıya ait ... plakalı araç için davacı şirket tarafından davalılardan ... hesabına 02.07.2018-03.07.2018 tarihinde 200.000,00, 20.000,00 TL ve 43.000,50 TL havale gerçekleştirildiği, , araç kaydının davalı karşı davacı şirket adına olduğu, davalı -karşı davacı şirket tarafından 12.01.2017 tarihinde davalı ... 'in Kadıköy .... Noterliğinde düzenlenen vekaletname ile vekil olarak tayin edildiği, Kadıköy .... Noterliğinde 24.09.2018 tarihinde düzenlenen azilname ile adı geçen davalının azledildiği, davalı karşı davacı şirket tarafından davalı ... hakkında iş dava tarihinden sonra olduğu anlaşılan 19.11.2018 tarihli dilekçe ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık vs suç iddialarıyla şikayette bulunduğu, şikayet dilekçesinde, davalı karşı davacı şirketin 07.09.2010 tarihinde araç alım satım ve kiralama işiyle iştigal etmek üzere kurulduğu, birçok kiralama şirketine araçlarını kiraladığını ve bu amaçla ayrıca 2.piyasada satılması konusunda aracılık eden davalının sektördeki bilinirliğine güvenerek kiralama ve satılması amacıyla şirket adına kayıtlı 33 adet aracın teslim edildiğini, genel vekaletname verildiğini, araçların üzerinde banka rehni bulunduğundan davalının araçları muvafakat olmadan 3.kişilere devir ve temlik edemeyeceğinden ve sektördeki bilinirliğinden kendisine duyduğu güvenle vekaletname verildiğini, adı geçen şüphelinin 3.kişilerle beraber hareket ederek vekaleti kötüye kullanmak suretiyle müvekkilini dolandırdığını, emniyeti suistimal ettiğini, müvekkilinin araçlarını sakladığını, araçları şirketin rızası hilafına 3.kişilere düşük bedellerle verdiğini, bu kişilerden araç satış bedeli adı altında paralar topladığını, aynı şekilde şüphelinin başka şirketten aldığı vekaletname ile de işlem yapmasından dolayı söz konusu şirketinde şikayette bulunduğunu ve 2018/169183 Soruşturma numarası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu iddia ederek, şüpheliye teslim edilen araçların listeleri belirtilerek şüphelinin cezalandırılmasının talep edildiği, davacı şirket temsilcisi ... 13.10.2018 tarihinde polis merkez amirliğine giderek oto hırsızlığı nedeniyle şikayette bulunduğu, şikayetinde, trafikte davalı karşı davacı şirket adına kayıtlı kiralık olarak kullanmış olduğu ... Plakalı ... markalı 2018 model otomobilin 12.10.2018 günü binanın önüne park ederek ayrıldığını, aracın yanına gelerek plakaların yerinde olmadığını, çalınmış olduğunu fark ettiğini belirterek şikayetçi olduğu, söz konusu aracın devir işleminin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı tarafça iş bu davanın açılmış olduğu, davalı karşı davacının ise şikayet dilekçesinde iddia edilen hususlara istinaden davacı tarafın resmi satış işlemi olmadan sözlü olarak anlaştığını iddia ederek araç maliki olmayan bir kişiye 263.000,00 TL gibi bir rakamın ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödemelerin müvekkili şirkete yapılmadığını, dava konusu aracın haberi olmadan gerçek değerinin çok altında bir bedel ile teslim edildiğini, söz konusu aracın müvekkili şirketin kredi çekerek satın aldığını, satın alırken yapılması gereken tüm işlemleri yaptığını, masrafları karşıladığını, davacı şirketin aracı haksız bir şekilde diğer davalıdan teslim alarak müvekkili tarafından yapılan zorunlu masraflardan yararlandığını, bu zorunlu masraflarında davacı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davacının müvekkiline ait aracı fiziken teslim aldığı 02.07.2018 tarihinden beri kullandığını, bu kullanım nedeniyle müvekkilinin kendisine ait araçtan ticari şekilde yararlanamadığını, müvekkilinin iştigal alanı göz önüne alındığında kardan mahrum kaldığını iddia ederek, karşı davaya konu talepte bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf delilleri dosyaya ibraz edildikten sonra, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, asıl davanın davalı şirket yönünden kabulüne, davalı ... yönünden davanın usulden reddine, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karşı dava yönünden alınması gerekli olan harç ,17.965,53 TL olarak hesaplanarak 130.00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.835,53 TL harcın davacı karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, ayrıca 21.730,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine dair hüküm tesis edilmiştir. Mahkemenin kabulünde olduğu üzere davalı karşı davacı vekili tarafından karşılık dava harcı olarak 06.12.2018 tarihinde 130.00 TL harç ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 132. maddesinde, karşı dava açılabilmesinin şartları düzenlenmiştir. 133. madde de karşı davanın cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe suretiyle açılacağı, 135. madde de ise bu kanunun dava ile ilgili hükümlerinin aksine özel düzenleme bulunmayan hallerde karşı dava hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemenin dava değeri olarak karşı dava yönünden araç bedelininde kabul edilmiş olması karşısında HMK'nın 120. maddesi gereğince yargılama harçları ile gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarın dava açılırken davacı tarafça mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu hükmü ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince karar ve ilam harçlarının 1/4'ünün peşin, geri kalanın ise kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde ödeneceği düzenlemesi ile aynı Yasa'nın 30. maddesi göz önünde bulundurulmak suretiyle, değer üzerinden davalı karşı davacıya gerekli harcın yatırılması için kesin mehil verilmesi, harç tamamlanmadıkça davaya devam olunmaması ve HMK'nın 150. Maddesindeki prosedürün işletilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın ve gerekli harç tamamlattırılmadan hüküm tesis edilmiş olması isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353 1.a.6 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesini istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı- karşı davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı- karşı davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.11.2023