T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/685
KARAR NO: 2024/521
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10/02/2021
NUMARASI: 2019/434 E. - 2021/131 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bankacılık İşleminden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince, dava dışı borçlu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını ve takip konusu taşınmazın Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosysı ile 12.10.2017 tarihinde 2.301.000 TL bedelle üçüncü kişiye satıldığını, takip borçlusu tarafından ihalenin feshi davası açıldığından ihale bedelinin Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün 24.10.2017 tarihli yazısı ile en yüksek mevduat faizi ile nemalandırılması için davalı bankanın ... Mahallesi Şubesine gönderildiğini, ihalenin 16.05.2019 tarihinde kesinleşmesi ile davalı banka nezdinde bulunan ihale bedelinin 24.10.2107-02.07.2019 tarihleri arasındaki 254.824,42 TL faiz getirisi ile birlikte icra dosyasına gönderildiğini, ancak ödenen faizin az olduğunu ve paranın talimata uygun değerlendirilmediğini, bankaca icra müdürlüğüne verilen cevapta, Adalet Bakanlığının 06.05.2008 tarih ve 1004/1 sayılı Genelgesi ve Adalet Bakanlığının 82084579/7174-7176 sayılı yazılarına uygun şekilde tabela faiz oranı uygulandığının bildirildiğini, oysa Bakanlık Genelgesinde oran belirtilmediğini, ancak yönetmelikte cari hesap tabela faiz bakımından en yüksek orandan az olmamak üzere nemalandırılması gerektiğinin belirlendiğini, kabaca bir hesapla bile faiz getirisinin daha fazla olması gerektiğini, bankanın kendisince belirlenen oranla müvekkilinin mevduatını kullanmasının Kanunun amacına ve Genelgeye aykırı olduğunu, bankanın hukukun genel ilkelerine aykırı hareket ettiğinin bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacağını ileri sürerek, şildilik 1.000,00 TL alacağın 02.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; icra dosyasına yatırılan ihale bedelinin ihalenin feshi davası nedeniyle Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün 24.10.2017 tarihli yazısı ile İİK'nın 134/5.maddesi uyarınca müvekkili bankanın ... Mahallesi Şubesine yatırıldığını, bu tutara mevzuata, genelgeye ve talimata uygun olarak faiz işletilerek paranın faiziyle iade iade edildiğini, Adalet Bakanlığının 06.05.2008 tarih ve 104-1 sayılı Genelgesine göre icra dairelerince tahsil olunan paraların ...’a yatırıldığını, Adalet Bakanlığının 22.09.2017 tarih ve 82084579/7174-7176 sayılı Genelgesinde, vadeli hesaplara uygulanacak oran konusunda 3 kamu bankasının oranlarının referans alınmasının gerektiğinin vurgulandığını, kamu bankalarının ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde TC Merkez Bankasına “mevduat ilan edilen yıllık faiz oranları bildirim formu” ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak Tabela Faizi (Cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmekte olduğunun” belirtildiğini, tabela faiz oranlarının 04.10.2017 tarihi itibariyle ... Bankasında %4,50, ... Bankasında %4,50 ve ... %5,50 olduğunu, buna göre müvekkilinin uyguladığı faiz oranının en yüksek oran olduğunu, müvekkili bankanın uygulamasının kanuna ve genelgeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Mahkeme emanet paraları ile icra iflas dairelerince tahsil olunan paraların, 1211 sayılı T.C.Merkez Bankası Kanunu’nun 41.maddesi 3.fıkrasında belirtilen 'Resmi kuruluşlara ait mevduat' kapsamı dışında bulunduğu açık hükme bağlanmış olup, Adalet Bakanlığı'nın 06/05/2008 tarih ve 104/1 sayılı Genelgesine göre davalı ... bank Şubelerinde icra dairelerince açılacak hesapların buna göre yürütülmesi ve gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiği, yine Adalet Bakanlığına ait 22/09/2017 tarih ve 82084579/7174 sayılı yazıda da; 'İcra ve iflas dairelerinde ihalenin feshi davası açılması veya sıra cetveline itiraz ya da şikayet halinde bedelin Bakanlığımıza ait 104/1 sayılı Genelgesi gereğince, kamu bankası olarak hizmet veren ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankasına Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak Tabela Faizi (Cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmektedir' denildiği, mahkememizce hükme esas alınan bankacı bilirkişinin raporuna göre; davalı bankanın T.C. Merkez Bankası Kanunu ile Bankacılık Kanunu ve Adalet Bakanlığı’nın Genelgesine aykırı uygulaması neticesinde ihalenin feshi davası sebebiyle Küçükçekmece ...İcra Dairesi tarafından davalı bankanın ... Mahallesi Şubesine yatırılan 2.301.000,00 TL'ye, 24/10/2017 – 02/07/2019 tarihleri arasında düşük faiz oranları tahakkuk ettirmesinden dolayı davacı yanın uğratıldığı zararın 569.398,08 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davalı bankanın yanlış faiz uygulamasından dolayı davacının uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiği.." gerekçesiyle davanın kabulü ile 569.398,08 TL'nin 02.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın Adalet Bakanlığı genelgesi ile görevlendirildiğini ve işlemlerin genelgelere göre yapıldığını, bankanın iradi bir tasarrufu bulunmadığından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, işlemin yapıldığı yer itibariyle yetkili mahkemenin Küçükçekmece asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, işin ticari nitelikte olmaması nedeniyle ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, Davacı tarafından başlatılan takip sonucu ipotekli taşınmazın Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında 12.10.2017 tarihinde satıldığını, bedelinin müvekkili bankaya yatırıldığını ve eksik nemalandırıldığı gerekçesiyle eldeki davanın açıldığını, oysa banka nezdindeki icra müdürlüğü hesabına yatırılan ihale bedelinin mevzuata ve talimatlara uygun şekilde nemalandırıldığını, ihale bedelinin nemalandırılmasının İİK'nın 134/5. maddesinde düzenlendiğini, bu madde kapsamında ihalenin feshine konu dosyadaki 2.301.000,00 TL'nin icra müdürlüğünün talimatı ile müvekkili bankadaki vadeli hesaba yatırıldığını, hesaptaki paraya her ay mevzuata, genelgelere, tebliğ ve talimatlara uygun faiz işletildiğini, nemalandırmanın Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgelere uygun olduğunu, mahkemelerce tahsil edilen emanet paraların hangi bankalara yatırılacağının ilgili kanun, tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde Adalet Bakanlığınca belirlendiğini, bu kapsamda Adalet Bakanlığınca 06.05.2008 tarih 104-1 sayılı Genelgenin yayınlandığını, buna göre paraların sadece müvekkili bankada değerlendirilebileceğini, 104-1 sayılı genelgeye ilave olarak yayınlanan Personel Genel Müdürlüğünün 22.09.2017 tarih 82084579/7174-7176 sayılı genelgeleri ile 2008/104-1 sayılı genelgeye atıf yapılarak İcra ve İflas Daireleri ile ilgili işlemlerde açılan ve açılacak vadeli mevduat hesaplarına uygulanacak faiz oranlarına açıklık getirildiğini, önceki genelgede hesabın müvekkili bankada açılacağının belirtilmesine karşın yeni genelgede vadeli hesaplara uygulanacak oran konusunda (yatırılacak banka konusunda değil) 3 bankanın oranlarının referans alınmasının gerekliliğinin vurgulandığını, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde T.C.Merkez Bankasına “Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu” ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak “Tabela Faizi (cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmektedir” denilerek uygulanacak faiz oranının belirlendiğini, tabela faizlerinin 04.10.2017 tarihi itibarıyla ... Bankasında % 4,50, ... Bankasında % 4,50 ve müvekkili Bankada % 5,50 olduğunu, hesapların müvekkilinin % 5,50 oranı ile otomatik olarak temdit ettiğini, bu hesapların Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği kapsamında olmadığı için Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği oranlarının uygulanamayacağını, ancak diğer kamu bankalarındaki tabela faizlerinin referans alınacağını, mahkemelerden gelen yazılarda ifade edilen en yüksek oran ifadesinin piyasada kullanılan en yüksek oranı değil, kamu bankalarının güncel tabela faiz oranlarının en yükseği anlamında olduğunu, kamu bankaları içerisinde tabela faizinin en yüksek olduğu bankanın bu dönem için müvekkili banka olduğunu, hesabın yasa gereği müvekkili bankada açıldığını ve vadeli hesaba işletilecek faiz oranlarının sınırlarının da genelgelerde ayrıntılı şekilde belirtildiğini, müvekkilinin keyfi veya mevzuata aykırı davranmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalı bankada nemalandırılan ihale bedelinin eksik nemalandırıldığı iddiasıyla uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmış olup, kesinleşen takibe konu taşınmaz Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasında 12.10.2017 tarihinde 2.301.000,00 TL bedelle üçüncü kişiye ihale edilmiştir. İİK'nın 134.maddesinde, " ... Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu yasal düzenlemenin amacı, ihale bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar geçecek sürede paranın değereninin korunmasıdır. Yasa hükmünde nemalandırmanın ne şekilde yapılacağına ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak her hâlükarda ihale bedelinin ödeneceği tarihe kadar alım gücünün korunmasının esas alınması gerektiği açıktır. Nitekim, bu tür alacakların uygun şartlarda nemalandırılmamasının mülkiyet hakkının ihlali olduğu Anayasa Mahkemesinin 16.02.2017 tarih ve 2014/6577 sayılı bireysel başvurusu hakkında verdiği kararda belirlenmiştir. Anılan karara göre, emanet hesabındaki paranın eksik nemalandırılması da hiç nemalandırılmaması gibi mülkiyet hakkının ihlali niteliğindedir. TC Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 06.05.2008 tarih ve 104/1 sayılı genelgesi ile icra iflas dairelerinden tahsil edilen emanet paraların ... Bankasında değerlendirilmesi kabul edilmiştir. Ancak uygulamada yaşanan sorunlar ve özellikle emanet paralarının bankaca düşük oranda nemalandırılması üzerine bu kez Personel Genel Müdürlüğünün 22.09.2017 tarih ve 7174 sayılı nemalandırma konulu genelgesi ile ihalenin feshi davasındaki bedelin 104/1 sayılı genelgedeki gibi üç kamu bankasının, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde TC Merkez Bankasına mevduat ilan edilen faiz oranları bildirim formu ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen bir aylık mevduata uygulanacak tabela faizi (cari faiz) oranından en yükseğinden az olmamak üzere nemalandırılması hususunda Cumhuriyet Başsavcılıklarına talimat gönderilmiştir. Personel Genel Müdürülğünün 22.09.2017 tarih ve 7176 nolu nemalandırma konulu yazısında ise Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ile mülkiyet hakkının ihlalinin tespiti karşısında, ihlalin sonuçlarının kaldırılması için yasal çalışmaların sürdüğü, bu nedenle ihale bedelinin icra dairesince nemalandırılması gerektiği belirtilmiştir. İhale bedelinin Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün 24.10.2017 tarih ve ... talimat sayılı yazsı ile bankanın ... Mahallesi şubesine gönderildiği ve anılan yazıda ihale bedelinin aylık (33 günlük ) hesapta ve en yüksek faiz uygulanarak değerlendirilmesi istenmiştir. Davacı vekilinin, bankanın nemalandırma oranına itiraz ettiği, icra müdürlüğünce itiraz yazısının bankaya bildirildiği ve bankaca nemalandırmanın yasaya uygun yapıldığının bildirildiği görülmüştür. TC Merkez Bankasının 24.03.2020 tarihli yazısı ile bankaların Türk lirası cinsinden açılan hesaplara verdikleri azami faiz oranlarının 2017/10. ay ile 2019/11 ay için gönderildiği anlaşılmaktadır. Bankacı bilirkişiden alınan raporda, mevduata uygulanacak en yüksek faizin ne şekilde tespit edileceğinin Bankacılık Kanunu'nda düzenlendiği, anılan Kanun'un 144. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bankaların faiz ve ücretlerin serbestçe belirlenebileceği, ancak Merkez Bankasının yasaca belirlenen en yüksek mevduatı sürekli takip ederek ilan ettirdiği ve 24.10.2017 ile 02.07.2011 tarihleri arasında bir ay vadeli mevduatlara uygulanan en yüksek banka mevduat faizi oranlarının bildirildiği belirlenmiştir. Analan oranlara göre yapılan hesaplamada, Adalet Bakanlığı genelgesinin eksik uygulanarak 569.398,08 TL zarar oluştuğu tespit edilmiştir. HMK'nın 6. maddesi uyarınca her dava açıldığı tarihteki, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Davalı bankanın genel müdürlüğünün bulunduğu yer itibariyle ilk derece mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan, uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. TTK'nın 4. maddesine göre, bankacılık mevzuatından kaynaklanan davalar mutlak ticari dava olup ticaret mahkemeleri görevlidir. Davacının tüketici olduğu ileri sürülmemiş olup dosya kapsamında buna ilişkin bir delil de yoktur. Bu nedenle davaya bakan mahkemenin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalının başlattığı takip sonucu ipotekli taşınmaz, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosysı ile 12.10.2017 tarihinde 2.301.000 TL bedelle üçüncü kişiye satılmıştır. Dosya borçlusu tarafından ihalenin feshi davası açıldığından Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün 24.10.2017 tarihli yazısı ile ihale bedelinin açılacak aylık vadeli hesapta, en yüksek mevduat faizi oranı ile nemalandırılması için banka şubesine gönderilmiştir. Bankaca uygulanan faiz oranın düşük olduğu iddiasıyla davacı vekilinin icra müdürlüğüne yapılan başvuru bankaya iletilmiş ve bankaca faiz oranının mevzuata uygun olduğu bildirilmiştir. İhalenin 16.05.2019 tarihinde kesinleşmesi ile birlikte ihale bedeli ile 24.10.2107 - 02.07.2019 tarihleri arasındaki 254.824,42 TL faiz getirisi icra dosyasına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 06.05.2008 tarih ve 104/1 sayılı Genelgesine göre icrada yapılan tahsilatların ... Şubelerinde açılacak hesapta özenle değerlendirilmesi gerekmektedir. Adalet Bakanlığının 22.09.2017 tarih ve 82084579/7174 sayılı yazıda da; "İcra ve iflas dairelerinde ihalenin feshi davası açılması veya sıra cetveline itiraz ya da şikayet halinde bedelin Bakanlığımıza ait 104/1 sayılı Genelgesi gereğince, kamu bankası olarak hizmet veren TC ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankasına Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen bir aylık mevduata uygulanacak Tabela Faizi (Cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmektedir." denilmiştir. Belirtilen yazılarda, cari faiz oranından söz edilmektedir. Bu faizin bankalarca merkez Bankasına bildirilen faiz olduğu anlaşılmaktadır. Aksi takdirde, bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz dışında aslında uygulanmayan bir tabela faizi ilan ederek, zorunlu olarak parası bankada takip alacaklılarını zarara uğratması kaçınılmaz olacaktır. Banka, aldığı imtiyazla ticari faaliyette bulunduğundan basiretli bir tacir gibi hareket etmelidir. Yaptığı iş karşılığı faiz ve komisyon geliri bulunan bankanın, sözleşmelerdeki edim dengesini bozacak şekilde, parası zorunlu olarak bankada tutulması gereken kişiler aleyhine zenginleşmesine olanak sağlayan bir pozitif hukuk düzenlenmesi bulunmamaktadır. Dayanılan Bakanlık Genelgeleri, esas olarak parası zorunlu olarak mahkeme ve icra müdürlüklerine ait emanet hesaplarda tutulan kişilerin paralarının korunmasına ilişkindir. Yapılan bu düzenlemelerin, bankanın sebepsiz zenginleşmesine olanak sağladığı kabul edilemez. Dosya kapsamında bulunan düzenleyici işlemlerde de esasen, bankanın hesap sahibine karşı orantısız şekilde zenginleşmesini gerektirecek bir ifade veya anlam bulunmamaktadır. Yukarıda değinilen Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı doğrultusunda 2017 yılında yayımlanan genelgelerde de bu husus vurgulanarak, emanet hesaplarındaki paraların enflasyon karşısında aşınmasının ve bankanın düşük faiz uygulayarak haksız zenginleşmesinin engellenmesi amaçlanmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 29.171,68 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 28.03.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.