T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/534
KARAR NO: 2024/157
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/10/2020
NUMARASI: 2018/1177 E. - 2020/588 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Tic.AŞ'den ... seri nolu, ... model genset gaz motoru satın aldığını, aynı şirket ile 10 yıllık bakım ve revizyonların yapılması için 29.09.2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasında ve muhatabına bu sözleşme gereği yüklenilen edim nedeniyle de ciddi bir bedel ödenmesindeki amacın makinenin kullanımını ayakta tutabilmek ve fabrika işleyişini ve üretiminin aksamamasını temin etmek olduğunu, davalının sözleşme ile tüm makinenin bakımını muntazaman yapıp kullanım kaynaklı olmayan, hasarları gidermeyi ve makinayı ayakta tutmayı üstlendiğini, sözleşmeye göre bakım ve revizyon program cetveli hazırlandığını, arıza durumlarında söz konusu şirkete haber verilerek bütün arızaların şirket servisi tarafından çözüldüğünü, ayrıca söz konusu gaz motoru için 26.10.2016-26.10.2017 tarih aralığında geçeli olmak üzere diğer davalı ... şirketi nezdinde ... poliçe numarasıyla tüm iş yeri sigorta poliçesi kapsamında makine kırılması sigortası yaptırıldığını, davalı ... tarafından motora ilk 12.000 saatte yapılması gereken bakımın geç yapılarak 15.000 saatte ve 2 turbocharger sökülerek yapıldığını, 01.03.2017 tarihinde çalışma saati 25.418 iken motorun alarm vererek kendini kapatması üzerine davalı ... haber verildiğini, 02.03.2017 tarihinde gelen ekibin gerekli çalışmaları yaptığını, ancak gün içerisinde motorda herhangi bir sorun bulamadıklarını, 03.03.2017 tarihinde makinenin çeşitli yerlerinde kaçak kontrolleri yaptıklarını, ... 06.03.2017'de söküldüğünü, exhoust kaçağı tespit ettiklerini, ... tarafından kontrolü yapılması amacıyla sökülerek İstanbul'a gönderildiğini, yapılan kontroller neticesinde şirket tarafından düzenlenen 15.03.2017 tarihli hasar raporunda sol ...'daki hasarın dış etkenlerden kaynaklandığının belirtildiği, ancak aynı dış etkene tabii olan sağ ... da aynı hasarın meydana gelebileceğinin müvekkiline beyan edildiğini, esasen bir süre sonra sağ ...'da da benzer hasarın meydana gelmesi aslında bu beyanın ...'ın edimlerini layıkıyla yerine getirmediği izlenimini de yarattığını, müvekkiline bir kusur atfedilemeyeceğini, bunun da kendilerinden kaynaklı bir kusur olabileceğinin dolaylı yoldan ikrarı manasını taşıdığını, gerçekten de 20.10.2017 tarihinde ... tarafından sağ ... planlı bakım kapsamında 27972 çalışma msaatinde söküldüğünü, yine birtakım arızalar tespit edildiğini, her ne kadar ... tarafından sol ... bakımdan kaynaklı bir kusur olsa idi sağ ...'da da benzer hasarın meydana gelebileceği belirtilmiş ise de nihayetinde sağ Turbocharger'da da aynı arızanın daha erken safhada meydana geldiğini, davalı ... kusurun kendisinde olmadığını, kullanımdan da kaynakilı olmadığını, dış etkenlere bağlı olarak hasarın oluştuğunu beyan ederek zararı karşılamadığını, bunun üzerine müvekkilinin makine kırılması poliçesini düzenleyen davalı ... şirketi ile 16.03.2017 tarihinde irtibata geçerek hasar ihbarında bulunduğunu, ancak sigorta şirketinin de hasarın mutat kullanım nedeniyle meydana geldiği, dış etkenlerden kaynaklanmadığı, aşınmalar sonucu oluşan boşluklardan kaynaklandığı ve poliçe teminat kapsamında olmaması sebebiyle ödeme yapmadığını, İzmir 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/190 D.İş sayılı dosyasında bilirkişi marifetiyle tespit yapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin ödemiş olduğu sol turbochargerin ( ... ) yenisiyle değiştirilme bedeli 145.802,00 TL + KDV, sağ turbochargerin ( ...) yenisiyle değiştirilme bedeli 15.000 Euro + KDV ve arıza tespiti, arızalı parçanın demontajı, yeni parçaların temini, yeni parçaların montajı ve devreye alınma süreci göz önüne alınarak bilirkişi tarafından hesaplanan 20 günlük onarım süresinde yaşanılan iş kaybı bedeli de göz önünde bulundurularak şimdilik 10.000-TL maddi zararın bildirim tarihlerinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; dava yetkisiz mahkemede açıldığı, dava dilekçesindeki deliller taraflarına sunulmadığını, yapılan tespitin tek taraflı olduğu ve müvekkili aleyhine delil teşkil edecek herhangi bir husus tespit edilemediği, hasarın meydana gelmesinde mutad kullanım-dış etken sebeplerinin hangisinin ne derecede etkili olduğu ayrımının yapılamayacağı sonucuna varıldığını, müvekkili ile davacı taraf arasında imzalanan bakım ve revizyonlara ilişkin sözleşme gereği 12.000 çalışma saattinde yapılması gereken bakımın geciktirilerek 15.000 çalışma saatinde yapıldığı şeklinde davanın dayandığının, ancak üretici firma ...'ın yayınladığı bakım programına göre bu makinelerin 10.000-20.000 çalışma saatleri arasında ... kapsamında herhangi bir saatte yapıldığını, bakım sözleşmesinin 1.2.4 maddesine göre "... üretici firma tavsiyeleri ve planlı bakımlarda yapacağı/ölçüm ve incelemeler doğrultusunda ... ömürleri ve revizyon süreleri değiştirilebilir" şeklinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen 15.03.2017 tarihli hasar raporunda makinadaki arızaya ilişkin olası sebeplerin tespit edildiğini, tespit raporundaki sağ ve sol Turbochargerın her ikisininde değiştirildiği tespitinin gerçeği yansıtmadığını, bu hususun bile bilirkişi raporuna itibar edilmeyeceğini gösterdiğini, ilk arızanın (...) da meydana geldiğini ve komple turbonun değişimi yapıldığını, sağ turbocharger ise 27.922 çalışma saatinde planlı bakımı yapıldığını, incelemeler sonucunda bu turbonun 2 parçasında sorun tespit edildiğini, ilgili parçaların değişimlerinin yapıldığını, sağ turbonun komple değiştirilmediğini, değiştirilmiş olsaydı diğer turbo gibi 37.637,00 Euro+KDV fatura edilmesi gerektiğini, oysaki bilirkişinin sağ turbo (...) için değiştirme bedeli olarak belirttiği 15.000,00 Euro+KDV tespitinin hatalı olduğu, davacı ayıba karşı tekeffül hususunda üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, davacının makinesini 2010 yılında aldığını, 7 yıl sonra arıza yaptığı, bu durumda ayıptan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin 2010 yılından itibaren tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, servis hizmetini aksatmadığını, iş makinasında meydana gelen arızanın dış etken ve davacının kusurlu ve hatalı kullanımından kaynaklandığını savunarak, davanın reddin istemiştir. Davalı ... AŞ vekili, savunmasında özetle; davacının sağ ve sol ... için ne kadarlık kısmi dava açtığını iş kaybı zararının ne olduğunu ve ne kadarlık kısmi dava açtığının belirtilmediğini, iş kaybı delillerinin ibraz edilmesi gerektiğini, müvekkiline 20.10.2017 tarihli hasar için ihbarda bulunulmadığından temerrüt olamayacağını, sağ ... için eksper incelemesi yapılamadığını, bu hususların dava dilekçesinden öğrenilmesi sebebiyle müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu olamayacağını, 01.03.2017 tarihli hasar için 16.03.2017 tarihinde müvekkiline yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ile eksper incelemesi neticesinde ...daki sorunların yüzey aşınması, malzeme kaybı gibi sebeplerin arızaya neden olması, normal işleme ve mutad kullanıma bağlı olarak meydana gelmesi sebebiyle hasarın teminat dışında olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirketin tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, ...'daki hasar aşınma ve normal işleyişteki ömürlük kullanıma dayalı bir hasar olduğunu, tespit raporunun herhangi bir teknik tespit ile sonuçlanmadığını, delil olarak kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçede herbir zararda ... ünitesi 5.000,00 ABD Doları tenzili muafiyet hükmü mevcut olduğu, 01.03.2017 tarihli zararlarda tespit edilecek zararlardan bu muafiyet bedelinin düşülmesi ve hurdaya çıkan parçalar için sovtaj mahsubu gerektiğini, 20.10.2017 tarihli sağ turbochargerda nelerin değiştiğinin belirtilmediğini, aksamın yenisi ile değişiminin söz konusu olamayacağını, bu hasar ile ilgili olarak müvekkil şirkete başvuru yapılmadığından tazminat yükümlülüğü olamayacağını, 20 günlük iş kaybının poliçe teminatında bulunmadığını, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ... Dava, davacı tarafa ait makinede meydana gelen hasarlar nedeniyle davacının uğradığı maddi zararın Periyodik Bakım Sözleşmesi hükümleri uyarınca davalı ... A.Ş'den, Makine Kırılması Poliçesi hükümleri kapsamında davalı ... Sigortadan tahsiline ilişkindir. Davacı taraf, 20.12.2010 tarihinde davalı ...'nden ... Model genset gaz motorunu satın aldığını, yine davalı ... ile 10 yıl boyunca motorun bakım ve revizyonlarının yapılması için bakım sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ın ilk 12.000 saatte yapılması gereken bakımını 15.000 saatte yaptığını, 1.03.2017 tarihinde makinenin %100 yüke girmediği ve bir süre çalıştıktan sonra dengesiz yük alarmı verip kendini kapattığını, makinenin önce sol thurbocharger'ının daha sonra sağ turbocharger'ının arızalandığını, davalı ...'nin arızaların dış etkenlerden kaynaklandığını beyan ederek zararı gidermediğini, diğer davalı ...ile Makine Kırılması Sigorta Poliçesi akdedildiği, poliçe kapsamında makinede dış etkenler kaynaklı meydana gelen zararların teminat altına alındığını, davalı ...'nın arızaların dış etkenlerden kaynaklanmadığını, mutad kullanım sonucu arıza meydana geldiğini, zararın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu beyan ederek ödeme yapmayı reddettiğini beyan ederek hasarın meydana gelmesinde davalıların hangisinin sorumlu olduğunun tespiti ile zararın sorumlu bulunan taraftan tazminini talep etmiştir. Davalı ..., sözleşme hükümleri uyarınca sorumlu olmadığını, ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması için gereken ihbar külfetinin yerine getirilmediğini beyan ederek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalı ..., talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini beyan ederek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalı ...'nin ayıp ihbarına ilişkin itirazı açısından yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında bulunan iş akış tablosunun ve servis raporlarının incelenmesinde; davacının 01.03.2017 tarihinde meydana gelen zararı davalının servisine bildirdiği, davalının servisi tarafından 02.03.2017 tarihinde makine üzerinde kontrol yapıldığı, yine davalı tarafından 03.03.2017 tarihinde arıza tespiti yapıldığı, 04.03.2017 tarihinde ...'ın arıza tespiti için İstanbul'a gönderildiği, davalı tarafından 15.03.2017 tarihinde hasar raporu tanzim edildiği, ...'ın davalı tarafından yapılan bakım sonucunda hazırlanan servis raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla davacının süresi içerisinde arızalara ilişkin ihbarda bulunduğu, birtakım arızaların da davalı tarafından tespit edildiği, dolayısıyla davalının itirazının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davalı ...nin 20.10.2017 tarihli sağ ... hasarı için ihbarda bulunulmadığından sorumlu olmadığı yönündeki itiraz açısından yapılan değerlendirmede; söz konusu hasarın davalı ... şirketine ihbar edilmediği dosya kapsamı itibariyle sabittir. TTK m.1446'de, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği, rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirileceğinin düzenlendiği, Makine Kırılması Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 11/a maddesinde; sigortalının hasarın vukuunu öğrendiği tarihten itibaren en geç 5 gün içinde sigortacıya ihbar etmek zorunda olduğunun düzenlendiği görülmüştür. Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde; ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin sigortacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ancak bu durum hasarın artmasına sebebiyet verirse tazminattan indirim sebebi olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalının itirazı yerinde görülmemiştir. Uyuşmazlık; dava konusu makinenin sol ve sağ ... meydana gelen hasarlardan dolayı davacının uğradığı zarardan davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise hangi davalının ne oranda sorumlu olduğu noktalarına ilişkindir.Yargılama sırasında dava konusu makinenin üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda; ... üzerinde yapılan incelemelerde makinenin akuple bir parça olduğu, salyangoz şeklindeki sistem içerisinden hareketli ve sabit kanatçıklı parçalar olduğu, dış etkene maruz kalan bir hasar olmadığı, parçalar üzerinde kırılma, bükülme ve çarpma sebebiyle herhangi bir zarar meydana gelmediği, parçaların mutad kullanım ve normal işlemesi sonucu hasar gördüğü, sol ve sağ turbocharger ünitelerinde meydana gelen arızaların makinelerin mutad kullanımından kaynaklı olduğu, davalı ...'nin kusuru bulunmadığı, bakım sözleşmesi uyarınca sorumlu olmadığı, hasar normal kullanımdan kaynaklandığından poliçe hükümleri uyarınca davalı ...nin sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından delil tespiti için başvurulan İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/190 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda, hasarın meydana gelmesinin nedeni tespit edilemediğinden mahkememizce alınan rapor ile bu dosyada alınan rapor arasında çelişki görülmemiştir. Davalı ...'nin sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede: Taraflar arasında tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin konusunun dava konusu gaz motorunun sözleşme dönemi boyunca davalı tarafından gerekli olan planlı bakım ve revizyon hizmetlerinin yapılmasına ilişkin olduğu; sözleşmenin süresinin 10 yıl olduğu; sözleşmenin 1.1.2 maddesinde sözleşme kapsamındaki hizmetlerin, ekipmanların planlı kontrol ve bakımlarının yapılması, planlı bakım ve revizyon işçilikleri ile planlı bakımlar ve revizyonlar için gerekli olan tüm yedek parçalara ilişkin olduğunun düzenlendiği; sözleşmenin 1.1.4 maddesinde sözleşme kapsamına girmeyen hizmetlerin düzenlendiği; 1.1.4.5 maddesinde birinci yıldan sonraki arızaların onarımıyla ilgili parça ve işçiliklerin maliyetinin sözleşme kapsamına girmeyen hizmetlerden olduğunun düzenlendiği; sözleşmenin "Kullanılabilirlik Garantisi" başlıklı 1.4 maddesinde, davalının motoru sözleşmede belirtilen yönteme ve süreye göre hesaplanmış olan zamanın %90'ının altında kalmayacak şekilde davacı için kullanılabilirliğini sağlayacağını garanti ettiği; sözleşmenin 1.5 maddesinde, kullanım süresinin %90'ın altına düşmesi halinde sözleşmede belirlenen cezayı davalının davacıya ödemekle yükümlü olduğunun düzenlendiği görülmüştür. Sözleşmenin bu maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalı ...'nin sözleşmenin 1.4 ve 1.5 maddeleri uyarınca vermiş olduğu kullanılabilirlik garantisinin ekipmanlardaki arızaların en kısa sürede giderilmesine ve değiştirilecek yedek parçanın en kısa sürede temin edilerek değiştirilmesine ilişkin olduğu, garantinin makinenin çalışamaz duruma gelmesi halinde sözleşme hükümleri doğrultusunda verilecek bakım ve revizyon hizmetleri kapsamında en kısa sürede çalışabilir vaziyete getirilmesine ilişkin olduğu, nitekim sözleşmenin 1.5 maddesinde bu garantinin yerine getirilmemesinin cezai yaptırımının düzenlendiği, sözleşmenin 1.1.4.5 maddesinde birinci yıldan sonraki arızaların onarımıyla ilgili parça ve işçiliklerin maliyetinin davacıya ait olduğunun düzenlendiği, somut olayda da davacı tarafından bu maliyetlerin ödenmiş olduğu anlaşılmakla makinenin normal işlemesinden ve mutad kullanımından kaynaklanan hasarların meydana getirdiği maddi zararın garanti kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır. Somut olayda; dava konusu makinede meydana gelen hasarların makinenin normal kullanımından kaynaklandığı, davalı ... Anonim Şirketi'nin bakım sözleşmesi kapsamındaki edimlerini yerine getirmemesinden veya gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklı olmadığı, ilk bakımın yapılması gereken saatten sonra yapılmasının zararların meydana gelmesine bir etkisinin bulunmadığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusurlu olmadığı, sözleşmede normal kullanımdan kaynaklı hasarlardan davalının sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının 20 günlük onarım süresi için talep ettiği iş kaybı bedeli açısından yapılan değerlendirmede; davacı tarafından bu hususta delil sunulmadığından ek raporda tespit edilen çalışma sürelerinin aylık ortalaması nazara alınmış, söz konusu onarım süresinin ve bu süre içerisindeki makinenin çalışma süresinin, garanti edilen yıllık çalışma süresinin %90'ının altında olmaması, parçanın niteliğine ve değişim sürecine göre sürenin makul olması, arızaların davalıdan kaynaklanmaması, sözleşmenin 1.5.5 maddesine göre davacının kullanılabilirlik garantisinin dışında iş kaybı talebinde bulunamayacağının düzenlenmiş olması dikkate alınarak talebin reddine karar verilmiştir. Bu nedenle davacının bilirkişi raporlarına yönelik itirazları yerinde görülmeyerek bu davalı açısından davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ...nin sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede: taraflar arasında davacının işyeri ile işyerindeki makineleri teminat altına alan 26.10.2016-26.10.2017 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan "Yeni Tüm İşyeri Sigorta Poliçesi" akdedildiği, söz konusu poliçenin 13. sayfasında sigorta süresi içerisinde makinelerde meydana gelecek ani ve beklenmedik hasarların Makine Kırılması Genel Şartları ve ekli özel şartlar çerçevesinde teminat altına alındığı, poliçenin özel şartlarında; sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutad kullanımından doğan aşınma veya yıpranmalardan, çürüme, paslanma, korozyon veya oksidasyondan kaynaklanan hasarların teminata dahil olmadığı ve normal kullanım hasarı ile belirli bir kullanım sonrası aşınma sonucu değişmesi gereken ömürlü parçalar ile sarf malzemelerinin teminata dahil olmadığının düzenlendiği, Makine Kırılması Poliçesi Genel Şartları'nın 3. maddesinin (h) bendinde, makinelerin normal işlemesinden ve mutad kullanılmasından doğan aşınma ve yıpranmalardan meydana gelen zararların teminat dışında olduğunun düzenlendiği görülmüştür. Somut olayda; dava konusu makinede meydana gelen hasarların makinenin normal kullanımından kaynaklandığı tespit edildiğinden taraflar arasında akdedilen poliçenin 13. sayfasında düzenlenen Makine Kırılması Poliçesi'nin özel şartları ile Makine Kırılması Poliçesi Genel Şartları'nın 3. maddesinin (h) bendi uyarınca davalı ...nin sorumlu olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacının bilirkişi raporlarına yönelik itirazları yerinde görülmeyerek bu davalı açısından davanın reddine karar verilmiştir.Tüm bu açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece, davalı ... yönünden, normal kullanımdan kaynaklanan makul bir arıza olduğu, davalı ... bakımından ise, burada sigorta riski bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddedildiğini, ancak davanın konusunun ...in yenisiyle değiştirilme bedeli olan 145.802,00-TL ile ...yenisiyle değiştirilme bedeli olan 15.000,00-EURO + KDV zararlarından oluştuğunu, yani talep edilen zararın müvekkilin makinesinde ortaya çıkmış olan somut ve belirli zarar kalemine ilişin olduğunu, bu büyük arızaları, "normal kullanım kaynaklı" olarak nitelendirmenin mantıken, teknik olarak ve hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarının tümüyle hatalı ve eksik olduğunu, konuyu anlamadan hazırlanmış raporlar olduğunu, ek raporun fevkalade büyük çelişkilerle dolu olduğunu, davalı ...'ın sorumluluğunun basit bir sorumluluk değil garanti sorumluluğu olduğunu, basit bir bakım anlaşması değil, tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin adında dahi vurgulanan tam kapsamlı olması, makinenin her detayının bu bakıma dahil olmasını ifade ettiğini, periyodik olmasının ise, bu bakımın sürekli ve zamanında yapılmasını zorunlu kıldığını, ...'ın makinenin durmadan çalışmasını taahhüt ettiğini, muhtemel arıza sinyallerini önceden tespit edip, arıza yapmadan önce tedbir almayı yükümlendiğini, keza, "bakım" kelimesinin anlam ve amacının da zaten bu olduğunu, servis hizmeti sözleşmesi değil garanti taahhüdü olduğunu, davalı ..., söz konusu makinenin sürekli olarak kullanılabilir veya kullanıma hazır durumda olmasının hayati önem taşıması sebebiyle, müvekkiline ''Ben periyordik bakım yaptıkça, bu makine sürekli olarak çalışır durumda olacaktır'' garantisini verdiğini, ancak müvekkilinin bu davanın konusu olan arızalardan kurtulamadığını, ... sorumlu tutulması için kusurlu olması gerekmediğini, bunun bir haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık davası olmadığını, bu davanın davalı ...'ın sözleşme ile müvekkiline garanti ettiği, normal aşınma gibi durumlar da dahil olmak üzere, yani tüm sorumluluğu üzerine alarak, müvekkiline garanti verdiği çalıştırma / yapma borcunun ihlalinden kaynaklandığını, bütün bakımların, belirli çalışma zaman aralığında yapılması gerekmesine rağmen, sadece Turbo bakımı 12.000 inci saatlerde yapılmalıdır denildiğini, bilirkişi raporunda ise ilk bakımın yapıldığı tarihin / sürenin ( 15218 inci saat ) olduğunun tespit edildiğini, raporda, bilirkişilerin açıkça görmeleri gerekmesine rağmen, bakımın geç yapıldığı ile ilgili bir tespite yer verilmediğini, Turboların yaklaşık çalışma zamanından % 27' lik bir gecikme zamanıyla bakıma alındığını, tam 3.218 saat gecikilerek alındığını, raporda bakımda değiştirilen parçaların hassas olduğu, arızanın birden ortaya çıkmasının mümkün olduğunun belirtildiğini, parçalar çok hassas ise, davalı ... tarafından neden gerekli bakımlar zamanında ve tam olarak yapılmamış, yaklaşık 3500 saat gecikerek yapıldığının irdelenmediğini, raporun kanaat bölümünde arızanın ''normal kullanım hasarından kaynaklı olduğ'' açıklaması yer aldığını, üst kısımda ise "birden ortaya çıktığı"nın belirtildiğini, birden ortaya çıkan hasarın nasıl oluyor da normal kullanım hasarı olduğunun açıklanmadığını, kaldı ki tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi dahilinde, bilirkişilerin "normal kullanım hasarı" olarak tanımladıkları hasarların da ...'ın yükümlülüğüne girdiğini, hasarlara karşı önceden tedbir alınsın diye ... ile bu sözleşmenin imzalandığını, kararın hatalı olduğunu, davalı sigortanın da sorumlu olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacıya ait gaz motorunun arızalanması sonucunda davacının uğradığı iddia olunan zararın, tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi ve işyerim sigorta poliçesi kapsamında davalılardan tahsili talebiyle açılmış bir maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, davalı ... AŞ'den satın aldığı ... seri nolu, ... model, genset gaz motorunun 10 yıllık bakım ve revizyonların yapılması için bu davalı ile 29.09.2010 tarihinde tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi imzalandığını, gaz motorunun 01.03.2017 tarihinde arızalandığını, bu arızanın davalı ... AŞ tarafından onarıldığını, bu onarım masrafları ve 20 gün motorun çalışmaması sebebiyle zarara uğradığını, bu zarardan davalı ... AŞ'nin tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi uyarınca sorumlu olduğunu, ayrıca gaz motorunun iş yerim sigorta poliçesi ile davalı ... şirketi tarafından sigortalandığını, zararın teminat kapsamında olduğunu, bu nedenle davalı ... AŞ'nin de poliçe kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı ... AŞ sözleşme kapsamında tüm edimlerini yerini getirdiğini, kusuru bulunmadığını, davalı ... şirketi ise, arızanın mutat kullanım kaynaklı olduğunu, bu nedenle zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunmuştur. Davalı ... AŞ yönünden yapılan incelemede; Davacı ile davalı ... AŞ arasında, ... seri nolu, ... model genset gaz motorunun bakımı için 29.09.2010 tarihli tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme süresi ünitenin devreye alınmasından itibaren10 yıl ya da sözleşme ünitelerinden harhangi biri 64.500 çalışma saatine ulaşana dek geçerli olmak üzere belirlenmiştir. Sözleşmenin konusuna ilişkin 1.maddesinde sözleşme konusu '' ..., kullanıcıya ait olan aşağıda seri numarası ve modeli verilen 1 adet gaz motorunun sözleşme dönemi boyunca gerekli olan planlı bakım ve revizyon hizmetleri ile ilgili yedek parça temini ve ilgili işçilikleri sözleşmenin Teknik ve Finansman Hususları Ekinde belirtilen esaslar dahilinde yapmayı taahhüt eder. ... '' şeklinde belirtildiği, sözleşmede ayrıca birinci yıldan sonraki arızaların onarımıyla ilgili parça ve işçiliklerin maliyetinin sözleşme kapsamına girmeyen hizmetlerden olduğunu, "Kullanılabilirlik Garantisi" başlıklı 1.4 maddesinde, davalının motoru sözleşmede belirtilen yönteme ve süreye göre hesaplanmış olan zamanın %90'ının altında kalmayacak şekilde davacı için kullanılabilirliğini sağlayacağını garanti ettiği, sözleşmenin 1.5 maddesinde, kullanım süresinin %90'ın altına düşmesi halinde sözleşmede belirlenen cezayı davalının davacıya ödemekle yükümlü olduğunun düzenlendiği görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; sağ taraftaki A Bank turboşarj ünitesi planlanan bakım periyodu içerisinde 20.10.2017 tarihinde 27.972 çalışma saatinde genel program çerçevesinde değiştirildiği, dava konusu iş makinasının(ko-jeneratör)sol tarafta bulunan ... turboşarjır ünitesinin günde ne kadar süre çalıştığının bilinmediği, 01.03.2017'de arıza meydana geldiği, arızaların davalı tarafından giderildiği, ... turbo şarj ünitesinde (...) aşınma, sürtme sonucu oluşan bir arızanın normal kullanım arızası olduğu, ...'ın kusuru bulunmadığı, ... turbo şarj ünitesinin (...)'ın da normal çalışma saatinde arızasının ortaya çıkıp gerekli parçalarının değiştirilmiş olması sebebiyle normal kullanım hasarı olduğu, ...'ın söz konusu hasar ve onarım nedeni ile bakım anlaşmasından kaynaklı herhangi bir kusuru bulunmadığı, davalının ilk bakımı 12.000 saat yerine 15.128.saatte yapmasının arızaya sebep olduğu iddiasının incelenmesinde, bu tip turboshargeların akuple parça olması makine üzerine monte edildikten bir müddet sonra arızanın ortaya çıkması gerektiği, turboshargerın 10.302 çalışma saati sonrasında arızalanmış olduğu, bu sebeple davacının bu iddiasının yerinde olmadığı kanaati bildirilmiştir. Bu bilgilere söre; sözleşme hükümleri ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca, davalı ...'ın söz konusu sözleşme uyarınca üstlendiği edimlere aykırı bir davranışının tespit edilmediği, bir diğer deyişle, davalının tam kapsamlı periyodik bakım sözleşmesi kapsamındaki edimlerini yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi sebebiyle bir arızanın meydana gelmediği, arızanın mutat kullanım sebebiyle meydana gelen bir arıza olduğu, sözleşmenin 1.1.4.5 maddesinde birinci yıldan sonraki arızaların onarımıyla ilgili parça ve işçiliklerin maliyetinin davacıya ait olduğunun düzenlendiği, somut olayda da davacı tarafından bu maliyetlerin ödenmiş olduğu anlaşıldığından davalı ... AŞ'nin davacının zararından sorumlu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, davalı ... AŞ'nin sözleşmenin 1.4 ve 1.5 maddeleri uyarınca vermiş olduğu kullanılabilirlik garantisinin, ekipmanlardaki arızaların en kısa sürede giderilmesine ve değiştirilecek yedek parçanın en kısa sürede temin edilerek değiştirilmesine ilişkin olduğu, garantinin makinenin çalışamaz duruma gelmesi halinde sözleşme hükümleri doğrultusunda verilecek bakım ve revizyon hizmetleri kapsamında en kısa sürede çalışabilir vaziyete getirilmesine ilişkin olduğu, sözleşmenin 1.5 maddesinde bu garantinin yerine getirilmemesinin cezai yaptırımının düzenlendiği görülmektedir. Somut olayda davacı tarafından, davalının kullanılabilirlik garantisi konusundaki edimlerini ihlal ettiği konusunda da bir delil sunulamamış ve bu husus ispat edilememiştir. Bu sebeple, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davalının ilk bakımın 12.000.saat yerine 15.218.saatte yapmasının arızaya sebep olduğu ileri sürülmüş ise de, bilirkişi kök raporunda da belirtildiği üzere, bu tip turboshargeların akuple parça olduğu, ilk bakımın yapıldığı 15.218.saatten yaklaşık 10.302 çalışma saati sonrasında turboshargerın arızalanmış olduğu dikkate alındığında, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı ... AŞ yönünden yapılan incelemede; Dava konusu ... seri nolu, ... model genset gaz motoru, davalı ... şirketi tarafından 26.10.2016 - 26.10.2017 tarihleri arasındaki dönem için 0001-1110- ... nolu ''... İşyerim Sigorta Poliçesi'' ile sigortalanmıştır. Poliçede ''Makine Kırılması'' klozu ile makine kırılması teminatı da bulunduğu görülmektedir. Söz konusu klozun incelenmesinde, sigortalı kıymetlerin normal işlemesinden ve mutat kullanımından doğan aşınma ve yıpranmalardan veya çürüme, paslanma, korozyon veya oksidasyon, buhar kazalarında kireçlenme ve sair bozulmaların teminata dahil olmadığı belirtilmiştir. Yine Poliçenin atıfta bulunduğu Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 3/h maddesi uyarınca makinelerin normal işlemesinden, mutat kullanımından dolayı meydana gelen bozulmaların teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere somut olayda, davacıya ait gaz motorunda meydana gelen arızanın makinenin mutat kullanımı sırasında meydana gelen bir arıza olduğu, bu sebeple teminat kapsamı dışında olduğu anlaşıldığından mahkemece, bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masraflarınkendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.08.02.2024