T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/390
KARAR NO: 2024/387
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10.11.2021
NUMARASI: 20174/1028 Esas - 2020/728 Karar
DAVA: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili ... hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları ile kredi sözleşmesi asıl borçlusu ...'a olan kefaletinden dolayı icra takibi başlatıldığını, takip öncesinde müvekkile Beyoğlu ... Noterliğinin 25/05/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, Müvekkilinin yazlıkta olması sebebiyle gelen ödeme emirlerinden geç haberi olduğunu, bu sebeple takiplere süresinde itiraz edemediğini, gecikmeli de olsa itiraz dilekçelerini icra dosyasına ibraz ettiğini, müvekkilinin alacaklı tarafa borcu olmadığını, müvekkilinin davalı banka tarafından aleyhine açılan icra takipleri nedeniyle hiçbir borcu olmadığını, zira davalının imzaladığı hiçbir sözleşme olmadığını, müvekkilinin bunu itiraz dilekçesinde dile getirdiğini, huzurdaki dava açılmadan önce alacaklı tarafça müvekkilinin aleyhine yapılan icra takip dosyaları incelendiğini, müvekkilin imzasının olduğu iddia edilen sözleşmenin dosyada olmadığının görüldüğünü, müvvekkilinin istanbul Anadolu ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarından dolayı davalıya hiçbir borcu olmadığını, zira müvekkilinin banka ile imzaladığı hiçbir sözleşme olmadığını, sözleşmede imzasınında olmadığını, kredi kullanmadığını, kefaleti olmadığını, icra dosyalarına sunulan sözleşmenin ise 2013 yılında ... tarafından defaten kapatılan krediye ait bir sözleşme olduğunu, borç kapatıldığından dolayı müvekkilinin de alacaklıya hiçbir borcu bulunmadığını, bu nedenlerden ötürü davanın kabülünü, müvekkilinin İstanbul Anadolu ... icra müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı icra dosyaları sebebiyle borçlu olmadığının tespitini, takiplerin iptalini, başlatılmış bulunan takiplerin dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasını, alacaklı-davalı kötü niyetli olarak takip başlattığından alacak tutarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya yapılan usulüne uyun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, icra dosyası içeriği ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davalı alacağı devreden banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 31/07/2007 tarihli 26.206,65 TL ve 14/08/2009 tarihli 500.000,00 TL limitli GKS'lar imzalandığı, bu sözleşmelere davacının sözleşme limiti miktarınca müteselsil kefil olarak imza attığı, bu sözleşmelerin yanında 15/02/2013 tarihli 20.000,00 TL sözleşme limitli bir GKS daha imzalandığı, ancak bu sözleşmede davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, dava konusu asıl borçluya kullandırılan ve takipler konusu edilen alacağın 25/07/2014 tarihli taksitli ticari kredi ile 10/01/2014 tarihli KMH kredilerinden doğduğu, alınan bilirkişi raporunda takibe konu kredilere dayanak çerçeve sözleşmede davacı kefilin imzasının bulunmadığı, iş bu sözleşmelerin 15/02/2013 tarihinden sonra kullandırıldığı dikkate alınarak; emsal içtihatlar uyarınca takip konusu borçtan sorumlu olmadığı kanaatine varılmış, alacağı devreden bankanın takip başlatırken kötü niyetli olduğuna dair bir delilin dosyada bulunmaması sebebiyle kötü niyet tazminatı şartlarının bulunmadığı değerlendirilerek; davanın kabulü ile davacının davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E ve ... E sayılı dosyalarına konu borçtan sorumlu olmadığı..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile Davacının davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyalarına konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine, şartları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflarınca, davalı ... Bankasından temlik alınan İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E nolu icra takibi ile davacı borçluya karşı kefil sıfatı ile icra takibi yapıldığını, icra takibine konu kredi sözleşmesi 14.08.2009 tarih ... sayılı ve 500.000,00 TL (beşyüzbin TL) limitli kredi açılması hususun da olup, davacı borçlu ... tarafından imza edildiğini, iş bu sebeple davacı borçlu kredi limitine göre söz konusu borçtan sorumlu olduğunu, mahkeme tarafından verilen davacının borçtan sorumlu olmadığına dair kararın hatalı olduğunu, Gerekçeli kararın 1.maddesinde davanın kabulü ile davacının davalı tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyalarına konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine yazıldığını, icra dairesinde maddi hata yapıldığını, mahkemenin tarafından yeterli araştırma yapılmaksızın eksik değerlendirme ile verilen kararın isabetsiz olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca, davacı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyalarından dolayı aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindin. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, daha sonra davalı banka tarafından varlık şirketine temlik edilen ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyalarında takibe konu borçtan sorumlu olmadığını ileri sürerek, eldeki menfi tespit davasını açmıştır. Davacı aleyhine yapılan takiplerde, davacının dava dışı asıl kredi borçlusu ...' un kullandığı krediler nedeniyle müteselsil kefil olduğu, bu nedenle kredi borcundan sorumlu olduğu iddiasıyla aleyhine dava konusu icra takiplerinin başlatıldığı anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesince yargılama aşamasında deliller toplanmış, uyuşmazlığın çözümü uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporları alınmıştır. Alınan bilirkişi rapor içerikleri ile dosyaya sunulan kredi sözleşmeleri kapsamında, alacağı devreden banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında 31/08/2007 tarihli 26.206,65 TL ve 14/08/2009 tarihli 500.000,00 TL limitli GKS'lar imzalandığı, bu sözleşmelere davacının sözleşme limiti miktarınca müteselsil kefil olarak imza attığı, bu sözleşmelerden sonra 15/02/2013 tarihli 20.000,00 TL sözleşme limitli üçüncü bir GKS daha imzalandığı, ancak bu sözleşmede davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, dava konusu asıl borçluya kullandırılan ve takipler konusu edilen alacakların 25/07/2014 tarihli taksitli ticari kredi ile 10/01/2014 tarihli KMH kredilerinden kaynaklandığı, alınan bilirkişi raporunda takibe konu kredi borçlarının 15/02/2013 tarihinden sonra kullandırıldığı da gözetildiğinde, davacı kefilin imzasının bulunmadığı sözleşme kapsamında kullandırılan kredilere ilişkin olduğu, emsal yargıtay içtihatları da dikkate alındığında, davacının kefil olarak imzası bulunmayan sözleşme uyarınca kullandırılan krediler nedeniyle, takip konusu borçtan sorumlu olmayacağı sonucuyla kurulan hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davalı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm kısmının 1 nolu bendinde, dava konusu icra takip dosyalarının İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğü dosyaları olmasına karşın maddi hata sonucu İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğü olarak belirtilmesi sehven maddi hataya dayalı olup, maddi ve hesap hatalarının her zaman talep üzerine ilk derece mahkemesince düzeltilebilecek olması nedeniyle bu yöndeki davalı vekili istinafı da yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme soncu ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 432,00 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 07.03.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.