T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/423
KARAR NO: 2024/910
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02.10.2020
NUMARASI: 2014/975 Esas - 2020/474 Karar
DAVA: Alacak
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın tam kabulüne, birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraflar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL DAVA DOSYASINDA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...Ltd. Şti. ile davalı ...A.Ş. arasında 10.10.2011 tarihli İstanbul Anadolu Bölge Protokolü ve 27.12.2011 tarihli İstanbul Anadolu Bölge Bayiliği Ek Protokolü düzenlendiğini, bu protokoller çerçevesinde ticari ilişkinin açık hesap şeklinde devam ettiğini, ancak davalının yaklaşık 2012 Temmuz ayından itibaren yüklenilen edimlerini yerine getirmediğini, davalının müvekkiline gönderdiği Kartal ... Noterliği ‘nin 10.12.2012/... yevmiye no.lu ihtarnameyle bölge bayiliğinin iptal edildiğini bildirdiğini ve bu suretle taraflar arasındaki ilişkinin son bulduğunu, tarafların birbirlerine göndermiş oldukları ihtarnameler neticesinde, birbirlerinden bir takım hak ve alacak taleplerinin olduğunu, ihtarname konusu davalının cari alacak iddiasının muaccel olduğundan vadesinde tamamen ödendiğini, cari hesapta çeşitli mal iadelerinden kaynaklanan aktif artışı nedeniyle müvekkilinin alacaklı hale geldiğini, davalının taleplerinin, kendileri tarafından yapılan başvuru ile haksız ve hukuka aykırı nitelikte olduğunun İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/22 D. İş sayılı dosyasında tespitle belirlendiğini, aradan geçen yaklaşık 10 aya rağmen müvekkilinin taleplerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin stoklarında davalı şirkete ait ürünlerin bulunduğunu, bu ürünlerin sözleşmenin açık hükmüne rağmen davalı tarafından teslim alınmadığını, söz konusu ürünlerin, bir yandan model ve moda itibariyle vd. nedenlerle de değer kaybına uğrayabilecek iken diğer yandan müvekkilinin depolama maliyetinin de dahil stok maliyetinin artmasına neden olduğunu, bu ve benzer bir çok husus nedeniyle telafisi güç ve hatta imkansız zararların oluşabileceği ve bu zararların günlük olarak hesaplanarak davalıya yüklenmesi gerektiğini, davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı şirket tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan 10.10.2011 ve 27.12.2011 tarihli protokollerin hükümlerine rağmen davalının ifasından kaçındığı edimlerden kaynaklandığını, müvekkili şirketin protokol uyarınca toptan liste üzerinden peşin alışlarda %7 + %8 ıskonto yapılacağını ve fatura altı ıskonto tahakkuk ettirileceğini, fatura altı ıskonto bedelini %8 karşılığı 344.252,00 TL olduğunu, ayrıca ek protokolde %2 reklam desteği verileceğinin kararlaştırıldığını bu tutarın 86.063,00 TL olduğunu, toplam 430.315 TL’lik rakamdan davalıya gönderilen faturayla kapanan taraflar arasındaki 32.568,00 TL’lik davalı alacağı iddiasının düşülmesiyle 397.747,00 TL’lik takip başlatıldığını, davalının bu bedelleri müvekkiline ödemediğini belirtmiş olup, açıklanan nedenler davanın kabulüyle, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davanın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı firmanın, müvekkilinin bayisi olduğunu, geçmiş yıllara dayalı ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu, davacı şirketin, müvekkiline cari hesaptan kaynaklanan borcu ile birlikte ... Bayilik Protokolü nedeniyle taahhüt ettiği ciroları gerçekleştiremediği için kendisine verilen dekorasyon destek bedelleri ve sözleşmeye aykırı olarak sehven fazla ödenmiş bulunan kira destek bedellerinden kaynaklanan borçlarının olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılında bittiğini, uzun süredir alım- satım olmadığını, davacının müvekkili firmaya ödemediği borcu mevcut olmasına rağmen icra takibi başlatıldığını, davacı şirkete bayilik protokolü gereğince verilmiş kira destekleri ve dekorasyon desteklerinin mevcut olduğunu, davacı şirketin 8 mağaza için 9.000.000,00 TL net ciro taahhüdünde bulunduğunu ve davacıya 676.478,00 TL dekorasyon desteği verildiğini, davacı şirketin 4.303.160,00 TL net ciro yapabildiğini, dolayısıyla hedef ciro taahhüdüne bağlı olarak kendisine verilen dekorasyon desteğinin ciroya orantılı olarak bir kısmını iade etmesi gerektiğini, taahhüt edilen cironun ancak yarısının gerçekleştirilmesi nedeniyle destek bedelinin yarısı olan 338.239,00 TL ‘nin müvekkiline iadesi gerektiğini, ayrıca sözleşmede bayiye verilecek kira desteğinin net cironun %3’ünü aşmayacağının şart koşulmuş olmasına karşın bu yüzden davacıya sözleşmede taahhüt edilenin çok üzerinde bir kira desteği verildiğini, bunun fazla verilmiş olan kısmının talep edildiğini, ancak takip alacaklısının bu bedelleri müvekkiline ödemediğini, söz konusu bu bedelin 309.584,00 TL olduğunu, müvekkilinin dekorasyon destek ve fazla ödenen kira destek bedelleri sebebiyle, müvekkilinin toplam 647.823,00 TL alacağının mevcut olduğunu, bu bedelin dışında, davacı firmanın taahhüt ettiği, fakat açmadığı mağazaların mevcut olduğunu, bu yüzden de müvekkili ... firmasının maddi zarara uğradığını, davacı firmanın hem 21.03.2006 tarihli kira sözleşmesi ile hem de 01.03.2006 tarihli Yetkili Satıcılık/ Bayilik sözleşmesi ile işlettiği ... mağazalarında ... markalı ürünler dışında ürün satmayacağını taahhüt ettiğini, buna rağmen davacı firmanın ... markalı ürünler dışında ürünler sattığının tespit edildiğini ve bu eylemlerine son vermesi talebi ile Kartal .... Noterliğinden 02.04.2013 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamenin keşide edildiğini, buna rağmen davacı firmanın Bayilik Sözleşmesi ve kira sözleşmesi hükümlerine aykırılıklarına devam ettiğini ve bununla kalmayıp mağazalarında sahte Yataş markalı ürünler sattığını, bu durum karşılığında davacı aleyhinde Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğunu ve davacı firmanın ...markalı sahte ürünler sattığının tespit edildiğini ve İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nde 2013/1020 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, bu sebeplerle Kartal ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı sebeple fesih edildiğini, davacı firma ile yapılan 01.03.2006 tarihli bayilik sözleşmesinin açıkça haksız ve hukuka aykırı davranışları sebebi ile sözleşmenin fesih edilmesine neden olan davacı bayinin 100.000,00 USD cezai şart bedelini ödeyeceği ve 21.03.2006 tarihli kira sözleşmesinin açıkça haksız ve hukuka aykırı davranışları sebebi ile kira sözleşmesinin fesih edilmesine neden olan davacının 300.000,00 USD cezai şart bedelinin müvekkiline ödeneceğinin hüküm altına alındığını, davaya konu icra takibinin asılsız ve haksız olduğunu belirtmiş olup, davanın reddini, davacı hakkında kötü niyetle icra takibi başlatmak sebebi ile %20’den az olmamak kaydı ile icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2013/848 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA Davacı ...Ltd. Şti.vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...A.Ş.'nin haksız olarak sözleşmeyi feshi nedeniyle kâr mahrumiyetine uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya ait ürünlerin geri alınması ve bedelinin ödenmesine ilişkin 10.000 TL, davacıya mal sevkiyatının durdurulması nedeniyle oluşan kâr mahrumiyeti için 10.000,00 TL, davalının, davacının rızası ve yazı onayı olmadan 3. Kişilere bayilik vermesi nedeniyle 10.000 TL, davalının toplam ciro üzerinden vereceği reklam desteğine ilişkin 10.000 TL, kira destek bedeline ilişkin 10.000 TL, müvekkilinin İdealtepe mağazasının tamirat ve dekorasyon bedeli için 10.000,00 TL, ciro iskontosundan kaynaklanan 10.000,00 TL, davacının .../Kozyatağı mağazasının bedding mağazası konseptine geçirilmesi nedeniyle uğranılan kazanç kaybı olarak 10.000 TL, ödenmeyen tabela vergi ve resim/hariç bedeli 11.478,58 TL, İstanbul Anadolu 6.Sulh Hukuk Mahkemesi‘nin 2013/22 değişik iş sayılı dosyasından tespit edilen ... kampanyasından kaynaklanan 10.905,77 TL bakiye alacağın ve manevi zararlara ilişkin 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen 2013/848 esas sayılı dosyaya sunduğu 19/03/2019 harç tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davalıya ait ürünlerin iade edilmesi nedeniyle bu ürünlerin bedeli olarak 1.558.786,00 TL, davalının müvekkiline mal sevkiyatını durdurması nedeniyle oluşan kar mahrumiyetinin tazmini zımmında 67.572,00 TL, davalının talebi ile konsepti değiştirilerek outlet mağazası haline getirilen ve sonra yine davalının talebi ile eski hale kısa sürede döndürülen, müvekkili mağazasının tamirat – dekorasyon-işletmenin kapalı kalması v.d. zararı olarak 275.000,00 TL,-Davalının talebi üzerine bedding mağazası konseptine geçirilmesi neticesinde uğranılan kazanç kaybının tazmini için 390.206,40.TL'ye çıkararak arttırdıklarını, böylece alacak miktarının 2.321.630,05 TL'ye çıktığını beyanla, 2.321.630,05 TL alacağın 08.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte kabul edilmez ise dava tarihi olan 26.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN KAPATILAN İSTANBUL ANADOLU 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2013/475 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA Davacı ...A.Ş. vekili, dava dilekçesi özetle; müvekkili ile davalı ...Ltd. Şti. arasında bugüne kadar imzalanmış üç adet sözleşmenin mevcut olduğunu, her üç sözleşmenin yürürlükte kaldığını, ancak sözleşmeye aykırı davranışlar nedeniyle feshedildiğini, bu sözleşmelerden 01.03.2006 tarihli sözleşmenin ve buna bağlı olarak sonradan düzenlenen 10.10.2011 tarihli protokolün davalı şirketin belli sayıda mağaza açma taahhüdünde bulunması ve buna bağlı olanak kendisine destekler verilmesi mahiyetinde olduğunu, davalının ... mağazasında sahte mal satışı yapması ve aynı zamanda karışık marka ürünler satması nedeniyle 01.03.2006 tarihli sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, bunun dışında davalı ile 10.10.2011 tarihinde imzalanan protokol ile davalının taahhütlerini yerine getirmemesi ve sağladığı kredi tutarında teminat vermemesi nedeniyle Kartal ... Noterliği ‘nin 23.10.2013 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnameyle haklı olarak feshedildiğini, 21.03.2010 tarihli alt kira sözleşmesinin de Kartal .... Noterliği 23.10.2013 – ... yevmiye sayılı ihtarnameyle feshedildiğini, 10.10.2011 tarihli protokol ile davalının 8 mağaza için 9.000.000,00 TL net ciro taahhüdünde bulunduğunu ve buna bağlı olarak müvekkilince davalıya 676.478,00 TL dekorasyon desteği verdiğini, ancak davacının bir yılın sonunda 4.303.160 TL net ciro yapabildiğini, bu nedenle davalının ödenen bedelin yarısı olan 338.239,00 TL ‘si müvekkiline ödemesi gerektiğini, ayrıca 10.10.2011 tarihli protokolde bayiye verilecek kira desteğinin net cironun %3 ‘ünü aşmayacağı hususu şart konulmuş olmasına karşın davalıya sözleşmede taahhüt edilenin çok üzerinde kira desteği verildiğini, fazla verilmiş olan kısmın talep edildiğini, ancak davalının fazla ödenen 309.854,00 TL ‘yi müvekkiline geri ödemediğini, böylelikle müvekkilinin toplamda 647.823,00 TL alacağının doğduğunu, diğer taraftan davalı şirketin hem 21.03.2006 tarihli alt kira sözleşmesi ile hem de 01.03.2006 tarihli ... yetkili satıcılık-bayilik sözleşmesi ile işlettiği ... mağazalarında başkaca ürün veya sahte ürün satmayacağını taahhüt ettiğini, davalının sahte ürün ve ... markalı ürünler dışında ürün sattığının tespit edilmesi üzerine Kartal ... Noterliği 02.04.2013/... yevmiye sayılı ihtarnameyle bu eylemlerine son verilmesinin bildirildiğini, bu bildiriye rağmen davalının aynı eylemlerine devam etmesi nedeniyle 21.03.2006 ve 01.03.2006 tarihli sözleşmelerin Kartal ....Noterliği ... yevmiye sayılı ihtarnameyle feshedildiğini, bu nedenle toplamda 300.000,00 USD cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürerek 77.575,00 TL cari hesap bakiye alacağı, 647.823,00 TL dekorasyon destek ve kira destek alacağı ve 100.000,00 USD karşılığı 203.000,00 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 928.000,00 TL alacağın davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete 77.575,00 TL cari hesap borcunun olmadığını, cari hesap alacağının bir kısmının davacıya gönderilen ve müvekkili tarafından düzenlenen ... ile yapılan kampanya nedeniyle oluşan müvekkili alacağının cari hesaba işlenmeyerek cari hesapta yeni bir uyuşmazlık konusunun yaratıldığını, protokolün 9.maddesinde davacı tarafça müvekkiline yapılan bu nevi desteklerin geri istenmeyeceğinin hükme bağlandığını, cezai şart talebinin ise yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... ASIL DAVADA; 1- Davanın KABULÜ ile; Davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan itirazın iptali ile, takibin taleple bağlı kalınarak 397.747,00 TL asıl alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Alacak likid olmadığından davacının inkar tazminatı isteminin reddine,
BİRLEŞEN İST. ANADOLU 6. ATM'NİN 2013/848 ESAS SAYILI DAVADA;DAVANIN KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile, 1-Davalıya ait ürünlerin geri alınması ve bedelinin ödenmesi isteminin KISMEN KABULÜ ile, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; a)Davaya konu ürünlerin teknik bilirkişi ... tespit ettiği şekliyle davalıya teslimi koşuluna bağlı olarak ürünlerin güncel bedeli olan 1.447.235,46 TL'nin ürünlerin davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,b)Fazlaya ilişkin 111.550,54 TL alacak ve faiz isteminin reddine, 2-Davalının, davacıya mal sevkiyatını durdurması nedeniyle oluşan kâr mahrumiyeti isteminin KABULÜ ile, 67.572 TL'nin 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının, davacının rızası ve yazılı onayı olmadan 3. Kişilere bayilik vermesi nedeniyle oluşan 10.000 TL kâr kaybı isteminin REDDİNE, 4-Davalının toplam ciro üzerinden vereceği reklam desteğine ilişkin olarak asıl davaya konu icra takibinde istediği 86.063 TL üzerinde kalan 10.000 TL reklam desteğinden kaynaklanan alacak isteminin REDDİNE, 5-Kira destek bedeline ilişkin 10.000 TL'lik istemin REDDİNE, 6-Davalının talebi ile outlet mağazası haline getirilen, sonra yine eski hale döndürülen davacının İdealtepe mağazasının tamirat ve dekorasyon masrafları ile mağazanın kapalı kalması nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin istemin KABULÜ ile 275.000 TL'nin 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalının toplam ciro üzerinden vereceği reklam desteğine ilişkin olarak asıl davaya konu icra takibinde istediği 344.252 TL üzerinde kalan 10.000 TL ciro iskontosundan kaynaklanan alacak isteminin REDDİNE, 8-Davacının Carrefour/Kozyatağı mağazasının bedding mağazası konseptine geçirilmesi nedeniyle uğranılan kazanç kaybı isteminin KABULÜ ile, 390.206,40 TL'nin 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflar arasında imzalanan anlaşmaya aykırı olarak davalının ödemediği tabela-vergi-resim ve harç bedeli olarak davacının ödediği bedelin davalıdan tahsili isteminin KABULÜ ile,11.479,58 TL'nin 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacın ın ... kampanyasından kaynaklanan bakiye alacağına ilişkin istemin KABULÜ ile,10.905,77 TL'nin 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalının edimlerini tam ve zamanında ifa etmemesinden kaynaklı manevi zararlara, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak bayilik ve taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle uğranılan manevi zararlara, davacının müşteri portföyünün azalması ve munam ve ek zararlara ilişkin 10.000 TL'lik istemin REDDİNE,
BİRLEŞEN (KAPATILAN) İST. ANADOLU 19. ATM'NİN 2013/475 ESAS SAYILI DAVADA; DAVANIN KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile,1-Dekorasyon destek bedelinin yarısı olan 338.239 TL'nin iadesi talebinin REDDİNE,2-Kira desteği için fazla ödenen 309.584 TL'nin iadesi talebinin REDDİNE,3-Cari hesap borcunun tahsili isteminin KISMEN KABULÜ ile, a)32.108 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b)Fazlaya ilişkin 45.467 TL alacak isteminin reddine, 4-203.000 TL cezai şart istemi talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davalarında davalı, birleşen İstanbul Anadolu ( kapatılan ) 19. ATM 2023/475 E sayılı davasında davacı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usül yönünden; bayilik sözleşmeleri ve ilişkisi kapsamında yetersiz bilirkişilerin düzenlediği raporlar dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, sundukları uzman görüşündeki tespitler dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, Mahkeme kararına esas alınan ancak davalı ... tarafından kesinlikle kabul edilmeyen (imza yetkisi olmayan kişi tarafından imzalanmış ve sahte) 27.12.2011 tarihli ek protokole göre hüküm kurulduğunu, halbuki bu protokolde davalı ... firması adına imzasının olduğu iddia edilen ...'nun hiçbir zaman imza yetkisi olmadığını, kaldı ki imzanın ....na ait olup olmadığının da belli olmadığını, mahkemece 2011 yılına ilişkin geçerli imza sirküleri ve yetki belgeleri sunulmuş olmasına rağmen mahkemenin bunları dikkate almadığını, ... firmasının sadece İstanbul ilinde o tarihte 300 aşkın beyaz yaka personeli vardır ve yine o dönemde 4 adet Genel Müdür Yardımcısı bulunduğunu ve ...'nun da bunlardan biri olduğunu ve hiç birinin imza yetkisi bulunmadığını, aslında ... şirketinin 40 yıllık bir aile şirketi olduğunu ve bu 40 yıllık süre zarfında hiçbir Genel Müdüre yardımcısına imza yetkisi vermediğini, imza yetkisinin sadece Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapan aile mensuplarına verildiğini, davacı ... firmasının sahibi ... hakkında sahte ... marka mal satmaktan 1 yıl kesinleşmiş mahkumiyeti bulunduğunu, yani bu kişinin piyasadan sahte yataş malı yaptırıp tüketiciyi kandırmak suretiyle sahte ürün satışı yapan bir kişi olduğunu, davacanın sahte evrak tanzim edebileceğinin gözden kaçırıldığını, bu yöndeki itirazlarının hiç dikkate alınmadığını, Esasa yönelik olarak ise; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını aynın tekrarla; ilk derece mahkemesine delil olarak sundukları uzman görüşü hiç değerlendirmeden hatta değerlendirme dışı bırakarak karar verildiğini, bu uzman görüşünün bu davayı aydınlatacak tek unsur olduğunu, mahkemece son derece yanlış ,eksik ve hatalı olduğunu bile bile dosyada daha önceden mevcut bulunan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurduğunu, Dava dosyası incelendiğinde görüleceği üzere, özellikle bir konunun ısrarla gözardı edildiğini ve hatta neredeyse inkar edilme yoluna gidildiğini, dava dosyasına bakıldığında konuyla ilgili yazılı beyanların görüleceğini, taraflar arasında birinci olarak 01.03.2006 tarihli bayilik/Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ikinci olarak, 01.03.2006 tarihli alt kira sözleşmesi ve üçüncü olarak da 10.10.2011 tarihli Bedding BölgeSatış Bayi Protokolü mevcut olduğunu, 10.10.2011 tarihli Bedding Protokolünün yürürlük süresi 1 yıldır çünkü bütün destek taahhütleri, ciro taahhütleri, mağaza açma taahhütle bir yıllık olarak verildiğini, Yukarıda belirtilen üç adet sözleşmenin noter kanalıyla fesih sürecinin ise; ilk olarak 10.10.2011 tarihli Bedding Protokolünde belirtilen şartların yerine getirilmediği taahhütlerin yerine getirilmediği ve özellikle Protokolün 7. Maddesinde yer alan "... talep ettiği miktarda TEMİNAT verileceği" şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle Kartal ... Noterliği 10.12.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile fesih ettiğini, aslında Bedding protokolü normal olarak bir yıllık yapıldığı için 10.10.2012 tarihinde kendiliğinden sona ermiş olması gerektiğini, 01.03.2006 tarihli Bayilik /Yetkili Satıcılık Sözleşmesinin ve mevcut olan Alt Kira Sözleşmesinin haklı sebeple feshi tek bir Noter ihtarnamesi ile gerçekleştirildiğini, ancak dava dosyasında karar esas alınan bilirkişi kök raporunda suç tarihinin fesih tarihinden sonra gerçekleştiği ve bu sebeple haklı fesih olamayacağına ilişkin düşüncesinde olduğunun yazıldığını, halbuki ... firmasının 01.03.206 tarihli yetkili Satıcılı/Bayilik Sözleşmesini haklı sebeple fesih ettiği tarih 23.10.2013 tarihinde Kartal ... Noterliğinden keşide ettiği (... yevmiye numaralı) ihtarname olduğunu, yani bu durumda kök bilirkişi raporunda yer alan 01.03.2006 tarihli sözleşmenin 29.07.2013 tarihinden öncesine ilişkin fesih edilmiş olduğu iddiasının kesinlikle gerçek dışı olduğunu, bilirkişi heyetinin taraflı davrandığını, İlk derece mahkemesi kararının 18.sayfasında ; geçersiz/sahte olduğunu iddia ettikleri 27.12.2011 tarihli ek protokolde imzası olduğu iddia edilen İsmail Müftüoğlu'nun "Genel müdür yardımcısı ataması olduğu için ayrıca İcra Kurulunda görevlendirildiği için imza yetkisinin verilmiş" olduğuna hükmedildiğinin görüldüğünü, bu yorumun yanlış ve hukuka aykırı olduğunu, bir şirketin imza yetkililerinin ancak noter tasdikli imza sirküleri ve yetki belgesi ile tespit edilebildiğini, bunun için yönetim kurulu karar defterinde karar alınmış olması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin, daha ... kişisine ait olup olmadığı belli olmayan bir imzayı sırf genel müdür yardımcılığına atandı diye "imza yetkilisi sayması ve bu imzanın o kişiye ait olduğuna karar vermesi"nin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki 27.12.2011 tarihli hükümsüz ek protokol üzerinde çeşitli karalamalar/çizikler olduğunu, bu evrakın fotokopisine bakıldığında son derece aceleyle hazırlanmış uyduruk bir evrak görüntüsü taşıdığını ama her ne hikmetse mahkemenin ve gerekçeli karara esas teşkil eden bilirkişi raporunun bu yetkisiz /sahte olarak tanzim edilmiş ek protokolü esas alarak nihai kararı oluşturabildiğini, en azından imza attığı iddia olunan...'nun dinlenmek üzere mahkemenin çağrılması gerektiğini, bu kişinin imza yetkisinin bulunmadığını, ancak imzanın ona ait olup olmadığı bile belli olmadığını, kısaca mahkeme kararında bulunan ve 32 sayfa şeklinde tanzim olunan tüm hüküm ve hesaplamalara itiraz ettiklerini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddine, davacısı oldukları birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davasında davacı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme hükmünün yeniden yargılamayı gerektirmemesi, faize ilişkin başka bir dava ikame edilerek talep edebilecekleri bir an için kabul edilse dahi bu durumun yargılamanın ekonomikliğine aykırı olacağı da gözetilerek, hükümdeki eksikliğin / anlaşılmazlığın / icra aşamasında tereddüte yer bırakacak nitelikte olmasının da dikkate alınarak mahkeme hükmünün düzeltilerek yeniden karara ; "Kabul edilen tüm alacaklarımıza 3095 S.K. M. 2 / 2 uyarınca avans faizi uygulanmasına, Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013 / 848 Esas sayılı dosyası için verilen kararın 1. a) maddesindeki kabul edilen miktar yönünden asıl alacağa 13.01.2013 tarihinden ( veya en geç Dava tarihinden ) itibaren 3095 S.K. M. 2 / 2 uyarınca avans faizi uygulanmasına, Bu talebimizin Kabul edilmemesi halinde , söz konusu ürünlerin Davalıya teslimi için Davalının şirket merkezine götürüldüğü tarih olan 21.09.2018 veya İhtarnamenin tebliği tarihi olan 09.10.2018 tarihinden itibaren 3095 S.K. M. 2 / 2 uyarınca avans faizi uygulanmasına" şeklinde düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmesini, Mahkeme tarafından Birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013 / 848 Esas sayılı dosyasından verilen hükmün 7. maddesinde talep ettikleri 10.000.TL alacak talebinin reddedildiğini, mahkeme burada reddettiği alacak iddiasını sehven ( 4. Maddedeki gibi ) ciro üzerinden verilen reklam desteği olarak yazmışsa da doğrusu bir kısmını asıl davanın konusu olan icra takibindeki fatura altı iskontosuna ilişkin olduğunu, zira burada açıkça " ... İcra takibinde istediği 344.252.TL üzerinde kalan ... " demek suretiyle bu hususu açıklamak istediğinin anlaşıldığını, bu hususun basit bir hatadan ibaret olduğundan üzerinde durmayacaklarını, fakat istediklerinin zaten icra takibinin konusu yapmadıkları fazlaya ilişkin miktar olduğunu, yani takipte bu kalem alacak iddiasının takip talebinde de belirtildiği gibi 430.315. TL olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı gerekçeli kararın 15. sayfasında yer alan reklam destek bedeli yönünden; yan başlığının 4.paragrafında toplam 405.436,30 TL alacağın bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, kendilerinin de zaten bu 405.436,30 TL alacağın takip miktarı olan 397.747. TL'nin çıkarılmasından sonra kalan 7.689,30 TL alacağın hüküm altına alınmasını istediklerini, sonuç olarak fazla kalan bu bölüm alacağın hüküm altına alınarak 2.310,70 TL'nin reddi gerekirken hesaplama hatası yapılarak , kabul edilen bilirkişi raporu hilafına hüküm verildiğini, bu hatanın, gerekçeli karar ile netice arasında dosyanın da çok kapsamlı olması hasebiyle yapılan basit bir hesap hatası olup yargılamanın esasına ait olmadığını, bu nedenle yeniden yargılama gerekmemekte olup hükmün 31.sayfasındaki 7.maddesinin çıkartılarak,"Davalının toplam ciro üzerinden vereceği iskonto desteğine ilişkin olarak 7.689,30 TL'lik istemin KABULÜNE , fazlaya ilişkin 2.310,70 TL'nin reddi ile 7689,30 TL'nin 13.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek..." şeklinde düzeltilerek onanamasına karar verilmesini, Asıl 2014/975 E. - 2020/474 K.dava yönünden; davanın kabulüne karar verildiğini, ancak alacağı inkar eden davalı aleyhine icra tazminatı talebi alacağın likid olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa, huzurdaki davadan önce tespit davası açılarak bu alacağın varlığı ve miktarının davalıya bildirildiğini, davalının İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan ve kendilerin tebliğ edilen değişik iş dosyasındaki bu tespite herhangi bir itirazı olmadığının izahtan vareste olduğunu, öte yandan, müvekkilinin muhasebe sistemi dahi davalının sistemine entegre olduğundan basit bir kaç işlem sonucunda yapılan ciro ve hak edilen iskonto (daha önceki uyuşmazlık konusu olmayan uzun yıllar boyunca olduğu gib ) en doğru olarak davalı tarafça bilinebilen bir miktara tekabül ettiğini, bu durumda alacağın likid olmadığından bahsedilemeyeceğini, yıllarca davalının hesap edip ödediği dava dışı bir kısım iskontonun ne kadar olduğunun tespiti yapılarak ticari ilişki yürütüldüğünü, ancak, uyuşmazlığın baş göstermesi ile birlikte dava konusu bu miktarın , basit bir tespit dosyasında dahi hemen tespit edildiğini ve buna göre icra takibi yapıldığını, aşamalarda daha sonra alınan 6 adet bilirkişi raporunda da istikrarlı bir şekilde bu alacağın tespit edilmiş iken icra tazminatı talebinin reddinin hatalı bir hukuki değerlendirme olduğunu, bu hususta feri nitelikte olduğundan bozma yerine düzelterek onama talepleri bulunduğunu, bu nedenle asıl davanın hükmünün 2. maddesinin çıkartılarak, Asıl alacağın %20'si tutarındaki 79.549,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/975 E. - 2020/ 474 K. sayılı ilamı ile hüküm verilen asıl dava ve birleşen İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013 / 848 E. sayılı dosyasında verilen hükmün esasa ilişkin olmayan ve sehven yapılan usul ve yasaya aykırı bölümlerinin düzeltilerek onanmasına , sayın yerel mahkeme hükmünün esaslı diğer unsurlarının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde onanmasına, birleşen İstanbul Anadolu (Kapatılan ) 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/475 E. sayılı dosyasından verilen hükmün onanmasına, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, bayilik sözleşmesi kaynaklı, davacının fatura altı iskonto ve reklam desteği alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali; birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davası, davalıya iadesi gereken ürün bedeli, kâr kaybı tazmini, tamirat- tadilat işlemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini ile manevi tazminat; birleşen İstanbul Anadolu kapatılan 19 ATM 2013/475 E sayılı davası, cari hesaptan kaynaklı alacak, dekorasyon ve kira desteğinden kaynaklı alacak ve cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 6. ATM 2023/848 E sayılı davasının kısmen kabulüne, İstanbul Anadolu kapatılan 19 ATM 2013/475 E sayılı davasının kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karlara karşı her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davasında davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davasında davacı vekilince iş bu davalarda verilen esasa ilişkin kararların talepleri gibi olduğunu ancak kuralan hükümlerde faiz talebi yönünden hata bulunduğunu, bu kapsamda uygulanacak faizin ticari avans faizi olması gerekirken, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, kararların bu yönden istinaf incelemesi sonucu düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararları istinaf etmiştir. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de tartışılıp işaret edildiği üzere birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davasında, dava dilekçesinde ve bedel arttırım dilekçesinde dava konusu yapılan alacakların ticari faiz uygulanarak tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesinin bu konuda emsal gösterdiği Yargıtay 19 HD nin 2016/13877 E 2018/1090 K 01.03.2018 tarihli kararında da işaret edildiği üzer Ticari faizin karşılığı yasal faiz olmakla, davacı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Yine birleşen davada davacı vekilince birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davası yönünden, davalıya ait ürünlerin bedelinin ödenmesi talebi bakımından, ürünlerin davalıya teslimi koşulu ile ürünlerin güncel değeri olarak belirlenen 1.447.235,46 TL nin davalıya teslimi tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verildiğini, buna göre faizin davalıya ürünlerin tesliminden itibaren yürütülmesi yönünden hükmün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davacının iş bu talebi kapsamında davacı uhdesinde bulunan davalıya ait ürünlerin davalıya teslimi ile aynı anda bedelinin tahsili yönünde hüküm kurulmuş olduğu, buna göre davalıya ürünlerin teslimi ile ürün bedeli alacağının muaccel olup davalı temerrüdünün gerçekleşeceği anlaşılmakla, ürünlerin tesliminden itibaren karşı ödeme edimi yönünden faizin başlangıç tarihi olarak belirlenmesi isabetli olup, aksi yöndeki istinaf nedeni de yerinde değildir. Yine birleşen davada davacı vekilince birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davası yönünden, hükmün 7 nolu bendi ile hüküm altına alınan ve asıl dava konusu olan icra takibinde istenilen fatura altı iskonto bedelinin bakiyesi olarak talep edilen 10.000 TL nin reddinin doğru olmadığı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Davacının bu yöndeki istinafı asıl dava konusu icra takibinde talep edilen fatura altı iskonto alacağı olarak talep edilmeyen bakiye tutar olarak istenilmektedir. İlk derce mahkemesi gerekçesinde bu talep yönünden yapılan değerlendirme kapsamında, taraflar arasında imzalanan ihtilafsız 10.10.2011 tarihli protokol hükümlerine göre ve alınan bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar uyarınca yapılan değerlendirme ışığında, cironun 4.054.363,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutar esas alındığında davacının bu kalem yönünden protokoldeki oranlara göre 324.349,04 TL alacak talep edebileceği, bu tutarın ise asıl dava konusu takipte istenen ve asıl davada değerlendirilen 334.252,00 TL dikkate alındığında ve talep edilebilecek tutarın 324.349,04 TL kadar olabileceği anlaşılmakla, davacının bakiye alacak isteminin reddi yönünde kurulan hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinafı da yerinde görülmemiştir. Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davasında davacı vekilince asıl davada kurulan hükümde müvekkili lehine inkar tazminatı verilmemesinin yasa ve usule aykırı olduğu ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, asıl davada takip konusu alacağın protokol hükümleri uyarınca davacınını davalıdan aldığı ürünler kapsamında fatura altı iskonto bedeli alacağı ile reklam destek alacağına ilişkin olup, davacının takip konusu alacak ve tutarının bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceği, bu yönüyle alacağın likit alacak olarak kabulü mümkün olmadığından, şartları oluşmayan inkar tazminatı talebinin reddi isabetlidir. Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davalarında davalı, birleşen İstanbul Anadolu ( kapatılan ) 19. ATM 2023/475 E sayılı davasında davacı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre, bilirkişi raporları takdiri delil niteliğinde olup mahkemece diğer delillerle birlikte serbestçe hükme esas alınır. Mahkemece tarafların sundukları deliller ile yapılan yargılama aşamasında konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulan 2 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, taraf itirazların gidermek üzere ilk bilirkişi kurulu raporu sunan heyetten ayrıca 4 ek rapor alındığı anlaşılmıştır. Alınan iki ayrı heyet bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler dikkate alınarak ve sunulu deliller değerlendirilip, gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, Asıl ve birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM 2013/848 E sayılı davalarında davalı, diğer birleşen davada davacı vekilinin mahkemece alınan ve hükme dayanak gösterilen bilirkişi raporların düzenleyen bilirkişilerin bayilik sözleşmeleri kapsamında uzman olmayan kişiler olduğu, yetersiz oldukları ve denetime elverişli olmayan ve yetersiz bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İlk derce mahkemesince kabullerinde olmayan ve davalı şirketi temsile yetkili olmayan kişilerce imzalandığını iddia ettikleri 27.12.2011 tarihli protokol hükümlerinin dikkate alınamayacağı ileri sürülerek karar istinaf edilmiştir. Yargılama aşamasında ve ilk derce mahkemesi gerekçesinde davalı ... vekilinin bu yöndeki iddiası değerlendirilmiştir. Yargılama aşamasında 11.03.2020 tarihli oturumda hazır bulunan davalı ... vekilinin zapta geçen beyanı ile sözleşmede imzası olan ancak yetkili olmadığı bildirilen ... ile ilgili şikayette bulunulmadığı, cezai işlem ve soruşturma bulunmadığı beyan edilmiş, kaldı ki ilk derece mahkemesi gerekçesinde belirtildiği surette 27.12.2011 tarihli protokolde imzası olduğu ileri sürülen İsmail Müftüoğlu' nun dosyaya sunulan ... Tic. A.Ş. Yönetim Kurulunun 09.07.2010 tarih, 20 no.lu Yönetici atamaları konulu kararı ile Satış Genel Müdür Yardımcılığı’na atanmasına karar verildiği, yine 09.07.2010 tarih, 21 no.lu İcra Kurulu atamaları konulu karar ile İcra Kurulu Üyesi olarak seçildiği anlaşılmış, buna göre 27.12.2011 tarihli ek protokolün ... şirketinin yetkilisi tarafından imzalandığı ve taraflar arasındaki ilişkide dikkate alınmaması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. İlk derce mahkemesince davalı ... vekilince HMK nın 293 maddesi kapsamında sunulan ve Prf. Dr. ... tarafından düzenlenen uzman görüşü ( mütala) de takdiri delil niteliğindedir. İlk derce mahkemesince atanan bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, sonrasında ise davadaki talepler dikkate alınarak alınan rapor içeriklerindeki tespitler ve hesaplamalar doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Mahkemece yazılan gerekçede sunulan uzman görüşü de değerlendirilmiştir. Buna göre davalı Yataş vekilinin sunulan uzman görüşüne göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinin doğru olmadığı yönündeki istinafı yerinde değildir. Bayiden talep edilen 1.400.000 TL teminatın taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümlerine göre uygun olup, bayinin teminat vermemesi nedeniyle sözleşmenin haklı feshinin kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme gerekçesinde yer verildiği üzere; Davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen Kartal ... Noterliği’nin 05.11.2012 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde özetle; “Muhatap firmanın 148.863,44 TL borcu olduğu, 1.400.000,00 TL banka teminat mektubu veya taşınmaz ipoteğinin verilmemesi nedeniyle mal sevkiyatının durdurulduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Dosyada mübrez 10.10.2011 tarihli ... İstanbul Anadolu Bölge Protokolü’nün 9.maddesinde “Bölge bayi dağıtıcının teminat olarak talep ettiği …TL bedelli kati ve süresiz banka teminat mektubu veya birinci derecede birinci sırada aynı ipotek vermeyi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde kararlaştırılmış olduğu, teminatın ne kadar tutarda olacağının yazılı olmadığı yine dava dosyasına sunulan Ataşehir Tapu Müdürlüğü’nün 07.07.2015 tarihli yazısının incelenmesinde; ... Mahallesi, ... ada (... ada), ... parsel ... Blok ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın malikinin ... şirketinin yetkilisi olan ... olduğu ve taşınmaz üzerinde 03.03.2006 tarih, ... yevmiye no.su ile 200.000,00 TL, bila faizli, ... Tic. A.Ş. lehine ipotek kaydının bulunduğu, sözleşmenin imzasından sonra fesih tarihine kadar teminat eksiği konusunda taraflar arasında ihbar/ihtar bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan, davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafı yerinde bulunmamıştır. Yine dosya kapsamındaki ihtarname içeriklerine göre davalı Yataş tarafından gönderilen Kartal .... Noterliği’nin 10.12.2012 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnamesinde 10.10.2011 tarihli protokol hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle haklı sebeplerle 10.10.2011 tarihli “...” bölge protokolünün feshedildiği anlaşılmakla, ... vekilinin müvekkilince bayinin sahte ve ... markası dışında ürün satması nedeniyle sözleşme ve alt kira sözleşmesinin Kartal ... Noterliği’nin 23.10.2013 tarih ... y sayılı ihtarı ile ve haklı olarak fesih edildiğinin kabulü gerektiği yönündeki istinafı da yerinde görülmemiştir.Taraf vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, taraf vekillerinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davada taraflar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-a-Asıl davada ve birleşen 2023/848 Esas sayılı davada davalı ... Şirketi tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,b-Asıl dava yönünden 20.212,80 TL harcın, birleşen 2023/848 Esas sayılı dosya yönünden 112.833,00 TL harcın davalı ... Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-Birleşen 2013/475 esas sayılı dosya yönünden 318,80 TL harcın ... Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, d-Birleşen 2023/848 Esas sayılı dosya yönünden davacı ... Şirketi tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 373,20 TL bakiye karar harcının ... Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca sarf edilen kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 03.05.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.