T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/168
KARAR NO: 2024/307
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/10/2020
NUMARASI: 2018/283 E. - 2020/255 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince, dayalıya ait emtiaları Çin'den Ambarlı Limanına taşınarak 30.03.2018 tarihinde teslim edildiğini, taşımaya ilişkin 26.913,00 USD tutarındaki e-faturaların davalıya gönderilmesine rağmen itiraz edilerek ödenmediğini, taralar arasındaki navlun teklifi görüşmelerinin, yükleme talimatı ve gemi rezervasyonları işlemlerinin e-posta ile yapıldığını, dava konusu taşımalardaki yazışmaların ilk olarak 26.01.2018 tarihinde davalının vekili olan ... Ltd.Şti.'nin başlattığını, sunulan vekaletlerde bu şirketin yası sıra dava dışı ... AŞ'nin de vekil olduğunu, 29.01.2018 tarihinde davalının, referans navlun taleplerinin teyidi üzerine, 29.01.2018 tarihinde yazışmalara devamla davalının doğrudan sözleşme görüşmelerine katıldığını, davalının bu aşamadan sonra navlun teklifini kabul ederek müvekkilinden acente detaylarını talep edip, yurt dışındaki ihracatçı detaylarını da vererek yükleme talimatı verdiğini ve gemi rezervasyonu talep ettiğini, 13.02.2018 tarihindeki yazışmasıyla da konşimento talimatı verdiğini, navlun alacağının ödenmemesi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin davalının talimatı ile taşıma işini yaparak emtiayı eksiksiz teslim ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında bir hizmet akdi bulunmadığını ve davacının dava dışı ... A.Ş ile hizmet ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin lojistik işleri için ... şirketi ile anlaştığını ve bu firmanın da üçüncü kişilerle anlaşarak lojistik işlerini yaptırdığını, anılan işlerle ilgili davacının, dava dışı ... şirketine 02.04.2018 tarihinde ... seri numaralı ve 5.856 USD bedelli, ... fatura numaralı 2.953.00 USD bedelli, ... fatura numaralı 3.139,00 USD bedelli, ... fatura numaralı 2.573.00 USD bedelli, ... fatura numaralı 8.492,00 USD bedelli, ... fatura numaralı ve 3.900.00 USD bedelli faturaları düzenlediğini, bundan sonra dava dışı ... Danışmanlık A Ş'nin de müvekkiline yukarıdaki rakamlara ilaveten 450,00 USD hizmet bedelini ilave ederek toplamda 27.363,00 USD fatura düzenlediğini, ... Danışmanlık A.Ş firmasının sunmuş olduğu hizmete istinaden müvekkili şirkete 02.04.2018 tarihli 5.956.00 USD, ... fatura numaralı 3.003,00 USD, ... fatura numaralı 3.189.00 USD, ... fatura numaralı 2.623,00 USD, ... fatura numaralı 8.592.00 USD ve ... fatura numaralı 4.000,00-USD tutarlı 6 adet fatura düzenlendiğini, söz konusu faturalarda konteyner numaraların yer aldığını ve müvekkili şirketin davadışı ... A.Ş ile olan cari hesabında mahsupla ödemeleri yaptığını, davacının aynı ticari ilişkiden kaynaklanan faturaları ikinci kez düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinde faturaları iade ettiğini, davaya konu faturaların dava dışı ... AŞ. ile aralarında bulunan hizmet ilişkisine dayalı olarak ... A.Ş. tarafından müvekkili şirket adına düzenlenerek hizmet bedelinin de eklendiğini, bu şekilde düzenlenen 6 adet faturanın müvekkilince ödendiğini, aynı taşıma için ikinci kez düzenlenen faturaların haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin süresinde verilmediğini, sunulan dilekçe ile maddi olayların, deniz taşıması ve navlun sözleşmesinin inkar edildiğini, oysa dava konusu taşıma sözleşmesinin doğrudan taraflar arasında kurulduğunu, navlun yazışmalarının davalı ile yapıldığını, doğrudan davalının verdiği yükleme teyidi ve talimatı ile taşıma sözleşmesinin kurulduğunu, deniz taşıması sözleşmesinin doğrudan taraflar arasında yapılması nedeniyle davalının sorumlu olduğunu, ancak sehven vekile fatura düzenlendiğini, 26.01.2018 tarihinde ... Gümrük Müşavirliğince davalıya vekaleten navlun görüşmelerine başlandığını, 29.01.2018 tarihinde davalının referans navlun taleplerinin teyidi üzerine davalının aynı yazışmalara müdahil olarak navlun teklifini doğrudan kabul ederek acente detaylarını talep ettiğini, aynı gün ihracatçı detaylarını da vererek yükleme talimatı verdiğini ve gemi rezervasyonu yaptığını, 13.02.2018 tarihindeki yazışmayla da konşimento talimatı verdiğini, ... AŞ'nin taşımanın hiçbir aşamasında bulunmadığını, bu şirketin sadece ... Müşavirliği Ltd. Şti. ile olan ortak vekaletname ile sadece davalıya vekaleten teslim ordinosunu davacıdan teslim aldığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...dosyada mevcut ... Nolu 19.02.2018 Tarihli Konşimentoda gönderileninin davalı olduğu, ... ve ... nolu konteynerlerin ... adlı gemi ile Lianyungang Limanından İstanbul Limanına taşındığı, ... Nolu 25/02/2019 Tarihli gönderileninin davalı olduğu Konşimentoda ..., ... ve ... nolu konteynerlerin ... adlı gemi ile Shenren Limanından İstanbul Limanına taşındığı, ... Nolu 25/02/2019 Tarihli gönderileninin davalı olduğu konşimento ile ... ve ... nolu konteynerlerin ... adlı gemi ile Shenzen Limanından İstanbul Limanına taşındığı, ... Nolu 25/02/2018 Tarihli gönderileninin davalı olduğu konşimento ile ... nolu konteynerin ... adlı gemi ile Shenzen Limanından İstanbul Limanına taşındığı, ... Nolu 10/02/2018 Tarihli gönderileninin davalı olduğu konşimento ile ... nolu konteynerin ... adlı gemi ile Zhongshan Limanından İstanbul Limanına taşındığı, ... Nolu 25/02/2018 Tarihli gönderileninin davalı olduğu konşimento ile ... nolu konteynerin ... adlı gemi ile Yantian Limanından İstanbul Limanına taşındığı, tüm konşimentolarda eşyanın tesliminin davacı şirkete yapılmasının istendiği, konşimentolarda taşıyan olarak dava dışı ... (...) Ltd. Şirketinin kaydedildiği, Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevabi yazı ekinde, fiili deniz taşıyanı ... tarafından düzenlenmiş olan 6 adet konşimentoda, gönderen/taşıtan olarak ara konşimentoyu düzenleyen dava dışı ... (...) Ltd., gönderilen olarak da davacı firmanın yer aldığı, konteyner numaraları, yükleme ve tahliye limanları detaylarının ara konşimentolar ile uyuştuğu, bu konşimentolara ait Yük Teslim Talimat Formlarında, 6 adet konşimento muhtevası emtianın davacıya teslim edilmesinin istendiği, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davacı arasındaki e-posta yazışmalarının 26/01/2018 tarihi itibariyle başladığı ve aynı tarihte dava dışı şirket tarafından Lianyungang, Shekou, Ningbo, Shenzen, Shanghai, Zhongshan, Chiwan ve Xiaoion Limanları için fiyat teklifi istendiği, Limanların netleşmesinden sonra davacı tarafından verilen tekliflerin nakliyeci tarafından teyit edildiği, 29/01/2018 tarihli e-posta ile bildirildiği, aynı gün davalı firmadan ... tarafından acente detaylarının sorulduğu, davalı ile davacı arasındaki yazışmaların bu tarihten sonra direkt olarak devam ettiği, davalı tarafından 12/02/2018 tarihinde konşimento taslağının davalıya gönderildiği, davalı tarafından da 13/02/2018 tarihinde ihracatçı tarafından gönderilmiş olan konşimentonun davacıya gönderildiği ve böylece konşimento talimatının verilmiş olduğu, Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı ekinde yer alan 6 adet Yük Teslim Talimat Formlarına göre, davacı tarafından yukarıda bahsedilen 6 adet konşimento muhtevası konteynerlerin davalıya teslim edilmesinin istendiği, bu doğrultuda, davacı ile davalı arasında bir navlun sözleşmesinin kurulduğu, davacının akdi taşıyan sıfatıyla hareket ettiği, husumet ehliyetinin bulunduğu. fiili deniz taşımasının dava dışı ... tarafından yapıldığı, dava konusu taşımaya ait konteynerlerin gönderileninin davalı olduğu, taşımanın yapılarak emtianın zamanında ve hasarsız şekilde gönderilen davalıya teslim edildiği, davalının husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı tarafından yapılan deniz taşıması nedeniyle oluşan navlun ücretlerinden davalının sorumlu olduğu, davacının davalıdan talebinin navlun ve ex-work masraflar şeklinde iki alacağa ilişkin olduğu, asıl taşımaya ilişkin deniz taşıma senetlerinde davacının, alt taşımaya ilişkin konşimentolarda ise davalının gönderilen olarak kayıtlı olduğu, dosyada mevcut elektronik posta yazışmalarında dava dışı gümrük şirketi ile davacı arasında navlun tekliflerine ilişkin görüşüldüğü ve navlunların kararlaştırıldığı, davacı ile davalı arasındaki görüşmelerde ise konişmento talimatlarının verildiği, davacı tarafından konişmentoların davalıya gönderildiği, yükün teslim alınması için düzenlenecek ordinolara ilişkin bilginin de davacı tarafından davalıya gönderildiği, davacının ekinde dava konusu faturaları gönderdiği elektronik postada taşımalardan 'adınıza yapılmış taşımalar' olarak bahsettiği, her ne kadar davalı tarafından dava dışı ... ile bir ticari ilişki içinde olduğu ve dava dışı şirkete ödeme yapıldığı beyan edilmiş ise de, davacı ile kurulan taşıma ilişkisinin davalı hesabına kurulduğu, davalı tarafından kendi hesabına kurulmuş bir navlun sözleşmesinden kaynaklanan borçları navlun alacaklısına veya onun yerine ... Şti.ye ödediğini ispatlayamaması..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 26.913 USD asıl alacak, 66,36 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.979,36 USD alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında 24.567,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Alacağını ...'den tahsil edemeyeceğini anlayan davacının haksız şekilde ...'ye düzenlediği faturaları iptal ederek 32 gün sonra müvekkiline fatura düzenlediğini, mahkeme kararı ile müvekkilinin haksız şekilde aynı hizmet için iki kez ödeme yapma zorunda kaldığını, bilirkişinin tüm belgeleri inceleyemediğini bildirmesine rağmen mahkemece eksiklikler giderilmeden düzenlenen bilirkişi raporu ile karar verildiğini, bu durum, hakimin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, davanın kanıtlanmadığını, Navlun sözleşmesinde davacının taşıyan, kendi adına müvekkil hesabına hareket eden dava dışı ...'nin taşıtan, müvekkilin ise gönderilen olduğunu, ödemelerin de dolaylı temsil hizmeti ilişkisinde müvekkil tarafından ...'ye yapıldığını, aynı hizmet için ikinci kez ödeme yapılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, faturaların düzenlenmesi, e-mailler ya da konşimentoda müvekkil şirketin adının yazılması navlun sözleşmesinin varlığına ilişkin başlı başına ispat vasıtası olmadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, yapılan incelemede ilk faturaların ... adına düzenlendiği ve "sehven düzenlendiğinden" bahisle 32 gün sonra iptal edilerek bu kez müvekkili adına fatura düzenlendiğini, bu nedenle faturaların iade edildiğini, benzer bir olayda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/4152 E. 2019/5528K. ve 18.09.2019 tarihli kararında, faturaların düzenleme sebebinini araştırılması gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, Faturaların düzenlenmesi, e-mailler ya da konşimentoda müvekkil şirketin adının yazılması navlun sözleşmesinin varlığına yeterli olmadığını, delil başlangıcı olabilecek bu hususların başka delillerle kanıtlanması gerektiğini, kaldı ki faturaların müvekkili adına düzenlenmediğini, sonradan geçmişe dönük defterlerde değişiklikler yapılarak faturaların müvekkili adına düzenlendiğini, ilk olarak ... adına düzenlenen faturaların 32 gün sonra müvekkili adına düzenlendiğini, ... tarafından da hizmet bedeli ile birlikte faturaların müvekkiline düzenlendiğini ve cari hesapta bu borcun ödendiğini, Bilirkişi raporunun 5.sayfasında açıkça belgelerin tamamının incelenemediği belirtilmesine karşın bu raporun yeterli sayılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin dolaylı temsil gereğince ödemenin ... şirketine yapıldığını, ancak bilirkişinin Nisan ve Mayıs 2018 tarihleri ile sınırlı kaldığından ve yetersiz incelemeyle rapor düzenlendiğinden mahkemece hatalı karar verildiğini, müvekkilinin cari ilişkisi oldu ve ödemelerin diğer aylara yayıldığının belirtilmesine rağmen ödemeye ilişkin tüm carilerinin sunulmasına rağmen incelenmediğini, davacının ex-work alacağı bulunmadığını ve mahkemece eksik hususların aydınlatılarak maddi gerçeği ortaya çıkaran bir karar verilmediğini, Sunulan mütalaada görüleceği üzere, müvekkilinin taşıyan olmadığını, müvekkilinin gönderilen olduğunu ve gönderilenin, eşya taşıma işlerine ilişkin tüm sözleşmelerde varma yerinde yükü tessellüm edecek kişi olup, sözleşmenin tarafı olmadığını, bu şekilde üçüncü kişi olan gönderilenin borçlandırılmasının hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalıya ait emtianın deniz yoluyla taşınması nedeniyle oluşan navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı şirketin vekili olarak hareket eden dava dışı ... Şirketi ile taşıma sözleşmesi görüşmelerine başlandığını, bir süre sonra davalının da sözleşme görüşmelerine katılarak referans navlun taleplerini teyit ettiğini ve davacıdan acente detaylarını talep ettiğini, aynı gün yurt dışındaki ihracatçı detaylarını da vererek yükleme talimatını da verdiğini, gemi rezervasyonu talep ettiğini, daha sonra konşimento talimatı vererek navlun sözleşmesinin tarafı olduğunu ileri sürerek, davalının alacaktan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ise, davacı şirketle doğrudan ticari ilişkisinin bulunmadığını, ... AŞ gibi şirketlerle anlaşarak lojistik işlerini yaptırdığını, bu sözleşmenin de ... şirketi ile davacı arasında kurulduğunu ve davacının navlun faturalarını ... şirketine düzenlediğini, ... şirketinin de gerekli komisyonlarını ekleyerek faturaları müvekkiline yansıttığını, müvekkilinin, cari hesabında ödemeleri yaptığını, davacının dava dışı ...'den tahsilat yapamayacağını anlaması üzerine bu faturaları usulsüz şekilde iptal ederek doğrudan davalıya fatura düzenlediğini, davalının sözleşmenin tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin değerlendirilmesi için öncelikle vekalet ve sözleşmenin kuruluşu aşamasındaki yazışmaların değerlendirilerek navlun sözleşmesinin hangi taraflar arasında kurulduğunun tespiti gerekir. Bu kapsamda davalı şirketçe Silivri ...Noterliğinin 08.03.2019 tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesi ile bir kısım gümrük işlemlerinin yapılması için ... Müşavirliği ile çalışanlarına yetki verdiğine ilişkin vekaletnamenin dosyada olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra Beyoğlu ...Noterliğinin 14.03.2018 tarihli vekaletnamesi ile davalı ... Müşavirliği ile ... AŞ'ye gümrük ithalat ve ihracat işlemlerinin yapılabilmesi için yetki vermiştir. Bu kapsamda, davalının alıcı olduğu Çin'den İstanbul'a deniz yoluyla getirilecek yük için ... şirketi ile davacı arasında e-posta ile yazışma yapılmış, bir süre sonra davalı şirket çalışanlarının da bu sözleşme görüşmelerine dahil olarak Çin ile Ambarlı Limanı arasındaki taşımaya ilişkin navlun görüşmelerine katılmışlardır. Davalı sunulan navlun tekliflerini kabul etmiş ve davacı tarafından davalı çalışanlarına konşimento ve yük senetlerinin gönderildiği anlaşılmıştır. Yapılan bu işlemler mahkemece alınan bilirkişi raporunda değerlendirilmiş ve yapılan işlemlerle navlun sözleşmesinin davacı ile davalı arasında kurulduğu belirlenmiştir. Düzenlenen navlun sözleşmesine konu altı adet konşimento muhtevası konteynerin davalıya teslimi gerekmektedir. Davalı bu sözleşmede navlun sözleşmesinin tarafıdır. Zira navlun sözleşmesi herhangi bir geçerlilik şartına tabi değildir. Taraflar arasında taşıma şartlarını düzenleyen bir yazılı sözleşme bulunmadığından konşimento hükümlerinin değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekir. Çin'deki limandan yüklenen emtialar davalının talimatıyla davacının Çin'deki acentesi aracılığıyla yüklenmiş ve konşimentoları davacının Çin'deki acenteleri düzenlemiştir. Düzenlenen tüm konşimentolarda davalı gönderilen olarak yer aldığı ve dosyadaki yazışmalarda davalının akdi taşıyıcı olduğu açıktır. Konşimento yalnız taşıyanla gönderilen değil aynı zamanda taşıyanla taşıtan arasındaki ilişkileri de düzenler. Konşimentoya konu emtiaların gönderilen tarafından teslim alınmış olması da gönderileni konşimentoyla bağlı hale getirir. Bu nedenle mahkemece davalının akdi taşıtan olarak sözleşme ilişkisinin tarafı kabul edilmesi yerindedir. Davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklı edimi yerine getirerek taşıma ücretine hak kazandığı açıktır. Bu nedenle davalının sözleşmeyle kararlaştırılan ücreti ödemesi gerekir. Bu kapsamda davacının, sözleşme ilişkisinde yer almayan ... şirketine navlun faturası düzenlemiş olması davalıyı borçtan kurtarmaz. ... şirketi sözleşmenin tarafı olmayıp, davalının vekili olarak ordinoları teslim alarak yükü teslim almıştır. Davacı tarafından 02.04.2018 tarihinde ... şirketine ex-work masrafları ve navlun için fatura düzenlenmiş ise de bu şirketin navlun şirketinin tarafı olmaması nedeniyle, bu kez 04.05.2018 tarihinde davalıya fatura düzenlemiştir. Davalı, davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmadığını, taşıma hizmetini ... şirketinden aldığını ve ... tarafından yansıtılan davacı faturalarının cari hesapta ödendiğini savunmuştur. Davalı, ... şirketi ile hizmet alımına ilişkin bir sözleşmesi olduğunu kanıtlamamıştır. Aksine bu tür işlemlerin davalı adına vekaleten yapılması için davalı ... şirketine vekalet vermiştir. Bu vekalete istinaden ... şirketi sözleşme görüşmelerine başlamış ancak sözleşme görüşmelerinin davalının katılımıyla tamamlandığı görülmüştür. ... şirketi sözleşme görüşmelerinde yer almamış sadece ordinoyla ürünü teslim almıştır. Bu durumda basiretli bir tacir olan davalının ...'ye ödeme yapmaması ve ... tarafından gönderilen faturaların geçerliliğini kontrol ederek işlem yapması gerekirdi. Davalı tarafça ...'den hizmet alındığı olgusu kanıtlanmadığından ve davacı ile yapılan sözleşmenin doğrudan davalı ile yapılması nedeniyle ilk derece mahkemesince yapılan inceleme ve varılan sonuç yerindedir. Diğer yandan, davalının Nisan ayına ilişkin cari hesabının incelenip incelenmemesinin bu sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Zira, davacının ...'ye yaptığı ödeme ve cari hesaptaki mahsup yoluyla ödeme geçerli bir ödeme olmadığından bu ödemelerin tespit edilip edilmemesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesi kararından sonra 14.12.2022 tarihinde Prof. Dr. ... tarafından sunulan uzman görüşü, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu, mahkeme gerekçesi, konşimento ve taşıma evrakları, taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında yerinde görülmemiş, taraflar arasında geçerli bir şekilde navlun sözleşmesi kurulduğu kabul edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 6.259,38 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.