T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1951
KARAR NO: 2021/1579
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA:Tazminat
Taraflar arasındaki rucuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davalının uluslar arası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, uluslararası taşıma organizatörlüğü, forwarderlık ve taşıma işleri komisyonculuğu ile iştigal ettiğini, bir deniz taşıması esnasında oluştuğu iddia edilen yük hasarı nedeniyle, Müvekkil aleyhine dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/187 E numarası ile dava açıldığını, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/187 E numarasında derdest bulunan dava konusu taşımada, karşı taraf, ...iili taşıyandır ve müvekkile karşı da Taşıyan konumunda bulunduğunu, ... A.Ş. ise ilgili taşımada yabancı Taşıyanın acentesi sıfatına haiz olduğunu, ... Taşıyan olduğu navlun faturası ile sabiyt olduğunu, müvekkilinin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/187 Esas numaralı dosyasındaki tüm savunma, itiraz ve def’i hakları saklı kalmak üzere, ilgili dosyanın aleyhe bitmesi halinde, müvekkilin Davalıya rücu hakkının doğacağı malum olduğunu belirterek İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/187 Esas numaralı dosyasında verilecek kararın bekletici mesele yapılarak, işbu mahkeme kararının aleyhe kesinleşmesi halinde doğacak miktarın işbu dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte Davalıdan rucuen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu konteyner taşımasında davacı yanın yabancı taşıyan ... nin SGL872085 numaralı konşimentosuna "Gönderilen" sıfatı ile taraf olduğunu, aynı zamanda taşıma bakamından navlun faturasının da... tarafından davacıya kesildiğini, bu haleyle "Taşıtan" olmak üzere de iki ayrı sıfatı bulunduğunu, davacının taşıyan ...nin konşimentosundaki "Gönderilen" sıfatına istinaden TTK 1237/1 uyarınca konşimento hamili ile taşıyan arasındaki ilişkilerde konşimentonun esas tutulduğunu, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde Londra daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinde görülmesi gerektiğini bu nedenle milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, davacı yanın henüz iddia edilen taşıma sebebiyle sorumlu tutulmadığından TTK 1188/3 e dayanarak işbu davayı ikamede hukuki yarınını bulunmadığını beyanla konşimentoda bulunan milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden reddine ve her halükarda davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun 26. maddesinde düzenlenen yetki klozunun gönderilen sıfatını haiz davacıyı bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile..." davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Konşimentodaki “Uygulanacak Hukuk ve Yetki” klozunda, Taşıyana karşı açılacak davalarda (Taşıyanın merkezi Danimarka, Kopenhag olmasına rağmen) Londra Mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğu belirtilmiş ancak bir yandan da taşıyana adaletsiz ve eşitsiz biçimde Yük İlgililerine karşı istediği yerde dava açma hak ve yetkisi verildiğini, bu yetki klozunun geçerli olmadığını ve MK 2 'ye de aykırı olduğunu, müvekkilinin hasar ihbarlar ve ödeme taleplerine karşı davalı tarafından gönderilen cevap açıkça görüldüğü üzere, taşıyanın, Türk mahkemelerinde ilgili hasarlara ilişkin TTK 1188 madde uyarınca ödemeden itibaren 90 gün içinde dava açılabileceğini beyan ettiğini,
Davalının bu beyanına rağmen, açılan davada milletlerarası yetki itirazının davalı tarafından ileri sürülmesi MK 2 iyi niyet hükümlerine aykırı olduğunu,
İlk derece mahkemesinin 15.06.2021 tarih 2019/356 E. - 2021/270 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/187 Esas numaralı dosyasında verilecek kararın bekletici mesele yapılarak, bekletici mesele yapılan davanın müvekkili aleyhine kesinleşmesi halinde ödenecek miktarın işbu dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rucuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı akdi taşıyıcı aleyhine açılan rucu davası sonucu, aleyhine karar çıkması durumunda ödeyeceği hasar tutarından davalı fiili taşıyıcının sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak davasıdır. Mahkemece davalının uluslar arası yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355 maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda; uyuşmazlık konusu taşımanın Fos Sur Mer Fıransa Limanından İzmit Körfez Limanı'na yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin konişmentonun ... tarafından imzalandığı, yabancı bir şirket olduğu,uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, davalı tarafından düzenlenen konişmentonun 26. maddesindeki yetki şartında, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmaya yetkili mahkemenin Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğu düzenlenmiştir.Taşıma senedi ile yapılan taşımalarda uyuşmazlık halinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme için de taşıma senedi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta da düzenlenmiş olan konişmento, tarafların hak ve borçlarını gösterir bir belge olup, bu belgenin 26. maddesinde İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmaktadır. TTK'nın 1237/1. maddesi uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkide konişmento esas alınır.MÖHUK 47. maddesine göre, yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartının geçerli olması için; uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Davacı, konşimento da gönderici olarak yer almakta olup, gönderilen sıfatıyla işbu davayı açmış olup, taşımayı düzenleyen konşimentodaki hükümler, davacıyı da bağlayıcı niteliktedir. Somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, ilk derece mahkemesince milletlerarası yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı vekilince uygulanacak hukuk ve yetkiyi düzenleyen klozda, Taşıyana karşı açılacak davalarda ( taşıyanın merkezi Danimarka Kopenhag olmasına karşın) Londra Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğunun belirtildiği ancak bir yandan da taşıyana adaletsiz ve eşitsiz biçimde yük ilgililerine karşı istediği yerde dava açma hak ve yetkisi verdiğini, bu nedenle yetki düzenlemesinin geçersiz kabul edilmesi ve MK 2 maddesine aykırı olduğunun gözetilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Somut olayda konişmentonun 26. maddesindeki yetki düzenlemesi asimetrik yetki sözleşmesi niteliğindedir. Türk Hukuk sisteminde asimetrik yetki sözleşmeleri yapılmasını yasaklayan emredici bir kanun düzenlemesi bulunmadığı da gözetildiğinde, davacı vekilinin MK 2 maddesi uyarınca yetki düzenlemesine aykırı olduğunun kabulü gerektiği yönündeki istinaf nedeni de yerinde değildir. Yine davacı vekilinin acente tarafından gönderilen mailler içeriğine göre davalının yetki itirazının MK 2 maddesi uyarınca reddinin gerektiği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince milletlerarası yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 09.12.2021
KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.