T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/53
KARAR NO: 2023/574
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02.10.2020
NUMARASI: 2019/419 E. - 2020/200 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; İşbu davaya konu taşımanın deniz ticaretine ilişkin olduğunu, taraflarca bu durumun ihtilaf dışı olduğunu, bu nedenle davanın Deniz İhtisas Mahkemelerinde ya da Deniz İhtisas Mahkemesi olmayan yerlerde Deniz İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, müvekkili şirket ... A.Ş. aleyhine açılmış olan icra takibine yapılan itiraza karşı açılacak olan itirazın iptali davasının ...'ya izafeten ... A.Ş.'ye açılmasının usulen mümkün olmayıp HMK 115. maddesi gereğince mahkemece resen gözetilmesi gereken bir husus olduğunu, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olursa davacıya hiç bir borcu olmayan müvekkili hakkında açılan haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/449 Esas, 2018/724 Karar ve 10.07.2018 tarihli kararı ile uyuşmazlığın Deniz Ticaret Hukuku kapsamına girdiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. İstinaf incelemesine konu karar, görevli mahkemece verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, açılan davada öncelikli olarak davalının pasif husumet ehliyetinin incelenmesi gerekeceği, fiili taşımanın yapıldığı konişmento incelendiğinde, fiili taşımanın ... tarafından yapıldığının görüldüğü, davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde, takip borçlusunun ... A.Ş. olduğu, işbu itirazın iptali davasında ise davalının ... isimli geminin donatanına izafeten ... A.Ş. olarak gösterildiği, itirazın iptali davasının itirazda bulunan kişiye karşı açılması gerekeceği, mahkememizin icra dosyasının tarafları ile bağlı olduğu, icra dosyasında ise ... A.Ş’ye acente olması nedeni ile doğrudan husumet yöneltilemeyeceği, Yerleşik Yargıtay İçtihatları göz önüne alınarak, doğru acenteye karşı asaleten dava açılması durumunun maddi hata olarak tartışılabileceği, ancak davacı tarafça bu yönde bir beyanın da bulunmadığı..."gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic AŞ'nin 30.09.2016 tarihli fatura ile Arabistan'da yerleşik firmaya 23.400,00 kg termal baskılı rulo sattığını, satım sözleşmesi konu emtianın nakliyesi için ... ile anlaşıldığını, ... isimli gemi ile sevk edildiğini, ancak emtianın 08.12.2016 tarihinde alıcı firma tesislerine ulaştığında tahliye esnasında kolilerdeki ıslaklığın fark edilerek nakliyeci imzalı teslim belgesi üzerine tüm kutuların hasarlı, ıslak olduğunun notunun düşüldüğünü, hasarın şirket tarafından bildirilmesi ile rapor tanzim edildiğini, müvekkilinin dava dışı sigortalısına 2.680,00 USD tutarında hasar tazminatı ödediğini, TTK 1472. maddesinden doğan halefiyet ilkesi doğrultusunda alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davasında mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, dava dilekçesinde davalı ve ödeme emrinde borçlu olarak gözüken tarafın aynı sıfatı taşıdığını, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen şirketin söz konusu borcun muhatabının aynı sıfatı taşıdığını, taşıma için anlaşmanın ... ile yapıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere mahkeme tarafından ret dayanağı olarak gösterilen unsurun açıklanması için HMK 115. maddesi gereğince bir süre verilmediğini, uyuşmazlığın ... AŞ ile girişilen taşıma sözleşmesinin ... gemisi donatanı tarafından ifa edilmesi sırasında gerçekleşen hasardan kaynaklı olduğunu, navlun faturasının ... AŞ adına kesilirken konşimentonun ... Adına düzenlendiğini, husumetten ret kararının hakkaniyete uygun olmayacağını, borçlunun ödeme emrindeki itirazı ile dava aşamasında belirttiği itiraz sebebinin borçlunun iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, acenteye karşı husumet yöneltilememesi hususunun somut olayda hakkaniyete uygun olmadığını, söz konusu uyuşmazlık değerlendirilirken koşullara göre subjektif şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, sigortalının dava dışı ...AŞ olduğu, sigorta konusunun termal baskılı rulo, sevk başlangıç yerinin Türkiye, sevk bitiş yerinin Suudi Arabistan, nakil vasıtasının gemi, gemi adının ... olduğu, dava dışı sigortalı şirket tarafından dava dışı ... Ltd adına 30.09.2016 tarihinde baskılı rulo ile ilgili fatura düzenlendiği, ihracatçının ... AŞ şirketi alacıının ... Ltd. olduğu konularda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, itirazın iptali davasında husumetin davalıya yönetilip yöneltilemeyeceğine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından, ... AŞ hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 2.680,00 USD hasar tazminat bedelinin tahsili amacıyla 09.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin dava dışı borçlu şirkete tebliğ edildiği, borçlunun yasal süre içeresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının takip öncesinde takip borçlusuna karşı ihtarname gönderdiği, ihtarnameye karşı herhangi bir cevabın dosya içerisinde bulunmadığı, davacı tarafça iş itirazın iptali davasının "... isimli Geminin Donatanına izafeten ... AŞ" aleyhine açılmış olduğu anlaşılmıştır.İİK'nın 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasında husumet, aleyhine icra takibi başlatılıp ödeme emrine itirazda bulunan gerçek veya tüzel kişiye yöneltilir. Somut olayda aleyhine takip yapılan ve itiraz ile takibin durmasına yol açan borçlu ... AŞ' ye karşı husumet yöneltilerek itirazın iptali davasının açılması gerekir iken aleyhine takip talebinde bulunulmayan davalıya husumet yöneltilerek dava açılmış olması isabetli olmamıştır. Bu durumda, mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İtirazın iptali davasının kendine özgü niteliği ve dava sonucunda verilen hükmün özelliği dikkate alındığında, icra takibindeki borçlu olarak gösterilen ödeme emrine itiraz eden kişi dışında başka bir kişiye iş bu davada husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından, davacı vekilinin aksine iddiaları yerinde kabul edilmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 125,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 06.04.2023
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre karar kesindir.