T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2109
KARAR NO: 2022/1570
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27.05.2022- 12.08.2022 tarihli ek karar.
NUMARASI: 2022/42 D.iş - 2022/43 Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf arasında, karşı tarafın donatanı olduğu "..." adlı Türk Bayraklı gemide kaptan olarak çalıştırılmak üzere 26/05/2015 başlangıç tarihli ve süresiz gemi adamı iş akdinin 01/10/2013 tarihinde imza altına alındığını, adı geçen gemide kaptan olarak göreve başlayan müvekkilinin çalışmasının 09/12/2019 tarihinde yöneten işveren tarafından sona erdirildiğini, müvekkilininin iş akdinin haksız feshi nedeniyle hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ile hafta tatili alacaklarının hesaplanarak gemi yöneticisi ... A.Ş.'den tahsili için Bodrum İş Mahkemesi'nin 2020/235 E. sayılı dosyası ile açtıkları davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, müvekkilinin gemi yöneticisi ... A.Ş.' nin işbu alacakları ödeyeceği inancıyla davanın sadece bu şirkete yönlendirilmesinin istediğini, ancak davalı şirketin işbu karar nedeniyle Bodrum ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile başlattığı ilamlı takibe rağmen işçi alacağının ödenmediğini, takip sürecinde borçlu şirket adına kayıtlı taşınır-taşınmaz mal varlığına rastlanmadığını, bu nedenle gemi alacağını teminat altına alabilmek için donatana yönelme zorunluluğunun doğduğunu, TTK madde 1321 dahilinde de "Gemi alacağı, sahibine, gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı verir." hükmünün yer aldığını, bu doğrultuda müvekkilinin toplam 106.435,12 TL'lik alacağının hem deniz alacağı grubunda hem de gemi alacağı grubunda yer aldığı gibi, gemi ve eklentileri üzerinde kanuni rehin hakkı doğurduğunu, kaptan sıfatıyla gemi adamı olan müvekkilinin gemide "Hizmet Akdi" çerçevesinde doğan alacak için teminat gösterilmeksizin ihtiyati haciz isteme hakkının bulunduğunu beyanla; müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 106.435,12 TL tutarında gemi alacağının tahsili için TTK madde 1363/3'te öngörüldüğü üzere talep konusu alacağın gemi adamının ücretine ilişkin olması sebebiyle teminatsız olarak, ... IMO numaralı, Türk bayraklı "..." gemisi üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İİK. 258/I md. ve 6102 sayılı TTK 1362. md. gereğince ihtiyati haciz talep eden alacaklı, alacağını ve ihtiyati haciz sebeplerini ispat etmelidir. Ancak burada aranan tam ispat olmayıp, yaklaşık ispattır. İspatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir. Talep eden vekili müvekkili gemi adamının talebe konu gemide çalıştığını dosyaya sunulan gemi adamı iş akdi, fesih bildirim ve Bodrum İş Mahkemesinin 2020/235 esas-2021/788 karar sayılı kararı ile ispatlamıştır. Talep edenin 106.435,12 TL ücret alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebine konu alacak 6102 Sayılı TTK'nun 1352/1 fıkrasının o bendinde sayılan deniz alacaklarından TTK 1320-1/a maddesi gereğince gemi alacaklısı veren alacaklardan olduğundan 106.435,12 TL ücret alacağı ile sınırlı olmak üzere ... IMO, 1163 TUGS sicil nolu, Türk bayraklı ... isimli geminin..." ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Bu karara karşı, borçlu vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin armatör şirket ...ne ait büyük ... adlı gemi 01/01/2007 başlangıç tarihli ve her yenilenen gemi kiralama sözleşmeleri ile 31/01/2020 tarihine kadar ... Anonim Şirketi'ne kiralandığını, gemi adamlarının iş sözleşmesinin fesih yetkisi de kiracıya ait olduğunu gemi adamları kiracının müstahdemi olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... Turizm Anonim Şirketi arasında imza edilen gemi kiralama sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca da geminin kira süresince tüm personelin işçilik alacakları ile alakalı sorumlulukları olduğunu, kiracının uhdesinde olduğunu müvekkili şirket ile ihtiyati haciz isteyen arasında da işçi işveren ilişkisi olmadığını, talep eden ...'ın da işçilik hakları nedeniyle gemiyi kiralayan ve işçi işveren ilişkisi içinde olduğu ... Anonim Şirketi'ne husumet yönlendirerek açtığı davanın Bodrum İş Mahkemesi 2020/234 Esas ayılı dosyasıyla görüldüğünü ve karara bağlandığını, kararın henüz kesinleşmediğini, talep edenin iş akdinin kiracı dava dışı ... Anonim Şirketi tarafından haklı olmayan sebeplerle 06.12.2019 tarihinde fesih edildiğinin anlaşıldığını, Bodrum İş Mahkemesinin 2020/235 esas ve2021/788 karar sayılı kararın Bodrum ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu ettiğini dosyanın derdest olduğunu, itiraza konu edilen dosya ile 20/05/2022 tarihinde yapılan müracaatla talep edenin haklarının TTK 1320-1/a maddesi gereğince gemi alacaklısı veren haklardan olduğu gerekçesi ile müvekkile ait ... gemisinin ihtiyati haczine karar verildiğini ve kararın İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya ile infaz edildiğini henüz esas takibe geçilmediğini, gemi adamının iş akdinin 06.12.2019 tarihinde fesih edildiğini ihtiyati haciz talep eden gemiden 06.12.2019 tarihinde ayrıldığını, ihtiyati haciz talep edenin dayandığı, bir yıllık hak düşürücü süre olan 06.12.2020 tarihi itibariyle düştüğünü, hak düşürücü sürenin nazara alınması gerçeğinden hareketle itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkemenin etkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin bodrum mahkemeleri olduğunu, ihtiyati haczin husumet yokluğundan kaldırılması gerektiğini belirterek, itirazlarının hak düşürücü süre, derdestlik, yetki feragat, görev, husumet, zamanaşımı, teminat yönlerinden itirazının kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 12.08.2022 tarihli ek kararla; "...İhtiyati haciz kararına itiraz nedenleri İİK'nun 265 maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup, hükümde borçlunun ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebileceği düzenlenmiş olup ihtiyati hacze itiraz eden tarafın ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere itiraz ettiği görülmüş olup ,itiraz dilekçesinde ;talep edenin çalışmış olduğu dönemde gemi kiralama sözleşmesinin mevcut olduğunu, talep edenin alacağının ... Turizm Anonim Şirketine ait olduğunu, kendilerinin gemi sahibi olduğunu, talep edenin alacağının kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini iddia etmesine karşın TTK 1320 madde gereğince ihtiyati haciz talebi geminin maliki , işleteni , kiracısına karşı ileri sürülebileceği..." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sınırlı bir ayni hak olan gemi alacaklısının rehin hakkının belirli sürelerin dolmasıyla sona erdiğini, aleniyetten yoksun olan bu rehin hakkı ipotekli alacaklıların menfaatlerini ve gemiyi iyi niyetli olarak satın alan üçüncü kişilerin mülkiyet hakkını olumsuz yönde etkilediğini, kredi veren kuruluşların ve gemiyi alan iyi niyetli üçüncü kişilerin menfaatlerinin korunması amacıyla, bu kişiler tarafından öngörülemeyecek olan gemi alacaklılarının kanuni rehin hakkı, hak düşürücü sürelere tâbi tutulduğunu, TTK m. 1320/1’in “a” bentinde belirtilen gemi alacağı için tanınan kanuni rehin hakkı bir yıllık hak düşürücü süreye tâbi tutulduğunu, (TTK m. 1326/1, c. 1). Kanunda belirtilen bu hak düşürücü süre gemi adamı alacakları bakımından gemi adamının gemiden ayrıldığı tarihten (TTK m. 1326/1-a), diğer gemi alacakları için ise alacağın doğduğu tarih esas alınarak başlayacağını, (TTK m. 1326/1) Huzurdaki dosyada mübrez Bodrum İş Mahkemesi'nin 2020/235 E sayılı ilamında belirtildiği üzere gemi adamının iş akdi 06.12.2019 tarihinde feshedildiğini, davacı, gemiden 06.12.2019 tarihinde ayrıldığını, bu hususta her hangi bir çekişme olmadığını, Bu durumda davacının dayandığı TTK m. 1320/1’in “a” bendinde belirtilen gemi alacağı için tanınan kanuni rehin hakkının, davacı açısından TTK m. 1326/1 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre olan 06.12.2020 tarihi itibariyle düştüğünü, kanunun emredici maddesi çerçevesinde de bu konuda da bir çekişme olmadığını, Davacı açısından TTK 1320-1/a maddesinden kaynaklanan hakkın, TTK m. 1326/1-a maddesi uyarınca 06.12.2020 tarihi itibariyle düştüğü gerçeği ve hak düşürücü sürenin resen nazara alınması gereğinden hareketle itirazın kabulü gerekirken mahkemenin gerekçesinde bu konuda sanki itiraz yokmuş gibi hiçbir açıklama ve değerlendirme yapmadan itirazın reddettiğini ve dosyanın huzura intikaline vesile olduğunu, Hak düşürücü süre hakkındaki itirazlarına ilgili gerekçeli kararda tek satır açıklama yapılmadığını, esasen kanundan kaynaklanan ihtiyatin haczin sebebine yine kanundan kaynaklanan itirazın reddine bir gerekçe olamayacağından mahkemenin bu konuya değinmekten imtina ettiğini, Öte yandan davacının; talebine dayanak yaptığı Bodrum İş Mahkemesi'nin 2020/235 E kararını Bodrum ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu etmekle seçimlik hakkını kullandığını, TTK'nın 1379.madde hükmünde önce rehne başvuru zorunluluğu getiren İİK'nın 45.maddesindeki gibi kamu düzenine ve maddi hukuka ilişkin olduğunu, buna göre gemi üzerinde kanuni rehin hakkına sahip olan alacaklıların, genel haciz yolu veya kambiyo senetlerine mahsus yollar ile takip yapmaları halinde artık kanun gereği rehin hakkından feragat ettiğini, Huzurdaki olay gibi genel haciz yoluyla takibe geçilmiş bir alacak için sonradan rehin hakkının varlığı gerekçe gösterilerek ihtiyati haciz talep edildiğinde, itiraz söz konusu ise feragat nedeniyle de ihtiyati haciz kararı verilmişse kendilerince bu kararın kaldırılması gerektiğini, alacaklının genel haciz yoluyla geçtiği takipten vazgeçse dahi feragat yolu ile sonra eren kanuni rehin hakkının canlandırılması mümkün olmadığını, bu nedenle dahi ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati hacze itirazın reddine dair ek kararın kaldırılarak, ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince, itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece, talep üzerine ihtiyati haciz kararı verilmiş, borçlu vekilince itiraz edilmesi üzerine ilk derce mahkemesinin12.08.2022 tarihli ek kararı ile ihtiyati haciz kararına yöneltilen itirazın reddine karar verilmiş, bu ek karara karşı borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK’nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye yapılır. Ancak, ihtiyati haciz talep eden alacaklının, ihtiyati hacze itiraz edilmeden önce başka bir mahkemede esas hakkında dava açması halinde bu defa ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkeme tarafından değil esasa ilişkin davanın açıldığı mahkeme tarafından incelenecektir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Kasım 2004 s:896). Bu durumda, ihtiyati hacze konu alacak hakkında ihtiyati hacze itiraz edilmeden evvel dava açılması, ihtiyati hacze itirazı incelemeye bu kararı veren mahkemenin görevli bulunduğuna ilişkin kuralın istisnasını teşkil etmektedir. Somut uyuşmazlıkta; 27/07/2022 havale tarihli dilekçesiyle borçlu ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. İhtiyati haciz alacaklı vekilince ilk derce mahkemesine sunulan 27.06.2022 tarihli dilekçe ile 27.05.2022 tarihli ihtiyati haciz kararına konu alacakları bakımından TTK'nın 1376 maddesinde öngörülen süre içinde İstanbul Anadolu 27. İş Mahkemesinin 2022/481 E sayılı dosyasında esasa ilişkin dava açıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Dilekçedeki anlatımdan çıkan sonuç, alacak davasının ihtiyati hacze itiraz edilmeden önce açılmış olduğudur. Eğer ihtiyati haciz kararı ve ihtiyati hacze itirazın reddi kararından önce ihtiyati hacze konu alacak hakkında dava açılmış ise dosyanın davanın görüldüğü mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir. Ancak istinafa konu ilk derece mahkemesi dosyasında bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesi, alacaklı vekili dilekçesinde gösterilen dava dosyası örneğini celbedip incelemeli ve itirazı inceleme görevinin kendisinde olup olmadığını net olarak ortaya koymalıdır. Açıklanan nedenlerle; itirazı inceleme görevi esasa ilişkin davaya bakan mahkemeye ait olacağından, kararı veren mahkemenin görevsiz olabileceği ihtimali karşısında; somut uyuşmazlığa ilişkin dosyaya sunulan delillerin bu bakımdan değerlendirilmediği anlaşılmakla, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının kaldırılmasına ve itiraz hakkında yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden karar vermek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçeyle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, işin esasına dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinaf incelemesine konu ihtiyati hacze itirazın reddine dair 12.08.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına,2-Gerekçedeki açıklamalar ışığında itirazın yeniden değerlendirilip, ihtiyati hacze itirazın gerekçeli olarak yeniden karara bağlanması için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4-Yapılan kanun yolu masraflarının, ilk derece mahkemesince, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 24.11.2022 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.