T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/815
KARAR NO: 2024/926
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/03/2021
NUMARASI: 2020/55 E. - 2021/103 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
BİRLEŞEN İSTANBUL 17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/25 ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat (Ayıplı hizmet iddiasından kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve birleşen tazminat davalarının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen hükme karşı, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, davalı şirketin sahibi ve donatanı olduğu ... gemisi ve ilgilisi olduğu diğer gemilere 28/08/2015 tarihli ... ve ... numaralı 06-07/10/2015 tarihli ... ve ... numaralı servis hizmet fişlerinden de görüleceği üzere müvekkili tarafından hizmet verildiğini, verilen hizmetler neticesinde 09/02/2015 tarihinde ... numaralı 26/05/2016 tarihinde ... numaralı 29/07/2015 tarihinde ... numaralı 09/10/2015 tarihinde ... numaralı ve ... numaralı 02/01/2016 tarihinde ... numaralı faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından verilen bu hizmetler karşılığında bugüne kadar yapılan ödemeler uyarınca davalı şirketin müvekkili şirkete 28.946,84 TL bakiye borcu bulunduğunu, davalı şirket aleyhine alacağın tahsili için 28/10/2016 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası nezdinde başlattıkları icra takibine karşı davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ayrıca %20 icra inkar tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacının, davalı müvekkile ait gemilerin soğutma sistemlerinin bakım ve onarım işlerini üstlendiğini, davacının bakım onarım borcunu ayıplı olarak ifa ettiğini, davacının borcunu ayıplı şekilde ifa etmesi ve ayıbı giderememesi üzerine ayıbın davalı tarafından üçüncü kişilerden hizmet alınarak giderildiğini, davacının borcunu ayıplı olarak ifa etmesinden ötürü davalının ayıbı takip eden maddi ve manevi zararları ortaya çıktığını ve bunların tazmini talepli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/25 Esas sayılı dosyasında tazminat davası ikame edildiğini , davalı müvekkilden herhangi bir alacağı olmayan davacının davasının haksız olduğunu savunarak, işbu davasının reddini, bu talebin reddi halinde davacıdan kaynaklanan ayıbın giderilmesi için davalı tarafından ... firmasına ödenen7062 TL nin ... ödenen 2.209,56 USD nin TBK 475 uyarınca bedelden indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adlı geminin maliki ve donatanı olduğunu, müvekkilinin donatanı olduğu ... adlı geminin buzluk ve soğutma sistemlerinin yenilenmesi, bakım ve onarımı için davalı şirket ile anlaştığını, davalı şirketin Desan / Tuzla tersanesinde gemiye çıkarak yaklaşık iki ay boyunca geminin buzluk ve soğutma sistemlerini yenilediğini, geminin bu süre zarfında tersanede kaldığını, davalı tarafından gerçekleştirilen buz odası kompresörünün arıza yapması üzerine bu durumun davalıya bildirilerek arızanın giderilmesi için gemiye çağrıldığını, ancak beş gün sonra soğutma sisteminin tamamen durduğunu, bunun üzerine gemi adamları tarafından yapılan incelemede sistemdeki gaz seviyesinin normalin çok altında olduğunun tespit edildiğini, bakır boruların hiçbir şekilde değiştirilmediğini ve onarılmadığının görüldüğünü, geminin soğutma sisteminin çalışmamasından ötürü gemide bulunan kumanyanın bozulduğunu, bozulan kumanyanın temin edilebilmesi için müvekkili tarafından 750 Euro gıda masrafı, 100 Euro ulaşım masrafı olmak üzere toplam 850 Euro masraf yapıldığını, tespit edilen arızanın geçici olarak izale edilebilmesi için ... adlı şirket ile anlaşıldığını ve müvekkili tarafından 2.209,56 USD ödenmek zorunda kalındığını, geminin soğutma sistemlerinin bakım ve onarımı için davadışı ... ile çalışmaya başlandığını ve servis için toplam 7.062,-TL ödendiğini, anlaşma uyarınca yükümlenen borcun gereği gibi ifa edilmediğini, davalının ağır kusuruna dayanan ayıplı ifa sonucunda müvekkilinin maddi zararının ortaya çıktığını iddia ederek, davacıya ait geminin buzluk ve soğutma sistemlerinin bakım, onarım ve yenilenmesi işini üstlenen davalının borcunu ayıplı olarak ifa etmesinden dolayı müvekkili şirketin uğradığı şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren uygulanacak ticari temerrüt faiziyle ve 10.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; davanın kısmi dava şeklinde açılmasının usulen mümkün olmadığını, davacı taleplerinin anılan düzenlemenin dava tarihi itibariyle içeriğine aykırı olduğunu, davanın ticari dava, davanın konusunun ise gemiye verilen hizmet olduğunu, oluşabilecek zararın maddi zarar olup, manevi zarara uğrandığı iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle bakiye alacağın tahsili için Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, söz konusu ihtarnameye istinaden davacı tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamenin taraflarına gönderildiğini, müvekkili şirketin bakiye alacağını tahsil edememesi neticesinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığını, karşı tarafça yapılan haksız itirazlar neticesinde takibin durduğunu, buna istinaden alacağın tahsiline yönelik İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/9 esas sayılı dosyasında itirazın iptaline ilişkin davanın ikame edildiğini belirterek davanın kısmi dava veya belirsiz dava şeklinde açılıp devam etmesinin mümkün olmadığının tespiti ile (hukuki menfaat ve dava şartı yokluğundan) reddine, maddi tazminat taleplerinin talep miktarlarıyla birlikte açıklanmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/9 Esas, 2017/586 Karar ve 20.06.2017 tarihli kararı ile Deniz Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 2017/367 Esas, 2019/253 Karar ve 23.05.2019 tarihli karar ile uyuşmazlığın TBK'nın 470 vd maddelerindeki eser sözleşmesi hükümlerine göre incelenmesi gerekeceği ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu ,ancak asliye ticaret mahkemesininde görevsizlik kararı vermiş olması nedeniyle, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 Hukuk Dairesinin 2019/2057 Esas, 2020/300 Karar ve 03.02.2020 tarihli kararı ile davacının davalının donatanı olduğu, gemiye verilen tamir, bakım ve montaj işleri nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin tahsilini talep ettiği, birleşen davada davalının verilen hizmetin ayıplı ve eksik olması nedeniyle zararının tahsilini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın deniz alacağına ilişkin olduğu ve Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Asıl dava konusu uyuşmazlık, "davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinin konusunu oluşturan işlerinden (bakım onarım işlerinden) dolayı davacı/yüklenicinin davalı/işsahibinden, takip tarihi itibariyle bakiye 28.946,54 TL cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı" noktasındadır.Davalı, davacının takipte talep ettiği bakiye alacağın tutarına itiraz etmemiştir. Davalının itirazı, "davacı/yüklenicinin sözleşmeyle üstlendiği işleri ayıplı yapmış olması nedeniyle, davalı/işsahibinin davacı/yükeleniciye olan bakiye cari hesap borcunu ödememe hakkına sahip olduğu (davacı/yüklenicinin işbu bakiye alacağını talep etme hakkına sahip olmadığı)" yönündedir. Ancak, dosyada alınan bilirkişi raporunun Teknik Kısmındaki tespitlere göre; davacı/yüklenici, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesiyle üstlenmiş olduğu işleri (bakım onarım işlerini) ayıplı olarak ifa etmemiştir. Dolayısıyla da; davacı takip ve dava konusu bakiye cari hesap alacağı tutarını davalıdan talep etme hakkına sahiptir. Bu nedenlerle, davacının davalıdan, aralarındaki akdi ilişkiden dolayı, takip tarihi İtibariyle, talebi gibi 28.946,84 TL cari hesap alacağı bulunduğu, ve dosyaya sunulan 11/10/2016 tebliğ tarihli ihtarname de dikkate alınarak mahkemece resen yapılan faiz incelemesi doğrultusunda, icra takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi alacağı ile birlike davalıdan tahsili gerektiği kanaatine varılmıştır. Birleşen dava konusu uyuşmazlık, "davalı/yüklenicinin, eser sözleşmesiyle üstlendiği işleri ayıplı olarak yapıp yapmadığı, eğer işleri ayıplı yapmış ise, bundan dolayı davacı/işsahibinin iddia ve talep ettiği gibi zararlara uğrayıp uğramadığı ve bu zararlarının tazminini davalı/yükleniciden talebe hak kazanıp kazanmadığı" noktalarındadır. Dosyada alınan bilirkişi Raporunun Teknik Kısmındaki tespitlere göre; davalı/yüklenici eser sözleşmesiyle yapmayı üstlendiği işleri ayıplı olarak yapmamıştır. Dolayısıyla da, davacı/işsahibinin davalı/yükleniciden, ayıplı iş yapımından (ayıplı ifadan) kaynaklanan herhangi bir tazminat alacağına hak kazanamadığı mahkemece kabul olunmuştur. Dosyaya sunulan 20/01/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak esas davanın kabulü ile birleşen davanın reddine dair ..." gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin 28.946,84TL asıl alacak ile 107,06.TL işlemiş faiz bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 5.789,00.TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; birleşen davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin maliki ve donatını olduğun gemilere hizmet verdiğini, bu hizmetlere ilişkin faturalar düzenlendiğini, düzenlenen faturalara bir takım ödemeler yapıldığını, bakiye borç miktarının 28.946,84 TL olduğunun belirterek takip başlattığını, itiraz üzerine icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından cevaben M/V ... isimli gemiye davacı tarafından soğutma sistemi bakım onarım işinin ayıplı olarak ifa edildiği, bahse konu ayıbın davacı tarafından giderilmediği, müvekkilinin dava dışı şirketlerden hizmet almak durumunda kaldığı, maddi ve manevi zararlarının olduğu belirtilerek dava dışı şirketlere yapılan ödemelerin bedelden mahsup edilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiğini, dosya kapsamındaki deliller ile davacının mevcut bakır boru hatlarının tadilatının yapılması işini de üstlendiğinin sabit olduğunu, hükme esas alınan raporun çelişkili olduğunu, taraflarınca sunulan 25.08.2015 tarihli teklif ve diğer delillerin gereği gibi değerlendirilmeden eksik inceleme ile rapor tanzim edildiğini, davacı tarafından üstlenilen bakım ve onarım işinin gereği olarak mevcut bakır borularının da test edilerek kaçak olması halinde tadilatının yapılmasının gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin davacıdan beklentisinin geminin sorunsuz şekilde kendisine teslim edilmesi olduğunu, zira uluslararası sefer yapan bir gemi olarak müvekkilinin gemiyi, yola, yüke ve denize elverişliliğini sağlamakla yükümlü olduğunu, teklif metni uyarınca kararın kabulünün mümkün olmadığını, eser sözleşmesinde gerçekleştirilen hizmetin ayıplı olmasının farklı şekillerde gerçekleşebileceğini, davacı tarafından verilen hizmetin dürüstlük kuralı gereği müvekkilinin beklediği yararı gerçekleştirmeye elverişsiz ve dolayısıyla ayıplı olduğunun şüpheye mahal vermeyecek şekilde gözler önüne serildiğini, buna rağmen davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen 28.08.2015 tarihli teklif metninin esas alınarak davacının üstlenmiş olduğu işi ayıplı olarak ifa etmediği sonucuna varılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı yüklenicinin üstlendiği işi ayıplı ve eksik ifa etmiş olması sebebiyle zararı tazminle yükümlü olduğunu, aleyhe sonuçları kabul etmemek kaydıyla, davacının gemideki hizmetinin iki ay sürdüğü hususunun da göz önüne alınarak taahhüt edilen bakım ve onarımın kapsamlı olduğu ve bakır boruların onarımının işe dahil olduğu sonucuna varılabileceğini, hükme esas alınan raporun hiçbir şekilde objektif olmadığını, söz konusu arızanın gerçekleştiği sırada bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ...Fransa Limanında durduğu ve sefere çıkmasına izin verilmediğini, gemide yapılan denetim sonucunda düzenlenen raporda etlik odasının sıcaklığının aşırı yüksek olması bozulan kumanya dolayısıyla gemide görev yapan gemi adamları için yeterli kumanya olmaması sebebiyle gemiye uygunsuzluk yazıldığını, geminin yurda dönmesinin ardından davacı tarafından soğutma sistemindeki sorunun tespiti ve giderimi için yeniden gemiye çıkılmış ise de sorunun giderilemediğini, davacı tarafından üstlenilen işin üç kere arıza verdiğini, bu arızaların birinde PSC tarafından gemiye uygunsuzluk yazısının dahi verildiğini, davacı tarafından yeniden gemiye çıkıldığını ancak sorunun giderilemediğini, müvekkilinin soğutma sistemine bakım ve onarım yaptırmasındaki amacının soğutma sisteminin düzgün çalışması, geminin işlerinin aksamaması olduğu aşikarken davacı tarafından verilen hizmetin ayıplı olmadığı kanaatine varılması hususunun teknik ve hukuki manada kabulünün mümkün olmadığını, davacının ayıplı ifası nedeniyle kendisine ihbar sonucunda gemiye çıkmasına rağmen ayıbı gideremediğini, ayıbın müvekkili tarafından dava dışı firmalardan hizmet alınması suretiyle giderildiğini, gaz ve ekipman ücreti olarak 2.209,56 USD ile kaçakların giderilmesi ve bakım ve onarım hizmeti için 7.062,00 TL ödemek zorunda kaldığını, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava, gemi bakım hizmetine ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali; birleşen dava ise hizmetin ayıplı ve eksik ifasıiddiasıyla maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafnıdan, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı şirket tarafından, davalı şirketin sahibi ve donatanı olduğu geminin bakım ve onarım işlerini yaptığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı tarafça verilen hizmetin ayıplı ve eksik olup olmadığı ile mahkemece hükme esas alınan raporun dosya kapsamına uygun bulunup bulunmadığı ve kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, 28.08.2015 tarihinde davacı şirket tarafından davalı şirketin sahibi ve donatanı olduğu ... Gemisiyle ilgili olarak gemide mevcut bulunan A/C sistemine yapılan işlemlere dair servis hizmet fişlerinin düzenlendiği, ayrıca yapılan işlemlerin 07.10.2015 tarihli raporlarla belirtildiği, servis hizmetleri sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirket adına irsaliyeli faturalar düzenlendiği, 26.05.2015 tarihli irsaliyeli fatura içeriğinin ekipman bedelleri ile A/C sistem tamir, bakım, onarım, servis açıklamalarına dair KDV dahil toplam 23.753,40 TL, 09.02.2015 tarihli faturanın ise 5.712,14 TL tutarında 09.10.2015 tarihli faturanın 49.866,40 TL tutarında, 02.01.2016 tarihli faturanın servis hizmet bedeli olarak 885 TL tutarında olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında cari hesap ekstresinden kaynaklanan 28.946,84 TL cari hesap alacağı ile 107,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.053,90 TL alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; 28.10.2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından takibe karşı itirazda bulunulduğu, davacının İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde asıl davayı açmış olduğu, davalı birleşen davacı şirketin ise asıl davadan sonra davacı birleşen dosya davalısı şirketin yapmış olduğu işlerin ayıplı ve eksik olduğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin 20.000,00 TL bedelli davayı 13.01.2017 tarihinde açtığı, mahkemenin 11.12.2017 tarihli kararı ile her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, tarafların dosya içerisine delilleri celp ve ibraz edildikten sonra taraf tanıkları dinlenilerek bilirkişi raporları alınmıştır. Tanık ... talimatla alınan 01.11.2018 tarihli beyanında; firma olarak gemilerdeki soğutma sistemlerinin bakımını yaptıklarını ve tamirini yaptıklarını, davacı şirketin ortağı olduğunu, aynı zamanda yetkilisi olduğunu, davalı ile uzun yıllardan beri ticari ilişkilerinin olduğunu, gemilere bakım hizmeti verdiklerini, ödenmeyen faturalardaki hizmetlerinin klima bakım ve onarımı, soğuk hava deposununda kompresör grubunun değiştirme işi olduğunu, bu işleri yaptıkları halde ödemenin bir kısmını aldıklarını, diğer kısmını alamadıklarını bu nedenle dava açtıklarını beyan etmiştir. Tanık ... aynı tarihli beyanında; davacı şirket elemanı olduğunu, montaj ve teknik elemanı olarak tamire ve montaja gittiklerini, davalı şirketin bütün gemilerine montaj, tamir hizmeti verdiklerini, kendisinin bizzat montaja ve tamire gittiğini, takibe konu bahsedilen klima bakım ve onarımı ile soğuk hava deposunun kompresör değiştirdiklerini bizzat kendisinin taktığını beyan etmiştir. 26.06.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... Gemisinin tersane peryodunda A/C(klima) ve buzluk sisteminde yapılması planlanan işlerin davacının vermiş olduğu teklifin kabul edildiğini, her iki sistemde yapılacak teklif maddelerinin, buzluk grubu iş teklifinde; eski buzluk grubunun yerinden sökülmesi ve yenisinin montajının yapılması, arızalı olduğu tespit edilen bir adet evaparatörün değiştirilmesi, exp. Valflerin değiştirilmesi, arızalı olan vanaların yenilenmesi, sistemin nitrojen ile temizlenmesi, sistemin nitrojen gaz kaçak testinin yapılması ve kaçakların giderilmesi, sistemin vakum edilmesi ve R-404A gaz sarjı yapılması, yapılacak parça değişikliğinde; 2 adet buzluk grubu, 1 adet Evaparotör, 5 adet Exp. Valf, 5 adet 3/8 Küresel Vana, R-404A gaz sarjı, air cond (yaşam mahalli klima sistemi) iş teklifinde; iskele ve sancak grubunun gazlarının toplanması, kompresörlerin ve sistemin nitrojenle temizlenmesi, sistemleri drayer filtrelerenin değiştirilmesi, sistemin nitrojek kaçak kontrolünün yapılması ve kaçakların giderilmesi, sistemin vakum edilmesi ve R-407 C gaz şarjı yapılması, sistemin devreye alınması, yapılacak parça değişikliğinin; 20 lt kompresör yağının yenilenmesi, 4 adet danfoss kartıuş drayer yenilenmesi, 30 kg R-407 Cgaz şarjı (isk. taraf), 30 kg R-407 gaz şarjı (san.taraf) olduğu, her iki sistem için yapılan teklifin tersane döneminde yapılıp sistemlerin şirket yetkilisine çalışır vaziyette imza karşılığı teslim edilerek ve fatura düzenlendiği, yapılan işlemlerin, buzluk ve A/C(Klima) Sistemlerinde yapılan bakım ve onarım yapılması gereken normal işlemler olduğu, M/V ... Gemisinde yapılan keşifte, 12,06,2018 tarihinde saat 15:00 de bilirkişiler tarafından davacı vekili/birleşen dosyada davalı ve davacı tanıkları olarak çarmıhla gemiye çıkıldığı, Geminin Çarkbaşı'sıyla Bakım ve Onarımı yapılan A/C(Klima) ve Buzluk(Ref.Sys.) sistemlerinin yerinde incelendiği, tanıklar vasıtasıyla sistemlerde yapılan işlemlerin incelendiği, tanıkların buzluk devresinde ki 2 adet buzluk kompresörün tamirinin yapıldığını, yenilenmiş kompresör ile değiştirildiğini, değiştirme işleminin sistemin hemen üst kısmındaki bakır borular kesilerek ve bağlantı borusu ile bakır boru kaynağı yapılarak olduğu, olması gerekenin de bu olduğu, gemi seyirde iken kaynak yapılan yerde vibrasyon nedeniyle çatlak ve gas kaçağı oluştuğu, .... Tic. Ltd. Şti. den servis istendiği, tekrar kaynak yapılarak teslim edildiği, keşif esnasında (Meat Room) etlik odasında bakım yapılıyor diye istenilen sıcaklığı göremedikleri, ayrıca bu gibi işlemlerde Fina Sistemin bakır boru devreleri değiştirilmeyeceği, tekliflerde böyle bir madde olmadığı, sistemin hala normal çalışmadığının gözlendiği, buzluk ve klima sisteminde teklif verilerek yapılan bakım onarım işleminin imza karşılığı teslimi ve sonrasında faturaların şirket yetkilisi tarafından onayının yapıldığının görüldüğü, bunun yanı sıra faturalara da itiraz edilmediğinin görüldüğü, teklifte teslimden sonra oluşabilecek arızalar için servis verileceği, ... Soğutma San.Tic.Ltd.Şti.” tarafında bildirildiği, işlem sonrasında oluşan arızaların, yapılan işlemin ayıplı hizmet olduğu manasına gelmeyeceği ve geminin pozisyonu nedeniyle başka firmalara yaptırılan arızalara ait giderlerin bu firmaya rucu edilmesinin doğru olmadığının değerlendirildiği, kaldı ki gemilerde vibrasyon hava - deniz şartlarına ve geminin yüklü-yüksüz durumu ve gaz çekiçlemesi bağlantıların gevşemesine ve çatlakların oluşmasına neden olduğu, buzluk sisteminin birçok gemide işi bilmiyen yetersiz personel tarafında yapılan müdahaleler ile sistemin yetersiz soğutmasına neden olabildiği, buzluk sisteminin düzgün çalışması, sistemin koruma otomasyonun düzgün çalışması ile olduğu, otomasyon ayarlarının dışına çıkıldığında sistemin düzgün çalışmayacağı, sistemin kapalı bir çevrim olduğu, gaz 'sıvı-gaz-sıvı” haline geçerken soğutma yaptığı, buzluk sisteminin düzgün çalışması için makina personelenin soğuk odaların defrost sisteminin belli peryodlarda devreye girip-çıkmasının kontrolü, sistemde dolaşan gazın kondanserde soğutulup sıvı hale ve seviyeye gelmesi için kondanserin temiz olmasına dikkat edeceği, soğuk odaların kapasitelerine göre fabrikasyon ayarlı exp.valflerin (Genleşme Valfı) kullanılması gerekli olduğu, kompresörlerin otomasyonunu sağlayan prosestat, thermostat ve solenoid ayarlarının istenilen değerlere ayarının yapılması, ayarları ile oynanmamasına, sistemin vakuma geçmemesine dikkat edileceği, düzenli gaz kaçak araması kaçak sensör aleti ile veya manuel köpük ile yapılacağı, bütün bu gibi işlemler ve kontrollerin eksik yapılması halinde geminin yaşı da dikkate alındığında arızaların son bulmayacağı, arızaların genel başlıklarda en çok rastlanan arızalar olduğu, soğutma çevriminde detaya girilmeden izah edildiği, teslim alınan sistemin seyirde kontrollerin yapılması ve normal çalışmasını sağlamak görevinin makine personelinin işi olduğu, bu kapsamda buzluk ve klima sisteminde teklif verilerek yapılan bakım onarım işleminin imza karşılığı tesliminin yapıldığı, işlem sonrasında oluşan arızaların, yapılan işlemin ayıplı hizmet olduğu manasına gelmeyeceği, daha sonra meydana gelen arızaların gemi personelinin kusuru nedeniyle meydana geldiği, geminin Türk Bayrağı taşıdığı, general kargo tipi gemi olduğu, kızağa konuş tarihinin 01.07.1989, teslim tarihinin 2001, gros tonajının 12930 ton, yüklü ağırlığının 18845 ton olduğu belirtilmiştir. 04.12.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalı vekilinin 13.07.2018 tarihli dilekçesinde yer alan beyanları ve itirazlarının değerlendirildiği, itirazlarında; rapordaki bazı tespitlerin tanık ifadesi ve beyanı mı yoksa bilirkişi değerlendirmesi mi olduğunun anlaşılamadığı beyanın yer aldığı, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin bilirkişi tespit ve teknik değerlendirmeleri olduğu, davacı şirketin teklifinde bakır boruların tadilatının yapılması işine yer verildiği, ancak raporda; teklifte böyle bir maddenin olmadığı yönündeki tespitlerin gerçeğe aykırı olduğu beyanında bulunulduğu, montaj sırasında kesilen bakır boruların teknik olarak bağlantı tadilatı yapılarak monte edileceği, bu işlemin daha ince ve daha kalın boru parçalarının uyumu için gerektiği, bu işlemin bakır boru devrelerinin komple değişimi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, soğutma sistemine yetersiz gemi adamları tarafından müdahale edildiği, sonradan meydana gelen arızada gemi adamlarının kusurlu olduğu tespitlerine itiraz edildiği, ayrıca gizli ayıp iddiasının dikkate alınmadığının belirtildiği, gemi makine personeli ve ofis yetkilisinin sistemi kontrol ederek onayladıktan sonra sistemin çalışır halde teslim alındığı, onarım şirketi tarafından servis verileceğinin belirtildiği, gemilerin çalışma bölgeleri ve uzun seyir sürelerinde oluşan arızalar da servis vermenin mümkün olmayabileceği, kullanım aşamasında sistemin tüm bakım-tutum ve gerektiği durumda arıza giderme işlemlerinin gemi personeli tarafından yapıldığı, işin doğasında yer alan sisteme gaz çektirilmesi, kaçak araması ve çevrimin otomasyon(solenoid,termostat,prosestat gibi...)yapmasının izlenmesi ve gerektiğinde müdahale gibi işlemlerin gemi makine personeli tarafından yerine getirilmek zorunda olduğu, klima ve buzluğun titiz bakım tutum gerektiren aksamlar olduğu, sistemde dolaşan gaz çevriminde gemi personelinin görevini yerine getirmedeki verimsizlik, yetersizlik ve performans düşüklüğü nedeniyle arıza tespitinin yapılamadığı, yapılmış olsa da düzeltici işlemin layıkıyla yapılamadığı kanaati oluştuğu, buzluk ve klima sisteminde teklif verilerek yapılan bakım onarım işleminin imza karşılığı tesliminin yapıldığı, işlem sonrasında oldukça eski olan sistemde oluşan arızaların, yapılan işlemin ayıplı hizmet olduğu manasına gelmeyeceği belirtilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları üzerine alınan 18.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı/birleşen dosya davalısı ...'in yüklendiği işlerin içinde, Bakü gemisinin soğutma sistemine ait tüm bakır boruların kontrolü ve zafiyete uğramış olanlarının değiştirilmesi veya kaynak edilerek onarılması işinin de olup olmadığını anlamak için, verilen fiyat tekliflerine bakmanın yararlı olacağı, ancak ne davacı/birleşen dosya davalısı ...'in delilleri arasında dosyaya sunduğu tekliflerde, ne de davalı/birleşen dosya davacısı ... dosyaya sunduğu 25.08.2015 tarihli davacı teklifinde, iş bedelinin belirtilmemiş olduğunun görüldüğü, davacı/birleşen dosyanın davalısı ...'in 09.10.2015 tarihli, ... nolu, 7.422,20 TL bedelli ve 02.01.2016 tarihli, ... nolu, 885,00 TL bedelli faturalarının düzenlenme tarihleri itibariyle, dava konusu buzluk sisteminin onarım ve tadilatı işi için düzenlenmiş faturalar olduğu kanaatine varıldığı, 09.10.2015 tarihli, .. nolu, 45.866,60 TL bedelli faturanın içinden sadece 14.400,00 TL KDV tutarındaki “Kompresör” bedelinin buzluk soğutma sistemine ait olduğunun değerlendirildiği, ...'in benzer içerikli bir diğer faturası olan 29.07.2015 tarih ve ... nolu faturasının ise, düzenlenme tarihinin teklif tarihinden (08.2015) önce olması nedeniyle, dava konusu işe ait bulunmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla, işbu 09.10.2015 tarihli, ... nolu Fatura; 02.01.2016 tarihli, ... nolu fatura ve sadece 14.400,00 TL'lik kısmı için 09.10.2015 tarihli, ... nolu fatura, bedelleri yönünden değerlendildiğinde, davacı/birleşen dosya davalısı ...'in, Bakü gemisinin buzluk sisteminde onarım gerektiren tüm boruların tadilat işini, bu bedel karşılığında üstlenmiş olduğunu varsaymak mümkün görülmediği, tarafların aralarındaki mali ilişkinin “açık hesap düzeni” şeklinde olduğu; davacı/birleşen dosya davalısı yüklenicinin, davalı/birleşen dosya davacısı gemi donatanına, aralarında Bakü gemisinin de bulunduğu muhtelif gemilerine verdiği hizmetler karşılığında düzenlediği faturaları gönderdiği; davalı/birleşen dosya davacısı /donatanın yaptığı ödemeler sonrasında, bakiye alacağını huzurdaki davası ile talep etmiş olduğu, Bakü gemisinin buzluk sistemindeki tadilat ve onarım işlerinin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçtikten sonra yapılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişilerin 7. maddede değinilen tespitleri yaptıkları ve muhtelif değerlendirmelerde bulundukları, keşif günü bilirkişilerinin “Sistemin hala normal çalışmadığı gözlenmiştir” yönündeki tespitleri, sistemin boru devresinin bütünüyle yenilenmesi işleminin donatanı tarafından dahi halen yaptırılmamış olduğunu ortaya koyduğu, dosya bilgilerine nazaran, 2001 yılı yapımı olan Baku Gemisinin buzluk sisteminin, 2015 yılında bakım ve onarım ihtiyacı içinde bulunmasının normal bir durum olduğu, dosyaya mübrez fotoğraflarda, boru devrelerinin pek çok yerinde kaynak ile tamir yapılmış olduğunun görüldüğü, davacı/birleşen dosya davalısı ...'in, gemide yeni buzluk grubunun montajını yaptıktan sonra sistemi test ettiği ve herhangi bir kaçağa rastlanmaması üzerine işi gemi kaptanına teslim ettiğinin belli olduğu, daha sonra ortaya çıkan bir kaynak dikişi kaçağının yine ... tarafından giderildiği, ancak, takip eden günlerde yeniden gaz kaçaklarının ortaya çıktığı ve geminin Türkiye'ye döndükten sonra Devmarin tarafından dava dışı bir şirkete (AYPİ) sadece bu kaçakların giderilmesi ve eksilen gazın takviye edilmesi işinin verildiği, incelenen olayda, çerçevesi taraflarca tam olarak çizilmemiş/tarif edilmemiş/kararlaştırılmamış olduğu anlaşılan dava konusu işin, başlangıçta ayıplı yapıldığını kabul etmenin olanaksız olduğu, geminin buzluk sistemine ait tüm bakır boruların kontrol edilerek, çürümüş/eskimiş ve değişmesi gerekenlerin değiştirilmesini veya kaynak edilerek çatlak ve deliklerin kapatılmasını istemenin donatan yönünden doğru bir talep olacağı, ancak, yapılacak kontol öncesinde ne kadar bir iş çıkacağı önceden kestirilemeyeceğine göre işin başında verilen teklifte bunun bedelini de öngörmek mümkün olamayacağı, dolayısıyla, ne kadarlık bir boru tadilatı işi bulunduğu bilinmeden, işin başında davacı/birleşen dosya davalısı yüklenicinin götürü bir fiyat teklifi verdiğinin söylenemeyeceği, bu nedenlerle, davacı/birleşen dosya davalısı yükleniciden, sistemdeki tüm boruların zafiyete uğramış olanlarını bulup, bunları yenilemesi veya onarmasını beklemenin, gerek teklif metinlerinin içeriği gerekse fatura edilmiş iş bedelleri bakımından mümkün görülmediği, geminin ve sistemin yaşı gereği eskimiş, ancak öncesinde kaçırmayan boruların, gemideki olağan vibrasyon nedeniyle zamanla çatlayıp delinmeleri mümkün olduğu, incelenen olayda da böyle olduğuna kanaat getirdiklerini, bunun olmamasının ancak zafiyetli tüm boruların yenilenmesi ile sağlanabileceği, öte yandan, davacı/birleşen dosya davalısı ...'in, “mevcut bakır boru hatlarının tadilatının yapılması” işini içermeyen teklifinin servis fişi ile de teyid edilmiş olması karşısında, davalı/birleşen dosya davacısı Devmarin'in, yapıldığı herhangi bir servis fişi ile ortaya konmamış olan “mevcut bulunan bakır boru hatlarının tadilatının yapılması” işinin de yazılı olduğu bir başka davacı teklifi bulunduğu yönündeki iddiasının kanıtlanmaya muhtaç olduğu, asıl dava konusu uyuşmazlığın, “davacı ile davalı arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinin konusunu oluşturan işlerinden (bakım onarım işlerinden) dolayı davacı/yüklenicinin davalı/işsahibinden, takip tarihi itibariyle bakiye 28.946,54 TL cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı” noktasında olduğu, davalı, davacının takipte talep ettiği bakiye alacağın tutarına itiraz etmediği, davalının itirazının “davacı/yüklenicinin sözleşmeyle üstlendiği işleri ayıplı yapmış olması nedeniyle, davalı/iş sahibinin davacı/yükleniciye olan bakiye cari hesap borcunu ödememe hakkına sahip olduğu (davacı/yüklenicinin işbu bakiye alacağını talep etme hakkına sahip olmadığı)” yönünde olduğu, ancak, raporun teknik kısmındaki tespitlere göre; davacı/yüklenicinin, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesiyle üstlenmiş olduğu işleri (bakım onarım işlerini) ayıplı olarak ifa etmediği, dolayısıyla da; davacı takip ve dava konusu bakiye cari hesap alacağı tutarını davalıdan talep etme hakkına sahip olduğu, bu nedenlerle, davacının davalıdan, aralarındaki akdi ilişkiden dolayı, takip tarihi itibariyle, talebi gibi 28.946,84 TL cari hesap alacağı bulunduğu; takip tarihinden önce bir temerrüt ihtarı ile davalıyı temerrüde düşürmemiş olduğunda işlemiş temerrüt faizi alacağı bulunmadığı (TBK.md.117/f.1); davacı alacağının takip tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi (takip talebindeki davacı talebi dikkate alındığında “yasal faizi”) ile birlikte tahsili gerektiği kanaatine varıldığı, birleşen dava konusu uyuşmazlığın, “davalı/yüklenicinin, eser sözleşmesiyle üstlendiği işleri ayıplı olarak yapıp yapmadığı, eğer işleri ayıplı yapmış ise, bundan dolayı davacı/işsahibinin iddia ve talep ettiği gibi zararlara uğrayıp uğramadığı ve bu zararlarının tazminini davalı/yükleniciden talebe hak kazanıp kazanmadığı” noktalarında olduğu, raporun teknik kısmındaki tespitlere göre; davalı/yüklenici eser sözleşmesiyle yapmayı üstlendiği işleri ayıplı olarak yapmadığı, dolayısıyla da, davacıf/işsahibi davalı/yükleniciden, ayıplı iş yapımından (ayıplı ifadan) kaynaklanan herhangi bir tazminat alacağına hak kazanamadığı belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; bilirkişiler tarafından raporda, müvekkilinin gemide yapmayı üstlendiği işleri tamamlayıp teslim ettiğini, gemide sonradan ortaya çıkan arızaların yüklenicinin işi ayıplı/eksik yapmasından dolayı olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, talebi gibi 28.946,84 TL cari hesap alacağı bulunduğuna dair değerlendirme yapıldığını belirterek, müvekkilinin 07.10.2016 tarihli ihtarnamesinin davalı şirket çalışanına 11.10.2016 tarihinde teslim edildiğine dair Beşiktaş ... Noterliğinde düzenlenen 07.10.2016 tarihli 28.946,84 TL bakiye borcun 3 gün içerisinde ödenmesine dair ihtarname ile tebligat şerhi örneğini ibraz ederek ,asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki gerçekleştirilen teklif ile asıl davada davalı şirkete ait geminin bakım ve onarım işini gerçekleştiren davacı şirket tarafından, gerek yerinde inceleme ile düzenlenen teknik bilirkişi heyeti raporunda, gerekse itiraz üzerine alınan bilirkişi heyeti raporunda, TBK'nın 470 vd. maddelerde düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında, üzerine düşen edimi yerine getirdiği, davalı iş verene ait geminin faturada belirtilen işlere ilişkin olarak onarımının ve bakımının yapılarak çalışır vaziyette teslim edildiği, geminin ve sistemin yaşı gereği eskimiş olduğu, seyir hâlinde iken arızaların meydana gelmesinde gemi personelinin kusurunun bulunduğu, işlem sonrasında oluşan arızaların yapılan hizmetin ayıplı hizmet olduğu anlamına gelmediği tespit edilmiştir. TBK'nın anılan maddesi gereğince; eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Somut olayda, asıl dosyada davacı olan yüklenici şirketin sözleşmeden doğan edimini yerine getirdiği ve iş bedelini talep hakkının bulunduğu, asıl davada takibe konu etmiş olduğu alacağının ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin asıl davaya yönelik aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Asıl dava bakımından davacı tarafça, icra takip talebinde, işleyecek temerrüt faizi olarak %9 reeskont faizi talep edilmiş, bu talep dava dilekçesinde tekrar etmiştir. İlk derece mahkemesi hükmünde, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına dair hüküm tesis edilerek talepten farklı ve fazlaya hükmedilmiş olması isabetli görülmemiştir. Davacı icra takibinde 3095 sayılı Kanun'un 2/2.maddesi uyarınca avans esasına göre ticari temerrüt faizi talep edebilecekken daha azı olan reeskont faizini talep ettiğine göre, bu talebiyle bağlı olup mahkemece daha fazlasına hükmedilmesi mümkün değildir. Bu yöne ilişkin davalı vekilinin istinaf nedeni kısmen yerinde görülmüş ve asıl davada verilen hükmün temerrüt faizinin çeşidi yönünden HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince düzeltilmesi gerekmiştir.Birleşen davada ise yukarıda bilirkişi raporu kapsamında açıklandığı üzere, davalı yüklenici tarafından yapılan işin ayıplı olarak veya eksik ifa edildiği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle, birleşen dosya davalısı tarafından maddi ve manevi tazminat talebine esas olacak bir eylemin varlığından söz edilemeyeceğinden, ilk derece mahkemesince birleşen davanın reddine dair verilen hükümde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, birleşen dosyada davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu karanının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca temerrüt faizinin türü yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; asıl davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu karanının temerrüt faizinin türü yönünden düzeltilmek üzere HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;A- ASIL DAVADA:1-Davanın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 28.946,84TL asıl alacak ile 107,06.TL işlemiş faiz bakımından devamına,2-Asıl alacak tutarına, talep gibi, icra takip tarihinden tahsil tarihine kadar reeskont faizi yürütülmesine, 3-Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 5.789,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 1.984,68.TL'den, peşin alınan 496,17 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.488,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (532,17 TL ilk harç 356,50TL posta ücreti ve 2.600,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 3.488,37 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Davacı için takdir edilen 4.358,09.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, A- BİRLEŞEN DAVADA:1-Davanın reddine, 2-Harç Tarifesi gereğince, peşin alınan 341,55 TL'den karar harcı olan 59,30 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 282,25 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde birleşen davada davacıya iadesine, 3-Birleşen davada davacı vekili için takdir edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Asıl davada davalı, birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının kesinleşmeyi müteakip taraflara iadesine,C-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:1-Asıl davada davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, asıl davada davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,2-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL peşin karar harcının birleşen davada davacıdan tahsiline,3-Asıl davada davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 33,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 530,50 TL kanun yolu giderinin asıl davada davacıdan tahsili ile asıl davada davalıya verilmesine,4-Birleşen davada davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.06.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.