T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/13
KARAR NO: 2024/268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 30.11.2023
NUMARASI: 2023/697 D. İş - 2023/697 Karar
DAVA:İHTİYATİ HACİZ
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı borçlunun muhtelif zamanlarda çeşitli ürünler sattığın ve teslim ettiğini, satım sonrasında ise 12.09.2023 tarihli 16.443,88-TL tutarlı fatura (EK2), 20.09.2023 tarihli 16.482,12-TL tutarlı fatura (EK3), 25.09.2023 tarihli 5.243,66-TL tutarlı fatura (EK4) ve 04.10.2023 tarihli 5.228,98- TL tutarlı fatura (EK5) olmak üzere 4 adet fatura düzenlediğini ve fatura da yer alan ürünleri 04.10.2023 tarihinde kargo ve sevk irsaliyeleri ile borçluya sevketmiş ve borçlu bu ürünleri almasına rağmen son ödeme tarihli faturadaki alacakları ödenmediğini, Bu nedenlerle alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerektiğini, Faturanın vadesi hululünde yapılan müteaddit müracaatlara rağmen borçlu borcunu ödemediğini, borçlunun fabrika işçilerinin maaşlarının ödemeden borçlardan kurtulmak amacıyla yurt dışına kaçtığını, müvekkili şirketin teminat altına alınmamış olan alacağı için İİK’nın 257. maddesinin aradığı şartlar gerçekleştiğini, Tüm bu sebeplerle Müvekkilinin alacağını güvence altına almak için borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyanın incelenmesinden; talepte bulunan vekilince talep dilekçesi ekinde 12.09.2023 tarihli 16.443,88-TL tutarlı fatura 20.09.2023 tarihli 16.482,12-TL tutarlı fatura 25.09.2023 tarihli 5.243,66-TL tutarlı fatura - 04.10.2023 tarihli 5.228,98- TL tutarlı fatura -04.10.2023 tarihinde kargo alındısı suretleri sunulduğu, sunulan dört adet fatura ve bir adet kargo alındı evrakının, talebe konu faturalara ilişkin malların teslim edildiği hususunda yaklaşık ispat şartını sağlamayacağı, bu sebeple alacağın varlığı hakkında Mahkememiz nezdinde yaklaşık ispat koşulları sağlanmadığı... " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İİK'nın 257/1 ve 258/1 hükümleri gereğince alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesinin gerekmediğini, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesinin yeterli kabul edildiğini, başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olmasının yeterli olduğunu, nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/9486 E. , 2017/3106 K.sayılı kararında da içtihadı uyarınca dosyaya sunulan fatura ve sevk irsaliyeleri ile alacağın varlığı ve muacceliyeti konusunda mahkemede kanaat uyandıracak yeterlilikte belgelerin sunulduğu ve yaklaşık ispat şartının sağlandığı yönünde karar verdiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep eden vekili, davalıya 4 adet fatura karşılığı mal satılıp teslim edildiğini, teslime ilişkin 04.10.2023 tarihli kargo belgesinin sunulduğunu ileri sürerek davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiş, mahkemece talebin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda dava, davalıya satılıp teslim edildiği iddia edilen mallar için alacak istemine ilişkin olup, davacı yanca fatura ve mal teslimine ilişkin kargo belgesi sunulmuştur. Dosya kapsamında sunulan delillerin incelenmesinde bu aşamada mevcut delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, davacının alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği anlaşılmaktadır. Teslim olgusu ispata muhtaç görünmektedir. Sonuç olarak ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin ret kararı doğru olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 22.02.2024 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.