T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/466
KARAR NO: 2024/452
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/12/2020
NUMARASI: 2018/117 E. - 2020/358 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ihracat konusu mallarının Tanzanya'ya gönderilmesinin talep edilmesi üzerine müvekkilince gemi acentesi ile iletişime geçildiğini, davalının talebi doğrultusunda mallarının taşınması konusunda ... AŞ ile anlaşma yapıldığını, davalıya ait malların Mersin Limanında ... adlı gemiye yüklenerek ...'a taşındığını, ... numaralı konşimento ile muhatap firmaya teslim edildiğini, davalının söz konusu taşmalara ilişkin navlun ücretini davacıya ödediğini, taşıma konusunda ve taşıma bedeli konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığını, belirtilen taşımada geminin yurt dışında beklemesi nedeniyle dava dışı ... AŞ tarafından davacıya yurt dışı bekleme ücreti fatura edildiğini, davacının söz konusu tutarları bu firmaya ödediğini, fatura bedelini taşıtan olan davalıya yansıtıldığını, davalıya yurt dışı bekleme süresine ilişkin 14.06.2016 tarih 20.750,00 USD bedelli ... numaralı faturanın tebliğ edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, faturayı iade etmediğini, davalıya kesilen fatura ile birlikte davalının kalan borcunun 20.750,00 USD olduğunu, davacı tarafından alacağın tahsili amaçlı olarak davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, taşımaya ilişkin olarak malın yurt dışında belirlenen süreden geç teslim alınması ve taşıyanın yurt dışında beklemesi nedeniyle davacının, taşıyan ... AŞ'ye yurt dışı bekleme ücreti ödemek zorunda kaldığını, taşıyanın boşaltma süresinden daha fazla beklemesi halinde beklenilen bu süreye sürastarya denildiğini, sürastarya süresi için taşıyana sürastarya parası ödendiğini, TTK'nın1170.maddesi gereği boşaltma limanında doğan sürastarya parasının borçlusunun taşıtan olduğunu, taşıyanın yurt dışı boşaltma limanında bekleme yapması halinde bu durumun taşıtan ile gönderilen arasındaki organizasyon eksikliği sonucunu doğurduğunu, deniz taşımacılığında liman giderlerinin masraflı olduğunu ve yapılan işlemlerin sonuçlarına işlemi yapanın katlanması gerektiğini, davalı taşıtan müşterisinin malı geç teslim alması ya da almamasından sorumlu olduğunu, sorumlunun taşıyan ya da davacı olmayacağını, davalının navlun ücretini ödeyerek diğer bedellerden sorumlu olmadığını belirtmesi ve bunu iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile davalının alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılınmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "23/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının, demuraj alacağını ispatlayacak bilgi ve belgelerin dava dosyasında mübrez olmaması sebebi ile, davacının demuraj alacağını ispatlayamadığı, davalı firmanın demuraj prosedürü ile ilgili olarak davacı tarafından taşıma sözleşmesi kurulurken bilgi vermediği, fiili taşıyanın acentesinin, tahliye limanında, gönderilen firmaya vermesi gereken varış ihbar kopyasına dava dosyasında rastlanılamadığı, düzenlenen faturalann ikisinde farklı hizmetler adına düzenlendiği, demuraj hesabının nasıl ve hangi tarihler arasında, hangi tarifeye uygun olarak yapıldığının belirtilmediği, böyle bîr tarife ile ilgili bir bilginin dava dosyasında mübrez olmadığı, davacının hukuki yönden taleplerinin değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu beyan edilmiştir. 05/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davaya konu edilen 14/06/2016 tarihli 20.750 USD bedelli faturada konşimento numarasının belirtildiği, konteyner numaralarının yer aldığı, faturalarda belirtilen açıklamaların sehven başka bir açıklama olarak girilmesinin ilgili faturanın yansıtma faturası olduğunun gerçeğini değiştirmediği, Bosphorus tarafından kesilen faturanın ödendiği, defter incelemesi ve banka müzekkereleri ile ödemenin ispatlandığı, ancak takibe konu faturanın ödenmediğinin de defter incelemesi ile ortaya çıktığı sebeplerle davanın ispat edilip edilmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu beyan edilmiştir. 13/11/2020 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda özetle; dava konusu 20.750 USD yurtdışı bekleme ücretinden taşıtan sıfatıyla davalının sorumlu olduğu, ... tarafından kesilen faturanın ödendiği, defter incelemesi ve banka müzekkereleri ile ödemenin ispatlandığı, takibe konu faturanın davalı tarafından ödenmediğinin de defter incelemesi ile ortaya çıktığı beyan edilmiştir. Davanın, davalıya ait emtiaların taşınması sonrası dava dışı firmaya ödediği belirtilen bekleme ücretinin davalıdan tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali olduğu, uyuşmazlığın ise, davacı tarafından dava dışı firma tarafından talep edilen bedelin ödenip ödenmediği ve bu bedelden davalının sorumlu olup olmadığı, davalının icra dosyasına yaptığı yetki itirazının kabul edilip edilmeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmış, BK. 89. maddesi gereği para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceği hükmü karşısında davalının icra dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmış, dosyanın incelenmesinde davalı borçlu aleyhine 21/06/2017 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalıya 01/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 07/07/2017 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğu, davanın 02/04/2018 tarihinde İİK 67 maddesi gereği yasal süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı itibariyle, dava konusu taşımaya dayanak ... nolu ana konişmentonun incelenmesinde, taşıyanın davacı, yükletenin davalı, gönderilenin ise ..., yükleme limanının Mersin, tahliye limanının ise ... olduğu ve navlunun peşin olarak ödendiği, ... nolu ara konşimentoda ise, taşıyanın ..., yükletenin davacı, gönderilenin ise ..., yükleme limanının Mersin, tahliye limanının ise ... olduğu ve navlunun peşin olarak ödendiği, dosyada mevcut ana ve ara konşimentolarda, konteyner demuraj tarifesi ve varış ihbarının bulunmadığı, akti taşıyanın davacı, fiili taşıyanın ise ... şirketi olduğu, taşıyan adına dava dışı ... Acenteliğinin hareket ettiği, konteyner demurajı asıl alacaklısının fiili taşıyan olduğu, davacı tarafından demuraj borçlusuna demuraj tarifesi ve demurajın nasıl oluştuğuna dair bilgilerin ihbar edilmesi ve fiili taşıyana demuraj bedelinin ödendiğinin ispat edilmesi şartı ile, davacının gönderilen veya taşıtandan demuraj ücretini talep edilebileceği, fiili taşıyan adına hareket eden ... Acenteliği tarafından, davacı adına düzenlenen ... Nolu, 11/05/2016 tarihli, 20.750,- USD bedelli faturanın "Yurt Dışı Hizmetleri" olarak kaydedildiği, davacı tarafından, davalı adına düzenlenen ... Nolu, 14/06/2016 tarihli, 20.750,- USD bedelli faturanın "Yurt Dışı Bekleme Ücreti" olarak düzenlendiği, faturada konşimento ve konteyner numaralarının yer aldığı, faturalarda belirtilen açıklamaların sehven başka bir açıklama olarak girilmesinin ilgili faturanın yansıtma faturası olduğu gerçeğini değiştirmediği, ... Acenteliği müzekkere cevabı ekinde demuraj tarifesi ve varış ihbarı yapıldığına dair belgenin sunulduğu, dosyada mevcut ... Acenteliği ile davacı arasında yapılan elektronik posta yazışmalarında taşımaya konu emtianın tahliye limanı olan ...'da alıcısı tarafından çekilmediğinin anlaşıldığı, dosya kapsamı itibariyle konteynerlerın tahliye limanına varış tarihi anlaşılamamakta ise de ... Acenteliği müzekkere cevabı ekinde serbest süre sonrası konteyner demuraj ücretinin 25 USD olduğu dikkate alındığında, elektronik posta yazışmalarının başladığı 10/08/2015 tarihinden son yazışmanın yapıldığı 06/05/2016 tarihleri arasındaki demuraj ücretinin dava konusu talepten çok yüksek olduğu, ... şirketi tarafından kesilen ... Nolu, 11/05/2016 tarihli, 20.750,- USD bedelli faturanın davacı tarafından 16/06/2016 tarihinde ödendiği, ancak takibe konu faturanın ödenmediğinin de defter incelemesi ile ortaya çıktığı görülmekle davanın kabulüne karar verilmiş ve dava konusu alacak faturaya dayalı olduğu için likit kabul edilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davacının icra inkar tazminatının kabulü ile alacak miktarının %20'sine tekabül eden 14.718,39.TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline demuraj tarifesi ve demurajın gün başına işleyecek ücreti, demurajın süresi ile ilgili bilgilerin bildirilmediğini, mahkemece verilen karar sonucu ortaya çıkan duruma göre bir şirketin yurt dışında bekleyen mallarının kaç gün beklediğini, gün başına işleyecek ve işleyen demuraj ücretini bilmeden taşıyan şirketin gönderdiği demuraj ücretinden sorumlu olması, yani aslında taşıtanın navlun dışında kendisini neyin beklediğini bilmediği bir ücretten sorumlu olması sonucu doğurduğunu, bunun Deniz Ticareti Hukukuna, Ticaret Hukuku ve Borçlar Hukukuna tümüyle aykırılık teşkil ettiğini, davacının dava dilekçesinde TTK'nın1170.maddesine dayandığını, ancak bu maddenin kırkambar sözleşmelerindeki sürastarya süresine ilişkin olduğunu, somut olayda ise konteyner taşımacılığının söz konusu olduğunu, bekleme süresine ilişkin sürastarya hükümlerinin uygulanmayacağını, demuraja ilişkin Yargıtay'ın belirlediği içtihatlar çerçevesinde müvekkilinin demuraj ücretinden sorumlu olmadığını, davacının demuraj ücretini fiili taşıyana ödediğini ispatlayamadığını, davacı tarafın kendisine fatura edilen demuraj ücreti faturasını ve cari hesap ekstresini delil olarak sunduğunu, cari hesap ekstresinde anılan meblağın borç olarak gözüktüğünü, ... Acenteliği'ne anılan demuraj ücretini ödediğine dair bir belge sunamadığını, demuraj tarifesinin hiçbir konişmentoda yer almadığını ve müvekkiline varış ihbarı ile demuraj tarifesinin hiçbir şekilde bildirilmediğini, hem mevzuata hem de yerleşik ticari teamüle göre demuraj tarifesinin konişmentoda yer alması gerektiğini, bunun demuraj bedelinin talebi için asli unsur olduğunu, kararda "... Acenteliği müzekkere cevabı ekinde demuraj tarifesi ve varış ihbarı yapıldığına dair belgenin sunulduğu" denilmiş ise de ... tarafından böyle demuraj tarifesi içerirbir konişmento veya varış ihbarı sunulmadığını, davacı tarafından davalıya gönderilen 14.06.2016 tarih ve Seri ... sıra numaralı 20.750 USD bedelli faturaya 18.07.2016 tarihinde noterden çekilen ihtarname ile itiraz edildiğini, davacının, anılan faturaya müvekkili tarafından itiraz edilmediğine yönelik iddiaların mesnetsiz olduğunu, müvekkili ile davacı arasında yer alan sözleşmede ve konişmentolarda demuraj ücretinden müvekkilin sorumlu olacağına dair bir hüküm yer almadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, denizyolu ile taşınan malların alıcı tarafından teslim alınmaması/geç teslim alınması nedeniyle akdi taşıyan davacı tarafça ödendiği iddia edilen bekleme ücreti bedelinin davalı taşıtandan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 20.750,00 USD (takip tarihindeki harç ve vekalet ücretine esas TCMB efektif döviz satış kuru karşılığı 3.5083'den 72.797,22 TL) asıl alacak yönünden 21.06.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 14.06.2016 tarihli 20.750,00 USD fatura ve cari hesap ekstresinin gösterildiği, ödeme emrinin 01.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 07.07.2016 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan 29.04.2015 tarihli ve ... sayılı konişmentonun davacı tarafından düzenlediği, yükletenin davalı, gönderilenin ise ..., yükleme limanının Mersin, tahliye limanının ise ... olduğu, navlunun peşin olarak ödendiği, 02.05.2015 tarihli ve ... nolu konişmentonun incelenmesinde, taşıyanın ..., yükletenin davacı, gönderilenin ise ..., yükleme limanının Mersin, tahliye limanının ise ... olduğu ve navlunun peşin olarak ödendiği, dosyada mevcut ana ve ara konşimentolarda, konteyner demuraj tarifesi ve varış ihbarının bulunmadığı, buna göre davacı taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket etse de taşıyan sıfatıyla konişmento düzenleyip taşımayı üstlendiğinden akdi taşıyan sıfatına da sahip olduğu, fiili taşıyanın ise ... şirketi olduğu, taşıyan adına dava dışı ... Acenteliği AŞ'nin hareket ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafından demuraj borçlusuna demuraj tarifesi ve demurajın nasıl oluştuğuna dair bilgilerin ihbar edilmesi ve fiili taşıyana demuraj bedelinin ödendiğinin ispat edilmesi şartı ile davacının gönderilen veya taşıtandan demuraj ücretini talep edilebileceği, bu kapsamda davacıya fiili taşıyanın acentesi tarafından kesilen 11.05.2016 tarihli, 20.750- USD bedelli faturanın davacı tarafından 16.06.2016 tarihinde ödendiği, davacının yaptığı bu ödemeyi davalıdan tahsil için düzenlediği faturanın davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; ihtisas mahkemesi olan İlk Derece Mahkemesince, davacının talebinin hukuki dayanağı konusunda hiç bir değerlendirme yapılmadığı, taşımaya konu malların teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise ne zaman teslim edildiğinin araştırılıp tespit edilmediği, bu kapsamda gecikme sebebiyle davacının ödediğini iddia ettiği bedelden hangi tarafın hangi hukuki sebebe dayalı olarak sorumlu olduğu konularında hiç bir gerekçeye yer verilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından istinafa konu kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.21.03.2024