T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2020/...
KARAR NO: 2022/677
DAVA: Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan), İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/08/2020
BİRLEŞTİRME TARİHİ: 03/03/2021
KARAR TARİHİ: 23/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan), İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA dava dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen dönemde ... Körfezi liman sahasında idare tarafından verilen izin kapsamında kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti sunduğunu, davalının Gemi Acenteleri Yönetmeliği çerçevesinde acenteliğini yapmakta olduğu gemilerin kendisinden hizmet aldığını, davalının ihtarname ile davacıya ... Körfezi'nde römorkaj hizmeti alan ... gemilerinin indirimli tarifeye tabi olması gerekirken söz konusu iadesini talep ettiğini, 618 sayılı Limanlar Kanunu'na tabi olarak çıkarılan Limanlar Yönetmeliği'ndeki kılavuz kaptan ve römorkaj hizmeti alınmasına ilişkin hükümlerin emredici nitelikte olduğunu; Limanlar Yönetmeliği'nin m.14/4 hükmü ve 5 numaralı ekinde yer verilen tablo gereğince gros tonaja göre gemi ve deniz araçlarının alması gereken römorkör sayısı ile römorkörlerin çekme kuvvetlerinin belirlenmiş olduğunu; bu esaslara göre gemilere hizmet veren römorkörlerin sayısı ve gücü bakımından bir indirim imkanının verildiğini ancak refakat imkanının tanınmadığını, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün 14.04.2016 tarih ve ... sayılı yazısı ile römorkörün refakatte kalabilmesi imkanının belirli şartlarla yalnızca yolcu gemileri bakımından tanınmış olduğunu; 2003 tarihli ücret tarifesinde yer alan %50 indirim öngören hükmün geminin aldığı asgari römorkör hizmetinin üzerindeki hizmetlere ilişkin olabileceğini ve ancak bu hizmetler bakımından refakatin söz konusu olabileceğini, 2003 tarihli tarifede yer alan esasların ancak Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil etmeyecek şekilde uygulanmasının mümkün olduğunu ve Yönetmelik'te refakat imkanının tanınmadığı hallerde indirimli ücret uygulanmasının mümkün olmadığını; somut uyuşmazlık bakımından yasal düzenlemelere ve idarenin talimatlarına uygun şekilde hizmet verilerek buna uygun ücretin tahsil edilmiş olduğunu, davalınım acente sıfatı gereği gemiye verilen hizmet bedelinin iadesine ilişkin talep hakkına sahip olmadığını, fatura bedellerini gemilerin donatanından tahsil etmiş olan davalının bir zararının da söz konusu olmadığını, davalının ihtarnamesine gönderme yaptığı kararların bu uyuşmazlık bakımından kesin hüküm niteliğinin bulunmadığını, emsal karar olarak sunulan kararlara ilişkin yargılamalarda bilirkişi raporlarının kendi lehine geldiğini ve davaların kendi lehine reddedilmiş olduğunu, istinaf aşamasında yanlış bir sonuca ulaşılmış ve dava bedeli itibariyle Yargıtay aşamasında yargılama yapılmasının mümkün olmadığını iddia ederek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ve Tic. A.Ş.'nin ... Körfezi liman sahasında limanlara yanaşan ve acenteliğini yapmakta olduğu ... tipi gemiler için davacıdan römorkaj hizmeti aldığını, davacının bu hizmet için düzenlediği faturalardaki ücretlendirmenin hizmetin özelliklerine ve Limanlar Yönetmeliği ile 2003 tarihli Liman Hizmetleri Tarifesi'ne aykırı olmasına rağmen davacının tekel şeklinde hizmet vermesi ve ödemelerin yapılmaması halinde hizmet vermeyecek olması sebebiyle bu ücretlerin ihtirazi kayıt ile ödendiğini, ihtirazi kayıtla yapılan ödemelere ilişkin ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/ ... Esas numaralı dosyası ile menfi tespit talebinde bulunulduğunu, esastan reddedilen davanın istinaf yargılamasında esastan bozulduğunu ve davanın kabulüne, borçlunun olunmadığının tespitine karar verildiğini, baş ve kıç taraflarında her yöne dönüp çalışabilen pervanesi olan gemilerin diğer gemilerden farklı olarak römorkör yardımı olmadan kendi imkanları ile rıhtımı yanaşma ve ayrılma imkanına sahip olduğunu, dava konusu gemilerin tamamının bu özelliğe sahip olduğunu, Yönetmelik m. 142'de bu gemilere listede öngörülenden bir eksik römorkör alabilme imkanının tanındığını, yolcu gemisi olmayan dava konusu gemilerin çalışır baş ve kıç iticisi olmasaydı Yönetmelik m. 13 gereği listede belirtilen sayıda römorkör alabilecekken bu özelliğe sahip oldukları için Yönetmelik m. 14 gereğince bir eksik römorkör ile yanaşma ve ayrılma imkanına sahip olduğunu, dava konusu gemilerin teknik özellikleri itibariyle römorkör hizmetinden faydalandıkları durumda aşırı bir olumsuzluk olmadıkça römorkörlerin manevraya katılmadan hazırda bekleyerek refakat ettiklerini, römorkörün refakatte kalması veya kullanılması hususunun gemi kaptanı ile kılavuzun şartları dikkate alarak karar verecekleri bir husus olduğunu, dava konusu edilen hizmetlerin tamamında römorkörlerin refakette kalmış olduğunu, römorkörün refakatte kalması veya kullanılması ihtimallerinin ödenmesi gereken ücreti etkilediğini, refakatte kalma halinde ödenecek ücretin %50 indirimli olacağının Tarife'de belirtildiğini, davacının bu kuralları ihlal ettiğini, römorkörler refakatte kalmış olmasına rağmen kullanılmışlar gibi ücretlendirme yapıldığını, davacının 2016 yılına kadar istikrarlı bir şekilde uyguladığı indirimi tarife değişikliği olmamasına rağmen uygulamamaya başladığını, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İçsular Genel Müdürlüğü'nün Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği'ne gönderdiği 14.04.2016 tarihli yazının davacı tarafından dayanak gösterilen kısmında römorkörün refakatte kalabilmesi ihtimalinin yalnızca baş ve kıç iticisi olan yolcu gemileri bakımından söz konusu olduğunun ifade edildiği ancak bu yazının mevzuat değil yorumdan ibaret olduğunu, bu yorumun ise mevzuata aykırı olduğu zira tarife'de indirimin yolcu gemilerine münhasır olduğuna dair bir ifadenin yer almadığını, yorumun yazının kendi içeriği ile de çelişkili olduğunu, bu yorumun aynı İdare'nin iki ay önceki aynı konuya ilişkin yorumuna da aykırı olduğunu, yorumun hukuka aykırı olduğu ve aksinin kabulü halinde baş ve kıç iticisi aktif olan gemilere sağlanan indirim imkanının anlamının kalmayacağını, ... Hukuk Dairesi'nin Yönetmelik m. 14/4 ve 14/5 hükümlerini doğru şekilde yorumladığını, davacının Bölge Adliye Mahkeme'nin söz konusu kararının işbu dava bakımından kesin hüküm etkisi bulunmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, her iki davanın tarafları ve dayanılan vakıalar aynı olduğundan ilgili kesin hükmün bu dava bakımından geçerli olduğu savunmasında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Körfezi Hizmet Sahasında limanlara yanaşan ve acenteliğini yapmakta olduğu ... tipi gemiler için davalıdan römorkaj hizmeti aldığını, fatura bedellerinin ödenmeden davalının tekel olarak faaliyet gösterdiği limanlarda müvekkilinin acenteliğini yaptığı gemilere hizmet vermemesi nedeniyle davalıya ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesi amacıyla ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasında görülen menfi tespit davasının açıldığını, ... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, davalının dava konusu faturalara ilişkin borçlu olmadığına dair ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığını belirterek dosyanın ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacak, faiz ve yargılama giderlerinin tamamı için devamına, icra takibine haksız surette itiraz eden davalının İİK'nun 67.maddesi gereği takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iade talebinin yönetmelik ve idarenin talimatları kapsamında haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, tarifenin yönetmeliğe dayalı olarak çıkarılan ve yönetmelik uyarınca alınan/alınması gereken römorkör hizmetinin ücretlendirilmesinde uygulama verisi/donesi olduğunu, hiçbir şekilde dayanağı olan yönetmeliğe aykırı olmayacağını ve dayanağı olan yönetmeliğe aykırı yorumlanamayacağını, müvekkili şirketin yetkili idari otoritenin talimatları ile bağlı olduğunu, davacının bir zararının olmadığını, davacının icra inkar tazminatı isteminin haksız ve kötüniyetli olduğunu, hem davanın hem de icra inkar tazminatını isteminin reddi gerektiğini belirterek davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, 2020/... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, derdest bir davanın konusu olan uyuşmazlığa ilişkin olarak yargılamanın sonucunu beklemeden mükerrer dava açan kötüniyetli davacı aleyhine dava konusu bedelin % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava; davalı tarafın ... Noterliğinin 10/07/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iadesi istenilen römörkaj hizmet bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise ihtarnameye konu alacağın tahsili için asıl davacı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her iki davalının dayanağı olan ... Noterliğinde keşide edilen 10.07.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin ... Acenteliği tarafından ... Kılavuzluk ve Römörkör hizmetleri şirketine karşı çekildiği, ihtarnamede ... A.Ş'nin acenteliğini yaptığı bir kısım ... gemilerinin ... Körfezinde bulunan limanlarda römörkaj hizmeti aldığı, bu hizmetlerin indirimli tarifeye tabi olması gerekirken tam ücret taahakkuk ettirildiğinden bahisle fazladan ödendiği ileri sürülen bedelin iadesinin istendiği, belirlidir. Sözkonusu ihtarname ve tarafların dosyadaki beyanlarına göre, asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı ... A.Ş'nin römörkaj hizmeti verilen ... gemilerinin gemi acentesi olduğu anlaşılmaktadır.
TTK'nın 102.maddesine göre acente; "ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmıştır. TTK m. 105' de; "acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfat ile dava açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Söz konusu hükümden de anlaşıldığı üzere acente, sözleşmelere aracılık etmek veya tacir adına sözleşme yapmak ile görevlidir. Dava konusu uyuşmazlıkta ... A.Ş'nin acenteliğini yaptığı gemilere fazladan römörkaj hizmeti taahkuk ettirildiği iddiası ile fazla bedelin iade edilmesi konusunda liman işletmesine ihtarname gönderdiği, bu ihtarname üzerine ... Kılavuzluk tarafından asıl dava dosyasında menfi tespit davası açılmış ise de, ihtarname ... tarafından gönderilmiş olsa da hizmeti alan donatanlar olduğundan menfi tespit davasının TTK 105.maddesi hükmü uyarınca doğrudan donatanlara veya donatanlara izafeten acenteye karşı karşı açılması gerekmektedir. Bu durumda acenteye karşı doğrudan dava açılmış olması TTK'nın 105.maddesine aykırı olduğundan asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir.
Birleşen dosyada da uyuşmazlık konusu olan hizmet faturaları her ne kadar davacı acente adına düzenlenmiş olsa da liman hizmetlerinin borçlusunun hizmeti alan donatanlar olduğu tartışmasız olup davacı ... Acenteliği tarafından donatanlar adına davalı ile sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğundan iadesi talep edilen hizmet bedelinin alacaklısı davacı acente değil dava dışı donatanlardır. Dolayısıyla davacı acente, donatanlar adına hizmet alıp ödemeleri de donatanlar adına yapmış olduğundan fazladan ödenen bedelin iadesini kendi adına talep etmesi söz konusu değildir. Bu durumda birleşen dava da davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından sonuç olarak, asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, birleşen davanın da aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, birleşen davanın da aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
-Esas dava bakımından;
2-Peşin alınan 17.591,19 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 17.510,49 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davalı yargı gider toplamı olan 184,10 TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl davada tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Birleşen dava bakımından;
6-Peşin alınan 14.847,98 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 14.767,20 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
7-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davalı yargı gider toplamı olan 85,50 TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Birleşen davada tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2022
Başkan ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Üye ... ✍e-imzalıdır.
Katip ... ✍e-imzalıdır.