T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/759
KARAR NO: 2024/744
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/01/2021
NUMARASI: 2019/188 E. - 2021/58 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın davacı taraftan aldığı mal karşılığı cari hesap alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, takip bedelinin %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Asıl alacağın 71.970,84 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davacı adına ... isimli şahıs tarafından gönderilen e-posta ekindeki mutabakat formunun değerlendirilmesinde ise; tarafların karşılıklı olarak imzalarını içeren bir belgenin söz konusu olmadığı, söz konusu e-postanın takip tarihinden sonrasına ait olduğu ve borcun ödendiğine karine teşkil etmediği, HMK'nun 222. Maddesi kapsamında ticari defter kayıtlarının da bu metin içeriğini doğrulamadığı anlaşılmakla ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 71.970,84TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, hükmedilen alacağın %20'i olan 14.394,16TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 03.09.2015 tarihinde akdedilen taşıt tanıma sistemi sözleşmesi çerçevesinde yıllardır süre gelen ticari ilişkinin bulunduğunu, sözleşme kapsamında davacının müvekkili araçlarına yakıt ikmali yaptığını ve ayda 2 adet olmak üzere akaryakıt bedelini faturalandırdığını, davacı tarafça 2018 yılına ait 25 adet fatura bedelinin ödenmediği iddia edilerek takip başlatıldığını, müvekkiline davacı tarafından borcu olmadığına dair gönderilmiş olan 31.12.2018 tarihli mutabakat mektubunun dosyaya sunulduğunu, dava konusu alacağın varlığı ve miktarının yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporu sonucunda saptandığından alacağın likit olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalının dosyaya ibraz etmiş olduğu mutabakat formu adı altındaki belgenin geçerli olup olmadığı, davalı tarafın davacıya takip konusu alacaktan dolayı borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 03.09.2015 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede davalı ...- ... Taah. Müşteri olarak yer aldığı, sistemin özelliklerinin sözleşmenin 1.maddesinde, tümüyle elektronik olarak kontrol edilen self servis yakıt dolum sistemi olan sistemin çalışması için gerekli cihazlar olan taşıt kimlik ünitesi ya da akıllı halka ya da aracın plakasına tanımlanan araca monte edilmeyen akıllı anahtarın belirtilen özelliklerinin olduğu hususlarına yer verildiği , faturalama üst başlığı ile ... Ltd Şirketinin ayda 2 adet olmak üzere akaryakıt bedelini faturalandıracağını, fatura tarihlerinin ayın 15 veya son günü olduğu hususunun bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı adına çok sayıda yakıt alımına ilişkin e-faturalar düzenlendiği, toplam 71.970,84 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 28.01.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça icra takibine karşı itirazda bulunulduğu, davalı şirket tarafından İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça 02.07.2019 tarihli delillerin ibrazına dair dilekçe ekinde, davalı şirket antetli kağıdı üzerine, mutabakat formu acil başlıklı yazı altına davalı şirketin ünvanının yeraldığı yazıda 31.12.2018 tarihi itibariyle bakiyenin 0,00 verdiği ifadesinin bulunduğu, alt kısmında davalı şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı, davacı şirkete ait herhangi bir imza ve kaşenin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. 05.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafından sunulan 29.01.2019 tarihli e-posta yazışması ve eki mutabakat formunun içeriğinde, ... isimli şahıs tarafından muhasebe alemdarpetrol.com adresinden, davacı şirketin ... (@hotmail.com adresine gönderilen e-posta; “değerli müşterimiz, ekte 31.12.2018 tarihli mutabakat mektubumuz bulunmaktadır. Kontrollerin yapılarak imza kaşe ile dönüş yapmanız önemle rica olunur...” şeklinde olduğu, davalının beyanından e-posta eki olduğu anlaşılan davacı şirket antetli kağıdı ile davalı adına tanzim edilmiş bulunan davalının kaşe ve imzasını içeren mutabakat formu başlıklı yazının; “Sayın firma yetkilileri, nezdimizdeki cari hesabınız 31.12.2018 tarihi itibarı ile 0,00 bakiye vermektedir. Mutabakatınızı rica ederiz ...” şeklinde olduğunun görüldüğü, incelenen davalı ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya takip tarihi itibariyle 156.655,61 TL borçlu olduğu, 20.12.2018 tarihli borçlandırma kaydıyla borcun kapatıldığının saptandığı, borçlandırma kaydına ilişkin davalı tarafından listenin ibraz edildiği, liste incelendiğinde, davalı tarafından davacı emrine keşide edilen çeklerin ilgili borçlandırma kaydının dayanağı olduğunun anlaşıldığı, diğer taraftan taraf hesap hareketleri kıyaslandığında davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalının ticari defterlerinde bulunmadığı, söz konusu faturaların akaryakıt alımına ilişkin olduğu, akaryakıt alımının hangi araçlara ilişkin olduğuna ilişkin davacı tarafından sunulan araç listesinin davalı tarafından ibraz edilen araç listesi ile uyumlu olduğunun görüldüğü, davalı yanın 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil vasfının bulunmadığı, davacı adına ... isimli şahıs tarafından gönderilen e-posta ekindeki mutabakat formunun hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu, taraf hesapları arasındaki farkın dava konusu alacağı teşkil ettiği, söz konusu farkın davalı kayıtlarında bulunmayan 2.873,40 TL 2017 yılından hesap devir farkı, davalı kayıtlarında bulunmayan 2018 yılına ait 3 adet toplam 35.661,44 TL tutarındaki davacı faturaları, davacı hesabında bulunmayan 30.01.2018 keşide tarihli 33.436,00 TL tutarlı davalıya ait çekten kaynaklandığı, söz konusu faturaların akaryakıt alımına ilişkin olduğu, akaryakıt alımının hangi araçlara ilişkin olduğuna ilişkin davacı tarafından sunulan araç listesinin davalı tarafından ibraz edilen araç listesi ile uyumlu olduğu, davacı lehine alacağa hükmedilmesi durumunda, konu alacak için takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2. maddesine göre avans faizi talep edilebileceği, davacı yanın % 20 icra inkâr tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; davalı defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunmadığını belirterek, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 22.01.2020 tarihli talimat yolu ile alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; takip konusu 71.970,84 TL alacağın kaynağı olan 26 adet ve toplam tutarı 217.009,84 TL olan faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, 145.039 TL bedellerin ödendiği, ödenmeyen borç miktarının 71.970,84 TL olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin davalı şirketten 07.12.2018 takip tarihi itibari ile 71 970,84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin delil kudretine haiz olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne, ayrıca davacı adına ... isimli şahıs tarafından gönderilen mutabakat formunun tarafların karşılıklı olarak imzalamadıkları, imzaları içeren bir belgenin söz konusu olmadığı, e-postanın takip tarihinden sonrasına ait olduğu ve borcun ödendiğine karine teşkil edilmediği belirtilmiştir. Davacı şirketin, HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesine göre usulüne uygun delillerle takibe konu alacağını ispat etmiş olduğunun kabulü uygun görülmüştür. Davalı tarafça, davacı şirket tarafından düzenlediği iddia edilen mutabakat formu örneğini dosyaya ibraz edilmiş ise de söz konusu formda yalnızca davalı şirketin imza ve kaşesi bulunduğu gibi mahkeme gerekçesinde de ifade edildiği üzere formun davacı alacaklının Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı yetkisiz icra müdürlüğünde başlatmış olduğu 07.12.2018 tarihli takip talebinden sonra 31.12.2018 tarihli olduğu tespit edilmektedir. Davalı vekili tarafından borcun olmadığı mutabakat alındığı belirtilmiş ise de söz konusu formun taraflar yönünden geçerli olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Bu kapsamda usulüne uygun şekilde düzenlenen davacı defter ve kayıtlarına göre mahkemenin takibe konu faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının kabulünde ve kabul edilen miktarın taraflarca bilinebilir ve likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 3.687,24 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı vekili tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.