T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO2021/809
KARAR NO: 2024/852
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/03/2021
NUMARASI: 2018/477 E. - 2021/135 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısına ait tünel fırın, aksesuar ve parçalarından oluşan emtianın 09.06.2017 tarihli konişmento tahtında üç ayrı konteynere yüklenerek ... Gemisi ile İstanbul'dan Nevv York'a taşındığını, emtialar teslim alındığında, ... numaralı konteyner içindeki emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, eksperlerce yapılan incelemeler neticesinde hasarın, emtianın üstü açık konteyner ile taşınması sırasında üzerine bir konteyner konması veya konteyner elleçleme makinasının çarpması sonucu davalının sorumluluğunda meydana geldiğinin tespit edildiğini, davalının konişmentoyu düzenlediğini iddia ederek, "İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan İtirazın iptali ile takibin devamının; takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; organizasyoncusu/broker firma olduğunu, kendisine ait gemisi olmadığını, düzenlediği konişmentonun da ara konişmento olup ana konişmento olmadığını, bu yükü taşıyan armatör firmanın ... A.Ş. olduğunu, navlun faturasını da iş bu taşıyıcı firmanın keşide ettiğini, emtiayı taşıyan olduğunu, emtianın New York limanına hasarsız bir şekilde ulaştığını, emtianın düzgün, hasarsız ve kapalı şekilde konteynerlere yerleştirildiğine dair 07.06.2017 tarihli sertifikaya (...) nazaran iddia edilen hasarın yüklemenin yapıldığı İstanbul limanında değil boşaltmanın yapıldığı New York limanı veya daha sonrası aşamasında olduğunun net bir şekilde anlaşıldığını, hasarın İstanbul limanındaki yüklemeden sonra yolda oluşmuş ise gemi firmasına, yok eğer New York limanına ulaştıktan sonra ve fakat boşaltma esnasında oluşmuş ise boşaltma işlemini yapan New York'taki liman hizmetleri birimine hasarsız bir şekilde boşaltma olduysa bundan sonra emtiayı son varış noktasına ulaştıran ... firmasına karşı husumet yöneltilebileceğini, her halükarda kendisine husumet yoneltilemeyeceğini konteynerlerin kapalı ve hasarsız olarak İstanbul Limanından gemiye yüklendiğini zaten uygulamada da bu rapor olmadan (...) konteynerler gemiye alınmadığı gibi hasarlı emtianın da armatörce gemiye yüklenmediğini ayrıca İstanbul limanında (gümrük bölgesinde) bir hasar oluşmuş olsa tutanağın tutulmasının zorunlu olduğunu, hasarın yükleme sırasında oluşmasının mümkün olmadığını, zira emtianın konteynerler tamamen kapalı olarak fabrikadan alınıp gemiye yüklendiğini, davacının emtiasını İstanbul'dan New York limanına hasarsız bir şekilde taşıttırdığını, ancak yüklemenim son teslim yani nihai varışının OHIO olduğunu, New York limanına oldukça mesafeli olduğunu, sonraki taşıma işleminin alıcı ... Amerika'daki anlaşmalı olduğu nakliye firması ... tarafından gerçekleştirildiğini, bu hasarın New York limanında geminin tahliyesi sırasında olabileceği gibi, limandan varış noktasına yapılan nakliyatın yüklemesi veya boşaltılması sırasında da oluşmuş olabileceğini, her halükarda bir sorumluluğunun bulunmadığı savunmasında bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davacı sigortacının aktif husumet ehliyetine sahip bulunmadığı; davalının dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatını ve bu sıfatla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu; hasarın TTK m. 1185/1'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m. 1185/2'ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükünün yer değiştirdiği; TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olduğundan ve hasarın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği hususu ispatlanamamış bulunduğundan, taşıyanın dava konusu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı; Ancak öncelikli olarak dava şartı olan aktif husumet ehliyeti değerlendirildiğinde, mali müşavir bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı ... Tic Ltd. Şti 'nin davadışı ...'dan dava konusu mal bedelini tahsil ettiğinin tespit edildiği hususu dikkate alındığında, dava dışı sigortalı şirketin zarar görmediği, hasarın alıcıya geçmiş olması sebebiyle aslında zarara uğramadığı, dolayısıyla davacının dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca halef olduğundan söz edilemeyeceği kanaatiyle..." gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, Yargıtay kararları uyarınca sigorta şirketinin alacağın temliki hükümleri uyarınca takip edebildiğinin dosyadaki temlikname ile aktif husumetin kanıtlandığını, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalı ... Ltd Şirketine ait emtiayı sigorta poliçesiyle teminat altına aldığını, sigortalıya ait tünel fırın, aksesuar ve parçalarından oluşan emtianın 09.06.2017 tarihli konşimento ile üç ayrı konteynere yüklenerek Hansal Limburg gemisi ile İstanbul'dan New York'a taşındığını, emtiaların teslim alındığında hasarlı olduğunun tespit edildiğini, davalının konşimentoyu düzenlenmiş olduğunu, dava konusu olayda TTK 1191.madde gereğince fiili taşıyan konumunda olduğunu, ekspertizce yapılan incelemede emtianın üstü açık koyteyner ile taşınması sırasında üzerine bir konteyner konması ve elleçleme makinesinin çarpması sonucu davalının sorumluluğunun meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin alacağı halef olduğunu, taşıyanın hem kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, hem de hasarın eşyanın kendi hakimiyeti altında bulunduğu sırada meydana geldiğini, dolayısıyla TTK 1178 maddesi gereğince taşıyanın sorumluluğunun bulunduğunu, kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde hasarın TTK 1185'e uygun yapılmadığı ve davalının sorumluluğundan meydana geldiğinin ispatlanamadığının belirtildiğini, 1185 madde uyarınca yetkili uzmanlar tarafından yapıldığından hasar tespitinin bildirime gerek olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar tespitinin tarafsız ve bağımsız eksperlerce yapıldığını, dosyada ki konşimentoda görüldüğü üzere taşıyanın emtiayı hasarlı teslim aldığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, bu hususun emtianın hasarsız olarak taşıyan tarafından teslim alındığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın, HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla eşya taşımasından kaynaklanan hasar bedelinin, davalı taşıyandan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, sigorta poliçesinin varlığı, taşımanın mevcudiyeti, meydana gelen hasar yönünden herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkeme gerekçesinde davacının aktif husumet ehliyetine dair tespiti, davalı taşıyanın meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığı, mahkemenin kabulünün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd Şirketi arasında, sigortalıya ait tünel fırın üç kısım aksam ve parçaları ile birlikte taşınması için emtia nakliyat sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğu, poliçede nakil aracının gemi, gemi adının Hansa Lımburg, yükleme tarihinin 06.06.2017 olarak belirtildiği, 09.06.2017 tarihli konşimentoda davalının taşıyıcı şirket olarak yer aldığı, yükletenin dava dışı sigortalı şirket olduğu, alıcının dava dışı ABD'de yerleşik şirket olduğu, yükleme limanın İstanbul, tahliye limanın Newyork, eşyanın bir ünite toplam 10 paket bir muhtelif tünel fırın emtiası ve parçaları olduğu, toplam üç konteyner olduğu, 07.12.2016 tarihli sözleşmeye göre notunun yer aldığı ,ayrıca konşimentoda yükleten tarafından yüklendiği, sayıldığı, istiflendiği, 09.06.2017 tarihinde gemiye yüklendiğinin belirtildiği, navlunun varma yerinde ödeneceğine yer verildiği, 07.06.2017 tarihli faturada alıcının ABD'de yerleşik şirket olduğu, toplam sipariş değerinin 213.000,00 EURO olarak belirtildiği, sipariş değerinin %30'nun peşin olarak alındığı, 28.12.2016 tarihli fatura ile faturalandırıldığına yer verildiği, davalı şirketin taşımada nakliye organizasyoncusu olduğu, taşıyıcı olan firma olan dava dışı ... AŞ şirketi tarafından davalı şirket adına 09.06.2017 tarihinde gemi adına konşimento ücreti ve diğer masraflara ilişkin faturaların düzenlenmiş olduğu, yükleme yeri ve tarihinin Türkiye-İstanbul 06.06.2017, tahliye yerinin ABD olduğu, hasar tarihinin 14.07.2017 olarak ekspertiz raporunda belirtildiği, sigortalı ve aynı zamanda gönderici dava dışı şirketin ABD'de bulunan firmaya 20.320,00 kg brüt ağırlığındaki üç konteyner muhtelif tünel fırın emtiası aksesuarları ve parçalarını ihraç ettiği, söz konusu emtiaların konteynerler ile ... gemisine davalı şirketin sorumluluğunda yüklendiği, emtiaların alıcı firmaya tahliye edildikten sonra konteynerdeki emtiada makinelerin kurulumu için giden yetkili tarafından hasarların tespit edildiği, konşimento üzerinde hasar ile ilişkili olarak herhangi bir notun bulunmadığının ekspertiz raporunda belirlendiği, 10.08.2017 tarihli ekspertiz raporundaki diğer tespitlerde ,sigortalı firma tarafından 09.06.2017 tarihinde Newyork- USA'ya üç kısımlı bir makinenin ihraç edildiği, üç kısmında ayrı ayrı sigortalandığı, makine mühendisi tarafından ABD'deki firmaya demonta halinde satılan makinenin monte edilmesi için 14.07.2017 tarihinde gittiğinde makinenin üzerinde hasar ve ezilme olduğunu gördüğü, durumun aynı anda acenteye bildirildiğinin belirtildiği, konteynerlerin gemiye davalı firmanın sorumluluğunda yüklendiği, konşimento üzerinden hasar ile ilgili herhangi bir notun bulunmadığı, emtiaların alıcı firmaya tahliye edildikten sonra emtiada makinelerin kurulumu için giden yetkili tarafından hasarların tespit edildiği, bu konteynerlerde yüklü makinenin üstünün konteyner dışına taştığı ve üzeri naylon branda ile kaplandığı, ünitenin üstünün branda ile kaplı olduğu için limanda veya alıcı firmaya gelinceye kadar hasarın fark edilmediği, bu nedenle hasar ile ilgili bir tutanağın düzenlenmediği, açık konteyner ile taşıma olduğu için muhtemelen nakliye sırasında üzerine bir konteyner konması veya konteyner elleçleme makinesinin forkliftin çarpması sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, hasar tutarının toplam 5.000,00 EURO = 19.737,50 TL olarak tespit edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından 19.737,50 TL hasar bedelinin 18.10.2017 tarihinde dava dışı sigortalıya EFT ile ödendiği, ödeme neticesinde dava dışı sigortalı tarafından 26.09.2017 tarihinde sigorta şirketine tüm hak, iddia ve taleplerin devir ve temlik edildiğini bildiren belgenin düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı hakkında 19.737,50 TL hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla 15.12.2017 tarihinde İstanbul Anadolu.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde yüklemenin İstanbul Limanından yapıldığını, Newyork limanına hasarsız bir şekilde taşındığını, Newyork Limanından sonraki taşıma işleminin Amerika'daki anlaşmalı olduğu şirket tarafından gerçekleştirildiğini, takibe konu olan hasar ile müvekkilinin hiçbir alakasının olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun Newyork Limanında sona erdiğini, müvekkilinin forworder firma olduğunu, yani taşıyıcı armatör firma olmadığını belirttiği, davacı şirketin ise İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. 11.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; emtianın fabrikadan konteynerlere yüklenip gemiye (...1721 5S) yerleştirildiği; emtiaların konteynerde sabitlenmesi yönünden “...” bulunduğu; bu durumda İstanbul Limanında gemiye yüklendiği; konişmentoda herhangi bir kayıt olmadığı bu açıdan emtianın İstanbul Kumport Limanından - New York Maher limanına hasarsız olarak geldiği; burada indirilerek, son teslim yeri olan Ohio şehrine (Newyork limanına mesafesi fazla) alıcı Amerikan Pan Company'nin anlaştığı nakliye firması ... tarafından gerçekleştirildiği, konişmentoda hasarla ilgili herhangi bir not görülmediğine göre, davaya konu hasarların Newyork Maher Limanındaki geminin tahliyesi sırasında meydana gelebileceği; Newyork Mahr Limanından-Ohio gönderilmek üzere nakliye için kamyonlara yükleme yapılırken meydana gelebileceği; emtiaların nihai adresi ulaştığında, kamyondan indirilme sırasında meydana gelebileceği kanısına varıldığı, dosyaya sunulan ve dava konusu emtiaya ilişkin olarak dava dışı satıcı .... Ltd. Şti. (kısaca “...”) tarafından dava dışı alıcı ... adına düzenlenmiş olan, toplam 149.100 Euro bedelli, 07/06/2017 tarih ve ... numaralı faturada teslim şekli “... - ...”; ödeme şekli %30 sipariş sırasında peşinat olarak, %60 taşıma belgeleri karşılığında, %10 komisyon belgeleri karşılığında” olarak gösterildiği, taşıyanın deniz yoluyla eşya taşıma taahhüdünde bulunan kişi olduğu, (TTK m. 1138/1). dolayısıyla taşıyan sıfatına haiz olmak için taşımanın üstlenilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, taşıyan kavramı bakımından belirleyici unsurun, taşıma işinin gerçekleştirilmesi değil, bunun taahhüt edilmesi olduğu, dolayısıyla taşıyanın üstlendiği taşımayı bizzat icra edebileceği gibi, gemi işleten biri ile akdedeceği sözleşme aracılığıyla da ifa edebileceği, taşıma sözleşmesinin herhangi bir şekle tâbi olmadığından, taşıma taahhüdünün mevcudiyeti ve taşıma sözleşmesinin kurulmuş olduğunun çeşitli delillerle ortaya konabileceği, dosyaya sunulan ve dava konusu taşımaya ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı konişmento ile davalının yükleten olarak gösterildiği, dava dışı ... tarafından düzenlenmiş olan ... numaralı konişmentonun incelenmesinden, davalının dava konusu taşıma bakımından akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu; dava konusu taşımanın deniz yoluyla gerçekleştirilen bölümünün fiilen dava dışı ... tarafından icra edildiği; dolayısıyla dava dışı ...'un dava konusu taşıma bakımından fili taşıyan olduğu; akdi taşıyanın, fiili taşıyan ve onun adamlarının eylem ve ihmallerinden TTK m. 1191/1 uyarınca sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığı, dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan gerekçelerle, davacı sigortacının aktif husumet ehliyetine sahip bulunmadığı; davalının dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatını ve bu sıfatla pasif husumet ehliyetini haiz olduğu; hasarın TTK m. 1185/1'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m. 1185/2'ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükünün yer değiştirdiği; TTK m. 1185/4 uyarınca ispat yükü taşıyandan talepte bulunana ait olduğundan ve hasarın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiği hususu ispatlanamamış bulunduğundan, taşıyanın dava konusu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı; mahkeme aksi kanaat olunması halinde, 5.000,00 Euro zarar tutarının kadri maruf olduğu; TTK m. 1186/1 uyarınca besaplanan sorumluluğun üst sınırı toplam zarar miktarının üzerinde olduğundan taşıyandan zarar miktarının tamamının talep edilebileceği belirtilmiştir. Davacı vekili rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; Yargıtay yerleşik kararları uyarınca, sigorta şirketlerinin ödediği bedeli alacağın temlik hükümleri uyarınca talep edebildiğini, temliknamenin sunulması ile aktif husumetin kanıtlandığını, hasar tespitinin TTK 1185 maddesi uyarınca yetkili uzmanlar tarafından yapıldığından bildirime gerek olmadığını, bilirkişi raporunda TTK 1185/1 maddesine uygun olarak hasarın taşıyana ihbar edilmediği, TTK 1185/2 uygun olarak inceleme yapılmadığı ve taşıyanın hasardan haberdar olduğunun ispatlanamadığının belirtildiğini, her ne kadar söz konusu hasarın taşıyan tarafından bilinmekteyse de kabul anlamına gelmemekle kaydıyla hasar tespitinin tarafsız ve bağımsız eksperlerce yapıldığını, ihbara gerek bulunmadığını iddia ederek, öncelikle davanın kabulüne, aksi halde ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd, Şti.'nin 2017 yılı ticari defterleri, dava ve 01.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda; incelenen dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait 2017 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve dava dışı sigortalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin 2017 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 2017 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, dava dışı sigortalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin davaya konu mal bedelini tahsil ettiği, dava dışı ...'dan herhangi bir alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme tarafından yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden, dava dışı sigortalı şirketin mal bedelini USA'da yerleşik olan alıcı firmadan tahsil ettiği, sigortalının zarar görmediği, hasarın alıcıya geçmiş olduğu hususlarına yer verilerek, davacının dava dışı sigortalının haklarına halef olduğundan söz edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında, taşımanın gerçekleştiği ve meydana gelen hasarla ilgili olarak herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Davacı sigorta şirketi tarafından istinaf dilekçesinde her ne kadar mahkeme gerekçesinde yer verilen aktif husumete ilişkin açıklamanın dava dışı sigortalıya ödemenin gerçekleştirilmesi ile birlikte alacağın temlik edildiği ifadelerine vurgu yapılarak isabetli olmadığı iddia edilmiş ise de mahkeme gerekçesinde husumete ilişkin olarak açıklamalar, davacının ödemeyi gerçekleştirip gerçekleştirmediği, temlik alıp almadığı hususu olmayıp, dava dışı sigortalı şirketin ürün bedelini dava dışı alıcı firmadan tahsil etmiş olması sebebine dayandığından aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı, davasını TTK'nın 1472. maddesi gereğince halefiyete ve TBK gereğince temlik hükümlerine dayandırmıştır. TTK'nın 1472/1 maddesi gereğince; sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifadelerine yer verilmiştir. Somut olayda, sigorta şirketinin sigorta tazminatını ödediği tartışmasızdır. Halefiyetin gerçekleşme koşulları, sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının sigortalısına ödemede bulunması ve sigortalının dava hakkının bulunmasıdır. Uyuşmazlık konusu davada sigorta poliçesinin mevcudiyeti tartışmasızdır. Mali incelemeye dair 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı sigortalı şirketin 31.12.2017 tarihi itibariyle dava dışı ABD'de yerleşik olan şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı, mal bedelini tahsil ettiği ifade edilmiştir. Davacı vekili tarafından aksine bir iddia veya belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Halefiyetin gerçekleşme koşullarından bir diğeri sigortalının dava hakkının bulunmasıdır. Dava dışı alıcı firma tarafından sigortalıya emtia bedelinin 08.06.2017 tarihli faturaya istinaden 21.06.2017 - 30.06.2017 - 31.12.2017 tarihlerinde gönderilen havalelerle ödendiği, dava dışı sigortalının herhangi bir alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı sigorta şirketinin dekont örneğine göre hasar bedelini ödeme tarihi 18.10.2017 dir. Ödeme tarihi itibariyle dava dışı sigortalının emtia bedeline ilişkin bakiye alacak miktarı haricinde herhangi bir alacağı mevcut değildir. Davacı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rucüen tahsili istemi ile 15.12.2017 tarihinde takip başlatılmış, 18.12.2018 tarihinde ise iş bu dava açılmıştır. Dava dışı sigortalıya ödemenin gerçekleştirildiği son tarih 31.12.2017 tarihinden yaklaşık olarak bir yıl sonra iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, halefiyet gereğince dava dışı sigortalının TTK 1472. maddesindeki düzenleme kapsamında zarardan dolayı sorumlu olarak gösterdiği davalıya karşı dava tarihi itibariyle dava hakkının varlığından söz edilemeyecektir. Bu nedenle, davacının dava tarihi itibariyle aktif dava ehliyetinin bulunmadığının kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Diğer taraftan, temlik hükümleri gereğince dava hakkının olduğunun kabulü de mümkün görülmemiştir. Çünkü dava tarihi itibariyle yukarıda yer verildiği üzere, dava dışı sigortalının herhangi bir zararı mevcut değildir. Alıcı şirket tarafından tüm alacağı karşılanmıştır. Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarına göre davacının aktif dava ehliyeti değerlendirildikten sonra davalı taşıyıcının TTK'nın 1185/4 maddesi gereğince ayrıca taşıyanın sorumlu olmadığı hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığına da yer verilmiş ise de usul eksikliğinden dolayı davanın ret kararında işin esası ile ilgili değerlendirme yapılması isabetli olmamakla birlikte sonuca etkili görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının bu davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 23.05.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.