T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1673
KARAR NO: 2025/1783
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 17.04.2025
NUMARASI: 2023/717 Esas - 2025/283 Karar
DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 1988 yılında hâkim ve savcılara sosyal destek olmak ve konut edindirmek amacı ile yapı kooperatifi olarak kurulduğunu ve işletme kooperatifi olarak devam ettiğini, davalı şirketin müvekkili kooperatifin kurulu bulunduğu semtin ismi olan “...” ismini yapı projesinin adı olarak kullanıldığını ve marka olarak da tescil ettiğinin öğrenildiğini, inşaat projesinin yapıldığı yer ile ... semti arasında coğrafi bağlantı bulunmaması nedeniyle davalıya Beşiktaş 16. Noterliğinin 21.04.2022 tarihli ihtarının gönderildiğini, müvekkilinin yanı sıra ... semtinin bulunduğu Konaklar Mahalle muhtarlığına da site isminin, semt ismi ile iltibasa sebebiyet vereceği gerekçesi ile şikayetler yapıldığını, davalının ihtara rağmen haksız rekabetini sonlandırmadığını, davalının coğrafi olarak hiç bir ilgisi bulunmayan Sarıyer ilçesinde kurduğu inşaat projesinde Beşiktaş ilçesinde bir semti ismini kullanarak haksız rekabete yol açtığını, bu ismin tüketicide yanıltıcı etki yaptığını, kendi mahallelerindeki emlak birim fiyatının 11.821,00 TL iken davalının projesindeki emlak birim fiyatının 2.364,00 TL olduğunu belirtilerek yanıltıcı reklam yapıldığını, deprem gerçeğine rağmen davalının zemin etüdüne yer vermeyerek yanıltıcı davrandığını ileri sürerek, sarıyer ilçesinde devam eden inşaat projesinde Beşiktaş'ta yer alan semt ismini kullanarak oluşturulan haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, inşaat projesinde yer alan “...” semt isminin inşaat projesinde kullanılmasının önlenmesine, davalının https://.... com.tr adresine erişimin engellenmesi için BTK'ya talimat yazılmasına, televizyon, radyo ve diğer iletişim kanallarında yayınlanan “... ... Yapı” reklamların durdurulmasına, ... başlıklı reklam afişlerinin toplatılması yönünden tedbir kararı verilmesini talep ve dava istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin tüketiciyi yanıltmak veya haksız kazanç elde etmek gayesi olmadığını, müvekkilinin inşaat sektöründe uzun yıllardır başarılı projeler ürettiğini, ...'in müvekkilince yürütülen projenin ismi olduğunu, bu ismin proje ismi olarak kullanılmasının projenin ... semtinde yürütüldüğüne dair bir emare oluşturmadığını, davacının kullandığı internet adresinin https://....com, işletme adının ise ...Hukukçular Sitesi İşletme Kooperatifi olduğunu, müvekkilinin proje tanıtımı için kullandığı internet sitesi adresi ile karıştırılması veya tüketiciler yönünden bir iltibasa yol açmasının mümkün olmadığını, müvekkilince inşa edilen ... projesinin modern, sağlam, depreme dayanıklı, sosyal imkanları ve standartları yüksek ve lüks imkanlara sahip olan bir proje olduğunu, bu yönüyle de ... Hukukçular Sitesi ile karıştırılması veya herhangi bir iltibasa sebep olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin tüketicilere sunduğu yüksek standartlı proje ile davacı kooperatifin tüketicilere sağlayabildiği imkanlar arasında aşılması güç farklar bulunduğundan bu yönüyle de tüketici nezdinde herhangi bir karışıklık oluşmayacağını, reklamların durdurulması talebinin de reklamlarda yasa dışı bir yön bulunmaması nedeniyle dayanaksız olduğunu savunarak, davanın ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm dosya kapsamına göre; davacı yanca ...Hukukçular Sitesi İşletme Kooperatifine ait konutların yapılı bulunduğu Beşiktaş ilçesi ... mahallesinin bir semti olan ... semt isminin davalının Sarıyer ilçesindeki inşaat yapı projesinde kullanılması suretiyle tüketicilerin yanıltılmaya çalışıldığı, bu proje isminin mahalle ile iltibas ve karışıklığa sebebiyet verdiği, emlak fiyatlarını etkileyerek TTK'nın 61.vd maddeleri gereğince haksız rekabet teşkil ettiği, müvekkili Kooperatiften daire satın alarak üye olmak isteyen vatandaş yönünden iltibas yaratan durum olduğu ileri sürülmüş ise de karıştırılma ihtimalinin unsurları açısından aynı veya benzer işaret ile aynı veya benzer mal veya hizmetin sunulması arandığı gibi ayrıca hedef kitlenin bilgi düzeyi, dikkati, eğitim seviyesi gibi unsurlar da dikkate alınmalıdır. Sarıyer ilçesi ve Beşiktaş ilçelerinde mahal incelemeleri yapılarak hazırlanmış bilirkişi raporu ile davacı kooperatif konutlarının bulunduğu ... semt ismi ile davalının konut projesi ismi olarak kullandığı 'Yeni ...' proje isminin konut alımı yapacak ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratmayacağı, konut alımı yapacak olan tüketicinin iki farklı muhiti ve birbirinden tamamen farklı konutları birbiri ile karıştırma ihtimali bulunmadığı belirlenmiştir. Gerek bilirkişi raporundaki tespitler gerekse mahkememizce oluşan kanaate göre, davalının inşaat projesinde '...' adını kullanımının iltibas, haksız rekabet oluşturmadığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin resmî adresinde yer alan ve Beşiktaş ilçesinde bir semt olan "..." isminin davalı tarafından Sarıyer ilçesinde yapılan inşaat projesinde kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin aynı semtte bulunmasının yanı sıra, semt ismini gösteren PTT ve okul fotoğrafları ile mahallelinin itiraz dilekçelerin de dava dilekçesine eklendiğini, alınan raporda semt isminin başka ilçedeki inşaatta kullanılmasının haksız rekabet oluşturmadığının belirlendiğini, rapora yönelik itirazların dikkate alınmadan karar verildiğini, kooperatifin bulunduğu yerin adı ile konut projesi olarak kullanılan adın ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturmayacağına ilişkin gerekçenin Yargıtay'ın iltibas için belirlediği kriterlere aykırı olduğunu, zira bir çok kararda, iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı hususunda yapılacak değerlendirmede, inceleme konusu işaretler arasında görsel, işitsel, anlamsal ve yazılış benzerlikleri ve işaretlerin bir bütün olarak ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde bıraktığı genel izleniminin dikkate alınması gerektiğinin kabul edildiğini, bu davada da iltibasa yol açtığı iddia edilen isim "..." ismi olduğunu, bu istim davalı tarafından hiç bir değişiklik yapılmadan kullanıldığını, Sarıyer'de inşaat projesi ismi olarak kullanılan bu ismin iltibas oluşturduğunu, esas sorunun konutlar ve konutların ayırt ediciliği olmayıp, ... semt isminin bir başka ilçede kullanılıp kullanılamayacağı olduğunu, konusunda uzman olmayan bilirkişilerin görüşü ile karar verilmesinin hatalı olduğunu,Haksız rekabetten bahsedebilmek için aldatıcı veya herhangi bir şekilde objektif iyi niyet kurallarına aykırı hareketlerin bulunması gerektiğini, davalının da Beşiktaş ilçesinin güzide bir semtinin ismini farklı bir ilçede yaptığı inşaat projesinde kullanarak iktisadi çıkar elde etmeye çalıştığını, bunca isim bulunmasına rağmen yakın bir ilçedeki ismin başka bir ilçedeki inşaatta kullanılmasının açıkça kötü niyetli olduğunu, başka bir kişinin de inşaat projesinde 5 ... ismini kullandığını ve buna kimsenin itiraz etmediğini, zira böyle bir semt bulunmadığını, gerçekte bulunan bir semt isminin başka bir inşaat projesinde kullanılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Kullanılan reklamlarda da tüketicinin yanıltıldığını, zira mahallede emlak birim fiyatlarının 11.821,00 TL olmasına rağmen davalının başlattığı ... projesinde emlak birim fiyatlarının 2.364,00 TL civarında olduğunu, semtte yapılan tetkiklerde zeminin ZC olarak belirlenmiş iken davalının projesinde zemin etüdüne yer vermeyerek semt ismini bu yönden de yanıltıcı şekilde kullandığını, davalının inşaatında yaşanabilecek bir sıkıntının semtin ismine zarar verebilecek nitelikte olduğunu, proje ile semtin ikinci köprünün kuzey ve güneyinde yer aldığını ve yakın konumda bulunduklarını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Beşiktaş ilçesinde bir semt ismi olan "..." ibaresinin başka bir ilçede yapılan inşaat projesinde kullanılarak haksız rekabet oluşturulduğunun tespiti ve haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı kooperatif 1988 yılında konut yapı kooperatifi olarak kurulmuş, yapı kooperatifinin işletme kooperatifine dönüşerek hukuki varlığını sürdürdüğü dava dilekçesindeki açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davacı kooperatifin Beşiktaş İlçesinde bulunan ... Mahallesindeki ... olarak bilinen yerde bulunduğu anlaşılmıştır. İşletme kooperatifinin bulunduğu ... semtinin başka bir ayırıcı ibare kullanılmaksızın, davalı tarafından yapılan inşaat projesinde kullanılmasının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı uyuşmazlık konusudur. Davalının yapmakta olduğu inşaatın tanıtım reklam ve ilanlarında, "... ..." ibarelerini içerir reklamlar yaptığı; ... isminin bir semt ismi olarak bu semtte bulunan Postahanenin de ... Postahanesi olarak bilindiği, Konaklar mahallesi sakinlerince, davalının kullanımının iltibas oluşturduğu belirtilerek, davalı kullanımının değiştirilmesini istediği anlaşılmıştır. Davacının ticaret unvanı ...Hukukçular Sitesi İşletme Kooperatifi olup, davacının unvanı veya işletme adına yönelik bir ihlalin bulunduğu ileri sürülmemiştir. Davacının iddiası dava ve istinaf dilekçesindeki açıklara göre TTK'nın 55/1-a maddesine dayanmaktadır. TTK'nın 55/1-a maddesinde, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, işletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak halleri haksız rekabet olarak belirlenmiştir.Diğer yandan TTK'nın 54. maddesine göre, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacının ... ibaresini kullanım şekli, bu muhitte ev almak isteyen ortalama bir tüketici üzerinde her hangi bir karışıklığa yol açacak nitelikte değildir. Belirtilen ibare harcı alem bir ibare olup, ... ibaresinin ortaya çıkarılıp duyurulmasında davacının bir emek ve çabası da bulunmamaktadır. İbarenin kullanım şeklinde, davacının veya başka kişilerin emtiasına veya unvanına zarar verici ibare ve içerik bulunmamaktadır. Davacı kooperatif üyelerinin aldıkları kooperatif evlerinin yapım tarihi ve konumu dikkate alındığında, davacının kullandığı ibarenin, kooperatif konutlarına zarar verici bir yönü bulunmamaktadır. Davacının satış ve reklamlarında dosyadaki bilgilere göre TTK'nın 55/1-a maddesinin alt bentlerinde belirtilen şekilde rakiplerin ve müşterilerin zararına neden olacak bir husus bulunmamaktadır. ... ibaresinin kullanıldığı inşaatın yeri dikkate alındığında, ortalama bilinç düzeyine sahip bir tüketici üzerinde yanıltıcı veya davacı açısından haksız rekabete yol açacak bir etkisinin bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Her hangi bir kişinin, oluşumunda bir katkısı bulunmayan, anonim ve harcı alem bir ibarenin bir inşaat projesinde kullanılmasının, kullanan kişiye veya rakiplerine veya ortalama tüketiciye olumlu veya olumsuz bir etkisi bulunmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 13.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.