T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/955
KARAR NO: 2025/1101
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12.03.2025 tarihli karar (ek karar)
NUMARASI: 2024/1257 Esas - 2024/1266 Karar
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz isteyenler tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden alacaklılar vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketler ile borçlu arasında 14.08.2024 tarihinde düzenlenen Protokol ve 15.08.2024 tarihinde düzenlenen Ek Protokol uyarınca, müvekkillerinin ... Yatırım ve İnşaat A.Ş.'nin %50 oranındaki B Grubu paylarını 80.000.000,00 USD peşin bedelle borçluya devrinin kararlaştırıldığını, 14.08.2024 tarihli Protokolün satış şartlarını belirleyen 4. maddesinde, hisse devir sözleşmesi imzalanmasından önce ve 14.08.2024 tarihli Protokolün imzalanmasından itibaren üç iş günü içerisinde 2.500.000,00 USD'nin avans olarak ödeneceği, taraflardan birisinin protokolden dönmesi veya edimini yerine getirmemesi halinde cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, avans ödemesinin yapılmaması üzerine Kadıköy ... Noterliğinin 02.10.2024 tarihli ihtarı ile cezai şart saklı kalmak üzere avans ödemesinin üç iş günü içerisinde yapılmasının istenmesine rağmen borcun ödenmediğini, müvekkillerinin alacağının yazılı belge ile belirlendiğini ileri sürerek, 2.500.000,00 USD karşılığı 84.131.000,00 TL tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesini 16.10.2024 tarihli kararı ile ihtiyati haciz talebinin, cezai şart borcunun bulunup bulunmadığı konusunda yaklaşık ispat oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Alacaklı vekilinin bu karar yönelik istinaf başvurusu Dairemizin 28.01.205 tarih ve 2025/37-82 E.K. sayılı kararı ile kabul edilmiş ve sözleşmede fesih hakkı bulunduğu, cezai şart alacakları yönünden ihtiyati haciz talep edilmesini engeller bir düzenleme bulunmadığı, ihtiyati hacze ilişkin genel isat koşullarının değerlendirilerek karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, bu kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararımızdan sonra yapılan yargılama sonucunda verilen 12.03.2025 tarihli kararla; "...Talep ihtiyati hacze ilişkindir. Mahkememizin 22/10/2024 tarih 2024/1257 Esas-2024/1266 Karar sayılı kararı ile '..karşı tarafın ceza-i şart koşulu, ödeme borcunun doğup doğmadığı konusunun ispata muhtaç olduğu, dolayısıyla muaccel bir alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, İİK'nun 257. maddesindeki yasal şartların bulunmadığı..' gerekçesiyle alacaklılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, alacaklılar vekili tarafından 12/11/2024 tarihli dilekçesi ile anılan mahkememiz kararının istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2025 tarih 2025/37 Esas, 2025/82 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının '..Sözleşmede fesih hakkı tanınmış olup davacının talebi cezai şarta ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının yargılamayı gerektirdiği bu nedenle yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı belirtilmiştir. Oysa yasada cezai şart alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini engeller bir hüküm bulunmadığı gibi bu tür istemler yönünden, farklı bir yaklaşık ispat ölçüsü de bulunmamaktadır. Koşullarının oluşması halinde cezai şart alacağı yönünden de ihtiyati haciz kararı verilebilir. Bu nedenle taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin 4. maddesinin değerlendirilerek bu maddeye göre yaklaşık ispat koşulu dikkate alınarak ihtiyati haczin diğer koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken, uyuşmazlığa ilişkin sözleşme ve deliller değerlendirilmeden talebin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı bulunduğu,..' gerekçesiyle kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememizce oluşturulan tensip zaptı ile duruşma günü verilerek taraflara tebliğ edilmiş, taraflar vekilleri ve asil duruşmada dinlenmiştir.Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında akdedilen 14/08/2024 tarihli protokol ve 15/08/2024 tarihli ek protokol başlıklı sözleşmenin 4.b maddesinde, tarafların ayrıca hisse devir sözleşmesi imzalayacakları, devir sözleşmesinin imzalanmasından önce ve bu sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden 3 iş günü içinde hisse devri bedelinden mahsup edilmek üzere avans olarak 2.500.000,00 USD karşılığı ödeneceği kararlaştırılmıştır.Protokolün 4.d maddesinde ise taraflardan herhangi birinin protokolden dönmesi halinde yahut edimlerini yerine getirmemesi halinde kapora haricinde olmak üzere devredenin aldığı kaporayı iade edeceği ayrıca 5.000.000,00 USD cezai şart ödeyeceği, devralanın ise bu durumda 2.500.000,00 USD cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır.Mahkememizce istinaf bozma ilamı öncesinde yapılan değerlendirmede; gerek ceza koşulu gerekse ödeme/avans talebi yönünden değerlendirme yapılmış ve taraflar arasındaki sözleşme şartlarının yerine getirilip getirilmediği, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, avans ödemesinin gerçekleştirilmemesi sebebiyle cezai şart talep edilip edilemeyeceği noktasında yargılama yapılması gerektiği kanaatiyle yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı vicdani kanaatiyle ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden tarafça mahkememizden iş bu ihtiyati haciz talebi öncesinde karşı tarafa 02/10/2024 tarihinde çektiği ihtarnamede ceza koşulu saklı tutularak avans ödemesi yapılmasına yönelik ihtarda bulunulduğu, talep dilekçesi ve istinaf başvuru dilekçesinde de avans ödemesi talep ettiğini bildirdiği, istinaf bozma ilamı sonucuna göre mahkememizce bu husustaki soru işaretini gidermek amacıyla duruşma açıldığı, talep eden vekilinin duruşmada ceza koşulu talebinde bulunduklarını belirttiği, karşı tarafın ise sözleşmenin kurucu unsurlarındaki eksiklerden bahsettiği, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının yargılamayı gerektirdiği bu nedenle yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı İİK'nun 257. maddesindeki yasal şartların bulunmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile borçlu arasında 14.08.2024 tarihli Protokol ile 15.08.2024 tarihli Ek Protokol düzenlendiğini, 14.08.2024 tarihli Protokolün, müvekkillerinin, ... Yatırım ve İnşaat AŞ'nin %50 oranındaki B Grubu hisselerinin 80.000.000,00 USD peşin bedel karşılığı borçluya devrinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketlerin sözleşmede devir eden, borçlunun devir alan olarak tanımlandığını, Protokolün 4. maddesinde, ödemenin ne şekilde yapılacağı ve avans ödemesi yapılmaması hâlinde uygulanacak hükümlerin belirlendiğini, buna göre, devir öncesi borçlunun 2.500.000,00 USD tutarında avans ödemesi yapasının kararlaştırıldığını, ödemeden sonra tarafların ayrıca pay devir sözleşmesi imzalayacaklarının kararlaştırılıdğını, anılan maddenin d bendinde, taraflardan birinin bu protokolden dönmesi yahut edimlerini yerine getirmemesi hâlinde, devredenin aldığı kaporayı iade edeceği gibi 5.000.000 USD cezai şart ödeyeceğinin, devralanın ise kapora haricinde olmak üzere 2.500.000 USD cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını, avans ödemesinin yapılmaması üzerine keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin 02.10.2024 tarihli ihtarı ile hisse devrine hazır olunduğu ve avans ödemesinin yapılmasının istendiğini, ihtara ve sözleşmede belirlenen üç günlük sürenin geçmesine rağmen avans ödemesinin yapılmadığını, avans ödemesi yapılmadığından payların devir edilemediğini, alıcının temerrüde düştüğünü ve borcun vadesinin geldiğini, bu gibi durumlarda ihtiyati haciz kararı verileceğine ilişkin çok sayıda Yargıtay kararı bulunduğunu, avans ödemesinin üç günde yapılmaması ile ceza alacağının oluştuğunu ve alacağın muaccel olduğunu, rehin ile temin edilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece; cezai şart alacağının bulunup bulunmadığının ispata muhtaç olduğu, dolaysıyla alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, alacaklıların ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın yerinde olup olmadığı, somut olayda borçlular yönünden ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına ve miktarına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğu konusunda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.Yukarıda açıklandığı üzere, İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Taraflar arasında düzenlenen 14.08.2024 tarihli protokolün 4/a maddesine göre, alacaklılara ait ... İnşaat AŞ'de bulunan B grubu %50 hissenin 80.000.000,00 USD peşin bedelle borçluya satışı kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye ile bedelin otuz gün içinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 4.b maddesinde, tarafların ayrıca hisse devir sözleşmesi imzalayacakları, devir sözleşmesinin imzalanmasından önce ve iş bu sözleşmenin yani protokolün imzalandığı tarihi takip eden üç işgünü içinde, hisse devri bedelinden mahsup edilmek üzere, 2.500.000,00 USD avans ödemesinin yapılacağı kararlaştırılmıştır. Protokolün 4/d maddesinde ise taraflardan herhangi birinin protokolden dönmesi halinde yahut edimlerini yerine getirmemesi hâlinde kapora yani avans haricinde olmak üzere, devredenin aldığı kaporayı iade edeceği ve ayrıca 5.000.000,00 USD cezai şart ödeneceği; devralanın ise bu durumda 2.500.000,00 USD cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 15.08.2024 tarihli ek protokolde ise borçlunun devir edilen şirkette bulunan A grubu hisseleri de 30.000.000 USD bedelle alacağı bu suretle A ve B grubu hisseler için 110.000.000 USD ödeneceği belirlenmiştir. Alacaklılar tarafından keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin 02.10.2024 tarihli ihtarında, borçlunun protokolün 4/b maddesine göre edimini yerine getirmemesi nedeniyle 4/d maddesine göre cezai şarto ödemesi gerektiği belirtilerek, yükümlülüklerin yerine getirilmesi, aksi hâlde cezanın ödenmesi istenmiştir.Yukarıda yapılan hukuki açıklamalar ışığında, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık olanak ispat edilmiş olması, alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir. Bu genel kural, her türlü para alacağı için geçerli olup ceza koşulu alacağı bakımından özel bir ispat şartı mevcut değildir.Somut olayda, ceza koşulu alacağı için ihtiyati haciz talep edilmekte olup alacaklının dayandığı ceza koşuluna ilişkin Protokolün 4. maddesinde, sözleşmenin borçlusunun pay devir bedelini ödeyeceği dikkate alınarak, sözleşme taraflarının ödeyecekleri bakiye ceza miktarları arı ayrı belirlenmiştir. Protokolda, tarafların edimleri arasında öncelik sıralaması yapılmış olup ilk edim, borçlunun ödeyeceği 2.500.000 USD peşinat yani avans olarak kararlaştırılmıştır. Bu durumda öncelikle borçlunun yani hisseleri devralacak olanın edimini ifa etmesi germektedir. TBK'nın 97. maddesine göre, "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Buna göre, sözleşmedeki ilk ifanın borçlu tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. Borçlu vekilince sunulan dilekçede, pay senetlerinin varlığı ve takyidatlı olup olmadığına ilişkin bir kısım soyut savunma sebepleri ileri sürülerek ihtiyati hacze karşı çıkılmıştır. Bu savunma sebepleri, sözleşmelerin yani protokolün ve ek protokolün imzalanması sırasında denetlenmesi mümkün olan hususlardır. Bu savunmalar elbette ileride açılacak esasa ilişkin bir davada ileri sürülüp ispat edilebilecek hususlar olmakla birlikte, tarafların imzalarını inkâr etmedikleri protokol içeriğine göre, ihtiyati haciz talep eden bakımından ihtiyati haciz talebi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini kabul etmek gerekir.Diğer bir deyişle, protokolün 4. maddesi uyarınca, borçlunun avans ödemesi için açık bir vade kararlaştırılmış olup, protokolün imzalanmasından sonra üç gün içinde avansın edenmiş olması gerekirken bu avansın ödenmediği; protokolün 4.d bendinde taraflardan birinin protokolden dönmesi veya protokolde kararlaştırılan edimlerini yerine getirmemesi hâlinde ceza koşulunun ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla alacağın muaccel olduğu; protokolün 4.d maddesi uyarınca ceza koşulu miktarının kapora haricinde 2.500.000,00 USD olarak belirlenmiş olup, alacak miktarına dair yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, böylece İİK'nın 257 ve 258. Maddeleri uyarınca ihtiyati haczin tüm koşullarının bulunduğu kanaatine varılmıştır. Borçlunun savunmaları esas yargılamada değerlendirilecek hususlar olup, ihtiyati haciz talebi bakımından yaklaşık ispat sağlanmış durumdadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, alacaklılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının alacağı döviz cinsinden olup, talep dilekçesinde, talep tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı 84.131.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz talep edilmiş olup, bu miktar üzerinden talep kabul edilmiştir. İİK'nın 259.maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep edenin, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü kişilerin muhtemel zararları için teminat yatırması zorunludur. Somut olayda ihtiyati haciz talebinin iki taraf borç yükleyen protokol uyarınca verilmiş olması, savunma sebeplerinin esas yargılama içinde değerlendirilecek olması dikkate alınarak, teminat miktarının %25 oranında belirlenmesinin tarafların menfaat dengelerine uygun olacağı kanaatine varılmıştır.alacağının varlığı ve miktarının İİK'nın 258. maddesine göre yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı, alacağın muaccel olduğu ve rehinle teminat altına alınmadığı anlaşılmakla dosya içeriğindeki delillere göre talebin takdiren %25 teminatla kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Teminat miktarının belirlenmesinde Dairemizce incelemenin yapılarak karar verildiği 19.06.2025 tarihi için TCMB intarnet sayfasında ilan edilen efektif satış kuru esas alınarak hesaplama yapılmıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, alacaklılar vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek karar başlıklı 12.03.2025 tarihli kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığında kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, alacaklılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 12.03.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İhtiyati haciz talep eden alacaklılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca kabulü ile borçlulun, 2.500.000,00 USD'nin talep tarihindeki USD kuru üzerinden belirlenen 84.131.000,00 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %25 oranında belirlenen 21.032.750,00 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden alacaklılar vekiline verilmesine,3-Kararın yetkili icra müdürlüğünce icrasına,4-Karar tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 7.500,00 TL maktu avukatlık ücretinin, esas hakkındaki takip veya davada haklı çıkması kaydıyla, karşı taraf/ borçluya tahmiline, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran alacaklılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, alacaklılara iadesine,6-İhtiyati haciz talep edenler tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 285,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.968,10 TL kanun yolu giderinin, esas hakkındaki takip veya davada haklı çıkması kaydıyla, karşı taraf/ borçluya tahmiline,7-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.19.06.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.