T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/759
KARAR NO: 2025/941
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2025
NUMARASI: 2024/1074 E. - 2025/148 K.
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ''... Mad. Sanayi-...''ı hasım göstererek Bakırköy 46. İş Mahkemesinde 2024/227 Esas sayılı sigortalılık ve hizmet başlangıç tarihinin 04.12.1988 olduğunun ve 08.02.2024 tarihli tahsis talebini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığının bağlanmasının ve yasal faizi ile ödenmesine ilişkin tespit davasını açtığını, Bakırköy 46. İş Mahkemesince, müvekkiline, davalı olarak gösterilen ... Mad. Sanayi-... isimli iş yerinin terkin edilmesi sebebiyle ihya edilmesi için dava açmak üzere kesin süre verildiğini, müvekkili tarafından açılan tespit davasında taraf teşkilinin sağlanması ihya kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ... Mad. ... ... isimli şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; ihyası (ek tasfiyesi) talep edilen tacirin, gerçek kişi olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını, sicil kayıtları incelendiğinde ... Maddeler Sanayi ... (TSN: ...) adlı tacirin TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilmediğini, gerçek kişi tacir olması sebebiyle terkin işlemi ve tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla da bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkinin söz konusu olmayacağını, tüzel kişi tacirlerden farklı olarak gerçek kişi tacirlerin, ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda İİK'nın 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmadığını, bu itibarla, ticaret sicili kaydı Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 51. maddesine istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin, ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin ''Kaydın silinmesi'' başlıklı 51. maddesinde gerçek kişiye ait ticari işletmenin, faaliyetine son vermesi durumunda ticari işletmenin sahibince Müdürlüğe başvurulacağı veyahut da ticareti terk ettiği herhangi bir şekilde tespit edilen gerçek kişilere ait ticari işletmenin kaydı, ilgili resmi makamdan alınacak yazı üzerine resen silinebileceği, ticareti terk eden tacirin, İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesine göre terk dilekçesi ile birlikte mal beyanını da Müdürlüğe vermesinden başkaca hiçbir prosedür düzenlenmediğini, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.2022 tarihli, E. 2022/5627 K. 2022/6951 sayılı ilâmı, 10.09.2018 tarihli, E. 2018/2927 K. 2018/5083 sayılı ilâmı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarihli, E. 2020/1975 K. 2020/356 sayılı ilâmının da bu yönde olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmemesi hâlinde müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK. m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yasal hasım olduğunu, davanın açılmasına sebep olmadığını, bu sebeple yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava ; 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ... sicil numarasında kayıtlı ...'ın adresinin, ... Cad. ... Sk. No: ... Kat:... Bakırköy/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır.Dosya kapsamından ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesi uyarınca 07/06/2013 tarihinde davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından sicilden re'sen terkin edildiği görülmüştür. Terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında, üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı TTK' nın geçici 7. maddesinin onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı TTK' nın 547. Maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.04.2024 Tarih ve 2024/1565 E. - 2024/2662 K. sayılı ilamı) İş bu yargılama dosyasındaki talepte bu mahiyettedir. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy 46. İş Mahkemesi'nin 2024/227 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin tespit istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest takipte taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı olan ... (TCKN: ...)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ..., dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Yine, davalı şirket yetkilisi de, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Davalı ... sicil müdürlüğünün terkin işlemlerini usulüne ve mevzuata uygun yapmadığına dair bir iddianın da davacı tarafça ileri sürülmediği gözetildiğinde, kanuni görevini yapan davalı ... sicil müdürlüğünün ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen şirket yetkilisinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 07/06/2013 tarihinde, 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca resen sicilden terkin edilen ... Maddeler Sanayi ...'ın sicildeki terkin kaydının Bakırköy 46. İş Mahkemesinin 2024/227 Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına, şirket ortağı ... (TCKN: ...) 6102 Sayılı TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirket ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihyası (ek tasfiyesi) talep edilen tacirin, gerçek kişi olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını, sicil kayıtları incelendiğinde ... Sanayi ... (TSN: ...) adlı tacirin TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilmediğini, gerçek kişi tacir olması sebebiyle terkin işlemi ve tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla da bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkinin söz konusu olmayacağını, tüzel kişi tacirlerden farklı olarak gerçek kişi tacirlerin, ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda İİK'nın 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmadığını, bu itibarla, ticaret sicili kaydı Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 51. maddesine istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin, ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin ''Kaydın silinmesi'' başlıklı 51. maddesinde gerçek kişiye ait ticari işletmenin, faaliyetine son vermesi durumunda ticari işletmenin sahibince Müdürlüğe başvurulacağı veyahut da ticareti terk ettiği herhangi bir şekilde tespit edilen gerçek kişilere ait ticari işletmenin kaydı, ilgili resmi makamdan alınacak yazı üzerine resen silinebileceği, ticareti terk eden tacirin, İcra ve İflas Kanunu’nun 44. maddesine göre terk dilekçesi ile birlikte mal beyanını da Müdürlüğe vermesinden başkaca hiçbir prosedür düzenlenmediğini, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.10.2022 tarihli, 2022/5627 Esas, 2022/6951 Karar sayılı ilâmı, 09.01.2014 tarihli, 2013/10054 Esas, 2014/361 Karar sayılı ilâmı, 10.09.2018 tarihli, 2018/2927 Esas, 2018/5083 Karar sayılı kararlarının da bu yönde olduğunu, bu hususların cevap dilekçelerinde de izah edildiğini, ancak mahkemece dikkate alınmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticaret sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Ancak TTK'nın 547. maddesi ve geçici 7. maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesi söz konusu olan tacir, gerçek kişi tacir değil, ticaret şirketleridir. Bir diğer deyişle, sadece ticaret şirketleri ve kooperatifler hakkında ihya talep edilebilir. Çünkü, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin taraf ehliyeti sona erdiğinden hukuki yararı bulunanlar, şirketin sicil kaydının ihyasını talep edebilirler. Gerçek kişi tacirler ise, ticari işletmelerini ticaret siciline tescil ettirmek zorunda olmakla birlikte gerçek kişi tacirin ticaret sicilinden işletme kaydını ve dolayısıyla tacir kaydını terkin ettirmiş olması, gerçek kişi tacirin taraf ehliyetini ortadan kaldırmayacağından, gerçek kişi tacirin ticaret kaydının ihyası talep edilemez. Böyle bir talepte bulunulmasında davacının hukuki yararı bulunmaz. Gerçek kişi tacirin ölümü halinde, yasal mirasçılarına dava yöneltilmesi mümkün olduğundan, gerçek kişi tacirin ölmüş olması nedeniyle de ticaret sicil kaydının ihya edilmesi söz konusu olamaz (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 20.02.2025 tarihli ve 2025/390 Esas, 1105 Kararı, 04.09.2024 tarihli ve 2024/4072 Esas, 2024/6020 Karar sayılı kararı, 12.03.2024 tarihli ve 2024/1193, 1994 Karar sayılı kararları da bu yöndedir). Somut olayda, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davacı tarafça ihyası istenen ''...'' işletmesinin bir gerçek kişi tacire ilişkin olduğu, Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin gerçek kişi tacirlere ilişkin 51. maddesi uyarınca 07.06.2013 tarihinde sicilden resen silindiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince, gerçek kişi tacirin ticaret sicil kaydının ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, sanki ticaret şirketi gibi değerlendirilerek ihya kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davalı ... Sicil Müdürlüğünü kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğüne verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider ve delil avanslarının, karar kesinleştiğinde, yatıran taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden: a-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı ... Sicil Müdürlüğüne iadesine, b-Davalı tarafından harcanan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 140,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.823,10 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sicil Müdürlüğününe verilmesine, 7-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 8-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.