T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/713
KARAR NO: 2025/1151
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 08.02.2024
NUMARASI: 2023/966 Esas - 2024/104 Karar
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
Zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafına ait İstanbul İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sok. No:... de bulunan yapının Büyükçekmece Belediyesi tarafından yıkılmış olduğunu ve tüm molozunun da belediye tarafından kaldırılarak çöpe atıldığını, hiçbir şeyi almaya dahi izin verilmediğini, bu mecuru kiraya verdiği ...'tan öğrenmiş bulunduğunu, bu yapının 2 bölümden oluştuğunu, bir kısmını çalışanı ...'a kiraya vermiş bir kısmını da hem ... İnşaat şirket ofisi hem de yöneticisi olduğu ... Sitesinin ofisi olarak kullanmakta olduğunu, bu yıkımla hatırlayabildiği kaybolan evraklar ve projelerin, anahtar teslimi yapımını üslendiği, müteahhidi olduğu ve 16/06/2013 tarihinde başladığı ... Yeni ... ada ... parselde bulunan... Sitesine ait tüm resmi ve özel evraklar, aldığı tüm malzemeler ve bunlara ait faturalar, ödeme makbuzları, ödeme dekontları, çekler, senetler şeklinde olduğunu, bu yıkımla zayi olduklarını, yöneticisi olduğu ... Sitesi'ne ait toplantı tutanakları, işçilik ve maaş ödeme makbuzları, malzeme ödeme makbuzları, faturalar, irsaliyeler, siteye yapılan harcama makbuzları, sözleşmeler vs her türlü evrakın zayi olduğunu, mecurda bulunan ve kiralayan ...'a ait evrakın ve eşyaların da aynı şekilde yıkım ile birlikte molozlara karışarak atıldığını da öğrenmiş bulunduğunu, bu konuda herhangi bir sorumluluğu olmadığını, ayrıca firmalarının danışman mimarı ...'nin de bu yeri ofis olarak kullanmakta olup, kendi şahsına ait muhasebe evrakları, kira kontratları, inşaat, tadilat ödeme dekontları ile yine kendi şahsi şirketi olan ... İnş. ... San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait ticari defter, fatura ve dekontların da bu yıkımla birlikte zayi olduğunu beyanla; 2013 yılı ve geçmiş yıllara ait tüm defter, fatura ve sair belgelerinin zayi olduğuna dair tarafına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı vekili her ne kadar mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile yetkilisi olduğu ... İnşaat şirketine ait ve yine yöneticisi olduğu ... Site Yöneticiliği'ne ait tüm ticari defter, fatura ve sair belgelerin tarafına ait İstanbul İli Büyükçekmece İlçesi ... Mahallesi ... Sok. No:.. de bulunan yapının Büyükçekmece Belediyesi tarafından yıkılmış olması ve tüm molozunun da belediye tarafından kaldırılarak çöpe atılmış olması nedeniyle zayi olduğundan bahisle huzurdaki davayı açmış ise de; ilgili Büyükçekmece Belediye Başkanlığı'ndan dosyaya celp edilen belgeler uyarınca zayi belgesi verilmesine konu defter, fatura ve sair belgelerin konteyner vasfında yapıda saklandığı ve kamu alanında kaldığının belirtildiği, belirtilen durumların basiretli bir tacir olmanın gerekliliğine uygun olmadığı, tacir olan davacının talebe konu defteri güvenli bir şekilde muhafaza etmesi gerektiği, basiretli bir tacirin bu dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, nedeni ne olursa olsun defterlerin güvenli bir yerde güvenli bir şekilde muhafaza edilmemesi nedeni ile davacının özen görevini yerine getirmediği, bu yönde gereken duyarlılığı göstermediği ve kusurlu olduğu, tutulması zorunlu ticari defterlerin şirket merkezinde bulundurulması gerektiği ve zayi olayının davacının gerekli tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kendi iradesi dışında bir mücbir sebepten kaynaklanması gerektiği, ne var ki işbu dosya kapsamında gerçekleştiği iddia olunan kaybolma olayı için bu şartın gerçekleşmemiş olduğu..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılamada Büyükçekmece Belediye Başkanlığı’na müzekkere yazılarak yıkıma ilişkin evrakın gönderilmesi istenildiğini, gönderilen yazılı belge ve fotoğraflarda dava dilekçesindeki anlatımın doğruluğu kesinlik kazanmış ise de mahkemece evrakın güvenli bir ortamda muhafaza edilmediği gerekçesi ile dava reddettiğini, oysa evrakın saklandığı yer müvekkilinin daima bulunduğu, emniyetli ve yıllardır kullanımında olan arazi içindeki konteyner olduğunu, konteyner içerisindeki bürosundan bütün işlerini yürütmekte olan müvekkilinin basiretsiz olduğunun kabul edilemez olduğunu, Nitekim evraka zarar veren kurumun müvekkiline hiçbir bildirimde de bulunmadığını, evrakını toplaması ve gerekli önlemleri alması için tebligat yapmadığını, aniden ve ortamda bulunmadığı bir sırada sadece belge ve evraka değil ağaçlara, hayvanlara ve arazinin bütününe hoyrat bir şekilde davranarak zarar verdiğini, nitekim bu hususta Büyükçekmece 5.Asliye hukuk Mahkemesinin 2024/293 E sayılı dava dosyası ile tazminat davası devam ettiğini, söz konusu arazinin müvekkili tarafından imar ve ihya edildiğini, bina yapımı yasak olduğundan dolayı konteyner içerisinde yazıhane olarak kullanılan mekanda ticari defter ve belgelerin korunmasında bir basiretsizlik bulunmadığını, zayi belgesi talebinin reddi neticesinde müvekkilinin maddi kayıp yaşayacağını, mahkemece duruşma açılıp yeterli tahkikat yapılmadığından dolayı yanılgılı hüküm tesis edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçeyle, talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür."Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8).Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren bir ay içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). İş bu zayi davası için öngörülen hak düşürücü süre onbeş gün olarak kabul edilmiş ise de 05.07.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 55.maddesi ile TTK'nın 82/7.maddesindeki süre bir aya çıkarılmıştır. Davacı tacirdir. Zayi olduğu beyan edilen ticari defterler ile faturalar saklanması zorunlu olan belgelerdendir. Davacı dava dilekçesinde zayi oldununu tespitini talep ettiği belgelerin neler olduğunu belirtmiştir. Buna göre fatura ve ticari defterler gibi saklanması zorunlu belgeler belirlenmeli, bunun dışındaki belgelerin ise mahkemece davacıya açıklatılarak zayi belgesi verilmesi gereken belgelerden olup olmadığının, davacının dava açma konusunda aktif dava ehliyetinin ve hukuki yaranının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece HMK'nın 31.maddesine göre davacıdan açıklama istenerek, zayi olduğu ileri sürülen her bir ticari defter ve belgenin açıklattırılması ve belgelerin basım veya tasdikine ilişkin bilgilerin istenerek gerekli araştırmaların yapılması gerekmektedir. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın bir aylık süre içinde açılması gerekir. TTK'nın 82/7. Maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur. Mahkemece yazılan gerekçede, davacının saklama ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacı iddiasına göre zayiye neden olan konteynerin yıkım tarihine ilişkin belediye evraklarının dosyaya kazandırıldığı anlaşılmaktadır. TTK'nın 82 maddesindeki hak düşürücü sürenin başlangıç tarihi, öğrenme tarihi olup davacıdan bu konuda sunduğu deliller de dosyaya kazandırılarak, hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı belirlenmesi gerekirken bu konuda mahkemece gerekli incelemeler yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacının, belgelerinin zayi olduğunu tam olarak öğrendiği tarihin dosyadaki belgeler ve bu konuda davacı delileri de dosyaya kazandırılarak ve değerlendirilerek, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi ve resen araştırma ilkesi kapsamında tüm deliller toplanarak sonuca gidilmesi gerekirken, öğrenme tarihi tam olarak tespit edilmeden ve hak düşürücü süre içinde davanın açılıp açılmadığı değerlendirilmeksizin, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçeyle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemeseine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.06.2025