T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/33
KARAR NO:2025/79
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:23.10.2024
NUMARASI:2024/2023 D.iş - 2024/2020 Karar
TALEP:İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:İhtiyati haciz isteyen vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu ...AŞ arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine borçlu ...'un kefil olarak katıldığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan 631.187,13 TL alacağının ödenmemesi üzerine Gebze .... Noterliğinin 02.02.2024 tarihli ihtarı ile hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, borçlunun 242.387,13 TL nakdi alacağa yeter mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini, 388.800,00 TL gayri nakdi çek garanti bedelinin deposuna karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm bu yasal nedenler ile belirtilen ilkeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz isteyen tarafın talebe konu genel kredi sözleşmesi ve ihtarname sunulduğu, ihtiyati hacze konu alacağın icra takibine konu edildiği, icra takibinde itiraza uğradığı, alacağın varlığı ve miktarının çekişmeli hale geldiği ve yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağı, gayri nakdi alacak yönünden zaten ihtiyati haciz talep edilemeyeceği, bu kapsamda nakdi ve gayrinakdi alacak talepleri bakımından İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği, alacağın varlığı ispat edilemediği..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkil ile borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine ...'un müteselsil kefil olarak katıldığını, sözleşme uyarınca borçluya kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek takip başlatıldığını, alacağının icra takibine konu edilmesinin akabinde takibe, kefil/borçlu tarafından itiraz edilmesi ile alacağın çekişmeli hale geldiği, bu hususun yargılama gerektirdiğinden ihtiyati haciz talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, İİK'nın 258/1.maddesine göre: "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." hükmü gereği alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık olarak kanıtlanmasının yeterli olduğunu, hesabın kat edilerek borçlunun sözleşmede belirtilen adresine hesap özetinin gönderildiğini, ihtarın iade edilmesine rağmen sözleşmenin 13.2 maddesi uyarınca ihtarnamenin asıl kredi borçlusuna anılan tarihte tebliğ edildiğinin kabulü gerektiğini, ihtarın kefil ...'a 06.02.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, İİK'nın 257.maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, müteseslsil kefil borçlu hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulabilmesi için asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması yeterli olup, kefile ihtar tebliğine dahi gerek bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Talep, İİK'nın 258. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı,alacaklı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Alacaklı vekili 242.387,13 TL nakdî alacak yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, 388.800,00 TL çek garanti bedeli yönünden ise depo talebinde bulunmuştur. Bankanın henüz gerçekleşmemiş depo talebi riski yönünden ihtiyati haciz istemi şartları oluşmadığından, mahkemece depo talebine yönelik istemin reddine karar verilmesi yerindedir. Bu durumda, davacının nakdi alacağa ilişkin talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.Dosya kapsamından, alacaklı banka ile borçlu .... AŞ arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiği,...'un sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından kredi borçlularına 31.01.2024 tarihinde Gebze ... Noterliğinden düzenlenen kat ihtarının gönderildiği, ihtarnamede ödenmeyen nakdî ve gayri nakdî krediler için toplam 552.390,00 TL'nin ödenmesinin talep edildiği görülmüştür. İhtarın borçlu şirketin sözleşmede gösterilen adresine gönderildiği, ancak tebliğ edilemediği dosyadaki davacı beyanlarından anlaşılmaktadır. Borcun ödenmemesi üzerine alacaklı tarafından .. sayılı dosyasından takip başlatıldığı ve taraf beyanlarına göre borçlu kefilin itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Talep eden banka tarafından kredi sözleşmeleri, noter ihtarname örneği, tebligat örnekleri ve ipotek belgeleri dosyaya delil olarak ibraz edilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda, talep eden banka vekili tarafından takip talebinde istenilen nakdî alacak, işlemiş faiz, faizin gider vergisi ve BSMV tutarı olan 242.387,13 TL üzerinden kefil hakkında talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Her ne kadar mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamına alacaklı tarafından sunulan sözleşme ve ihtarnamelerden, alacaklının muaccel bir alacağı bulunduğu konusunda yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı sonucuna varılmaktadır.Şöyle ki:Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği TBK'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Müteselsil kefile ihtar gönderilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olur.Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen banka tarafından gönderilen kat ihtarnamesinin asıl borçlu ve müteselsil kefillere ayrı ayrı tebliğe çıkarıldığı, borçluya gönderilen ihtarın iade edilmesine rağmen İİK'nın 68/b maddesine göre temerrüdün oluştuğu ve bu şekli ile bankanın alacağının muaccel hâle geldiği anlaşılmaktadır. Borçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça gönderilen ihtara rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre, TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen kefile müracaat koşulunun da gerçekleştiği görülmektedir. Bu nedenle İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve takibe itiraz edilmesi ile uyumazlık çıkarıldığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Zira, takibe konu edilmeden dahi ihtiyati haciz kararı verilmesine elverişli belgelere dayanarak yapılmış olan ilamsız takibe itiraz edilmiş olması, alacaklının ihtiyati haciz talep etmesine engel değildir. Alacaklı banka vekili, genel kredi sözleşmeleri, kat ihtarı ve diğer belgelerle İİK'nın 258/son maddesi gereğince, alacağının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlamış olup ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuş ve alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun, 242.378,13 TL nakdî alacak yönünden teminat karşılığı kabulü gerekmiştir. Borçlu kefil bakımından, gayri nakit alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi hukuken mümkün görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, alacaklı vekilinin istinaf sebepleri nakdî alacak bakımından yerinde görüldüğünden, İİK'nın 268/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair 23.10.2024 tarihli kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebi konusunda Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede nakdî alacak bakımından ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.2 maddeleri uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 23.10.2024 tarihli kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin nakdî alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca kabulü ile karşı taraf/borçlunun 242.387,13 TL alacağı karşılamaya yeterli miktardaki haczi kabil menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca takdiren %15 oranında belirlenen 36.358,00 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekiline verilmesine,3-Kararın yetkili icra müdürlüğünce infazına,4- Alacaklı vekilinin gayri nakit alacağa ilişkin talebinin reddine,5-Karar tarihindeki AAÜT uyarınca belirlenen 7.500,00 TL maktu avukatlık ücretinin, esas hakkındaki takip veya davada haklı çıkması kaydıyla, karşı taraf/ borçluya tahmiline,6-İstinaf kanun yoluna başvuran alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, alacaklıya iadesine,7-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 35,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.204,40 TL kanun yolu giderinin, esas hakkındaki takip veya davada haklı çıkması kaydıyla, karşı taraf/ borçluya tahmiline,8-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,9-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.01.2025