T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMES
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1650
KARAR NO: 2024/1617
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 17/09/2024
NUMARASI: 2024/449 Esas
DAVA: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ödeme yasağı konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; mahkemece dava dilekçesindeki çek ödeme yasağı taleplerinin yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesiyle uygun görülmediğini, Ancak davalının kolluk tarafından yapılan araştırmasında cep telefonu ile kendisiyle görüşülmüş dava dilekçesinde bildirilen; ... Mah. ... Sok. No:... Eyüpsultan/İSTANBUL adresinin ikametgah adresini olduğunu söylediğini, PTT memuru tarafından bahse konu adrese gidilmiş ve komşusu ile yapılan görüşmede davalının adresi terk ettiği Tebliğ Pusulasına kaydedildiğini, Yargılamadada sunulan deliller ve davalının ikametgahını gizlemeye çalışması ile; Hem davalının ikametgah adresini gizlemesi işyeri adresini terk etmiş olması ve üretim ekipmanlarının işyerinden çıkarılmış olması Davacı Şirketi dolandırmak kasdıyla hareket ettiğini, Delil dilekçesinde ve tedbire ilişkin itiraz dilekçelerinde sunulan defter ve kayıtlarda Davacının Davalıdan satın aldığı bir mal olmadığının sabit olduğunu, Davalının Davacı Müvekkilinden aldığı çekleri piyasada kırdırmaya çalıştığına ilişkin tanıklarının olduğunu, Davacı Müvekkili 30.08.2024 tarihli çeki karşılıksız çek düzenleme yaptırımıyla karşılaşmamak adına ciro edilene ödemesi ve bu da Davacı Müvekkili için ayrı bir külfet olarak istirdat davasına konu edilmek zorunda kalınması, Davalının vergi dairesi kayıtları, Ba-Bs Bildirimleri, Yoklamalar, Beyannameler, defter ve fatura kayıtları HMK m. 389 uyarınca yaklaşık ispata ilişkin dayanaklarını oluşturduğunu, davalı sözleşme anından itibaren Davacıyı dolandırma kasdıyla hareket ettiğini, alması gereken malları alıp, satışını yapamadığını, Davacının vadeleri yaklaşan çekleri ödeyememesi halinde karşılıksız çek düzenleme gibi ağır ve haksız bir yaptırımla karşı karşıya kalması da söz konusu olacağını, sözleşme anından itibaren davacı müvekkilini dolandırma kasdıyla hareket ettiği açık olan ve sebepsiz zenginleşme amacı güden davalıya karşı HMK m. 389 uyarınca yaklaşık ispata ilişkin delillerinin KDV beyannameleri ile Ba ve Bs bildirimleri HMK m. 392/1 uyarınca resmi belgelerden olduğunu, bu nedenlerle dava konusu çeklere ilişkin ödeme yasağı konulmasına ilişkin tedbir taleplerinin kabulünü talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 06.08.2024 tarihli ara kararla; "..Dava ; İİK 72 gereğince icra takibinden önce açılan menfi tespit ve istirdat/aynen iade istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile dava konusu çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. İİK 72/2 maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. düzenlemesine yer verilmektedir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki ve davacının sunduğu dava dilekçesi ve ekleri incelediğinde; davacı vekili tedbiren çeklerin icra takibine konu yapılmaması/ icra takibinin durdurulmasını istemiştir. Dosya kapsamı belgeler, çek görüntüleri ile davalının çeklerin lehdarı olduğu ve çeklerin vadeleri itibareyle icra tekiben konu yapılabileceği anlaşılmış, İİK 72/2 md gereğince davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere doğacak zararlar için çek miktarlarının %20 si oranında teminat yatırılması halinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili ayrıca tedbiren ödeme yasağı kararı verilmesini istemiş olup, davanın tarafları arasında ileri sürülebilecek olan def'i lerin, dava dışı üçüncü kişileri bağlamayacağı, davacının sahtecilik iddiasında da bulunmadığı, ibraz edilen belge ve bilgilerle HMK 389 md gereğince ödeme yasağı tedbiri uygulanmasını gerektirecek yaklaşık ispatın gerçekleşmediği görülmüştür. Davacının ödeme yasağı tedbiri uygulanması istemi reddedilmiştir...." gerekçesiyle, İİK'nın 72. maddesi uyarınca davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere, dava konusu çeklerin takibe konulmasının önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, ödeme yasağı talebi yönünden reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstinaf konusu iş bu ara kararı kabul etme olanağı bulunmadığını, çünkü öncelikle icra takibinini durdurulmasına ilişkin sadece teminatsız tedbir talebi varmış gibi hüküm kurulduğunu, 19.08.2024 tarihli itiraz dilekçesinde açıklandığı üzere; icra takibinin sunulan deliller doğrultusunda teminatsız, teminatlı hükmedilmesi halinde kanuni alt sınırdan ve üçüncü kişilere ait taşınmazların veya taşınırların, üçüncü kişilere ait banka teminat mektuplarının, üçüncü kişilere ait sigorta kefalet senetlerinin, üçüncü kişilere ait hisse senetlerinin, üçüncü kişiler tarafından düzenlenen teminat senetlerinin kabulünün talep edildiğini, ancak mahkemece taleplerin hiç birinin dikkate alınmadığını, sunulan delillerde dikkate alınmadan ve yok sayılarak hüküm kurulduğunu, Bununla birlikte dava dilekçesinde de açıkça gösterildiği gibi davalı sözleşme anından itibaren davacıyı dolandırma kastıyla hareket ettiğinden; alması gereken malları alıp, satışını yapamadığını, davacının vadeleri yaklaşan çekleri ödeyememesi halinde karşılıksız çek düzenleme gibi ağır ve haksız bir yaptırımla karşı karşıya kalması da söz konusu olacağını, sözleşme anından itibaren davacı müvekkili dolandırma kastıyla hareket ettiği açık olan ve sebepsiz zenginleşme amacı güden davalıya karşı HMK m. 389 uyarınca yaklaşık ispata ilişkin delillerinden KDV beyannameleri ile Ba ve Bs bildirimleri HMK m. 392/1 uyarınca resmi belgelerden olduğunu, nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarih ve 2021/1048 E., 2021/876 K.sayılı kararında; ihtiyati tedbir kararının ret gerekçesinin de gösterilmesi gerektiğini bildirdiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit istemine, istinaf başvurusu ise, dava içinde istenen ödeme yasağı konulması yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne- kısmen de reddine karar verilmiş; bu kararın redde ilişkin bölümüne karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafların sözlü anlaşması kapsamında davalıya dava dilekçesinde bilgilerine yer verilen 4 adet toplam 6.000.000 TL tutarlı çeklerin verildiğini, davalının üretip teslim etmeyi üstlendiği kazakları üretmediği gibi, iş yerini kapattığının öğrenildiğini, bu nedenle müvekkilinin çeklerden dolayı borçlu olmadığına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek eldeki menfi tespit davasını açmış, dava içinde çeklerin takibe konu edilmemesi yönünden ve ayrıca ödeme yasağı konulması için ihtiyati tedbir talep etmiştir. İlk derece mahkemesine 06.08.2024 tarihli ara karar ile İİK'nın 72. maddesi uyarınca takipten önce açılan menfi tespit davası kapsamında taraflar arasında hüküm eylemek üzere dava konusu çeklerin takibe konu edilmesinin önlenmesi yönünden teminat karşılığı ihtiyati tedbir istemini kabul etmiş, ödeme yasağı konusundaki tedbir istemini ise reddetmiştir. Davacı vekiline reddedilen tedbir bölümü yönünden karar istinaf edilmiştir.Çekin ödeme aracı olup, sebepten mücerret kambiyo evrakı olduğu da gözetildiğinde, ilk derce mahkemesi ret kararında işaret edildiği üzere, davanın tarafları arasında ileri sürülebilecek olan defilerin, dava dışı üçüncü kişileri bağlamayacağı, davacının sahtecilik iddiasında da bulunmadığı, ibraz edilen belge ve bilgilerle HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince ödeme yasağı tedbiri uygulanmasını gerektirecek yaklaşık ispatın gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen karar isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 35/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.ve 391/3 maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 14.11.2024