T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/864
KARAR NO: 2025/820
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2025
NUMARASI: 2024/741Esas - 2025/105 Karar
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 29.07.2020 tarihinde ... Bankası AŞ. ile yapmış olduğu alacağın devri sözleşmesi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasını devir aldığını, dosya borçlularından ... Tic. A.Ş'nin tasfiye yoluyla 19.12.2016 tarihinde terkin edildiğinin dosyadan öğrenildiğini, ihyası istenen şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacağı üzerine haciz uygulandığını, ancak kapanışı yapılan şirket vekilleri tarafından şirketin terkin edildiği gerekçesiyle haczin kaldırılmasının talep edildiğini, müvekkilinin alacağına kavuşması için şirketin ihyası gerektiğini ileri sürerek, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki işlemlerin tamamlanması için ...Ticaret Anonim Şirketinin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyasına, ek tasfiye işlemleri için tasfiye memuru ...'ın veya başka bir kişinin atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı tasfiye memuru süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde 'tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' hükmü düzenlenmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin 19/02/2025 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. İhyası istenilen şirkete ait sicil kaydı getirtilmiş, şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olduğu, şirketin20/01/2017 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan karar uyarınca terkin edildiği, davalı ...'in tasfiye memuru olduğu anlaşılmıştır.İstanbul ... İcra müdürlüğü ... sayılı takip dosyasında ... Bankası tarafından ihyası istenen şirket ve başka borçlular hakkında 29/07/2011 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dosyasına davacı ile takip alacaklısı arasında düzenlenen alacağın devri sözleşmesinin ibraz edildiği, icra dosyası alacağının da devrin konusu olduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Ticaret Anonim Şirketi nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyada yürütülen işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK 547 maddesi uyarınca geçici olarak ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle, davanın kabulüne,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyası işlemlerinin tamamlanması ve alacağın tahsili ile sınırlı olarak TTK 547 maddesi uyarına geçici olarak ihyasına, şirketin Ticaret Siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin önceki tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına, karar verilmiş, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olup dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması uygun görülmüş ihyası talep edilen şirketin tasfiye öncesinde hakkındaki icra takibinden haberdar olmadığı, bu konuda icra dosyasına 30/01/2024 tarihli dilekçe sunulduğu , dolayısıyla tasfiye memurunun da dava açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilerek tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığının kabulü...." gerekçesiyle, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ... Ticaret Anonim Şirketinin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası işlemlerinin tamamlanması ve alacağın tahsili ile sınırlı olarak TTK 547 maddesi uyarına geçici olarak ihyasına, şirketin sicile tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere şirketin önceki tasfiye memuru olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, kararın Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin ihya kararının hatalı olduğunu, ihyası istenen şirketin 15.08.2000 tarihinde kurulduğunu, 05.01.2015 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye sürecine girdiğini, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atandığını, 20.12.2016 tarihli genel kurul kararı ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicili müdürlüğünden silinmesine karar verildiğini, 25.01.2017 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescil edildiğini, tasfiye sürecinin Ticaret Sicil Gazetesinin 16.01.2015, 23.01.2015 ve 30.01.2015 tarihli nüshalarında yayınlanarak, alacaklıların bilgilendirildiğini, ancak davacının başvuruda bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, tasfiye sonucu ticaret sicil kaydı terkin edilen şirketin sicil kaydının ek tasfiye işlemleri için ihyası talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, dava dışı ... Bankası AŞ'den İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki alacağı temlik almıştır. Anılan dosya borçlusu olan şirketin terkini nedeniyle takip işlemlerinin yapılamaması nedeniyle, icra işlemleri ile buna bağlı davaların açılması için taraf teşkilinin yeniden sağlanması için davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan sicil kaydının incelenmesinde, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketinin Pendik ilçesinde faaliyette bulunduğu görülmüştür. İhyası istenen şirket merkezinin, ilk derece mahkemenin yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre TTK'nın 547/1. maddesi gereğince işbu davaya bakmaya İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri kesin yetkilidir. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Bir diğer yol ise TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. Eldeki ihya davası, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirkete ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacı vekili tarafından TTK'nın 547. maddesi uyarınca huzurda görülen dava açılmıştır. Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan Tasfiye Halinde ... Madencilik Ticaret Anonim Şirketinin genel kurulu tarafından tasfiye kararı alınarak ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı, tasfiye memurunca gerekli ilanların yapılarak tasfiyenin sonuçlandırıldığı ve şirketin terkinine ilişkin kararın 18.09.2018 tarihinde tescil edilerek sicil gazetesinden ilan edildiği ve şirketin terkin edildiği anlaşılmıştır. Dava dışı şirket tarafından alınan genel kurul kararı doğrultusunda şirketin tasfiye sürecine girerek şirketin terkin edilmesi üzerine davacı tarafından TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri yapılmak üzere huzurda görülen dava açılmıştır. Davacı tarafından, terkin edilen şirket aleyhine açılmış derdest bir takip bulunduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu takip sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılması mümkün değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince dava konusu şirketin ihyasına ve tasfiye işlemleri için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi yerindedir. Takip dosyasının tasfiye kararından önce olduğu, tasfiye sürecinde yapılan ilanlara rağmen, başvuruda bulunulmamasının ihyaya engel olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2024/6150, K. 2024/8653 sayılı kararı). Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, karar kesinleştiğinde, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 15.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.