T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1063
KARAR NO: 2024/1980
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/05/2024
NUMARASI: 2024/426 E. - 2024/481 K.
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar, dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 10/03/2016 tarihinde faaliyete başladığını, şirketin ortakları olduklarını, şirketin faaliyetinin 31/10/2019 tarihinde sona erdiğini, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısında resen terk durumunun belirtildiğini, vergi dairesi kayıtları bu tarihte kapandıktan sonra TTK uyarınca tutulması gereken yasal defterlerin ve belgelerin ödev ve yükümlülüklerine uygun olarak şirketin faaliyetlerini son vermesi durumundan dolayı başka bir yere taşıdıklarını 4 yılı aşkın süredir şirketin faal olmaması sebebiyle şirket karar deflerinin bulunamadığını, 06/05/2024 tarihinde şirketin ticaret odası ve ticaret sicil kayıtlarını da kapatmak için tasfiye işlemlerine başladıklarında şirkete ait karar defterinin bulunamadığının anlaşıldığını, defterin yapılan detaylı aramalar neticesinde zayi olduğununun anlaşıldığını, İstanbul Ticaret Odası ve Vergi Dairesi kapatma ödemelerini ekte sunduklarını, TTK'nın 87/2.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi gerektiğini, maddede öngörülen sebeplerin sınırlayıcı olmadığını, tacirin defter ve belgelerinin kaybolduğunun gerçek ve samimi olması gerektiğini, şirket yetkilileri olarak vergi dairesine ve tüm ilgili kurumlara tüm ödemeleri yaptıklarını, sigorta hususu ile ilgili de 7256 sayılı Kanuna göre hazırlanan ödeme tablosu ile son taksitini 02.01 2024 tarihinde 7.764,20 TL lirası ödeyerek tüm borçlarını ödediklerini, şirketin İstanbul Ticaret Odasına ve Silivri Vergi Dairesine hiçbir borcu kalmadığını, zayi belgesini sadece şirketin kapanmasını sağlayabilmeleri için istediklerini şirketin faal olmadığını, yetkilisi oldukları şirketin evrak eksikliği sebebiyle kapatılamadığından dolayı her geçen gün müspet zarara uğradıklarını resen terk işleminin gerçekleştirilen şirketin 15/10/2021 tarihinde sicil kayıtlarının kapatılması için işlemlere başlandığı sırada karar defteri, genel kurul defteri ve ortaklar pay defterinin kayıp olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi istemi ile iş bu davanın açıldığını, yapılan tüm araştırmalara rağmen şirket karar defteri, genel kurul müzakere defteri ve ortaklar kurulu pay defterinin bulunamadığını, buna ilişkin tutanağın düzenlerek süresi içinde davanın açıldığını, noterlik ile yapılan yazışmaya göre de zayi belgesi düzenlenmesi istenen defterlerin tasdik bilgilerinin dosya içine alındığı, davacı şirketin kapatılması işlemlerinin tamamlanması ve resmi makamlar önünde tüm işlemlerin yapılabilmesi için talebe konu defterlerin şirket bünyesinde bulunması gerektiğini, tüm aramalara rağmen bulunamadığını ileri sürerek, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait yasal defterlerin ve belgelerin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacıların talebi, resen terk sureti ile faaliyetine son verilen şirketin şirket karar defterinin zayi olması nedeni ile zayi belgesi verilesi istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği belirtilmektedir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir. Somut olayda; davacı tarafça şirketin faaliyetine son verilmesinin ardından evrakların başka yere taşınması ve bulunamıyor olması nedeni ile zayi olduğu ileri sürülmüştür. Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamın göstermiş olması gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Davacının beyanı uyarınca karar defterlerin evrakların başka yere taşınması ve bulunamıyor olması tek başına TTK m.82/7'de belirtilen zayi olayının gerçekleştiğine delil oluşturmayacağı gibi dosya kapsamında davacının basiretli bir tacir olmanın gereklerine uyduğunun kabul edilemeyeceğinden ve davacı tarafın zayiinin ne şekilde gerçekleştiğine dair ve zayi olduğu iddia olunan deftere dair somut kanıt ibraz edemediği, zayi belgesi verilmesi koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacılarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinin aynen tekrarla, zayi olan defterler ve belgelerin işletme için gerekli bütün ödev ve sorumlukları yerine getirildiğini, evrakların düzenli olarak kontrol edilip usulune uygun saklandığını, aradan geçen zamanın 4 yıldan fazla olması sebebiyle, ellerinde olmayan nedenlerle karar defterini bulamadıklarını, gerekli tüm özen dikkat ve ihtimamın gösterilmiş olmasına rağmen durumun irade dışı meydana geldiğini, faaliyet içinde olmayan şirketin ivedilikle, sadece kapanması adına tarafımıza zayi belgesi verilmesini talep ettiklerini, her ne kadar tüm özen ve dikkat yükümülüğünü gösterdiğine dair somut delil istenmişse de bu hususa ne şekilde dikkat edileceği en azından somut şekilde taraflarınca dikkat ve özen yükümlülüğünün ne şekilde gösterileceğinin anlaşılamadığını, sadece tüm iyi niyetleri ile şirketi kapamak için iş bu belgeyi alma talepleri olduğunu, dosyaya sundukları evrakların niyetlerini açık bir şekilde gösterdiğini, şirket faal olmadığı için her geçen gün adlarına vergi hukuku açışından problemler yaşandığını, şirketin hiçbir borcu kalmadığını, bununla ilgili tüm belgeleri dosyaya sunduklarını, zayi belgesi olmadan da şirketi kapatamayacaklarını, iş bu belgenin ticari hayatlarının devam edebilmesi adına elzem ve mücbir hal kazandığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacılar, %50'şer hisse sahibi oldukları ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin faal olmadığını, vergi dairesince 31.12.2019 tarihinde resen terk işlemi yapıldığını, şirket faaliyetin sona ermesi sebebiyle başka yere taşındıklarını, şirketin ticaret sicilden terkinini de yapmak üzere başvuru yaptıkları sırada şirketin karar defteri, genel kurul müzakere defteri ve ortaklar kurulu pay defterinin bulunamadığını, şirketin faal olmaması ve başka yere taşınma sebebiyle defterlerin kaybolduğunu, şirketin vergi borcu kalmadığını, şirketin ticaret sicil kaydının silinmesi için defterlere ihtiyaç bulunduğunu ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini talep etmişlerdir. Dosyada bulunan Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre; dava dışı ... Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 10.03.2016 tarihinde kurulduğu, tüm hisselerin davacı ...'a ait iken diğer davacının %50 hisseyi devraldığı, iki ortaklı şirket olduğu, davacıların şirket için zayi belgesi talep ettikleri görülmektedir. Mahkemece yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle, zayi belgesi verilmesi istenen karar defteri, genel kurul müzakere defteri ve ortaklar kurulu pay defterinin ... Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olup, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 02/05/2017 tarih ve 2015/15331 Esas - 2017/2581 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere iş bu davanın dava dışı şirket tarafından açılması gerekmekte ise de, dava dışı şirketin iki ortaklı olduğu, davanın da bu iki ortak tarafından birlikte açıldığı gözetildiğinde aktif husumet ehliyetinin olduğunun kabulü gerekir. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, "Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür." Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu bilgilere göre somut olayın incelenmesi sonucunda, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki ; Dosya içerisinde, davacılar tarafından taşınma sırasında şirket karar defteri, genel kurul müzakere defteri ve ortaklar kurulu pay defterinin kaybedildiğinin ileri sürüldüğü, zayi belgesi düzenlenmesi istenen defterlerin noter tasdik bilgilerinin bulunduğu belirtilmiştir. Davacıların zayi olduğunun bildirdiği belge defter ve evrakların iş yerinde saklanıp, bulunması olağan belgeler olduğu da gözetildiğinde mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olmuştur. İlk derece mahkemesince öncelikle, hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, dava dilekçesine konu edilen belge, fatura ve ticari defterler yönünden eksik delillerin toplanması ve her bir belge yönünden zayi belgesi verilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir. Diğer bir deyişle, ilk derece mahkemesince, talebin çekişmesiz yargı işi olup resen araştırma ilkesine tabi olduğu da dikkate alınarak, talebe konu belgelerin belirlenmesi, ne şekilde kaybolduğuna ilişkin davacıların dayandığı tanık delilinin değerlendirilmesi, sonra gerekirse konusunda uzman bir mali müşavir bilirkişiden rapor alınarak zayi olduğu ileri sürülen belgelerin TTK'nın 82/7. maddesi kapsamında saklanması zorunlu olan belgelerden olup olmadığı belirlendikten sonra uyuşmazlıkla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.12.2024