T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/2086
KARAR NO:2025/1987
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30.09.2025 tarihli ek karar
NUMARASI:2023/675 E. - 2024/916 K.
DAVANIN KONUSU:Tasfiyenin Kapanması
Taraflar arasındaki şirketin feshi talepli dava dosyasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı şirketin tasfiyesinin kapatılmasına dair verilen ek karara karşı, tereke tesmilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı tereke idare memuru, dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'in 10.03.2022 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak ... ve ... kaldığını, ...'in vefatı üzerine yasal mirasçılardan ... tarafından Şile Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/4 Tereke dosyası üzerinden bir tereke tespit davası açıldığını, mirasçı ... tarafından ikame edilen dava kapsamında, davalı şirketin adına kayıtlı iken ...'na bedelsiz olarak ... plakalı aracın devredildiğinin iddia edildiğini, işbu tereke tespit dosyası kapsamında, bu tereke tespit dosyası kapsamında, ...'in %100 oranında sermayesine sahip olduğu ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğu davalı şirketin idaresinin de tereke mahkemesine geçtiğini, dosyaya celp edilen BA/BS kayıtlarında da söz konusu satışa ilişkin bir kaydın yer almadığını, toplanan deliller arasında yer alan ve başkaca bir hukuk davasında dosyaya celp edilen deliller arasında aracın 02.03.2022 tarihinde davalı şirket tarafından dava dışı ...'na devredildiğinin, ... tarafından da dava dışı ... AŞ'ye devredildiğinin görüldüğünü, uzunca bir süredir gayrifaal olan,tek ortağı ve yönetim kurulu başkanı vefat ettiğinden organsız kalan şirketin tasfiyesi yönünde dava açmak üzere, tereke idare memuru olarak kendisine 07.09.2023 tarihli yetki belgesi ile yetki verildiğini, bu kapsamda, gayrifaal olan ve dava dışı ...'na bedelsiz bir araç devrinin söz konusu olduğu iddia edilen şirketin, terekenin korunması ve varsa aktif-pasif toplanması gerektiğinn mahkemece de değerlendirileceğini, davalının özellikle devre konu ... plakalı aracının devir tarihindeki gerçek bedelinin tespiti ve tahsili ile varsa diğer alacaklarının tahsili ile borçlarının ödenmesi yönünde tasfiye memurunca işlem yapılmasının da terekenin bütünlüğü ve korunmasına hizmet edeceğini, bu sebeplerle bir tasfiye memuru tayin edilmek suretiyle şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmenin zorunlu olduğunu ileri sürerek, organsız kalan ve uzunca bir süredir gayrifaal olan şirketin feshi ile tasfiye memuru tayin edilmek suretiyle şirketin tasfiyesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete tebligat yapılmış olup, davaya karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı ...Anonim Şirketi'nin kuruluşundan itibaren tüm sicil kayıtları, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan davalı ... Anonim Şirketi'ne ait vergi kayıtları, faal olup olmadığı, şirketin kuruluşundan itibaren tüm vergi beyannameleri ve varsa eklerin de yer alan bilanço ve gelir tabloları,v ergi incelemesi yapılıp yapılmadığı ile ... plakalı aracın satışına dair başlatılan incelemenin sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususları sorulmuş, ilgili belgeler celp edilmiş, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'ndan davaya konu ... plaka sayılı aracın tüm tescil ve devir kayıtları sorulmuş, Şile Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/4 Tereke sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiştir.Dava, anonim şirketin organsızlık ve haklı nedene dayalı olarak fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 530. maddesinde "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir. Dava açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
TTK'nun 531. maddesine göre ise; haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
Kanunda anonim şirketin feshine neden olacak haklı sebeplerin neler olduğu sayılmamıştır. İleri sürülen sebeplerin haklı sebep oluşturup oluşturmayacağı yargısal uygulamaya bırakılmıştır. Bu bağlamda anonim şirketin kötü yönetilmesi; genel kurul toplantılarının yapılmaması, toplantıya katılım olmamasına rağmen imzaların şüpheli şekilde tamamlanması, şirket fiilen iflas etmiş ve borca batık bir durumda olmasına rağmen, Kanunun ilgili maddeleri ısrarla tatbik edilmeyerek bu konuda genel kurulun olağanüstü toplantıya çağırılmaması şeklinde gerçekleşen genel kurul toplantılarındaki usulsüzlükler; şirketin bireysel çıkarlara yönelmesi suretiyle ortaklık amacından uzaklaşması, şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketin amacını gerçekleştirme doğrultusunda faaliyetlerde bulunmaması, şirketin amacını gerçekleştirmede kullanılan tüm tesis ve teçhizatların satılması nedenleriyle artık amacın gerçekleştirilmesinin mümkün olmaması; paydaşlara ihtara rağmen şirketin mali durumu hakkında bilgi verilmemesi, şirketin gelir ve giderlerinin incelenmesine izin verilmemesi, ortakların şirketin yönetimi, malvarlığı ve kâr-zarar durumu hakkında bilgilendirilmemesi, ortakların denetim ve bilgi edinme haklarının engellenmesi suretiyle bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlanması; uzun süre pay sahiplerine kâr payının dağıtılmaması, paydaşların kâr payı alma hakkının engellenmesi, şirketin yüksek kârlılığa rağmen paydaşlara kâr payı dağıtılmaması; ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmaması, ortağın bakiye borcunu ödemede temerrüdü, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıkların olması ve bunların yargıya intikal etmesi, davacı ile şirketin diğer ortakları olan kardeşleri arasındaki ilişkilerin tamamen bozulmasının aile şirketi niteliğindeki şirketin işleyişine de yansıması suretiyle ortaklar arasında giderilemeyecek ölçüde güvensizlik ve anlaşmazlığın ortaya çıkması gibi sebepler yargısal uygulamalarda şirketin feshi için haklı sebep olarak kabul edilebilmektedir.Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı şirketin 02/08/2021 tescil tarihi ile ticaret siciline kaydedilerek kurulduğu, ancak şirketin tek yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi ...'in 10/03/2022 tarihinde vefat ekmesi üzerine şirketin o tarihten itibaren organsız kaldığı, ...'in vefatı üzerine yasal mirasçılardan ... tarafından Şile Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/4 Tereke dosyası üzerinden tereke tespit davası açıldığı, tereke dosyası kapsamında, müteveffa ...'in %100 oranında sermayesine sahip olduğu ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğu davalı... A.Ş.'nin idaresinin tereke memurluğuna geçtiği, ..... Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/... Tereke dosyasında Av....'nın tereke temsilcisi olarak atandığı ve ilgili mahkemenin 07/09/2023 tarihli yetki belgesine istinaden Mahkememizde işbu davanın açıldığı, tereke temsilcisi tarafından davalı şirketin gayrifaal ve uzun süredir organsız olduğu iddiaları ile şirketin fesih ve tasfiyesini talep ettiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile şirket aktifinde hiçbir demirbaş, taşıt, bina kayıtlı olmadığı, 2021 ve 2022 yıllarında herhangi bir faaliyet geliri hesaplanmadığı ve her iki yılda da ticari zarar hesaplandığı, dolayısıyla şirketin uzun süredir organsız ve gayrifaal durumda olduğu, şirketin devamında herhangi bir hukuki yarar bulunmadığı ve böylelikle şirketin haklı sebeble feshi ve tasfiyesi koşullarının gerçekleştiği kanaatine varılarak; davanın kabulü ile davalı yirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'nın atanmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın, TTK'nın 530. ve 531. maddeleri uyarınca kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün.. sicil numarasında kayıtlı davalı .. Anonim Şirketi'nin feshine, davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere SMMM ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.Tasfiye memuru tarafından, mahkemeye 29.09.2025 tarihinde aynı tarihli şirket bilançosu sunularak tasfiye işlemlerinin tamamlandığı belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesinin 30.09.2025 tarihli ek kararı ile; "... Mahkememizce yapılan yargılama sonunda verilen 11/12/2024 tarih ve 2023/675 esas 2024/916 karar sayılı karar ile Davanın, TTK'nun 530. ve 531. maddeleri uyarınca KABULÜ İLE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... ŞİRKETİ'nin FESHİNE, Davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere ... TC kimlik numaralı SMMM ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına" karar verilmiş ve iş bu karar kesinleşmiş ve tasfiye işlemlerine başlanmıştır. Tasfiye ... tasfiye işlemlerini tamamladığını bildirmiş, ilgili belgeleri sunmuş, bu belgelerin incelenmesinde; Tasfiye süreci içinde tasfiye memurunun tasfiye işlemlerini tamamladığı, Dağıtılacak herhangi bir mal varlığının kalmadığı, Tasfiye sonu bilançosunun tasfiye memurunca hazırlandığı, Yapılan işlemler ve hazırlanan belgelerin, tasfiye sonu kati bilançosunun usulüne uygun olduğu görülmekle aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Şirketi'nin tasfiyesinin kapatılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Tereke temsilcisi, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tasfiye memuru tarafından sunulan ''Tasfiye Sonu Kati Bilanço'nun şirketin fiili durumunu yansıtmadığını, şirketin hali hazırda tahakkuk etmiş kamu- vergi borçları olduğunu, bu duruma ilişkin yazı cevaplarının da dosya arasında yer aldığını, ayrca dava dilekçesinde ifade edildiği üzere şirketin satışını gerçekleştirdiği fakat bedelini tahsil etmediği bir araç bulunduğunu, bu aracın bedelinin de şirketin aktifleri arasında yer alacağını ve kamu borçlarının ödenmesi yönünden önem arz edeceğini,ayrıca terekeye tabi bu şirketin menfaatlerinin korunması da gerektiğini, ... plakalı araç yönünden, Şile Vergi Dairesi tarafından tereke dosyasına gönderilen 05.03.2024 tarihli cevabi yazıda ''... Şirketi'nin kayıtları ve beyannamelerinin tetkikinde satışla ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.Doğan vergi kaybıyla ilgili işlemlere dairemizce devam edilmektedir." ifadelerine yer verildiğini, dosya kapsamında şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde aracın satışına dair bir gelire rastlanmadığının da ifade edildiğini, buna ilişkin olarak da devrin gerçekleştiği ... isimli kişiye karşı herhangi bir takip başlatılmadığı, buradan gerekli tahsilatların da sağlanmadığını, bu yönüyle de tanzim edilen rapor ve işbu rapor çerçevesinde verilen ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, 30.09.2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve tasfiye memuru tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme ile tasfiye sürecine dair işlemlerin eksiksiz tamamlanması gerektiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı anonim şirketin feshi ve tasafiyesi istemine; istinaf, feshi ile tasfiyesine karar verilen davalı şirketin tasfiyesinin kapatılmasına dair verilen 30.09.2025 tarihli ek karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı şirketin tasfiyesinin kapatılmasına dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, davacı tereke temsilcisi tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamının incelenmesinde; davalı şirketin 02.08.2021 tarihinde sicile tescil edilerek kurulduğu, tek hissedarının ... olduğu, ...'ın 10.03.2022 tarihinde vefat ettiği, 31.03.2022 tarihli ve Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı mirasçılık belgesine göre hissedarın oğulları ...ve ...'ın kaldığı, mirasçılardan ...tarafından Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/4 sayılı dosyası ile terekenin tespitinin talep edildiği, ...'nın tereke temsilcisi olarak atandığı, bu dosya kapsamında murisin tek hissedarı olduğu davalı şirkete tasfiye memuru atanması talebinde bulunmak üzere tereke temsilcisine yetki verildiği, bu yetki üzerine eldeki davanın açıldığı, şirketin feshi ve tasfiye memuru atanmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesinin 11.12.2024 tarihli asıl kararı ile davalı şirketin aktifinde hiçbir demirbaş, taşıt, bina kayıtlı olmadığı, 2021 ve 2022 yıllarında herhangi bir faaliyet geliri hesaplanmadığı ve her iki yılda da ticari zarar hesaplandığı, dolayısıyla şirketin uzun süredir organsız ve gayrifaal durumda olduğu, şirketin devamında herhangi bir hukuki yarar bulunmadığı, şirketin haklı sebeble feshi ve tasfiyesi koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davalı şirketin feshine ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'nın atanmasına karar verildiği, bu kararın taraflara tebliğ edildiği, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmaması sebebiyle kararın 06.02.2025 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.Dava dosyasına daha sonra davalı şirkete atanan tasfiye memuru ... tarafından 30.09.2025 tarihli şirketin kati bilançosuna dair rapor sunulduğu, şirketin aktif ve pasifinin, borcu ve alacağının bulunmadığının ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığının belirtildiği bu rapor üzerine mahkemece 30.09.2025 tarihli ek karar ile tasfiyenin kapatılmasına karar verildiği, bu ek karara karşı davacı tereke temsilcisi tarafından şirketin borcu bulunduğu ve şirketin sahip olduğu aracın bedelinin satış işlemi sırasında tahsil edilmemiş olduğu, bu sebeple tasfiyenin tamamlanmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda, mahkemece haklı sebeplerle ve şirketin organsız kalması sebebiyle davalı şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmiş, tasfiye memuru atanmıştır. Öncelikle; Anonim şirketlerin tasfiyesi TTK'nın 529 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup yasal düzenlemelere göre mahkemenin anonim şirketin tasfiyesini kapatması şeklinde bir hal bulunmamaktadır. Mahkemenin şirketin tasfiyesi konusunda karar verdiği tek hâl TTK'nın ''Tasfiye Sonucu Dağıtma'' başlıklı 543.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hâldir. Bu madde uyarınca, tasfiye halindeki şirkette alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz. Şu kadar ki, hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkeme üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verebilir. Maddede yer aldığı üzere mahkemece, tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamamakla birlikte hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut olmadığı takdirde üç ay geçmeden de dağıtmaya izin verilebilir. Bu durum dışından mahkemenin tasfiyenin kapanmasına karar vermesi söz konusu değildir.Dosya kapsamında TTK'nın 543.maddesine dayanıldığına dair bir ifade mevcut değildir. HMK'nın 31.maddesi uyarınca davacıdan bu konuda izahat alınıp, eğer böyle bir talep olduğu tespit edilirse; TTK'nın 538 ve devamı maddelerinde tasfiye memurlarının görev ve yetkileri düzenlenmiş olup tasfiyenin bu yasal düzenlemelr kapsamında yapılması gerekir. Bu maddeler uyarınca, tasfiye memurları, alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişilere taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirme yaparlar, alacaklarını bildirmeye çağrılırlar. Bunun yanında tasfiye memurları, TTK'nın 542/1.a maddesi uyarınca şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler.Ancak somut olayda, Şile Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10.05.2024 tarihli müzekkere cevabında, davalı şirket hakkında, şirketin dava dışı ...'na satışını yaptığı ... plakalı araca ilişkin alıcı ve satıcının bilgi vermeme ve almama fiili nedeiyle özel usulsüzlük cezası yönünden inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme işlemlerinin devam ettiği bildirilmiş, yine Şile Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27.09.2024 tarihli yazısında, söz konusu araç satışına ilişkin olarak davalı şirkete kurumlar vergii, vergi zıyaı cezası ve katma değer vergidi tarh edildiği, bunların kesinleştiği, davalı şirketin 27.09.2024 tarihi itibariyle 3.677.838,63 TL vadesi gelmiş, 1.340,30 TL vadesi gelmemiş borcu bulunduğu bildirilmiş, ayrıca, dosya kapsamında yargılama sırasında alınan 23.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda, şirketin faaliyet geliri olmadığı, aktifinde demirbaş, taşıt bina olmadığı, 5.000.00 TL ticari zarar göründüğü, sermayesinin 50.000 TL olduğu, 2021 yılında beyan edilen sermaye tutarının da ödenmesi, netice olarak şirketin ödenmiş sermayesi ve öz kaynağı bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.Bilindiği üzere tasfiyenin kapatılabilmesi için tüm tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olması, tüm borçların ödenmiş olması, şirket aleyhindeki tüm dava ve takiplerin sonuçlanmış olmasın gerekmektedir. Ancak somut uyuşmalıkta şirketin vergi borcunun bulunduğu görüldüğü gibi tasfiye memurunun TTK'nın 538 ve devamı maddelerinde belirtilen alacaklıların ilanla ve taahhütlü mektupla çağrılması, alacaklıların belirlenmesi ve bu borçların şirket varlığından ödenmesi konularında gerekli işlemleri yaptığına dair bilgilerin tasfiye memuru raporunda yer almadığı, aktif ve pasiflerine ilişkin hiç bir bilginin bulunmadığı, şirketin defterlerine ilişkin bir incelemenin dahi yer almadığı, alacaklılar için gerekli ilanların yapıldığına dair bir bilginin bulunmadığı, şirketin alacağı ve borcu yoktur denilse de vergi dairelerinin yukarıda yer verilen yazılarına göre vergi borcu bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda mahkemece, yukarıdaki açıklamalar kapsamında somut uyuşamzlığın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş ve kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu 30.09.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında talebin yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tereke temsilcisi tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince tereke temsilcisine iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.12.2025