T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/618
KARAR NO: 2025/535
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 31.01.2025 tarihli ara karar.
NUMARASI: 2025/103 Esas
DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının Mayıs 2024 tarihinde müvekkilinden ayakkabı tabanı sipariş verdiğini, devam eden tarihlerde yeni siparişler verildiğini, ödemenin yapılmayarak müvekkilinin oyalandığını, müvekkilinin ödeme taleplerine cevap verilmediğini, müvekkilinin bu nedenle davalı ile ticari ilişkisini sona erdirerek alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, itirazdan sonra yapılan görüşmelerde 26.06.2025 ödeme tarihli bir çekin müvekkiline ciro edilerek verildiğini, çekin ileri tarihli olduğunu ve ödenip ödenmeyeceğinin belirsiz olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla davalının dava dilekçesinde bildirilen kişilerdeki hak ve alacakları başta olmak üzere borca yeter mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 31.01.2025 tarihli ara kararıyla; "...İhtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları, İcra ve İflâs Kanunu'nun İİK’nın 257’nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257,I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257,II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispata ilişkin İİK’nın 258’nci maddesi de somut olayımız açısından çok önemlidir. İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca 'Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.' Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca 'Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. - Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.' İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, '…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…' Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. ( T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/872 esas, 2014/3096 karar sayılı ilamı) Somut olayda davacı vekili; dava konusu alacağının semeresiz kalmaması için davalının dava dilekçesinde bildirilen firmalar nezdinde bulunan hak ve alacakları başta olmak üzere mal varlığının harca esas değer miktarı kadar teminatsız ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş ise de; alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat şartının sağlanmaması nedeniyle... " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davalının mal kaçırma kastı olduğu ve alacağın yargılamayı gerektirmeyecek derecede açık olması nedeniyle ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, İİK'nun 257. maddesine göre alacağın rehinle temin edilmediğini, müvekkilinin emtia teslim etmesine rağmen, borcun ödenmeyerek haksız menfaat elde edildiğini, davalıya tebliğ edilen faturalar ve e irsaliyelere itiraz edilmediğini, fatura içeriklerinin itiraz edilmeyerek kabul edildiğini, alacağın muaccel hale geldiğini, tarafların personeli arasında alım satıma ilişkin yazışmalar yapıldığını, satım sonrası müvekkilince davalı adına e-fatura ve e-irsaliye düzenlendiğini, borcun varlığına ilişkin BA-BS kayıtları bulunduğunu, davalı tarafından verilen ve ileri tarihli ve henüz tahsil edilememiş olan kısmi bedelli çek bilgisinin sunulduğunu, bu delilledin alacağın varlığını ve mal kaçırmayı kanıtladığını, bir çok şirketin benzer taleplerle davalıya başvurduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili 1.507.796,11 TL alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itiraz üzerine, itirazın iptali davası açmıştır. Takip talebinde, fatura alacakları ile bu faturaların ödenmesi gereken tarihten itibaren faiz alacakları takibe konu edilmiştir. İlk derece mahkemesinin istinaf konu 31.01.2025 tarihli ara kararına karşı davacı vekilince sunulan bu istinaf başvuru dilekçesi ilk derece mahkemesince istinaf formu ile Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 2015/556 Esas sayılı dosyasında incelenmiştir. Aynı karara yönelik istinaf başvurusunun tekrar gönderilmesi üzerine Dairemizin eldeki 2025/618 Esasına kayıt edilmiştir. Dairemizce istinaf başvurusunun diğer dosyada incelenerek karara bağlanmış olması nedeniyle, sehven ikinci kez gönderilen bu istinaf başvurusu hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
KARAR; Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının istinaf başvurusu hakkında daha önce karar verilmiş olup aynı başvurunun mükerrer olarak yeniden istinaf kaydı yapılmış olduğundan, iş bu mükerrer kayıt hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı vekilince yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde; ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.03.2025
KANUN YOLU: HMK'nın 362 1.f maddesi uyarınca, geçici hukuki korumaya ilişkin olması nedeniyle karar kesindir.