T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1236
KARAR NO: 2024/1843
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 15.02.2023
NUMARASI: 2022/496 Esas - 2023/122 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davaya konu ... Tic. Aş 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldığı ve kapatılan şirketin ticaret sicil kaydı 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. Maddesine istinaden resin terkin edildiğini, davaya konu kapatılan ... Tic. Aş 'nin malvarlığına dahil etmesi için geri alınması gereken 23.000,00 TL çek aslı 2.300,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 25.300,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili için Mahkememizin 2018/1108 esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili davası açıldığını, Mahkememizin 2018/1108 esas sayılı dosyasından verilen 24/11/2020 tarihli ara kararda davalı ... Tic. San. Ltd. Şti'nin ticaret sicil kayıtlarından terkin edilmesi nedeniyle ihya davası açması gerektiklerini, bu nedenle iş bu şirketin davası açtıklarını, bu nedenle söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya savunma sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile Mahkememizin 2018/1108 esas sayılı dosyasında davanın taraf teşkili sağlanarak görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın Mahkememizin 2018/1108 esas sayılı dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın yalnız görülen dava konusu ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerektiği.." gerekçesiyle, davanın TTK Geçici 7. maddesi uyarınca kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile sicile kayıtlı ‘... Sanayi Limited Şirketinin’ İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyasının infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile dava konusu şirketin tüzel kişiliğinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve yasal hasım olan müvekkili Müdürlük aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verildiğini, Dava konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda takdir mahkemeye ait olmakla birlikte anılan hüküm ve müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, Ancak sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmaması mevzuata aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2023 tarihli, E. 2023/340 K. 2023/1236 sayılı ilâmı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 14.12.2023 tarihli, E. 2023/2086 K. 2023/2042 sayılı ilâmı ve doktrinel görüşler dikkate alınarak dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderlerinin davayıya tahmiline karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava dışı ... Sanayi Limited Şirketinin TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca resen terkin kapsamına alınarak sicildeki kaydının 18.02.2015 tarihinde terkin edildiği, davacı idare tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1108 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, dava dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verilen şirkete tasfiye memurunun atanmamış olmasının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Dairemizin önceki kararlarında, TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3184 E- 2021/1107 K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4049 E- 2023/568 K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2023/4718 E- 2023/5260 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2022/1340 E- 2023/5265 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Dairemizin eski uygulamasından dönülmesi gerekmiştir. Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir. Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir. Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince sınırlı ihya kararı verildiği hâlde tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemiş olması, usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için dosyanın kararı verin ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.12.2024