T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/122
KARAR NO: 2025/57
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22.11.2024 tarihli ara karar
NUMARASI: 2024/969 Esas
DAVANIN KONUSU: Şirket payının tespiti ve pay defterine tescili
Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 06.05.2013 tarihli şirket ortaklar kurulu karar başlığını taşıyan toplantıda beheri 50,00 TL itibari değerde 19500 adet hisse ile şirketin %30 oranında hissedarı olduğunu, şirketin hâkim hissedarı davalı ...'in 30.04.2019 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tek kişilik yönetim kurulunun münferiden temsile yetkili üyesi seçildiğini, tek kişilik yönetim kurulu üyesi ve başkanı olduğunu, davalı şirket tarafından 22.12.,2021 tarihli ihtarnamenin gönderilerek şirket işlemlerinde %30 oranını karşılık gelen 19500 adet paya sahip olarak görünüldüğünü ancak pay defterinde buna dair bir kayıt olmadığının belirtilerek bilgi istendiğini, 31.12.2021 tarihli cevabı ihtarname ile bilgi verildiğini, söz konusu ihtarnamede pay defterindeki kayıtlarda eksiklik bulunması halinde iletilen bilgi ve belgeler kapsamında payların deftere kaydının talep edildiği, müvekkilinin çabalarının netice vermemesi üzerine şirket pay defterindeki usulsüzlüklerin ve hem de şirketin zarara sokulmasına ilişkin kasıtlı faaliyetlerin tespiti için Ticaret Bakanlığına 30.12.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, 21.06.2023 tarihli inceleme raporu düzenlendiğini, raporda davalı şirketin tek kişilik yönetim kurulu başkanı ve aynı zamanda hakim hissedarı olan ...'in ticari defterlerde kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapmak suçunu işlediğinin anlaşıldığını, bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına soruşturma açılması için 19.06.2023 tarihli soruşturma raporunun düzenlendiğinin belirtildiğini, bakanlığın suç duyurusu üzerine söz konusu soruşturmanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/6789 numaralı soruşturma dosyasında yürütülmeye başlandığını, bakanlık tarafından yapılan tespitlerin özellikle de müvekkilininin şirket esas sermayesinin %30 na denk gelen senede bağlanmamış 19500 adet çıplak payın olduğunu, ortaya konan saptamaların ardından davalı şirket tarafından pay durumunda bazı değişiklikler yapıldığını, söz konusu kayıtların gerçeği yansıtmadığını, gerçek pay oranının % 30 olduğunu, dava konusu olmamakla birlikte anılan yıllara ait genel kurul kararlarının iptali için Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/458 Esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, huzurdaki davayı müvekkilinin şirket esas sermayesinin %20 ne denk gelen senede bağlanmamış çıplak paylarının davalı ... adına kaydedilmesinin geçersiz/hükümsüz olduğunun ve usulsüz işlemlerle devre konu edilen bu payların müvekkiline ait olduğunun tespiti, anılan payların pay defterine işlenmesi bu durumla ilgili adli soruşturmanın devam ediyor olması nedeni ile bu payların ayrıca ticaret siciline tescil edilmesi, sicil gazetesinde ilan edilmesi ve müvekkilinin paylarının 3.kişilere devrinin veya herhangi bir tasarruf işlemine konu edilmesinin engellenmesi açısından bahse konu payların üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 22.11.2024 tarihli ara kararıyla; "...davacı vekilinin davalı şirket hisselerinin 3. kişilere devrinin veya herhangi bir tasarruf işlemine konu edilmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir talebine ilişkin talebinin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği ve talebin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla..." gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan davalı ...'in müvekkiline devrettiği %20 oranındaki ve senede bağlanmamış çıplak payların şirket pay defterine kaydedilerek usulsüz şekilde müvekkili hisselerinin gasp edilmesi, 3.kişilere devredilmesi tehlikesine karşı dava süresince oluşabilecek telafisi imkansız zararların engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, telafisi imkansız zarar koşulunun gerçekleştiğini, TTK ve ilgili mevzuatın azınlık pay sahiplerinin haklarını korumak amacı ile çeşitli düzenlemeler getirdiğini belirterek ilk derece mahkeme ara kararının kaldırılıp tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava anonim şirketin senede bağlanmamış çıplak paylarının gerçeğe aykırı olarak üçüncü kişilere devri yönünde şirket nezdinde yapılan işlemlerin geçersiz olduğunun ve bu işlemlerle devir konusu yapılan payların davacıya ait olduğunu tespiti ve pay defterine tescili istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, asıl dava içinde ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin şirket paylarının üçüncü kişilere devrinin veya herhangi bir tasarruf işlemine konu edilmesinin engellenmesi açısından ticaret sicil müdürlüğüne iletilmek üzere paylar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Dava dilekçesi ekinde, taraflar arasında gerçekleşen ihtarname örnekleri, şirkete ait sicil gazete örnekleri, soruşturma raporu ve ilgili belge ve bilgiler ibraz edilmiştir. HMK'nın 389. Maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ". Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davada istenen, davacıya ait olduğu iddia edilen senede bağlanmamış çıplak payların gerçeğe aykırı olarak üçüncü kişilere devri yönünden şirket nezdinde yapılan işlemlerin geçersiz olduğu ve bu işlemlerle devir konusu yapılan payların davacıya ait olduğunun tespitine ilişkindir. Uyuşmazlıklarla ilgili soruşturmanın ve davacı tarafça genel kurul kararlarının iptali amacı ile açılan davaların devam ettiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından, mahkemece, paya tedbir konulması ve ilanına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında da talep halinde ve şartlar oluştuğunda ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 391/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.01.2025