T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/870
KARAR NO:2026/946
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05.03.2026 Tarihli Ara Karar
NUMARASI:2025/949
DAVA:Muarazanın Giderilmesi (İhtiyati Tedbir)
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire yönelik davalı ...'ın itirazın reddine dair verilen karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... ...’in diğer davalı üye işyeri ...’dan müvekkilince temin edilen POS üzerinden yaptığı harcamaya, ... A.Ş. üzerinden itiraz etmesi nedeniyle taraflar arasında oluşan çekişmenin giderilmesinin dava konusu olduğunu, müvekkilinin 6493 sayılı Kanun kapsamında ödeme ve elektronik para kuruluşu olarak faaliyet gösterdiğini ve üye işyerlerine ödeme altyapısı ve POS hizmetleri sunduğunu, davalı ...'ın ise müvekkili ile imzaladığı üye işyeri sözleşmesi ile POS cihazı hizmeti aldığını, davalı ... ...'in dava dışı ...bank tarafından kendisine sağlanan kredi kartı ile üye işyerinde ... kullanarak harcama yaptıktan sonra itiraz ettiğini, POS bankası olan ...'ın ise ...'ın harcama itirazının haklı bulunması halinde ... uhdesinde bulunan müvekkili şirkete ait paraya bloke koyarak ... ...’e ödeyecek banka olduğunu, dava dışı ...bank'ın ise ... ... tarafından yapılan harcamada kullanılan kartı çıkaran banka olduğunu, müvekkilinin yasa ve sözleme kapsamında POS cihazının temin ederek üye işyerine teslim ettiğini, dava konusu olayda da harcamanın müvekkilince temin edilen ...’a ait POS cihazı sistemi üzerinden hizmet verildiğini, harcamayı yapan davalı ...'ın ...’dan yaptığı alışverişlerden kaynaklı olarak kart bankası olan ...bank’a 960.000 TL tutarında harcama itirazında bulunduğunu, kart bankasının da konuyu POS bankası olan ...’a ilettiğini, ...'ın da harcama itirazına konu belgelerin temini için müvekkiline başvurduğunu, davalı ...'ın itiraza konu bilgi ve belgeleri müvekkiline sunmadığının ...'a iletildiğini, ... ... ile ... arasındaki ilişkinin gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı, işlemlerin fiktif olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davalı ...'ın harcamasının gerçek olup olmadığının şaibeli olduğunu, bu denli yüksek harcama yapan kişinin itirazını derhal bildirmesi gerektiğini, ancak itirazın 120 günlük hak düşürücü sürenin sonunda “ürünü teslim almadığı” gibi anlamsız bir gerekçeyle yapıldığını, davalı ... yetkilisi ile yapılan görüşmede ürün teslimatının yapılmadığı ve bu şekilde 7-8 müşterinin daha olduğunun ikrar edildiğini, ... yetkilisinin ikrarı ile ortada gerçek bir ticari ilişki olmadığı ve işlemin en başından beri fiktif olduğunu anlaşıldığını, üye şirketin harcama itirazı gelmeden 05.03.2025 tarihinde GİB nezdindeki faaliyetini planlı bir şekilde sonlandırdığını, en başından beri müvekkilin dolandırılmasının amaçlandığının anlaşıldığını, kart hamilinin de gerekli şifreleri kullanarak davalı ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek müvekkilini zarara uğrattığını, harcama itirazı sürecinin son gününün beklenerek kötüye kullanıldığını, alım satım işleminin 19.02.2025 tarihinde yapılmasına ramğen 19.06.2025 tarihinde dolan sürenin kart hamilinin beyanı ile uzatılarak itiraz edildiğini, davalı ...’ın sorumlu olduğu ödemeleri gerçekleştiremeyeceğini ve faaliyetini durdurduğunu, üye işyerinin cüzdanında 195.000 TL bulunduğunu ve bu miktarın harcamayı karşılayamayacağını, müvekkilinin telafisi imkansız zarara uğrayacağını, bu nedenle ... ... ve davalı ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin sorumlu olmadığı itiraz harcama bedelini ödemek zorunda kalacağını, işlemleri yapan ...’ın zararın sorumlusu olmasına rağmen müvekkilinin ödeme altyapısının kullanılması nedeniyle işyerinin ödeyememesi halinde müvekkilinin sorumlu tutulacağını, müvekkilinin esasında borç ilişkisinin tarafı olmadığını, ödeme yapılması halinde ciddi zararar oluşacağını ve tedbir koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin sadece ödeme kuruluşu olarak altyapısını kullandırdığını, ... ... ve ...'ın bilgi ve belge sunulmaksızın dayanaksız iddialarda bulunarak müvekkilini zor durumda bıraktıklarını, ürünün gerçekten teslim edilmediğinin diğer davalılarca ispatlanması gerektiğini, ödeme yapılması ile telafisi imkansız zararlar ortaya çıkacağını ileri sürerek, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, ... ...’in yapmış olduğu harcama itirazı sonucunda bu itiraza yönelik herhangi bir tutarın davalı ... tarafından davalı ... ...’e veya davalı ... ...’e ödeme yapmak üzere ...bank’a veya herhangi bir üçüncü kişiye ödenmemesine, bu tutarın davalı ...’ın uhdesinde bulunan müvekkil Şirket hesaplarından çekilmemesine, bloke konulmamasına, davalı ...’ın mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edebilmesi ve zararlarının giderilmesi için ...’ın malvarlığına tedbiren bloke uygulanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında verilen 21.10.2025 tarihli ara kararında; "...Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati tedbir şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse, veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.HMK'nun 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. Tüm dosya kapsamı ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ... ...’in yapmış olduğu harcama itirazı sonucunda bu itiraza yönelik herhangi bir tutarın davalı ... tarafından davalı ... ...’e veya davalı ... ...’e ödeme yapmak üzere dava dışı ...bank’a veya herhangi bir üçüncü kişiye ödenmemesine ilişkin tedbir talebi yönünden talebin davacının ileride zarar görmesine meydan verilmemesi için kabulüne karar verilmiş olup 960.000-TL tutarında harcama itirazında bulunulduğu dikkate alınarak bu değer üzerinden teminat alınmıştır....’ın mal kaçırma ihtimalinin son derece yüksek olduğu değerlendirilerek müvekkil Şirket’in alacağını tahsil edebilmesi ve zararlarının giderilmesi adına davalı ...’ın malvarlığına tedbiren bloke işlemi uygulanmasına ilişkin talebin davalının malvarlığı dava konusu olmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, ...bank’ın kart hamili ... ...’e itiraza konu 960.000,00 TL bedeli talep etmesinin ve bu tutarın ... A.Ş’den tahsilinin önlenmesine, banka tarafından bu bedele bloke konulmamasına, talebin %20 oranında 192.000,00 TL ile kabulüne, davalı ...’ın malvarlığına tedbiren bloke uygulanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin verilmesi ile birlikte cevap dilekçeleri sunulmadan ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.Bu ara karara karşı davalı ... vekili, sunduğu ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca POS bankası olup, davacı ile ... arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, davacının müvekkili ile olan sözleşmesi kapsamında müvekkilinin tüm zarar, belge saklama, usulsüz işlem ve itirazlarından sorumlu olduğunu, harcama itirazına ilişkin sürecin hakem heyeti nezdinde derdest olduğunu ve mahkemenin görev alanı dışından olduğundan verilen tedbirin hukuka aykırı olduğunu, ... gibi uluslararası kart kuruluşlarının belirlediği ...Kuralları ile BKM Kurallar Kitabının 7.1.6 ve 7.2 maddelerinde harcama itirazının düzenlendiğini, bu kurallara göre müvekkilinin POS bankası olarak kendisine ulaşan harcama itirazı kapsamında chargeback sürecini işlettiğini, müvekkiline harcamaya ilişkin herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilemediğini, iletilen belgelerin de kart hamili bankasına iletildiğini, ancak ...bank tarafından yeterli bulunmadığını, itiraz sürecinin ön hakem heyeti sürecinde derdest olduğunu, uyuşmazlık hali hazırda başka bir merci önünde devam ettiğinden derdestlik itirazı bulunduğunu, davacı ile davalı ... arasındaki hukuki ilişkiye müvekkilinin dahli bulunmadığını, belgeleri kimin temin etmediğinin bir önemi bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki 26.01.2021 tarihli üye işyeri sözleşmesinin 4,5, 8, 9 ve 15.maddelerine göre davacının iade işlemleri nedeniyle ortaya çıkacak tüm zararlardan, kart hamili, üye işyeri ve üçüncü şahıslar arasında doğabilecek her türlü ihtilaflardan,satış ve alacak belgeleri dahil tüm belgeleri düzenleme tarihinden itibaren 10 yıl süreyle saklamak ve müvekkilinin talebi üzerine 5 iş günü içerisinde ibraz etmek, üçüncü kişilerce gerçekleştirilen tüm sahte ve usulsüz işlemlerden kaynaklı zararlardan hiçbir surette müvekkilini sorumlu tutmamak ve bankaya karşı herhangi bir talepte bulunmamakla yükümlü olduğunu, kart hamilinin başvurusu neticesinde doğacak zararlardan ve müvekkilinin sözleşmeden doğan alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla bankanın mahsup ve hapis hakkı olduğunun kabul edildiğini, kaldı ki ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği davacının hesapları üzerinde rehin, hapis ve takas/mahsup hakkı bulunması nedeniyle müvekkilinin hesapları üzerine bloke konulamayacağını, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını, tedbir şartlarının somut olayda bulunup bulunmadığı ve dava konusu işlemin chargeback kuralları kapsamında yürütüldüğünün değerlendirilmediğini belirterek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.İlk derece mahkemesi ihtiyati tedbire itirazları değerlendirdiği 05.03.2026 tarihli ara kararında; "...HMK'nun 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. Tüm dosya kapsamı ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ... ...’in yapmış olduğu harcama itirazı sonucunda bu itiraza yönelik herhangi bir tutarın davalı ... tarafından davalı ... ...’e veya davalı ... ...’e ödeme yapmak üzere dava dışı ...bank’a veya herhangi bir üçüncü kişiye ödenmemesine ilişkin tedbir talebi yönünden talebin davacının ileride zarar görmesine meydan verebileceği, hakkın elde edilmesini güç duruma düşüreceği..." ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin yalnızca POS bankası olup, davacı ile ... arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, davacının müvekkili ile olan sözleşmesi kapsamında müvekkilinin tüm zarar, belge saklama, usulsüz işlem ve itirazlarından sorumlu olduğunu, harcama itirazına ilişkin sürecin hakem heyeti nezdinde derdest olduğunu ve mahkemenin görev alanı dışından olduğundan verilen tedbirin hukuka aykırı olduğunu, ... gibi uluslararası kart kuruluşlarının belirlediği ... Kuralları ile BKM Kurallar Kitabının 7.1.6 ve 7.2 maddelerinde harcama itirazının düzenlendiğini, bu kurallara göre müvekkilinin POS bankası olarak kendisine ulaşan harcama itirazı kapsamında chargeback sürecini işlettiğini, müvekkiline harcamaya ilişkin herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilemediğini, iletilen belgelerin de kart hamili bankasına iletildiğini, ancak ...bank tarafından yeterli bulunmadığını, itiraz sürecinin ön hakem heyeti sürecinde derdest olduğunu, uyuşmazlık hali hazırda başka bir merci önünde devam ettiğinden derdestlik itirazı bulunduğunu, davacı ile davalı ... arasındaki hukuki ilişkiye müvekkilinin dahli bulunmadığını, belgeleri kimin temin etmediğinin bir önemi bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki 26.01.2021 tarihli üye işyeri sözleşmesinin 4,5, 8, 9 ve 15.maddelerine göre davacının iade işlemleri nedeniyle ortaya çıkacak tüm zararlardan, kart hamili, üye işyeri ve üçüncü şahıslar arasında doğabilecek her türlü ihtilaflardan, satış ve alacak belgeleri dahil tüm belgeleri düzenleme tarihinden itibaren 10 yıl süreyle saklamak ve müvekkilinin talebi üzerine 5 iş günü içerisinde ibraz etmek, üçüncü kişilerce gerçekleştirilen tüm sahte ve usulsüz işlemlerden kaynaklı zararlardan hiçbir surette müvekkilini sorumlu tutmamak ve bankaya karşı herhangi bir talepte bulunmamakla yükümlü olduğunu, kart hamilinin başvurusu neticesinde doğacak zararlardan ve müvekkilinin sözleşmeden doğan alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla bankanın mahsup ve hapis hakkı olduğunun kabul edildiğini, kaldı ki ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği davacının hesapları üzerinde rehin, hapis ve takas/mahsup hakkı bulunması nedeniyle müvekkilinin hesapları üzerine bloke konulamayacağını, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını, tedbir şartlarının somut olayda bulunup bulunmadığı ve dava konusu işlemin chargeback kuralları kapsamında yürütüldüğünün değerlendirilmediğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbire yönelik itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davacı ile davalı ... Şirketi arasındaki üye işyeri sözleşmesi kapsamında, dava dışı ...ban tarafından kendisine kredi kartı verilen davalı ... ...'in, bu kart ile üye işyerinde yaptığı harcamaya itirazı üzerine, davacı ile davalı ... arasındaki üye işyeri sözlemesi kapsamında POS cihazı kullanılan ... hesabındaki paranın, ...'a ödenmesi ile ilgili işlemler bakımından taraflar arasında oluşan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. İstinaf ise derdest dava içinde üye işyeri olan ... şirketimin mal varlığına tedbir konulması talebinin reddi ve diğer tedbir talebinin kabulüne ilişkin 20.10.2025 tarihli ara karara yönelik ... AŞ vekilinin itirazının reddine dair 05.03.2026 tarihli ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacının ... AŞ de bulunan hesabından davalı ... veya ...bank'a ödeme yapılmasının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair 20.10.2025 tarihinde karar verilmiş, bu ara karara yönelik davalı ... A.Ş'nin itirazı mahkemenin 05.03.2026 tarihli ara kararıyla reddedilmiş; bu ara karara karşı, davalı ... A.Ş vekilince,yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava ve itiraz dilekçesindeki açıklamalar dikkate alındığında, davacı elektronik para ödeme kuruluşu olarak davalılardan .... Şti ile üye iş yeri sözleşmesi imzalamıştır. Ayrıca davacı ile davalı ... AŞ arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesi kapsamında, davalı ... A.Ş.'nin POS cihazını kendisi ile sözleşme imzalayan üye iş yeri olan ... Şirketine tahsis etmiştir. Davalılardan ... ..., dava dışı ...bank'tan almış olduğu kartı ile... şirketinden 960.000 TL'lik alışveriş yapmıştır. Kart hamili olan davalı ... POS cihazıyla yapılan bu harcama için belirlenen 120 günlük itiraz süresi içinde, ürünü teslim almadığını belirterek harcama itirazında bulunmuştur.Dava dilekçesindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bu işlemlerin gerçek bir harcamaya ilişkin olup olmadığı, ilgili bankalar arası kart merkezi hakem komitesini tarafından incelenmektedir.Davacı ve davalı ... arasındaki üye iş yeri sözleşmesinde, belgelerin saklanması ve ibrazı ile bankanın takas mahsup hakkı bulunduğu ve bu yükümlülüklerin davacıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkide harcama itirazı yapılması halinde davacının, ilgili belgeleri üye iş yerinden temin ederek kendisiyle üye iş yeri sözleşmesi bulunan ...'a iletmesi, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin gereğidir. Davacının kendi akdi olan ...şirketinden yeterli teminat almadığı ve bu şirketin cüzdanında harcamayı karşılayacak bakiye bulunmadığı görülmektedir. Ancak belirtilen durum nedeniyle oluşan yükümlülüğün dosyadaki delillere göre ... AŞ'ne yüklenmesi sözleşme ilişkisine aykırıdır.Ancak davanın niteliği ve sunulan delillere göre paranın nihai alıcısının harcamayı yapan kart hamili olması, kart halimi olan davalı ile üye iş yeri ... Şirketi arasındaki ilişkinin niteliği dikkate alındığında, paranın kart halimine bu aşamada ödenmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararlar ortaya çıkacağı ve tedbirin diğer koşulları yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmıştır.Davacı ile ... arasındaki sözleşmeye göre harcamaya ilişkin belgelerin temini ile ... sunulması davacının yükümlülüğünde olmakla birlikte, bu aşamada kart hamiline ödeme yapılmasının davacının ciddi zararına neden olabileceği anlaşılmaktadır. Uygulanan ihtiyati tedbir nedeniyle kart hamiline bir ödeme yapılmaması nedeniyle bu aşamada davalı ...'ın da bir zararı bulunmamaktadır. ... ile davacı arasındaki sözleşme kapsamında davacı, bankaya karşı sorumludur. Bu nedenle mahkemece, delillerin tam olarak toplandıktan sonra, taraflarca talep edilmesi halinde ihtiyati tedbirin her zaman durumu ve koşulların değişmesine göre yeniden değerlendirilebileceği, mevcut durum itibariyle davalı... AŞ'nin bir zararının oluşacağına ilişkin bir anlatım veya kanıt bulunmaması, tedbirin davacı ile üye iş yeri sözleşmesi bulunan ...şirketi ile kart hamili ...'a yönelik olması, kart hamilinin parayı tahsili halinde, kart hamili ile üye iş yeri arasındaki ticari veya hukuki ilişkinin niteliğine göre davacının telafisi güç zararlara uğrayacağının kanıtlanması nedeniyle ... AŞ vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı ... AŞ vekilinin 05.03.20256 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 394/son maddeleri uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 14.05.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 394/son maddeleri uyarınca karar kesindir.