T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/791
KARAR NO:2026/932
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/02/2026
NUMARASI:2024/18 Esas - 2026/68 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/364 esas sayılı dosyasında görülmekte olan konkordato davasında davalının konkordato projesinin İİK md. 305 şartlarını taşıdığı gerekçesiyle tasdikine 13/04/2023 tarihinde karar verildiğini, davalı ile müvekkili banka arasında Genel Nakdi ve Gayrınakdi Kredi Sözleşmesi, ... Üyelik Sözleşmesi, Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planları imzalandığını, konkordato Komiserliğince yapılan alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet ilanı üzerine taraflarınca, Konkordato komiserliğine 30.11.2021 tarihli dilekçeleri ile 27.05.2021 tarihi (geçici mühlet tarihi) itibariyle; müvekkili Bankanın toplam 1.162.355,54 TL alacağının kaydını, 23.08.2021 tarihi(kesin mühlet tarihi) itibariyle; müvekkili Bankanın toplam 1.116.979,17 TL alacağının kaydını talep ettiklerini, Konkordato Komiserliğinin müvekkili bankaya 24.1.2022'de tebliğ edilen kararında, alacak kayıtlarına ilişkin borçlunun İİK md. 300 uyarınca beyanı alındığında, bildirdikleri alacaklarının borçlu tarafından 1.156.417,14 TL'lik kısmının kabul edildiğini, 5.938,40 TL 'lik kısmının ise reddedildiğini taraflarına bildirdiklerini, aslında, müvekkilinin geçici mühlet kararına kadar kanunen işletebilecekleri faizin 5.938,40TL'lik kısmının hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmesinin doğru olmadığını, müvekkili bankanın 27.05.2021 tarihindeki geçici mühlet karar tarihi itibariyle olan toplam 1.162.355,54 TL ve 23.08.2021 tarihindeki kesin mühlet tarihi itibariyle toplam 1.116.979,17 TL alacaklarının bulunduğunu, davalının alacak kaydının 1.156.417,14 TL'yi aşan 5.938,40TL'lik kısmını kabul etmediğine ilişkin alacak kayıtlarının kısmen reddi isteminin kaldırılması için 16.02.2022 tarihinde itiraz ettiklerini, bunun üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/364 E. sayılı dosyasına 25.05.2022 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda; Geçici mühlet tarihi olan 27.05.2021 tarihi itibariyle hesaplanan 1.162.862,48 TL alacak tutarından geçici mühlet tarihinden sonra tahsil olan 988.771,97 TL çek bedelinin mahsup edilmesi halinde 174.091,41 TL bakiye alacak kalacağı, tespit edildiğinden, alacaklının 174.091,41 TL tutarında adi nitelikli alacakla, alacaklılar toplantısına katılabileceğinin bildirildiğini, geçici mühlet tarihinden sonra, 585.000,00 TL çek bedeli tahsilatı ve ACH hesabında 15.918,15 TL bedelleri olmak üzere toplam 600.918,75 TL 03.12.2021 tarihinde tasfiyenin alacak bakiyesine mahsup edildiği ve bunun gözönünde bulundurulmasının gerektiğini, mahkemece tasdik edilen konkordato projesinde nisaba dahil edilen tutarın geçici mühlet tarihi olan 27.05.2021 tarihindeki toplam 1.162.355,54 TL alacaklarının altında olduğunu, geçici mühlet tarihinden sonra 600.918,75 TL tahsilat yapıldığını, Adi Alacaklılar Kurulu Toplantısında nisaba dahil edilen 174.091,41TL'nin haricinde, bakiye 387.345,98 TL alacaklarının tespitini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; Müvekkili hakkında, konkordato tasdik talebi uyarınca ilk derece mahkemesince 24/08/2021 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiğini, 08/07/2022 tarihli ara karar uyarınca kesin mühletin 6 ay uzatılmasına, 14/12/2022 tarihli ara karar uyarınca kesin mühletin 1 ay uzatılmasına,akabinde kesin mühlet süresinin 23/03/2023 tarihinden itibaren 1 ay süre ile yeniden uzatılmasına karar verildiğini, İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin İİK 305 maddede belirtilen konkordato tasdik şartlarını sağlaması sebebiyle konkordatonun tasdikine karar verdiğini, işbu tasdik kararının 19.04.2023 tarihinde Basın İlan Kurumu'nca yayımlandığını, konkordatoda alacağının miktarı ya da niteliği borçlu tarafından çekişmeli hale getirilen alacaklı, alacağını maddi hukuk hükümlerine göre hüküm altına aldırmak için Kanun'un 308/b maddesi hükmüne göre tasdik kararının ilânından itibaren bir ay içinde çekişmeli alacak hakkında dava açabileceğini, ancak işbu davanın süresinde açılmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı tarafça, davanın İİK'nin 308/b maddesi kapsamında konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 1 aylık sürede açılmadığı ileri sürülmüş ise de, İstanbul 1. ATM'nin 2024/376 (Eski Esası 2021/364 ) esas sayılı konkordato dosyası kapsamında tasdik kararının 13.04.2023 tarihinde verildiği, kararın 19.04.2023 tarihinde ilan edildiği, eldeki davamızın ise 1 aylık hak düşürücü süre dolmadan 18.05.2023 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı tarafın hak düşürücü süre itirazına da itibar edilmemiştir.Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığı anlaşılmakla davanın esasına geçilmiştir.İşbu davanın açılmasına sebep olan İstanbul 1. ATM'nin 2024/376 (Eski Esası 2021/364 ) esas sayılı konkordato dosyasının sonucu beklenmiş, konkordato dosyasında son olarak konkordatonun tasdiki talebinin reddine karar verilmiş, karar Yargıtay incelemesinden geçerek 17.09.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Konkordatonun tasdiki talebinin reddine dair verilen karar kesinleşmiş olduğundan, eldeki davamızın konusu kalmamıştır. Bu nedenle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Davacı tarafın davasında haksız olduğu değerlendirilerek harçlar, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacı tarafa yüklenmiştir..." gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili banka aleyhine esas hakkında karar verilmemesi ve davanın açılmasında davalının kusuru olması nedeniyle vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğinden mahkemenin vekalet ücretine ilişkin vermiş olduğu kararın kaldırılması gerektiğini, davanın açılmasına davalı firmanın neden olması nedeniyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kendilerinden tahsili ve müvekkiline verilmesine hükmedilmesi gerektiğini, emsal kararların mevcut olduğunu, banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkeme kararının vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri yönünden düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 308/b maddesi gereğince konkordato yargılamasında çekişmeli hale gelen kredi alacağının alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince,yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı şirketin İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/364 Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunduğu, mahkemenin 13.04.2023 tarihli kararı ile konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf başvurusunun İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin 2023/1249 Esas, 2024/81 Karar sayılı kararı ile esastan reddedildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/891 Esas, 2024/1254 Karar sayılı ve 02.05.2024 tarihli ilamı ile mahkeme kararının bozulduğu, bozma sonrasında İstanbul 1. ATM'nin 2024/376 Esas, 2024/556 Karar sayılı dosyasında 18.07.2024 tarihli karar ile konkordato tasdik talebinin reddedildiği, kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2025/633 Esas, 2025/2962 Karar sayılı 17.09.2025 tarihli ilamı ile onandığı ve aynı tarihli karar ile kesinleşmiş olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen iş bu hükümde, davalı yararına vekalet ücreti takdiri ile davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına dair verilen hükmün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.HMK'nın 331 maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlığı ile; "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
(2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.
(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." ifadelerine yer verilmiştir. Somut davada, davacı banka, davalı şirket ile imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri kapsamında davalı şirkete kredi kullandırıldığını, davalı şirket tarafından İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/364 Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunulduğu, konkordato dosyasında İİK 300.maddesi uyarınca alacağın bildirildiğini, alacağın borçlu tarafından 1.156.417,14 TL'lik kısmının kabul edildiğini, 5.938,40 TL'lik kısmının ise reddedildiğini, konkordato yargılamasında 27.05.2021 tarihinde davalı borçlu şirket yararına geçici mühlet kararı verildiğini, geçici mühlet tarihi itibariyle davacı alacaklarının toplam 1.162.355,54 TL olduğunu, geçici mühlet tarihinden sonra tahsil edilen 988.771,97 TL çek bedelinin mahsup edilmesi ile 174.091,41 TL bakiye alacak miktarının konkordato yargılamasında bildirildiğini, mahkemece bu miktarın kabul edilerek konkordato oylamasında dikkate alındığını, bilirkişinin geçici mühlet tarihi itibariyle alacak tutarlarının ve tahsil edilen çek bedelinin yanlış hesaplandığını, toplantıda nisaba dahil edilen 174.091,41 TL haricinde bakiye 387.345,98 TL alacaklarının olduğunu iddia ederek, bu alacağın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacının talebine dayanak, İİK'nın 285 vd. maddelerinde yer bulan adi konkordato kapsamında ki İİK 302, İİK 308/b ve İİK 308/c ile ilgili hükümlerdir. Mahkemece, HMK 331.maddesi kapsamında davanın açıldığı tarihte tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir iken bu konuda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı an itibariyle haklılık durumunun tespit edilmesi ve yargılama giderlerinin buna göre haksız olan tarafa yüklenmesi gerekir. Eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davacı aleyhine yargılama giderlerine karar verilmiş olması usule aykırı görüldüğünden, kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,
2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,
5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 14.05.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a hükmü uyarınca karar kesindir.