T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/554
KARAR NO: 2026/549
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27.01.2026 tarihli ara karar.
NUMARASI: 2026/63 E.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen itirazın iptali talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak davalının aliminyum kasalı... kapıya ilişkin 11 adet giyotini ve yine 11 adet kapıya ilişkin kart kilit sistemini eksik teslim ettiğini, bunun üzerinde müvekkili tarafından 06.05.2025 tarih ... fatura numaralı 78.901,20-TL bedelli iade faturası düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının yasal süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğini, davalı tarafından iade faturasına istinaden 78.901,20-TL asıl alacak miktarının müvekkil şirkete iade edilmemesi nedeni ile davalı borçlu aleyhine 18.05.2025 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının yetki itirazı kabul edilerek dosyanın yetkili icra dairesine gönderildiğini, davalının yetkili ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına da itiraz ettiğini, davalı borçlunun mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesi gerektiğini, davalının şifahi olarak yapılan görüşmelerde borcu kabul ettiğini, ödeyeceğini ancak süre istediğini, süreye rağmen borçlunun hiçbir ödeme yapmamasının ve diğer borçlulara ödeme yapmak için alacaklarını temlik etmek, menkul ve gayrimenkullerini satmak vb. şekilde mal kaçırmaya yönelik eylemleri sebebiyle ihtiyati haciz talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 27.01.2026 tarihli ara kararıyla; "...Dosya ve ekleri incelendiğinde; dava konusuna ilişkin alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunmakta olup, davalı tarafından eksik teslim edilen 11 adet ... Kapıya ilişkin giyotin ve kart kilit sistemleri nedeniyle müvekkili şirket tarafından 06.05.2025 tarihli ... fatura numaralı 78.901,20-TL bedelli iade faturası düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının yasal süresi içerisinde bu faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, bunun Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca faturanın içeriğinin kabul edildiği anlamına geldiğini, bu durumun, alacağın varlığı ve miktarı konusunda güçlü bir yaklaşık ispat teşkil ettiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 27. Hukuk Dairesinin 23/01/2024 tarihli, 2024/8 Esas ve 2024/22 Karar sayılı ile 14.06.2024 tarihli, 2024/562 Esas ve 2024/556 Karar sayılı ilamlarında, e-arşiv fatura mükellefi olan taraflar arasında düzenlenen faturaya yasal süresinde itiraz edilmemesi ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) kayıtlarında da herhangi bir itiraza rastlanmaması durumunda, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının açıkça belirtildiğini, davalının şifahi görüşmelerde borcu kabul etmiş, ancak ödeme yapmadığını, ayrıca, haricen edinilen bilgilere göre davalının birçok borcunun olmasının, alacaklarını temlik etmek, menkul ve gayrimenkullerini satmak gibi mal kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunma ihtimali oldukça yüksek olduğunu, yargılama sürecinde davalının mal kaçırması halinde, ileride verilecek kararın infazının imkansız hale gelme riski bulunduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma ilişkin iade faturasına konu alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; taraflar arasında alım satım ilişkisi bulunduğunu, davalının eksik teslim yaptığını, bu sebeple davalıya iade faturası düzenlediğini, davalının e fatura şekildeki faturaya itiraz etmediğinin ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Ayrıca davalının mal kaçırma ihtimali bulunması sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme ara kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda davacı vekilince, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu malların eksik teslimi sebebiyle davalıya iade faturası kesildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği ileri sürülmüş ise de, davalı cevap dilekçesi, icra dosyası ve tüm dosya kapsamına göre takip konusu alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından mahkemece ihtiyati haciz talebin reddi usul ve yasaya uygun olmuştur. Bu sebeple davacı vekilinini istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Yasada, ihtiyati haciz kararı verilmesi için talebin yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir şart öngörülmemiş olduğundan mahkemece, talebin yargılamayı gerektirdiği şeklindeki gerekçesi yerinde olmamış ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu hususu eleştirilmekle yetinilmiş, kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 27.01.2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafında yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.03.2026