T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1185
KARAR NO:2025/1907
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2020/215 Esas - 2022/68 Karar
TARİHİ:08.02.2022
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28.08.2012 tarihli ... marka ... çekicilerin ve Koluman marka mega perdeli treylerlerin geri satın alınması hakkında çerçeve anlaşması ile araç geri alım sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin sözleşmede belirtilen araçları belirlenen bedeller üzerinden davalıdan almayı; davalının da araçları sağlam, bakımları ve onarımları düzgün bir şekilde müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ettiğini, 22.09.2014 tarihli ek protokol ile geri alım süresinin 29.09.2016 tarihine, ardından imzalanan tarihsiz protokol ile sözleşmenin 03.12.2018 tarihine uzatıldığını, bu sözleşmeler kapsamında edimlerin ifa edilerek araçların geri alındığını, ancak davalının sözleşme ve ek protokollerden kaynaklanan bakım ve onarım bedellerini ödemediğini, bakım ve onarım faturalarını iade ettiğini, Beyoğlu .... Noterliğinin 01.10.2019 tarihli ihtarnamesi ile istenilen cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında ... Marka ... Çekicilerin ve Kolumun Marka ... Perdeli Treylerlerin Geri Satın Alınması Hakkında Çerçeve Anlaşması ile araç geri alım sözleşmeleri imzalandığı ve geri alım süresinin taraflar arsındaki protokolle uzatıldığı, bu sözleşmeler kapsamında davacının edimlerini ifa ederek araçları geri aldığı, bu hususun davalı tarafından sunulan beyan dilekçesi ile de kabul edildiği, taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafça yapılan bakım onarım nedeniyle kesilen faturalardan kaynaklandığı, davacı defterlerinde davalının 89.571,52 TL borçlu olduğu, davalının BA formlarının incelenmesinde davacı tarafından kesilen ve cari hesaba konu faturalardan bazılarının davalı tarafça bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirildiği, o halde davacı yanın bu faturalar yönüyle davaya konu hizmeti verdiğini ispatladığı, bu durumda hizmet almadığını ispat yükü davalı yana geçmekle davalı yanın dosya kapsamına ibraz olunan mevcut delillerle hizmet almadığını ispatlayamadığı, esasında mail kayıtlarının incelenmesinde davalı tarafın bakım onarım masraflarını kabul ettiği ancak bedelinin yüksek olduğu iletilerek davacıdan ona göre masraf çıkarılması talep edildiği, bu nedenle davalının bu masrafların davacı tarafça yapıldığını aslında kabul ettiğinin değerlendirildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da davacı tarafça talep edilen tutarların fahiş olmadığının belirlendiği, davacının ödeme hususunda noter ihtarı ile davalıyı temerrüde düşürdüğü..." gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin 89.571,52 TL asıl alacak, 1.004,92 TL işlemiş faiz olmak üzere olmak üzere toplam 90.576,44 TL üzerinden takipteki koşullarla devamına, alacağın %20'si oranında 18.115,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava konusu faturaların protokol hükümlerine aykırı hazırlandığını, davacının teslim ve tescil aldığı araçlar için kötü niyetle teslimden uzun süre sonra eksiklik bulunduğunu ileri sürerek faturaları düzenlendiğini, faturalara noter aracılığıyla itiraz edildiğini, faturalarda iddia edilen eksikliklerin ve kıymetlerinin tek taraflı belirlendiğini, protokolün "geri alım mutabakatı" başlıklı B.3 maddesinde, sözleşme bitiminde araç için yapılacak detay ekspertizde belirlenen arızaların müşteri tarafından giderildikten sonra araçların devredileceği, B.2 maddesinde ise bakım onarımının yapılması koşulu ile geri alım şartlarının tamamlanacağının açıklandığını, protokol şartları gereği yükümlülüklerin tamamı yerine getirildikten sonra devir ve teslim işlemlerinin yapıldığını, devri yapılan araçların tamamının bakım ve onarımını davalının yaptırdığını, basiretli tacir olan davacının hasarlı ve eksiklikleri bulunan araçları teslim ve tescil almayacağını, iddia edilen hasar ve eksikliklerin göz incelemesi ile anlaşılabileceğini, faturaya konu eksiklikleri ve faturaları kabul etmediklerini, davacı tarafın davalı konumunda olduğu İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/310 E. sayılı dosyasına konu alacak iddiasını takas def'i olarak ileri sürdüğünü, dosya kapsamında bulunan mail görüşmelerinde müvekkil şirket yetkilisinin tek taraflı çıkarılan hasara itiraz ettiğini, kusur tespitinin ortaya konulmadığını, mail içeriklerinin Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasına da sunulduğunu, dosyalar arasında irtibat olduğundan sonuçlarının birbirini etkileyeceğini, davacının iddia ettiği eksiklikleri tescilden önce tespit ettirerek müvekkilinden giderilmesini isteyecekken eksiklere rağmen araçların tescillerinin alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tescil işlemi ile birlikte yarar ve zararın alıcıya geçtiğini, araçların eksikliklerle tescil edildiğine ilişkin dosyada somut delil bulunmadığını, zarar tespitlerinin tek taraflı yapıldığını, zararın varlığının ispat edilemediğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve eksik incelemenin giderilerek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan araç geri alım sözleşmesi kapsamında bakım ve onarım bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 28.08.2012 tarihli "... Marka... Çekicilerin ve Marka ...Perdeli Treylerin Geri Satın Alınması Hakkında Çerçeve Anlaşması" imzalanmıştır. Ardından bu sözleşmenin ayrılmaz parçası niteliğinde ek bir protokol imzalanarak geri alım süresi önce 29.09.2016 tarihine sonra ise 03.12.2018 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu sözleşme kapsamında davalı, kendisine satışı yapılan sözleşmede belirtilen araçları sözleşmede belirlenen koşullar ve bedeller üzerinden davacıya geri satmayı taahhüt etmektedir. Dava konusu uyuşmazlık bu sözleşme kapsamında geri alınan araçlara ait bakım ve onarım bedelleri noktasında toplanmaktadır.Mahkemece bilirkişi incelmesi yapılarak davacı ve davalı şirketlerin ticari defterleri incelenmiştir. 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirket yasal defterlerine göre davalı şirketin takip tarihi itibariyle 89.571,52 TL borçlu olduğu, dava konusu fatura kalemlerindeki onarım ve hasar bedellerinin yetkili firma fiyatları üzerinden iskontolu yapıldığı, yedek parça ve işçilik tutarının rayiç fiyatlara uygun olduğu tespit edilmiştir. Talimat yolu ile alınan 12.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı tarafın defterleri incelendiğinde davalı şirketin bir takım iade faturalar düzenlendiği, ancak dosya kapsamından davacının 89.571,52 TL alacaklı olduğu görüşüne varılmıştır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, araçların geri alım yerine tesliminden sonra geri alım değerinin tespitinin yapılacağı, değer tespit protokolünde aracın durumu, mevcut aksesuarlar, aracın iadesi sırasında mevcut hasar ve kusurların kapsamı ile yapılmamış olan büyük bakım ve onarım hizmetlerinin tespit edileceği, bu değer tespit protokolünün kesin ve tarafları bağlayıcı olacağı hususlarında anlaşılmıştır. Dosya kapsamında mevcut elektronik posta yazışmalarından değer tespitlerin yapıldığı ve davalı şirkete bildirildiği, davalı tarafın çıkarılan masrafları kabul etmediğini belirterek araçların ilerlemiş yaşına göre tamir masraflarının çıkarılmasını istediği anlaşılmaktadır. Sözleşme ilişkisinde davacı tarafından davalıya teslim edilen ve iade alınan araçlarda, davalı tarafından yapılması gereken bir kısım onarımların davalı tarafından yapılmaması nedeniyle, bunların davacı tarafından yapıldığı mahkemece belirlenmiştir. Esasında davalıya ait olan bu onarımların, davacı tarafından yetki serviste ve servis fiyatından da iskontolu olarak yapıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki belgelere göre kanıtlanan talebin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Davalı şirket vekilinin, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf başvuru dilekçesinde davacının İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/310 Esas sayılı dosyasında aynı alacağa ilişkin takas def'i ileri sürdüğünden bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiği talebi bulunmaktadır. TBK'nın 139.maddesine göre iki kişiyi karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağının borcuyla takas edebilir. TBK'nın 143/1. maddesi uyarınca takas, borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle vaki olacağından, takasın sağlanması için mutlaka ayrı bir dava veya karşı dava açılması gerekmez. Borçlu, kendisine karşı açılmış olan bir dava içerisinde takas-mahsup talebinde bulunabilir ve böylesi bir talep, usul hukuku anlamında bir defi niteliği taşır. Dosya içeriğinde bulunan İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/310 Esas sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporunda eldeki dosyadan davacı olan şirketin davalı konumunda olduğu ve takas def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyamızdaki davacı bu davada davalı olarak yer almakta olup, bu dosyadaki davacının açtığı alacak davasından takas mahsup talebinde bulunmuştur. Ancak alacağın talebi üzerine İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/310 Esas sayılı dosyasında takas mahsup savunmasında bulunan dosyamızdaki davacının daha sonra açtığı bir dava ile takas mahsup savunmasına konu ettiği alacağını dava ile talep ettiği anlaşılmaktadır. Takasın karardan sonra dahi ileri sürülme olanağı bulunması, her iki davanın birbiri ile birleştirilmesinin zorunlu kılacak bir irtibatının bulunmaması, her iki davanın ayrı ayrı yürütülerek sonuçlandırılması ve sonuçta alınacak ilamların infazı sırasında takas savunmasının ileri sürülmesinin mümkün olması karşısında ileri sürülen bu husus kararın kaldırılması sebebi yapılamayacaktır. Kaldı ki İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/310 esas sayılı dosyasındaki davacının ... Limited Şirketi olması ve her iki dosyadaki yargılamanın süreci dikkate alındığında, mevcut şekliyle dosyaların birleştirilmesine veya birinin diğerinin sonucunu beklemesine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı dikkate alınarak davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esestan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 4.640,46 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.